Genel:

PM küresel politik gelişmelerin değerlendirildiği bir düşünce platformudur. Bu bir parti ve bir hareket değildir. Bilinçlenme adına çaba sarf eden bir düşünce akımıdır. İleri demokrasiyi esas alır.

Amacı farkındalığı artırmak, gelişmiş bir toplum idealini gerçekleştirmek ve olgunlaştırdığı düşüncelerini toplumla paylaşmaktır. Temel bakışla PM;

  • Türkiye’ye gerekli olan bir normalleşme programı,
  • Dinamik Devlet parolası ile belirginleştirdiği düşünceyle hareket eden ve
  • İleri demokrasi için vazgeçilmez olan sivil siyaset kültürünün gelişmesine dönük ortak platformdur.

Bu bağlamda PM’e el veren herkes aynı seviyede hak sahibidir.

Analiz edilen konularda güncel gelişmelerin üzerinde durulmakta ve yorumlara yer verilmektedir. Konuların hangi alanlarda kapsandığı da işaret edilmektedir. Politik konularda daha çok incelenmiş düşünceler ve öneriler yer alır.

Tutumu ne şekildedir?

PM tarafsız bir gözlemde bulunur ve düşünceye saygılıdır. İstismarcı ve çıkarcı politikaları toplum yararına eleştirir. Bu eleştiri yararlı ve olumlu bir sonuç almaya yöneliktir.

PM, etrafını gözetmeden yaşayan, gündemi kendine göre şekillendiren, düzeni kendi geleceğini teminat altına alma sevdasıyla çarpıtan, genelin ve gerçeğin icaplarına karşıt olmayı iş edinen ve dahi söylenebilecek türden insan doğasının ve toplumsal geleceğin yıpranmasına sebep olan istismarcılara ve sömürücülere karşı sorumlu bir tutum sergiler.

PM varoluş bilgisine ters düşmeyen şekilde ve evrensel doğrularla yüksek insanlık idealini gerçekleştirme sürecinde kendine bir ödev düştüğünün bilinciyle hareket eder.

Doğallık ve gerçeklik üzerine temellendirilen her gelişme dikkate değer görülmektedir. Halen insanlığın geneli ile kabul ettiği ve günlük yaşamını buna göre şekillendirdiği kurumlar, yapılar ve düşünce akımları yok sayılamaz. Ancak uygulamalara ve detaylara bakar, insanı ve toplumu korumak adına yapıcı hatırlatıcı tutumunu çekinmeden sergiler.

Toplum idealleri nelerdir?

  • İdrak sahibi, olgun ve vakur.
  • Yapıcı olmayı bilen ve eleştiriyi hazmedebilen.
  • Sorumluluklarının idrakiyle ve ciddiyetle kendini ifade edebilen.
  • Vizyon sahibi ve dinamik.
  • Zamanın, mekanın ve şartların değerini bilen.
  • Merkezde durmanın erdemlerini koruyan.
  • Küresel gelişmelere hazırlıklı ve dalgalanmalara dirençli.
  • Çevresine ve çevre değerlerine uyumlu ve dengeli.
  • Doğal, akılcı ve gerçekçi.
  • Kavramsal kargaşa içinde olmayan ve ufku açık.
  • Bilim-teknolojiye düşkün, çalışan ve araştıran.
  • Barışçı ve kucaklayıcı.
  • Üreten ve paylaşan.

Çerçevesi nedir?

İleri Demokrasi (Virtual Democracy – Tam, Esas, Gelişmiş Demokrasi) için Türkiye sathında yapılması gerekenleri yapmak ve bu anlayış çerçevesinde birey ve toplumun tutumunu belirginleştirmesine destek vermek asıl amaçtır.

Sloganıyla, “Yeni bir vizyonla, haydi Türkiye politikayı merkezine taşıyalım…” demektedir.

  • Yeni bir vizyon olması, bugüne kadar görülen politik kültürün dışında kalınması ve Türkiye için kısır düşüncelerin terkedilip yerine olması gerekeni inşa etmeyi hedeflemesi sebebiyledir.
  • Türkiye olması, bu vatanın değerini bilmektendir. Bütün dengeleri yerli yerinde bir toplum için en başta olması gereken konunun “insan gücü” olduğunu ön planda tutmayı hedefler. Bu nedenle bireysel gücün yükselmesine katkı sağlamakla ilgilenir. Türk insanının potansiyeli tartışmasız tamdır. Duygusallık, maceracılık, tarafgirlik, bağnazlık, gerçek-dışıcılık, gibi tüm olumsuzlukların terk edilmesi gerekmektedir. Meselenin özünde ciddiyet vardır. Buna göre:
    • Ciddi bir yeni-organizasyona odaklanabilmek,
    • Ciddi bir liderlikle sevk ve idare edebilmek ve
    • Çalışıp üretmekten başka yapılacak ciddi işin olmadığını bilebilmektir.
  • Politik olması, insanın yaratılışındandır. Zira politikaya bakan düşünce gurupları köhneleşmiş ve istismarcı temsil eder mahiyettedir. Yeni bir dünyada yaşadığımızın ve düne oranla birçok şeyin hızla değiştiğinin farkında değillerdir. İleri demokrasi kültürü topluma ancak sivil siyaset ile yerleşebilir. Dolayısıyla sivil siyasetin gelişmesi sağlamlaştırılmalıdır.
  • Merkez olması, düşüncenin karakterindendir. Politik yelpazedeki, coğrafyadaki ve anlayıştaki merkez ve merkeze yakınlık;
    • Kapsayıcılığı, kucaklayıcılığı, birleştiriciliği,
    • Hoşgörüyü, empati yapmayı, toplumsal barışı,
    • Sinerjiyi ve prodüktiviteyi ortaya çıkartır.

Neden Merkez?

İnsan için merkezden çıkmak ve uzaklaşmak kaybolmaktır. Bir tarafa kaymak diğer taraftan bir miktar daha uzaklaşmaktır. İnsan her değerin merkezindedir. Merkezde duruş sergileyen ne bir arayış içindedir ne de kendiyle sorunu vardır. Merkezci mücadelesini iç beninde yapmış ve galip gelmiştir. Bu nedenle hem kendiyle hem de çevresiyle barışmıştır. Savaşında ahlakına sarmaladığı top gülleleri ile bencil dürtülerini toz duman etmiştir. Vicdanının sesini dinlemiştir. Mücadelesinde bilinç ve sorumluluk zırhına bürünmüştür. Bilgi ile kendini sürekli ikmal etmiştir. Paylaşarak yerini kökleştirmiştir. Hak ve adaletin kendi içinde tamlığını güçlendirmiştir. Merkezci olanın cephesi iyi örülmüş bir hattır. İnsani değerlerle esner ama asla yıkılmaz. İnsanları zayıf düşürecek bir şeyden kaçınır.

Politik ölçekte merkez ideal bir yerdir. Bugün kendini merkez parti görenler dahi merkez-sağ veya merkez-sol kanadı temsil ederler. PM parti değil düşünce akımıdır. Bu nedenle merkezde olabilmektedir ve ideali temsil ederek diğerlerini eleştirebilir konumdadır.

PM insan ve toplum merkezlidir.

Yeni olan ne var?

  • Uzay: Yakın gelecekte uzayın günlük yaşama daha çok etki edeceği düşüncesinden hareketle buna dair her alandaki çabaların artırılması önemsenmektedir.
  • Mega-kentler: 203o’lardan sonra dünya belli ölçüde mega-kentler arasındaki yeni bir küreselleşme anlayışıyla ilgilenecektir. Devlet ve demokrasi anlayışları ile sosyo-ekonomik yapı büyük ölçüde bu düzenekler içinde kendilerine yer bulma gayretinde olacaklardır. Bu sebeple konuyla yakından ilgilenilmektedir.
  • Eğitimliliğin Statüyü Belirlemesi: Elbette herşey insan içindir, insanla ilgilidir. Ancak ülke ve küresel bağlamda bu merkezden bakarak bir yönetim algısı yaratılmak zorundadır. Uygulamadan örnek verelim: Eğitim, idare ve iş kurum ve kuruluşlarının tümü zincirleme olarak uzun vadeli şekilde ve bütün yönleriyle insan gücü tanımını ve planını yapmak zorundadır, yoksa hiçbir ilerleme sağlanamaz. İnsan gücünün etkisini artırmak için toplumsal katmanların belli bir düzende olması gerekir. Bu düzen statü belirlemede eğitimliliğin başat olmasını gerektirmektedir.
  • Pozitif Haklılık: Hak, devlet-birey ve birey-birey bağlamında bir anlaşma ve ilerleme isteğiyle belirgin şekilde hukuk sistemini ileri düzeyde tutar. Bu noktada hak’kın daha istemeden teslimi ve sürekliliğinin garanti edilmesi şartı vardır.
  • Ahlak: Ahlakla ilgili kapsamlı ve yeni bir tanım sunmaktadır. Bu tanım yaşanan sorunların hepsine cevap niteliğindedir. Ahlak, insanın kendi iradesiyle, nefes aldığı sürece, nefs muhasebesi yaparak, bütün zaman ve mekanlar bağlamında kazanan olmayı temin edecek seçimleri yapması ve buna göre yaşaması, yaşam şeklini seçmesi demektir.
  • Dinamik Devlet Yapısı’nı parolalaştırması, ileri demokrasi için gelişimi modelleştirir. Dinamik Devlet’in tanımı: Gelecek vaat eden kadroların işaret ettiklerini derhal yapılandıracak ve kullanıma sokabilecek inisiyatifin ve elastikiyetin var olması, bunun da üstünde sürekliliğin ve kendi kendine yaratmanın düzeneklerinden emin olunması demektir.

Bu düşünce ve sitenin sistemi nasıl işler?

  • Aynı arzuyu, ülküyü ve amacı paylaşanlar katkı yaparlar.
  • Düşüncenin yaygınlaşmasına ve kökleşmesine kişisel potansiyelleriyle katkıda bulunurlar.
  • Düşünceleri paylaşırlar ve tartışma imkanları yaratırlar.
  • Verilebilecek olumlu ve olgun tepkiler ve öneriler için platform oluştururlar.

Bu düşüncelerin ve çabanın yararı nedir?

  • Bir birey olarak, diğer bir kişiye bir harf ile bile olsa yarar sağlamak hedeflenmektedir.
  • Bu site politikanın fiilen içindekilerle hiç ilgilenmeyenler arasında bir yerdedir. Bu konum her iki tarafı gören bir merkezdedir ve daha yararlı olabilme avantajını sağlamaktadır.