ASEAN Jeopolitiği

415 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Güney-doğu Asya Birliği (Association of Southeast Asean Nations, ASEAN) Kasım 2020’deki 37. Liderler Zirvesi neticesinde Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) Anlaşmasına vardı. RCEP küresel GSYİH’nın yüzde 30’na sahiptir. Bu bölgede yaşayan insanların (15 ülke) toplamı 2,1 milyardır. RCEP konusu felaketler yılı olarak anılacak 2020’nin son günlerinde yaşadığımız en çarpıcı konulardandır. Etkileri nelerdir?

ASEAN konusu çok önemlidir, şimdi RCEP öne geçti. Bütün her şeyin birbirine yakın tarihlerde sonuç vermesi de önemlidir. Nerdeyse COVID-19 aşısıyla dünya canlanmaya başlamışken (Pfizer Kasım 2020’de aşı buldum dedi) ve ABD seçimlerini Çin’i durdurmak için bölge ülkeleri kullanacağız diyen Demokrat Joe Biden kazanmışken (Kasım 2020), RCEP anlaşmalarının (Kasım 2020) imzalanması çok büyük etkiler yaratan olaylardır.

Güney Çin Denizi ve Okyanusya jeostratejik açıdan yeni dönemin en başat alanıdır. Bu bölge tarihte Avrupalıların uzunca süre sömürgesiydi. Hatta Okyanusya’da Avustralya ve Yeni Zelanda İngiliz sistemini içinde kabul edilebilecek bir bölgedir. Şimdi ABD bu bölgeye İngiltere ile yaklaşırken Almanya’da belli çevreler acaba oyun dışında mı kalacağız diye endişeli görmektedirler.

Çin’in Bir Kuşak Bir Yol İnisiyatifi ile ortaya koyduğu dinamizmin rakipleri tarafından bir şekilde önlenmesi veya hizaya getirilmesi gerekiyordu diye düşünülebilir. Unutmayalım ki Çin’in Yeni İpek Yolu olarak da ifade edilen ama aslında dünya ticaretinin büyük kısmının aktığı Güney Çin Denizi bölgesinde bir grup ASEAN ülkesi vardır. Bundan böyle ASEAN’a diyalog ortağı olan Çin, her bölge ülkesi ile tek tek değil, ASEAN grubu olarak görüşmek veya belli konularda onay almak durumundadır.

Bunun dışında Beş Göz ülkeleri olan ABD, Kanada, İngiltere, Yeni Zelanda (diyalog ortağı) ve Avustralya’nın (diyalog ortağı) gözü Çin’in üzerinde olacaktır! ABD, diğer diyalog ortakları olan Japonya ve Güney Kore ile askeri bağlarını güçlendirmiştir, bunu da konuya dahil edebiliriz. Bahsettiğim ülkeler Çin için birer denge mekanizmasının parçaları halinde olacaktır.

Ekonomik, politik ve savunma konuları üzerine yoğunlaşan ASEAN ülkeleri var, kendi aralarında şimdiden bir anlaşmaya vardılar. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) görüşmesinde, ASEAN üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile birliğin diyalog ortaklarından Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda liderleri, sekiz yıl süren müzakerelerin ardından anlaşmaya vardılar. 

RCEP anlaşmasının Çin’in Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini artıracağı öngörülmektedir. Uygulama zamanında ABD’li ve Avrupalı şirketler serbest ticaret bölgesinin dışında bırakarak, dezavantajlı konuma getireceği düşünülmektedir.

Görüşmede konuşan Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong, RCEP anlaşmasını büyük bir dönüm noktası olarak niteledi. Şöyle devam etti: “Sekiz yıl boyunca yapılan 46 müzakere ve 19 bakanlık düzeyinde görüşmelerin ardından bugünlere geldik. Bu süreçte yorulmadan çalışan ilgili ülkeler ve bakanların çabalarına çok minnettarım… Küresel büyümenin yavaşladığı bu zamanlarda RCEP anlaşmasının ileriye dönük büyük bir adım olduğu açıktır.”

Malezya Uluslararası Ticaret Bakanı Muhammed Azmin Ali ise RCEP’in kan, ter ve gözyaşıyla örülmüş sekiz yıl süren pazarlıkların sonucu varılmış bir anlaşma olduğunu belirterek, “Bölgede yeni bir dönem başladı!” dedi.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Asya-Pasifik bölgesindeki 15 ülkenin imzaladığı dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olarak bilinen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşması ile oluşturulan yeni ticaret bloğunun yatırımı artırmada kilit rol oynayabileceğini bildirdi.

UNCTAD’den yapılan açıklamada, Asya-Pasifik bölgesindeki yeni ticaret bloğunun daha yoksul ekonomilerin gelişmesinde ve salgın sonrası teşvikte önem taşıyacağı belirtildi.

Anlaşmanın COVID-19 salgını sonrası ekonomik büyümeyi canlandırmaya yardımcı olabileceğine işaret edilen açıklamada şu hususa dikkat çekildi: “Küresel ticari gerilimlerin olduğu bir zamanda bölge içi ticaret ve yatırım bağlantılarını güçlendirebilir ve daha fazla bölgesel işbirliği için bir çerçeve sağlayabilir.”

UNCTAD, Asya’daki yeni ticaret bloğunun yatırımı artırmada kilit rol oynayabileceği vurgulaması dikkat çekicidir. Dünyada ekonomik yavaşlamaya gidilen bu aşamada ASEAN’ın somut bir imkan tanıyan RCEP anlaşması çok ülke ve şirketin yeniden hesap yapması gereken bir imkandır.

Bu durumda yabancı yatırımlar için Asya doğrudan yatırım merkezi olmuştur. Anlaşma ile taraf ülkelere ilave destek ve teşvik sağlayabileceğinden bu yeni fırsatlar ve kapasite artırımı demektir. Üstelik kalkınma için yatırımcının odaklanmasını sağlayacak teşvikler gelecektir. Bu durumda yabancı yatırımlar için Asya doğrudan yatırım merkezi olmuştur. Anlaşma ile taraf ülkelere ilave destek ve teşvik sağlayabileceğinden bu yeni fırsatlar ve kapasite artırımı demektir. Üstelik “kalkınma için yatırım” açılımı yeni bir umut kapısı hüviyeti taşımaktadır.

Ortaklık kapsamındaki ekonomik işbirliği, altyapı proje finansmanlarını ve endüstriyel yatırımları cesaretlendirmektedir. Bu ortaklık, ilgili şirketlerin üretimlerini Çin bağımlısı olmaktan veya bölgesel projelerde her defasında Çinli şirketlerin gölgesinde kalmasından kurtarabilecektir. Yeter ki yeni projelere bu gözle bakılsın! Dolayısıyla serbest piyasa şartlarında Çin ve Avrupa-ABD şirketleri arasında kıyasıya bir rekabet başlayacak ve kim daha iyi proje ve sermaye aktarırsa o denli duruma hakim olacaktır. Bu rekabet ise bölgenin kalkınmasının hızlanması demek olacaktır.

Bir görüşe göre, RCEP anlaşması Çin’in Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik hakimiyetini artıracağı yöndedir. ABD ve Avrupalı şirketler serbest ticaret bölgesinin dışında mı bırakılacak? Asıl soru budur. Eğer ABD ve Avrupa küreselleşme bağlamında bu bölgedeki amaçlarını revize ederler ve jeopolitik yaklaşımla hareket ederlerse beklenenin tam tersi de olabilir; sermayesi Batı kaynaklı birçok Çin’deki yatırım bu bölgeye akabilir ve mevcut Çin lehine gelişmiş olan tek taraflı dengesizlik belki de kısa zaman sonra bir dengeye oturtulabilir.

Gelen önemli tepkilerden biri de Almanya Dış Ticaret Birliği’nden oldu. Almanya Dış Ticaret Birliği (BGA) Başkanı Anton Börner yaptığı açıklamada, söz konusu anlaşmanın Alman ekonomisi için iyi bir haber olmadığını belirtti ve bölgede Çinli şirketlerin Almanya’dan daha iyi pazar erişimiyle hareket etmesinden endişesini dile getirdi. Börner şöyle dedi: “Alman şirketlerinin bu 15 ülkede satış fırsatları da nispeten kötüleşecek.”

Almanya’da iktidar ortağı Hristiyan Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) Dış Politika Sözcüsü Jürgen Hardt, Asya’daki söz konusu anlaşmayı Avrupa için bir “uyarı ikazı” olarak niteledi. Hardt, “Bundan böyle AB, serbest ticaret müzakerelerini arka plana atmayı kaldıramayacak… O zaman standartları başka ülkeler belirleyecekler ve biz Avrupalılar da geride kalacağız.” dedi.

SONUÇ

Öyle görülüyor ki ABD ve İngiltere, Çin’in bölgesel baskısını ASEAN yolu ile pazarlık konusu etmektedir. RCEP ile Çin, ABD’ye karşı atak mı tazeledi? Şimdi Avrupa Birliği içindeki tartışmalara, Brexit konusuna tekrar bakabiliriz. Hatta 2020 ABD seçimlerinin neden bu denli önemsendiğini de açıklamamız mümkün olabilir. Yeni dünya düzeni Pasifik’te kurulmaya başlanmış görünmektedir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Biden’ın Çin Politikası

DİĞER YAZI

Küresel Güçler Savaşı

Politika 'ın son yazıları

Kırılma

Bu bir kitap olacak. Bu günü gününe tutulan notların birikimi ile gerçekleşecek. Geçenlerde bir twit attım