Category archive

Bilim & Teknoloji

Bilim ve Teknoloji Politikası

Bilim & Teknoloji

Bugün Çin’in ve Çinli şirketlerin inovasyon konusunda ne denli yol kat ettiğini görmekteyiz. Yapay zeka, kuantum işletim sistemi, 5G internet… Türkiye veya ülkedeki şirketler neden bir kritik ürünü üretenlerden biri olamasın, bilimsel ve teknolojik sahada küresel çapta kendine bir yer bulamasın? Bu yazıda mevcut çabalar ve konular hakkında ifade edilecek bir şey olmayacak. Daha çok temel konuları bulacaksınız. Bu bir liderlik ve politika, ama sonuçta refah ile güvenlik konusudur. Bilimsel ve teknolojik alanda geç kalmak asla kabul edilecek bir konu değildir. Teknoloji yaratmak nasıl olur? Bu konu neden önemli?

DEVAMINI OKUYUN

ABD Endüstri Savaşını Başlattı

Bilim & Teknoloji

ABD neden yeni bir Endüstri Savaşı konusunu masaya yatırdı? Çünkü Çin emin adımlarla geliyor ve şimdiden görülüyor ki dünyada liderlik yarışında öne geçme noktasında. Çin 2020 yılında geliştirdiklerini birleştiriyor. Nedir bunlar? Kuantum bilgisayarını, Micius gibi uyduları, 5G ağını ve endüstriyel robotlarını bütün gücüyle birleştiriyor ve hizmete sunuyor. Hesaplamalara göre ABD aynı ölçekli bu imkanlara ne yaparsa yapsın 2025 yılında ulaşabiliyor. Bu durumda Başkan Donald Trump’ın bir adım atması gerekiyordu. Çarşamba günü (dün) açıkladılar, bir “geleceğin endüstrisi eylem planını” uygulayacaklar. Nedir bu eylem planı?

DEVAMINI OKUYUN

Ekonomik İstihbarat

Bilim & Teknoloji

ABD Adalet Bakanlığı 10 Ekim’de ABD havacılık şirketlerine karşı ekonomi casusluğu suçunu işlediği gerekçeyle Yanjun Xu isimli Çin istihbarat elemanını tutuklandığını duyurdu. Bu benim için uyarıcı bir konu idi. Ardından bu haberi retweet’lerken üzerine yazdım: “Biz de ekonomik istihbarat yapan bir iki casus yakalasak ya, nereli olursa olsun… Sonuçta bir Ekonomik Savaş halindeyiz.” Öyle değil mi? Bir terörist, (bir rahibin davasına konu olduğu şekliyle) ajan gibi tutukladıklarımız oluyor da neden bir Ekonomik İstihbarat yapan ajan yakalayamıyoruz? Yakalıyoruz da haberimiz mi olmuyor? Bu tür bir tartışmada yakın zamanda danışmanlık hizmeti alınması bakımından adı geçen McKinsey ile ilgiliydi: Dendi ki, “casusluk olabilir…” Ben de bu konuda eksiğimizin olduğunu düşündüm ve bu konu hakkında az da olsa toplumda bir bilinç yaratmak gerektiğine inandım. Zira yanlış şeyler konuşmamak gerekiyor.

DEVAMINI OKUYUN

Geleceğin Akıllı Toplumu

Bilim & Teknoloji

Ülke kalkınmasında inşaatı öne çıkardık. Kentlerimizi geliştiriyor, bir kısmını yeniden yapıyoruz. Büyük paralar harcıyoruz. Ayrıca bu gelişime bağlı bazı altyapı sorunlarını da çözecek adımları konutlarla beraber geliştiriyoruz. Öne çıkan illeri sıralamayayım; başta İstanbul olmak üzere hemen her yerde büyük bir inşaat ve altyapı işi sürüyor. Bu konu üzerine akıl yürütmüş Dünya Ekonomik Forumu (WEF) araştırmacıları bazı ölçekler geliştirmişler. Bunları inceleyince görüyoruz ki Türkiye’deki şehirler olması gerektiği gibi yenilenmemektedir. Madem yeni yapıyoruz, o halde “Bir fırsat mı kaçıyor?” diye düşünmeden edemiyoruz. İnşaat işini kalkınmada önemsiyoruz. Diğer yandan katma değeri yüksek malzeme üretimi ile de ilgileniyoruz. Ama bu alanda henüz sağlam bir adım atabilmiş değiliz. “O halde bu iki amacı birleştirmek mümkün olabilir mi” diye sormadan geçemiyoruz. Cevap aramaya çalışalım.

DEVAMINI OKUYUN

İnsanoğlunun Hack’lenmesi

Bilim & Teknoloji

Çağımızda var olanlara neler damgasını vuruyor? İnsanoğlu neye odaklandı? Varılmak istenen yolun sonu neresi? Bu arada insanoğlu ne gibi bir sorunla karşı karşıya? Çelişkisi ne? Bilim insanoğlunun çelişkisinin temeli mi? Başka bir çelişki kaynağı din mi? Yoksa her ikisi de bir çelişki değil. Yaşamda nasıl negatif ve pozitif kutuplar var ise zihni içinde yaratılan farklılıklar insanoğlunun gerçeği mi oluyor? Bu tür soruları cevaplayalım.

DEVAMINI OKUYUN

Siber Savaşta Çin Etkisi

Bilim & Teknoloji

Sun Tzu’nun torunları Çinli siber casuslar Amerika’nın en sofistike silah sistemlerinin sırlarını çaldılar. Son günlerin en çok konuşulan haberleri arasında, “Amerika en iyi savaş uçağı F-22’lerin seri üretimlerini neden durdurdu?” var. Gün geçmiyor ki siber casusluk alanında bir sansasyon yaşanmasın!.. Bugün öğreniyoruz ki iş çok ciddi. Yakın zaman önce Savaş Geldi Çattı isimli bir yazı yayımlamıştım. Burada Siber Savaş alanındaki konuları daha çok Rusya’nın ABD seçimlerine bu yolla müdahale etmesi ve bunun dünyadaki etkileri üzerine değerlendirmelerim olmuştu. Yazıda Çin’in özellikle teknoloji casusluğu yaptığına ve Başkan Obama’ya sunulan raporda bu noktanın yer aldığına dikkat çekmiştim. Yine aynı bağlamda, Siber Savaş konusunda bir başka detaya girmek ihtiyacı duyuyorum. Çünkü durum sadece Amerika için değil, tüm dünya için çok ciddi.

DEVAMINI OKUYUN

Küresel Gidişat Nereye?

Bilim & Teknoloji

Önceki gün Amerika’da yeni nesil ulaştırma sistemi Hyperloop ile ilgili prototipin çalışmalarına başlandı. Hayal olacak bu projenin bugün gerçekleşeceğini öğrenmek hemen herkesi heyecanlandırdı. Türkiye konuya teknoloji ve şirket bilgisi çerçevesinde yaklaştı. Bu kadarla kalınması yeterli mi? Konuya yakınlık duyanlar Hyperloop’un kendi tanıtım linkleri var, buralara göz atabilir. Ben burada daha çok yaşanabilecek değişime dikkat çekmek istiyorum.

DEVAMINI OKUYUN

Amerika’da Siber Saldırı ve Düşündürdükleri

Bilim & Teknoloji

Geçtiğimiz günlerde gündemde Amerika’daki yeni dalga bir siber saldırı vardı. Türkiye’de konuyla ilgilenenler bir hayli azınlıkta kaldı. Bu siber saldırı yeni tür uygulama ile diğerlerinden farklı karakterdeydi. Batı’da önümüzdeki günlerde bu tür saldırılar daha fazla konuşulacak. Resmi makamlar önlemler almak isteyecek, teknoloji şirketleri ise bu yöndeki saldırı ve önlemler hakkında daha çok yatırım yapmak durumunda kalacak. Bakın aklımıza neler geliyor?

DEVAMINI OKUYUN

Google Sürücüsüz Otomobil Teknolojisi ve Türkiye

Bilim & Teknoloji

Robot otomobil bir “otonom (veya özerk) teknoloji” konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Halen bu tip “otonom” veya “yarı-otonom” teknoloji ile tasarlanmış sürücüsüz robot araçların testleri devam etmektedir. Diğer yandan sürücüsüz otomobillerin seri üretimi için de çalışmalar devam ediyor. Başı çeken firmalar Google ve Tesla. Öncelikle unutulmamalıdır ki bu teknolojinin öncüsü DARPA (Defense Advanced Research Projects Agency)’dır. Google bu teknolojiyi 2009’da tekrar diriltmiştir. Burada Google ile ilgili son gelişmelere yer vermiş olacağız. Geçtiğimiz günlerde Google ile Fiat Chrysler grubu bir anlaşma imzaladı. Google yetkilileri tarafından bu sürücüsüz araçların 2020 yılında seri olarak kullanıma sunulacağı işaret edilmektedir. Bu sürece kadar Google teknolojisinin testleri değişik markalar üzerinde yürütülmektedir. Google 2014 yılında ortaya koyduğu kendi Google Car modelinin yanı sıra 2009’dan bugüne kadar Toyota Prius ve Lexus RX450H ile testlerini sürdürüyorken varılan anlaşma ile Fiat Chrysler’in Pacifica modelini de bu zincire sokmuş oldu. Van tipi Pacifica büyük araçlarda teknolojinin uygulanması ile ilgili bilgileri toplamakta işe yarayacak. Google’un tesleri halen Mountain View, California’da, Austin, Texas’ta, Kirkland, Washington’da ve Phoenix, Arizona’da devam etmektedir. 2017’de bu test alanlarında insanlar sürücüsüz Pacifica’yı da görmüş olacaklar. Küresel otomotiv piyasası Silikon Vadisi odaklı bir piyasa mı oluyor? Tesla ve Google aynı zamanda elektrikli olan bu tip robot araçlar için önemli yatırımlar yapmaktadırlar. Dolayısıyla dünyanın bilinen otomotiv piyasa şartlarında kısa ve orta vadede önemli değişimler yaşanacak. Sektörde küresel belirleyicilik sıfatı önemli ölçüde Amerika’nın elinde olacak. Almanya ve Japonya gibi önemli otomobil üreticisi ülkeler Amerika’nın bu yöndeki atağına göre kendilerini yenilemek durumunda kalacaklar veya geri kalacaklar. Ancak Mercedes gibi ünlü firmalar da yarışı bırakmamak için çalışmalarına hız verdiler. Bu alandaki gelişmelere paralel gelişen önemli bir konu kent trafik düzenlemeleri ve araç kullanma kuralları ve alışkanlıkları üzerine gelişecek. Yollar, kavşaklar, sinyalizasyon vs. konular yeniden düzenlenecek, buna göre yatırımlar ön plana çıkacak. Taksicilik, toplu taşıma gibi klasik kent içi ulaşım düzenekleri belki de sonlanacak, kiralık araç modellemeleri başka bir hale dönüşecek. Beni en fazla heyecanlandıran görüntü ise kentlerdeki keşmekeşliğin ortadan kalkacağı ümidinin doğmasıdır. Çünkü bugün bile bütüncül bir kent projesine odaklanamayan Türkiye’deki belediyeler kavşakların düzenlenmesini beceremiyor, trafik lambaları fabrika ayarında, hem her yerde bir trafik lambası var, ana-tali yol kavramı işlemiyor, dur-kalk, trafik işleyişi kolaylaştıracağına yoğunluğun asıl kaynağı, daha pek çok aksaklık örneklenebilir bu alanda. Bütün bunlara ilave olarak sürücüler bir alem Türkiye’de, periyodik ayda bir sağlık kontrolüne tutulma zorunluluğu getirilmeli diyesim geliyor baktıkça, bir sinir harbi dönüyor yollarda, sağlık konusu da inanın göz, kalp vs. değil, psikiyatri olmalı herhalde. Altyapı ve insan yapısını bir yana…

DEVAMINI OKUYUN

Akademisyen Tartışması

Bilim & Teknoloji

Yazıma yaşadığım bir öykü ile başlayayım. Sonra dertleşir miyiz, derlenir miyiz, bakarız!.. Amerika’ya, Colorado Springs’e bir iş için gitmiştim. Havaalanında grubumla indik ve karşılayan şirket yöneticisi ile kapı önünde buluştuk. Aracı beklerken iki kişi yanımıza yanaştı ve Türkçe hitap ederek dünyanın diğer tarafında beni bir hayli şaşırttı. Türkiye’de bir üniversite görevliymişler, unvanları var. Sorgu sual ettiler, sözü bir yere getirdiler, bir hayli uzak olan şehir merkezine kendilerini bırakıp bırakamayacağımı sordular. Karşılayan Amerikalıya, bilim insanı olduklarını söyleyemedim, lafı dolandırıp danıştım, “Bu arkadaşları tanımıyoruz, burada karşımıza çıktılar, şehri bilmiyorlar, yurtdışı trafik tecrübeleri yok, araç kiralamak istemiyorlar, bizden yardım istediler, bunlar da Türk vs…” dedim ve sordum, “Şehre bırakabilir miyiz?” Adamcağız “peki” dedi, ne desin? Bizim için gelen bir minibüse bindik, gidiyoruz. Yoldayız, bu kez akademisyenler, “Bildiğiniz otel var mı?” diye sordular. O anda ben de konuşmaya başladım; gerçekten kimsiniz, amacınız ne, böyle bir yere plansız ve rezervasyonsuz mu geldiniz?.. Açıkladılar, ikisi de, adını zikretmeyeyim, “X” üniversitesinde akademisyen! Kendi paralarıyla buraya bir konferans için gelmişler, YÖK, üniversite, her neresiyse, bu arkadaşlara bir bütçe ayırmamış. Ama bir taraftan da kendilerinin akademik kariyerlerinde ilerleyebilmeleri için bu tip etkinliklerde bulunmaları gerekiyormuş, prosedür böyleymiş, CV’lerine ekleyeceklermiş, “Gerekirse parkta uyuruz ama yeter ki o bilimsel konferansa katılalım,” diye düşünmüşler veya katılıyor görünüp erkenden dönmeyi planlamışlar, özveriye bakın! Yol boyunca anlattılar, duydukça irkildim. Amerika gibi bir yere uçağa binip gelmişler, konu akademik kariyer meselesi!.. “İranlı bile böyle yapmaz,” diye geçirdim içimden, üzülüyordum. Çözmem gereken bir problemim olmuştu, iyi mi? Amerikalıya, “Otel var mı, bak bakalım,” dedim. Adam bir süre sağa sola telefon ettikten sonra şöyle cevapladı; “Uluslararası bilimsel konferans var, kentteki tüm oteller dolu.” Ben fazla açık etmemek için bilimsel konferans konusuna çok girmedim. Bizim Türk akademisyenler düşündükleri gibi parkta yatacaklar ama inanın hava çok soğuk. Döndüm bir daha rica ettim, “Bir soruşturun, imkan varsa birkaç gün bir yerlerde idare etsinler,” dedim. Amerikalı yine bir sürü telefon konuşmasından sonra bizim konaklama yerinde merdiven altı diye tabir edilen bir yere iki yatak konabileceğini bildirdi. Ses tonuna bakılırsa Amerikalı merdiven altında bir yabancının yatmasının kabul edilemeyeceği türden konuşuyordu. Söylediklerini bizimkilere aktardım, elbette kabul ettiler. Birlikte bizim konaklama tesisine gittik. Biz kendi programımız gereği koşturuyorduk. Bir ara resepsiyon görevlisine sordum, “Bizim Türk arkadaşlar nerede,” diye. Otelden ayrıldıklarını söyledi. Anlaşılan kaçıp gitmişlerdi, üstelik hoşça kal bile demişlerdi. “Ödeme yaptılar değil mi?” diye sordum. “Maalesef siz ödeyecekmişsiniz,” dedi resepsiyon görevlisi. Şaka gibiydi. Böyle olabileceğini önceden düşünmeliydim ama inanın gurbette kol kırılıyor ve yen içinde…

DEVAMINI OKUYUN

DÖN BAŞA