Site icon Politik Merkez

Kızılelma

Okuyucu

Baykar’ın Muharip İnsansız Uçak Sistemi Kızılelma’nın ilk uçuşu gerçekleşti ve hemen dünya basınında yer buldu. Selçuk Bayraktar’ın haklı gururuna milletçe ortak olduk. Bu konunun magazin yönü bir yana, ben size Kızılelma ile ilgili Türkiye’nin kazanacağı imkan ve kabiliyetleri kısaca açıklayacağım.

YATAĞAN’DAN BAYRAKTAR’A

Türlerin kılıçları, örneğin Osmanlı ordusunda kullanılan Yatağan, 60-80 cm boyunda, ince ve hafiftir. Asker at üstünde hızla saldırırken kılıcıyla hassas noktalardan düşmanına yaralayıcı darbeleri indirir ve kısa zamanda çok düşmanı saf dışı bırakır.

Her silahın bir teknik detaydaki anlatımı, orduların özelliği vardır, döneminde diğer silahlardan (kılıçlardan) ve ordulardan bu yönleriyle ayrışır. Kılıçtaki Osmanlı farkına yine özel tasarlanan oku, sonraları topu (Fatih’in surları yıkan topunu hatırlayalım) eklerseniz, sahada sert gücün kümülatif etkisini görebilirsiniz.

Eğer elinizde Yatağan gibi bir çeviklik veren bir kılıcınız varsa saldırı taktiğiniz nasıl olur? Atlılarınız (sipahiler) buna göre tertip edilir, eğitimleri buna göre geliştirilir. Yüzlerce atlıyı düşman ordusunun can alıcı noktalarına yıldırım gibi sokarsanız muharebedeki dengeleri bir anda değiştirirsiniz. Askeri açıdan hedef, siklet merkezi, harekat müessiriyeti, sürat, baskın yaratma gibi pek çok prensibi yerine getirirsiniz.

Bugün Türk ordusunun atlısı SİHA’lar ve kılıçları ise Mini Akıllı Mühimmat (MİM) oldu. Sahada fark yarattı. Başka orduların SİHA ve mühimmatı olabilir, at ve kılıç gibi, ancak bunların özellikleri ile kullanma biçimindeki akıllı detaylar önemlidir.

TB2’DEN KIZILELMA’YA

Muharip İnsansız Uçak Sistemi (MİUS, İng. UCAV), konusunu Temmuz 2021’de yazmıştım. Dünyadaki örneklerini ve gelecek için beklentileri burada ifade ettim.

TB2 ve SİHA’lar konusunda Türkiye’nin değiştirdiği harekat doktrinini ve konseptini de yazdım. Bu bakımdan özellikle Ekim 2020 tarihli SİHA Konseptinde Türk Tarzı makalemi okumanızı öneririm. Çünkü askeri yönden açıklama nasıl, makalede bunu bulacaksınız. Konunun magazin tarafı beni ilgilendirmiyor, benim konum polemoloji.

TB2’lerle icra edilen görevler Yakın Hava Desteği ve Yakın Tecrit oldu. Şimdi Kızılelma ile bu görev tipleri yine icra edilcek, hem daha fazla ve güçlü mühimmatla. Bunun yanı sıra hava görev tiplerinden Taarruz ve Hava Savunma görevleri de icra edilebilecek. Öyleyse bir hava harekatında olması gereken görevleri MİUS üstlenebilecek.

Bu önemli bir konudur, neden? Çünkü, yakın gelecekte hava filolarınızı Kızılelma (ve benzerleriyle) ile teşkil edebileceksiniz, böylelikle mevcut ve geliştirilen Milli Muharip Uçak (MMU) filoları ile birlikte çeşitlendirebileceksiniz. Envanterinizdeki silah ailesi (prensiptir) milli ve yerli, aynı zamanda silah sistemleriniz şümullü (prensiptir) olacak. Deniz Kuvvetleri’nin Görev Kuvvetleri ile beraber düşünürseniz icra edebileceğiniz müşterek görev tipleri gelişmiş, ileriden (uluslararası sulardan) ve güçlü olabilecektir.

Bütün bunlar Türkiye’nin caydırıcı rolünü güçlendirir. Hatta Türkiye’nin bu gelişerek oluşan caydırıcı kapasitesi müttefikleri ve ortakları için de önemli bir güven konusudur. Unutmayalım, silahlar saldırıyı kapsasa bile caydırıcılık esasında barışa ve istikrara hizmet eden bir kavramdır.

GELECEĞE

Gelinen noktada bir özel şirket olan Baykar firmasının elinde somut, İHA/SİHA’lar ve uçabilen bir MİUS var. Bu tek başına övgüye değer bir konudur. Elbette gelecekte otonom harekat icra eden robotik ve insansız sistemlere olan ihtiyaç daha da artacaktır. Türkiye bu teknolojide dünyada ilk 3-4 ülke arasında yer alarak en azından zamanı iyi kullanmaktadır. Altyapısı ve ürünleri/sistemleri somut olan bu yönde gelişmeler devam edecektir. Yakın gelecekte daha teknolojik savunma sanayii ürünleri ve sistemleri bu sayede geliştirilebilecektir.

Exit mobile version