Genel:

Toplumlar refah ve güvenliğini artırmak için her türlü tedbiri alırlar. Bu temel bir amaçtır. Hatta devletler, kurumlar ve sistemler aslen bunun için kurulmuştur.

Küresel sistem Soğuk Savaş’tan sonra terörü başlıca tehdit olarak işaret eder olmuştur. Diplomasi bu yönde işlemektedir. Eğer bu asırda bir ülke başka bir ülkeyle cephe savaşı yapacak ise “çok” geri kalmışlar listesine dahil olacaktır. Savaşlar daha çok insanlar arasında, ekonomik ve teknoloji ağırlıklı cereyan etmektedir. Temel bakış bu şekilde olmalıdır. Örneğin küresel çapta insan istihbaratını ve siber savaşı beceremeyen bir ülkenin ilerlemesinden bahsetmek safdillik olur.

Türkiye güvenliğe bakışını değiştirmeli, yenilemelidir. 

Öncelikle Türkiye açısından asker kavramının önemli bir unsur olduğunu, korunun güçlendirilmesi gerektiğini tekrar edelim.

Bu anlamda;

  • Askeri sayısal değil niteliksel olarak okumak gerekir. Çağdaş tehditlere göre desteklenmelidir.
  • Türkiye diplomatik taarruz ve savunmayı becerebilmelidir. Diplomatik taarruz maceracılık değil, akılla gereken zamanda pro-aktif diplomatik çabayı göstermektir.
  • Ekonomik ve teknolojik savaş alanlarında yol almalıdır. Ticarette, özellikle Dünya Ticaret Örgütü kapsamı içindeki faaliyetlerde masaya somut varlıklar ile oturmalıdır.
  • Teröre, siber savaşa ve bilgi harbine göre eksiksiz donanmalı ve tecrübe sahibi olmalıdır.
  • Kamu güvenliğini halkın bilinçli katılımıyla en üst seviyeye çıkarmalıdır.
  • Asayişi teknik teçhizatı ve bilgisi yüksek tarafsız teşkilatlarla çözmelidir.
  • İstihbaratı içeride ve dışarıda, savunmada ve operasyonel mantıkla geliştirmek gerekir.

Terör:

Çağımızın düşmanı ve güvenlik algısı teröre odaklıdır. O halde ülke terörü üretebilecek ve geçiş imkanı verebilecek her türlü olumsuzluktan korunmak gerekir.

Bu konuda uluslararası tüm önleyici ve mücadele eden çabalara tam katkı sağlanmalıdır.

Siber Tehditler:

Günümüz siber tehditlerin giderek yaygınlaştığı bir zamanı tarif eder. Bununla savaşabilecek her türlü tedbir alınmalıdır.

Asayiş:

Mega-kentlerin getireceği yeni tehdit algısına uygun asayiş tedbirleri alınmalıdır.