Site icon Politik Merkez

Ukrayna Krizinde Durum Değerlendirmesi

Okuyucu

Bugün itibariyle Ukrayna sorununda neredeyiz? Bazı önemli gelişmeleri değerlendirelim ve durumu tespit edelim.

Rusya’nın birlikleri Ukrayna sınırında kalmaya devam etmektedir. Rus askeri gemileri Kırım civarındadır. Rusya’nın bu stratejik yığınağı caydırıcılık için yeterli olmaktadır.

ABD ve İngiltere, Rusya’nın Ukrayna’yı istila edeceği hakkında tarih vermeye devam etmektedir. Buna karşılık Rusya “bugüne kadar böyle bir niyetlerinin hiç olmadığını” ifade etmektedir.

Rusya 2014’ten itibaren Ukrayna’dan alacağını aldı. Kırım ilhak edildi. Donbass bölgesine (Luhansk ve Donetsk) daha fazla Rus nüfusu yaratıldı ve buralarda özerklik talebi için fiili şartla oluşturuldu. Bunun adı zaten Hibrit Savaş idi. Rusya Hibrit Savaşı bölgeye yaydı.

Donbass bölgesinde hemen her gün karşılıklı top ve havan ateşleri olmaktadır. Çatışma buradadır ve bu durum Ukrayna’nın iç meselesi şeklinde cereyan etmektedir. 

Kırım’da ve Donbass’ta (Luhanks ile Donetsk) durumu “toprak bütünlüğü” talebine karşılık gelecek biçimde geri çevirmeye Ukrayna askeri birliklerinin gücü yetmeyecektir. Ukrayna sormaktadır: NATO ve/veya ABD ile Avrupa ülkeleri kendilerine bugün destek vermeyecekler ise ne zaman verecek?

Almanya ve Fransa, Putin ile anlaşmış görünmektedir. Silah ve malzeme desteği dışında Ukrayna’ya bir şey verilmeyecektir.

Ukrayna’nın Rusya ile sorununu çözmeden NATO’ya girmesi söz konusu değildir. NATO istihbarat ve lojistik destek vermektedir.

G7, NATO, AB ve ABD’nin bütün gayreti Ukrayna’ya politik-diplomatik destek vermek şeklinde somutlaşmıştır. Verilen askeri destek (hibe, satışlar vs.) Rusya’nın stratejik caydırıcılık hamlelerine karşılık gelmektedir, ancak yeterli olmamaktadır. Rusya bu duruma Kırım’da ve Donbass’ta inşa ettiği fiili durumdan vaz geçmeyecektir. 

Ukrayna’daki sorunlu sahalar Minsk’te görüşülecektir. ABD ve Avrupa bu noktada Rusya ile mutabakat sağlamıştır.

Bu durumda Başkan Zelensky kendini ve Ukrayna halkını aldatılmış hissetmeye başlamıştır. Onun talebi NATO’ya hemen girmek ve bu sayede İttifak’ın 5. Maddesi gereği adımların atılmasını görmektir.

Rusya rakibi ABD’den aldığı güvenlik garantilerine bağlı mektubu incelemiş ve cevabını vermiştir. ABD ve Rusya, Avrupa güvenliği için karşılıklı görüşme zeminini oluşturmuştur ve bunu sürdüreceklerdir.

ABD ve Rusya’nın en önemli konusu nükleer silahlarla ilgilidir. Nitekim Rusya bu konuyu işaret edercesine stratejik kuvvetleriyle bir nükleer silah fırlatma tatbikatı yaptı. ABD’ye ve onunla birlikte hareket edenlere, şimdilik gerek duyulmadığını ancak istendiğinde nükleer silahların tetiğine Putin’in basabileceğini ima etmeleri aslında dünyayı tehdit eden sözler olarak kaydedilmiştir.

ABD’den ekonomik yaptırım beklenmiştir. ABD’nin verdiği yanıt şöyledir: Rusya Ukrayna’yı işgal etmek için harekât yapmadıkça ekonomik yaptırım devreye girmeyecektir.

Durum halen provokasyonlara açık halde sıcaklığını korumaktadır.

Sonuç: ABD tarafı Rusya’yı bu uyguladığı yöntemle caydıramamıştır, Ukrayna stratejisi beklentileri karşılamaktan uzaktır. Avrupa “her şartta” ABD’nin yanında olmadığını göstermiştir. Çok konuşmanın geçtiği bir medya savaş halinde yaşananlar, dünyada ekonomiden güvenliğe kadar bir çok sorunu hatırlatarak aşırı gerginlik yaratmaktadır.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Exit mobile version