Cemal Kaşıkçı Cinayetinin Müsebbibine Ne Olacak?

Diplomasi

Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda hunharca katledildiği konusunu Birleşmiş Milletler (BM) raporuyla teyit etti. Rapora göre Suudiler hiç değilse Türkiye’den özür dilemek durumunda bırakıldı; ederler, etmezler!.. Suçlular cezasını çekecekler mi? Bunu kim sağlayacak? Çerçevesi Cenevre Antlaşması ile çizilmiş bir diplomatik misyon içinde yaşanan istenmeyen bir olay var ve BM dahi net bir yaptırım işaret edemiyor. Sadece durumu en azından doğru tespit ediyor ve Suudi Devleti’ni sorumlu tutuyor. Buna da şükür! Diğer taraftan Türkiye diplomatik ve hukuki yollarla Suudi Arabistan’dan bu işin sorumlularını yargılamak için istekte bulundu. Bu işin katilleri halen Suudi Arabistan’dalar. İddialara göre emri veren konusunda da ortak bir kanaat var. Peki bundan sonra ne olacak?

Veliaht Prens Muhammed bin Selman babası vefat edince veya görevini bırakınca onun yerine Kral olacak mı? Uluslararası kurumların başındakiler ve devlet başkanları Selman’ın elini sıkacaklar mı? Bu cinayetten Suudi Devleti sorumlu tutuldu, gereği nasıl yapılacak? Uluslararası bir mahkeme kurulup, devlet veya yöneticileri yargılanacak mı?

Prens Selman için kolay! Uluslararası sorun olabilecek isimlerin izinin bulunamaması için yeni adımlar atacaktır. Belki yeni cinayetler bile işlenebilir. Kime ne, değil mi? kimse iç işlerine karışamıyor! Nerede insan hakları, işkenceyi önleme, vs. konularda çalışan STK’lar? Suudi hukukuna göre mahkeme etmek de kolay, infaz da!

Sonuç ne? Halen merhum Cemal Kaşıkçı’nın cenazesi bulunamadı. Müslüman inancına göre cenazenin bulunup defnedilmesi gerekiyor. İslam ülkelerine Türkiye bu konuyu defalarca hatırlattı. Suudilerin cenazeyi ya göstermesi gerekiyor ya da ne yaptıklarını cevaplaması gerekiyor.

Wall Street Journal (WSJ) bu konuda “Trump’ın İlkel Reel-politiği” başlıklı bir makale yayımladı. Amerikan WSJ Yayın Kurulu’nun değerlendirmesi çok açık: “Trump’ın görüş açısından bakıldığında, ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarları silah satışına, petrole ve İran konusuna indirgenebilir. Bu aptalca! Diyecek başka söz yok!”

Trump’ın Kaşıkçı cinayetine ilişkin önceki gün yaptığı açıklamaya bakın: “Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Selman cinayetten haberdar olabilir de olmayabilir de!” Bu cümle makalede, “Buradaki ünlem işaretinin amacını çözemedik. Tıpkı çiğ ve ilkel olarak tanımlayabileceğimiz dış politikadaki reel-politik ile nereye varmaya çalışıldığından emin olamadığımız gibi…” şeklinde tamamlanıyor.

Donald Trump’ın geçen yıl Suudi Arabistan ziyaretinde yaptığı 450 milyar dolarlık ticaret anlaşmalarının ardından Kaşıkçı cinayetine ilişkin böyle bir açıklama yapılıyor. Katar ve Yemen gibi konularda olduğu gibi Muhammed bin Selman’ın ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarını zaman zaman zora soktuğuna işaret ediliyor. Yazıda açıkça şu yazıyor: “Kaşıkçı cinayetine izin vermemiş olsa bile, Prens Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı’nın kaçırılıp Suudi Arabistan’a getirileceğini bildiği kesin.”

Bütün bunlara rağmen Suudi yönetimine destek veren Trump, önceki gün yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan ile ilişkilerinin devam edeceği yönünde mesajlar verdi. ABD’nin, Suudi Arabistan ile “sarsılmaz ortaklığını” devam ettirmek istediğini aktaran Trump şöyle dedi: “Kongre üyeleri arasında, siyasi ya da başka sebeplerden dolayı farklı bir yöne doğru gitmek isteyenler var ve bunu yapmakta serbestler. ABD’nin güvenliğiyle aynı doğrultuda olduğu müddetçe bana sunulan bütün fikirleri değerlendireceğim.”

Aslına bakarsanız Prens Selman’ın bu cinayetle alakalı üstüne gidilebilmesi ancak ABD’nin maharetiyle yapılabilir gibi görülüyor. Ayrıca Selman’ın Kral olmasına tek engel ABD’den gelebilir. Ama Trump’ın söylediklerine bakılırsa ABD’nin hiç böyle bir girişimi olmayacak, en azından şimdilik.

Hatta hafta sonu Osaka’daki G20 toplantısında Trump Prens Selman’ı sıkıştırıp ya daha fazla silah satışına imza attırır ya da bugün ekonomik paketi açıklanan Filistin’i yok sayan İsrail’in Yüzyılın Planı’na mali destek sözü alır. Daha da ileri gidip söylersek, İran’a karşı ABD müdahalesinde Suudi uçaklarının kaldırılıp Hürmüz’deki petrol kulelerini vurması da sağlanabilir. Yani Prens Selman zor durumdayken Trump bunu neden istismar etmesin ki?

Vicdan sahibi sıradan insanların beklentisi ise merhum Kaşıkçı’nın cinayetinden dolayı Suudilerin bir şekilde mahkeme edilmesi. Şu hale bakın, “Dünya böyle!” demek zorunda kalıyoruz ve bu bize acı geliyor.

Leave a Reply

Diplomasi 'ın son yazıları

Güvenli Bölge

ABD ile Türkiye Güvenli Bölge konusunu görüşüyor. Türkiye’de çoğu kişi ABD’nin yine
DÖN BAŞA