Muharip İnsansız Uçak Sistemi

117 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Baykar firması Muharip İnsansız Uçak Sistemi (MİUS) ile ilgili proje çalışmasına başladığını duyurdu. Daha önce Baykar’ın imal ettiği taktik ve operatif SİHA/İHA projeleri (TB-2 ve Akıncı) dünya çapında ses getirmişti. Burada elde edilen başarılı tecrübenin bir adım ileriye taşınması anlamında MİUS projesinin Türkiye’nin savunmasında ve beraberinde kalkınmasında önemli bir rol oynayacağı açıktır.

Muharip insansız uçak nedir? Bilindiği üzere, hava gücünün ayrılmaz unsuru olan av-bombardıman uçağı (fighter) ile mütecaviz hava unsurlarına karşı girişilecek harekatta üstünlük sağlanması beklenir. Şimdiye kadar dünyada bu yönde yüksek performanslı ve silah kapasiteli uçaklar kullanılmaktadır. Örneğin çokça sözünü ettiklerimizden 5. nesil olarak sunulan F-35 Lightning II, gelişmiş insanlı bir av-bombardıman uçağıdır. Bu sınıf uçaklar motoru, uçuş elektroniği (avionics), gövdesi ve silahları yönüyle mukayese edilirler. Uçak üretici firmalar bu tip insanlı uçakları geliştirirlerken diğer yandan insansız av-bombardıman uçak projeleri ile de ilgilenmektedirler. Şimdiye kadar en belirgin çözümlenmesi gereken sorun sahası yapay zekâ ile ilgilidir. 

Bu tip sistemler İngilizcede özelliklerindeki az farklarla, unmanned combat aerial vehicle (UCAV), combat drone, battlefield UAV veya unmanned fighter jet şeklinde isimlendirilir. Baykar’ın projesine unmanned fighter jet demek doğru olacaktır. Projenin jet motorlu olacağı düşünülmelidir. Bu alanda ABD, yüksek ses-altı (high-subsonic) XQ-58A Valkyrie unmanned fighter jet sistemini devreye koymanın eşiğindedir, testleri başarıyla geçmiştir. Yine ABD’nin X-45 unmanned combat aerial vehicle (UCAV) projesi bilinenler arasındadır. Bu durumda mukayese edilebilecek bir benzer sistemin olduğunu şimdiden biliyoruz.

İnsanlı av-bombardıman uçakları anlatalım ki buna göre insansız olanı anlamamız daha kolay olacaktır. İnsansız av-bombardıman uçaklarının yüksek manevra kabiliyetine sahip olması yönüyle gerekli çözümlemelerde sorun olmamaktadır. Gövde, motor ve silahlar açısından gerekli seçenekler mevcuttur. Burada tartışılan, otonom ve yarı-otonom görev yapacak insansız av-bombardıman uçaklarının, insanlı olandan farksız olmasını sağlayacak, güvenirlik yönüyle beklentileri karşılaması konusudur. Uçulacak görev türleri hava savunma ve taarruz görevleridir. 

İnsanlı av-bombardıman uçaklarında hava savunma açısından tek ve çift motorlu av uçakları kullanılır. Yakın muharebede uçağın performansı ve silahları kadar pilotun muharebedeki kabiliyeti de çok önemlidir. Görev tipi himaye olabildiği gibi, bölge ve genel hava savunması görevleri yerine getirilir. Uçaklarda buna uygun silahlar yüklüdür. Hatta yakıt ikmali yapma kabiliyeti aranır. AWACS türü radar ve havada komuta uçakları ile müştereken görev yapıldığında etkinlik artar. 

Taarruz görevleri çeşitli hedef ve görev kategorilerine göre olacaktır. Taarruz yönüyle ise her tür hedef ve görev kategorisine uygun performanstan tutunuz, nükleer ve konvansiyonel silah uyumuna kadar başarıyı artıran ve aynı zamanda etkinliği en üste çıkaran tipte çözümlemeler gereklidir. Burada hava savunma uçaklarındaki gibi, menzili uzatmak için havada yakıt ikmali, komuta kontrol, hava savunma ve radar desteği ile etkinliği artırıcı destekler alınır. Görevler her hava şartında, görerek ve olumsuz şartlarda yapılabilmelidir. Aynı zamanda taarruz görevlerinin başarısını artıran gerçek (real) ve yakın gerçek (near-real) zamanlı istihbarat ve hedef analizi yapan sistemlerin desteği de gereklidir.

İnsanlı av-bombardıman uçakları deniz vasıtalarından, uzun ve kısa pistlerden iniş ve kalkış yaparak görev icra edebilmektedirler. Duruma göre, örneğin sınırlı tahrip olmuş bir pistin sadece uygun şeridine inmek ve daha sonra harekata buradan devam etmek gerekirse, bu tip olağanüstü şartlarda da kabiliyetler zorlanabilmektedir.

Kabaca bu işaret ettiğim sistemler bugün insanlı av-bombardıman uçaklarında vardır ve kullanılmaktadır. Eğitimler ve tatbikatlar yapılmaktadır. Burada aranan husus insansız av-bombardıman uçağının da eksiksiz başarı sahibi olabilmesidir. Elbette bir insansız av-bombardıman uçağının her türlü görevi icra etmesi beklenmemelidir. Örneğin sadece hava savunma görevi için üretildi ise yapay zekâ kapasitesi dahil bununla ilgili donanımlara sahip bir uçaktan bahsetmiş olacağız. Bu alan içinde sadece bölge hava savunması yapacak bir insansız av uçağından bahsediliyorsa bu bile bir çözümleme olabilir. Taarruzi görev de aynı şekilde harekât tanımlaması daraltılarak seçenekler sadeleştirilebilir. Belki de ilk başlangıç modellerde bu daraltılmış seçenek yaklaşımının öncelik alması gereklidir. Geliştirdikçe kompleks görev, hedef ve amaçlar sisteme kazandırılabilir. Bu imalatçı firmanın üzerinde duracağı konuların başında gelir. 

Ayrıca insansız av-bombardıman uçaklarının hem kendi arasında koordineli görev yapması istenir, hem de insanlı uçaklarla ve diğer destek unsurlarıyla müşterek görev yapması beklenir. İnsansız sistemleri geliştirirken bu tür problemlerin çözülmesi gerekmektedir.

Türkiye bir yandan insanlı Milli Muharip Uçak (MMU, TF-X) ile ilgili projesini sürdürmektedir, diğer yandan Baykar’ın son duyurusuna bakılırsa, Türkiye, Muharip İnsansız Uçak Sistemi (MİUS) ile de savunma sanayiinde bir hamle yapmanın eşiğindedir. Deniz Kuvvetleri’nin L-400 TCG Anadolu isimli çok maksatlı hücum gemisi ile bu gelişmeyi birlikte değerlendirmek mümkündür. Böyle bir durumda deniz vasıtasından harekât yapma özelliğine sahip bir muharip insansız uçak geliştirilmesiyle, Türkiye hava savunma ve taarruz görevlerini, gemi ve uçak menzili toplamı kadar ileri bölgelerden etkinlikle gerçekleştirebilecek, caydırıcılığını bu denli artıracak, aynı zamanda bölgesel barış ve istikrar açısından gerekli iradenin gösterilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna “ileriden savunma” dememiz gerekecektir. O halde ileriden savunma için halen Türkiye deniz ve hava gücü envanterini geliştirmektedir. Hava gücü kabiliyetinde zaruri bir unsur olan uçak kategorisinde ise TF-X MMU ile beraber ileri sürülen başka bir kabiliyet olarak MİUS projesi çok önem olacaktır.

Son olarak vizyondan bahsedelim. Başta ABD, Rusya ve Çin, insansız hava vasıtaları, robotik silah sistemleri, her ölçekte otonom kara, deniz ve hava unsurları imaline ağırlık vermiştir. Gelişmeler bu yönde yoğunlaşmış durumdadır. İnsansız hava gücü yönüyle bir aşama kaydedilecektir. Eğer bir harekatta insansız uçak sistemleri başarılı olursa, diğer destekleyici sistemler peşi sıra insansız olarak geliştirilecek veya birbirine eklemlenmesi sağlanacaktır. Örneğin insansız tanker uçakları ilk düşünülenlerdendir. Uyduların insansız vasıtalarla müşterek görev yapması başka önemli bir husustur. Uyduların komuta, kontrol, bilgisayar, istihbarat, keşif ve gözetleme (C4ISR) kabiliyeti uzaydan yer ve hava sistemlerine destek verecektir. Birleştirildiğinde, hava ve uzay gücünün insansız performansına ileri ülkelerce büyük ölçekli yatırım söz konusudur. Bu alanda büyük bir rekabet vardır. Türkiye S/İHA ile bu alanda yerini almıştır. MİUS konusu bu rekabet belirleyici olacaktır.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Siber Tehditleri Politikada Uygulama Dönemi

DİĞER YAZI

Savunmada Köklü Değişim

Güvenlik 'ın son yazıları

Terör ve Propaganda

Temmuz 2021 sonlarından itibaren ülke çapında yangınlar arttı. Bir yandan büyük bir çabayla yangınlar söndürülmeye çalışılıyor,

Beyaz Transit

Yurdun dört bir tarafındaki yangınların söndürüldüğü ve bir kısmıyla da devam edenlerin olduğu bir dönemde, asıl

Savunma ve Türkiye Analizi

Ülkeler savunma ve refah problemlerini çözerek gelişirler ve bir güç mücadelesi içindedirler. Olan kaynakları kullanmanın bir

Savunmada Köklü Değişim

Mevcut anlayışla yürütülen savunmanın inşası ve buna göre büyüme imkanlarının yaratılması konuları hakkında bildiklerimizi açıklayalım. Ancak