marsa-mi-gidiyoruz
Mars'a mı Gidiyoruz?

Mars’a mı Gidiyoruz?

3 Ekim 2015
Okuyucu

Amerika neler yapıyor dersiniz? 2013 yılında NASA’nın önemli organları özelleştirildi. Uzay programlarını özel şirketler yapabilecek imkana kavuştu. Boeing ve Space-X gibi şirketler sürekli en ucuza uzaya gidip-gelecek roket sistemlerini geliştirmeye çalışıyor. Örneğin Space-X Dragon roketinin deniz denemesini bu tarih itibarı ile sekizden fazla tekrarladı. Bir de uydu atma programları var. Bu roketin dizaynı maden taşıma amaçlı gibi görülüyor. Bunun dışında Obama birkaç ay önce başka gezegenlerde maden çıkaran girişimciye haklarını veren bir kanunu imzaladı. Bu da yetmiyormuş gibi vizyona aynı anda Mars ile ilgili konular sürüldü: NASA’nın işin içinde olduğu Mars filmi vizyona girdi ve bundan birkaç hafta önce Mars’ta su olduğuna dair resmi açıklamalar yapıldı.

Amerika Mars’ta insanın yaşamasına elverişli bir ortamın olmadığını biliyor olmalı. O halde Mars deyip başka bir programı mı yürütüyor? Yoksa bunca çaba yeni bir oyalamaca mı? Oyalama olma ihtimali düşük görülüyor, çünkü özel sektör boşa niye para bağlasın ki?

Ancak Mars demirden koca bir gezegen!

Gerçekte olan ne? Bugüne kadar uzaya ucuz roket atma tekeli neredeyse Rusya’nın elinde idi. Halen Baykonur Uzay Üssü’nden klasik tip taşıyıcı roketler atılmaktadır. Ancak özelleşen uzay programları sonuç verir ise yakın gelecekte Rusya dahi uzaya gitme ihalelerini bu şirketlere vermek durumunda kalacaklar.

Uzay Amerika’nın tekeline mi geçiyor dersiniz? Yoksa suyun olması bir yana, robotlar tarafından getirilip-götürülecek Mars demir cevherine mi muhtaç olacağız?

Vaktiyle Ümit Burnu’nu dönen denizcilerin neler değiştirdiğine şahit olmuş idik. Bu programlarla dünyalılar için yeni bir ekonomik alan mı açılıyor dersiniz? Borsalar Mars roketinin gelip-gitmesine mi endekslenecek?

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

evrende-insan-gibisi-yok
ÖNCEKİ YAZI

Evrende İnsan Gibisi Yok

2015-nobel-kimya-odulu
DİĞER YAZI

2015 Nobel Kimya Ödülü

İnovasyon 'ın son yazıları

221 views

 Sonsuz Şiddet Dönemi ve Doğal Endişe

Yapay zekâ konusunun doğurduğu belirsizliği size, dahi makineler, derin karmaşa, sonsuz şiddet ve doğal endişe şeklindeki kavramlarla betimleyeceğim. Yaşam tarzımız hızla değişirken bireyler olarak alınan kararlarda herhangi bir etkimiz olmuyor. Daha çok kullanıcı oluyoruz, sayıdan ibaretiz, yani birer veriyiz. Yaratılan medeniyette her birimizin bir anlamı var.
2.1K views

Sosyal Medya Dilemması

Günümüzde derin bir biçimde sosyal medya dilemması veya gelişim paradoksu yaşanıyor! Dördüncü Sanayi Devrimi’nin etkileri her alanda değişimi tetikliyor. Teknolojinin ürünü medya platformları sosyal yaşamın ötesinde, hukuk, ekonomi, politika, uluslararası ilişkiler, güvenlik (ki içinde terörizm de var), sağlık ve eğitim gibi pek çok değişimin yerli yerine oturmasını baskılıyor. ABD’de yaşanan son 6 Ocak Senato Binası baskınını büyüteç altına alıp, konu hakkında tartışmak istiyorum. Ayrıca yazıda hukuki ihtiyaçlar açısından bazı temas ettiğim noktalar da olacaktır.
2.9K views

5G Teknolojisi ve ABD-Çin Rekabeti

Son birkaç yıldır en fazla duyduğumuz konulardan birisi 5G teknolojisi oldu. ABD ile Çin arasında büyük bir savaşa dönen teknolojide somut konu 5G’dir. Çin, 5G teknolojisini üretti. ABD henüz 3G’de kaldı. ABD bu alanda adım atana dek Çin’in teknolojiyi yaygınlaştırmasını yavaşlatmak veya durdurmak için önlemler almaya çalışmaktadır. Bu konu teknoloji kadar, istihbarat, ekonomi, altyapı, iletişim konusudur. Nedir 5G teknolojisinin farkı? ABD neden bu denli saldırgan davranıyor?
1.3K views

Netizenlerin Beyni Büyük mü?

Ağ tabanlı yaşam kalıplarının daha belirgin olacağı bir dönem girmiş bulunmaktayız. Yeni dönemin en önemli konularından birisi de kentlerin nadide noktalarında yaşayan ve değişik yaratıcılık kabiliyetine sahip genç beyinlerden azami istifade etmenin yollarını bulabilmektir. Silikon Vadisi örneğinden yola çıkarak birçok gelişmiş ülke kendi yaşama normlarına göre yeni bir sosyal yaşam dokusu oluşturmayı hedefliyorlar.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme