bilisim-cagina-uyum
Bilişim Çağına Uyum

COVID19 ve İleri Teknoloji

1329 Tıklama
13 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yeni korona virüsü, COVID19’u, kim yaydı, amaç neydi, ne tür önlemler alındı veya alınacak, bu süreç bitince dünyayı neler bekliyor, benzeri çok konu var tartışılan. Ama şurası açık, Mart 2020 ortaları itibarıyla Çin ve Güney Kore gibi ileri teknolojileri iyi kullanan ülkeler yeni korona virüs pandemisini yenmekte gerekli adımlarını attılar. Konu bir bakıma refah, güvenlik ve özgürlük bağlamındaki temel konuları içeriyorken, referans noktamız yeni korona virüsle karşı karşıya kalınan mevcut durum ve bu sürecin neler getirdiği olacak.

Gelinen noktadaki teknoloji altyapısı anlatacaklarımızı uygulamaya elverişlidir. Nedir bu? Bugün bireyi her türlü şekilde kontrol etmek ve şahsi verilerini arşivlemek, paylaşmak, işlemek, sonuçlar çıkarmak, gerekli amaçlar için kullanmak mümkündür.

Yeni tip korona virüsle mücadelede test sonuçları, bunlara göre tedavi takibi, izolasyon ve günlük yaşam devam ediyorken, bireysel ölçekte sosyal mesafe düzenlemeleri ve hatta başka şeyler de yapılabilir.

Gerekli teknoloji varsa neden uygulamıyoruz? Hukuk nedeniyle. Halen hukuk şu noktaya uyuyor: Kişisel ve kurumsal veriler ve bunlarla ilgili temel özgürlükler konusundaki bazı tasarrufların, üçüncü şahıslar ve kurumlar tarafından kullanılması ile ilgili düzenlemeler, kişinin ve ilgili kurumun rızasına bağlıdır. Bunu aşmak nasıl mümkün olacak?

Olasılıkları sıralayalım:

  1. Öyle bir sebep olmalı ki, kişiler ve kurumlar kendi rızalarıyla özgürlüklerinin kısıtlanması anlamına gelecek bir adım hakkında kâr-zarar hesabı yapsınlar, sonra müracaat edip hukuki düzenlemeleri kabullensinler. 
  2. Öyle bir sebep olmalı ki, kişiler ve kurumlar kendi rızalarıyla özgürlüklerinin kısıtlanması anlamına gelecek bir adım hakkında kâr-zarar hesabını mecburiyet haliyle yapsınlar, aynı anda devletin getirdiği hukuki düzenlemelere de itiraz etmesinler.

Teknoloji uygulamalarında ileri Batı toplumları ilk yolu izlemekle ilgili uzunca süredir ayak diriyor. Ancak gelinen noktada görüldü ki, Uzak Doğu ikinci yolu izledi. Bugün ortaya çıkan zaruri durumu şöyle açıklayabiliriz: COVID19 pandemisini alt etme sürecinde bir araç olan ileri teknolojiyi kullanmakta Uzak Doğu, Batı toplumlarına da örneklik teşkil etti.

Örnek verelim. Akıllı cep telefonunuzun bağlı olduğu servisin merkez sunucusu her türlü veriyi depolayıp bunu gerekli hallerde ve bazı kolaylıklar için başkalarına açabilecek kapasiteyken, hukuken bir çıkış yolu bulamamaktadır. Birey içinse durum biraz farklı, elindeki akıllı cihaz içinde bu tür veri bulut teknolojisiyle depolanıp kullanılır bir hâl alınca, hukuken sorun, ilk planda veriyi elde tutma bakımından çözüldü, ancak şimdi bir ileri adım gerekiyor, bunu sormadan başkalarının kullanımına açma konusu gündemde. Hangi durumda? Bir başka temel hukuki gereklilik ki, bu da örneğin, biri kendinde var olan bulaşıcı hastalığı başkasının özgürlüğünü ve hayat standardını kısıtlayacak biçimde bulaştıramaz, gibi bir meşruiyete bağlandığında, devlet yetki verir ve kişi veya ilgili kurumun bilgilerini buna dayalı olarak kullanıma açar.

Benzer örnekler verelim. Nasıl trafik ve inzibati haller için sosyal hayatın CCTV ile kontrolü söz konusu ise salgın hastalıkların gerekçesine dayalı olarak da bu tür izleme sistemlerinin bir merkezden zevk ve idaresi, yer, durum, haritalama, seyahat, verilerinin takibi ve paylaşılması, sosyal mesafenin buna göre tanzimi, hatta banka ve e-ticaret alışveriş bilgilerinin takibi dahil, her türlü işlemin bir diğer kişiyi korumak adına gerçekleştirilmesi hukuken yerleştirilebilir.

Halen Çin COVID19 ile mücadelede halkı ve sosyal mesafeyi teknoloji kullanarak kontrol etmeyi şöyle sağlıyor:

Bireylerin test sonuçlarını ilgili sistem kaydetmiş halde. Konutların giriş çıkışlarında kişisel veri alınıyor ve hareketlilik ile konum bilgileri takibi başlıyor veya tamamlanıyor. Cadde ve sokaklarda CCTV kullanılarak kişilerin hareketi ve yönü ile birbirleri arasındaki mesafe aynı sistem yardımıyla takip ediliyor. Bir araca binildi ise araç içinde de takip devam ediyor. Kim nereye gidiyor, zamanı, mesafesi olacak şekilde, iletişimdeki diğer şahıslar, bunlara ilişkin her türlü veri anında sistem vasıtasıyla alınmakta, işlenmekte ve gerekli olanlara aktarılmaktadır. Burada makine öğrenmesi devreye konmuş haldedir. Bireyleri tanıyan makine sürekli veriyi güncelleyerek bir sonraki adımı da hesap etmektedir. Buna göre sistem kişi veya diğer kişilere gerekli hatırlatma ve ikazları yapabilmektedir. Kişi gerekli gördüğünde telefonundaki uygulamaya bazı sorular sorabilmekte ve buradan aldığı bilgiyle kararlarını verebilmektedir. Alışveriş dahil her alanda çalışanlar, müşteriler, depocular, dağıtıcılar, vs. her daim akıllı cihazları kullanarak işlem yapmaktadırlar. Bu durumda, örneğimiz Wuhan’dır, burada insan insana temas tamamen ortadan kaldırılmış haldedir. Asıl mesele de budur. Bir kişi hastaneye gitti diyelim, ilk kayıt bilgisi alınır alınmaz süreç başlıyor, hastanedeki her türlü işlem verisi dahil, yapılan ve yapılması gerekli olan bilgiler sistemin algoritmasına verilmektedir. Bu algoritma bireyi, taşımak zorunda olduğu akıllı telefon cihazı marifetiyle, konumlamayla da ilişkilendirir, hareket ve mesafe takibi buna dayalı olarak yapılmaktadır. Hatta dakika dakika veya gün gün her türlü veri kontrole açık, kayıt altındadır. Gerekli ikazlar ve bilgi alışverişi yazılı veya sesli uygulamalarla anında yapılabilmektedir. Şuraya kadar bilgiler gelmektedir, “2 metre sağında pozitif bir kişi bilgisi var.” Kişiler anlık durumunu sorduklarında kendi bilgilerindeki değişimleri de takip edebilmektedirler.

Bütün bunlar bana bir vakit televizyonlardan izlediğimiz bir dizi filmini çağrıştırıyor, Personal Interest. İzleyenleriniz hatırlayacaktır, herkesin verisi sistemde var, ekranda kutucuk içindeki alanlarda veriler yazılı görülebiliyor, takip edilebiliyor. Şimdi gelinen noktada Çin, Wuhan’da mecburi (!) bu vakıadan dolayı bir sistem kullanılıyor. Güney Kore, Seul’de de kullanılıyor. Diğer ülkelerde ise aşılması gereken bir hukuki bariyer var.

Bugün neticede Wuhan gibi kaynak merkezde sorun ileri teknoloji kullanılarak kontrol edilmiştir. Neler var? Yapay Zekâ, Makine Öğrenmesi, Nesnelerin İnterneti, Bulut Teknolojisi, 5G Şebeke. Bütün bunlar sistemli olarak kent düzenekleri içinde, hukuki bir yapıda, refah ve güvenlik ölçütü olarak kullanılmaktadır. Öyle görülüyor ki diğer merkezlerde de gerekli adımlar atılacaktır.

Eğer Batı dünyası da gerekli düzenlemelerini yaparsa endüstrinin hedefi bu kez başka bir noktaya kayacak, akıllı telefon gibi cihazların kullanımından yavaş yavaş uzaklaşılacak ve nihayetinde kıyafetlere ve deri altına gömülü teknolojiler yaygınlaşacaktır.

COVID19’un bizleri bu noktalara getireceğini düşünür müydük? Evet, IV. Sanayi Devrimi’nin ortaya sürdüğü ileri teknolojilerin kullanımında bir şeyler bekleniyordu, yapılması gerektiğine de inanılıyordu, ama bunun korona virüsle birlikte yaşamımıza gireceğini kim söyleyebilirdi ki? Belki aynı teknolojilerde yatırımı olan Bill Gates gibiler!

Bu yazıda COVID19’u yenmek gibi bir ifadeyi kullanmadım işledim. Zamanla RNA mutasyonunun zayıflamasına dayalı süreci ise konunun uzmanları açıklasınlar istedim. Mikrobiyoloji çok ileri bir teknolojik kapasitenin varlığını gerekli görür, bu olmasaydı neyle uğraştığımızı dahi bilemezdik. Ben burada Wuhan’da Çinlilerin uyguladığı sosyo-ekonomik yaşamı kontrol etme ile ilgili ileri teknolojiler hakkındaki hususları hukukla ilişkilendirerek ve diğer coğrafyalardaki ülkeleri de işaret ederek açıkladım. Çin’de mutlaka başka alanlarda da COVID19’a karşılık mücadeleler verilmektedir. Test kitleri, maske ve diğer koruyucu malzeme, aşı ve ilaç çalışmaları devam etmektedir. Bu alanlarda yeni açtıkları işletmelerde 3D Baskı, otomasyon ve yapay zeka ile çalışan makine ve tezgahlar kullanılmaktadır. Çin’de halen ilaç ve aşı üzerinde çalışılmaktadır. Gündemdeki ilaçlar ABD, Almanya veya başka yerlerde kullanılanlara yakın özellikler taşır. Ama yine de durum kontrol edilebilir bir hale getirilmiştir.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Mikrop Oyunları

DİĞER YAZI

İktidar Teknolojileri

İnovasyon 'ın son yazıları

Sosyal Medya Dilemması

Günümüzde derin bir biçimde sosyal medya dilemması veya gelişim paradoksu yaşanıyor! Dördüncü Sanayi Devrimi’nin etkileri her

İnsanlığın Uzay Geleceği

SPACEX ilk ticari seferini başarıyla sürdürüyor. Bunun insanlığın uzay macerasındaki yerini ve önemini değerlendirelim.