fedin-aciklamasi-ve-turkiyenin-iki-odevi
FED’in Açıklaması ve Türkiye’nin İki Ödevi

FED’in Açıklaması ve Türkiye’nin İki Ödevi

17 Aralık 2015
Okuyucu

FED’in beklenen faiz artırımı ABD’nin krizden tamamen çıktığını teyit eder niteliktedir. Dolar daha da güçlendi ve ABD’nin küresel açıdan elini sağlamlaştırdı. Bu sıkıntıyı atlatan Amerikan yönetiminin seçmenlerine vermesi gereken bir hesap da kapanmış oldu. Bu demektir ki şimdi rahatlıkla başka açılımlara yönelebilir.

Rezerv para olması sebebiyle dolarla iş yapan tüm küresel piyasalar bundan olumlu etkilendi. Bundan böyle bazı olumsuzluklar mevzubahis olur ise bunların sebepleri ülkelerin kendi hallerine dayalı görülecektir. Genel olarak değerlendirirsek bu karar; ambargo ve petrol fiyat politikalarının etkisiyle birlikte kırılganlaşan Rus ekonomisindeki hassasiyeti derinleştirebilecek, Brezilya’ya siyasal istikrarsızlıklarını çözmesi yönünde son bir ihtar verecek, Çin ve Japonya’yı biraz daha kendine getirebilecek niteliktedir. Bu karardan Türkiye nasıl etkilenecek?

Türkiye, yakın zamanda açıklandığı üzere sıkı para politikaları neticesinde bütçesi artı veren bir ülke konumundadır. Kamu maliyesi iyi durumdadır. AB ile geçtiğimiz günlerde açılan Ekonomik ve Parasal Politikalar 17nci Faslı konusu isabetli olmuştur. Ekonomi ile ilgili bu kuvvetli para politikaları alanı Türkiye için bir motivasyon sebebidir. Bir başka motivasyon hamlesi de Hükümetin reform planını başlatmış olmasıdır. Hiç değilse piyasaya ilave bir para girişi olacak ve 2016’nın ilk çeyreğinde olası durgunluğun önü alınabilecektir.

FED’in açıklaması sonrası Türkiye’de yetkililerin ilk intibaları olumlu yöndedir. Ancak kritik edilecek önemli noktalar var. En bilinen kritik şu: Türkiye’nin küresel ürünü olmalı ve satarak kazanmalıdır. FED’in kararları her hâlükârda etkili olacaktır. Ancak bizler soruları Çinliler, Japonyalar veya G. Koreliler gibi sormuyoruz. Onlar şöyle sordular: “İhraç ve ithal edilen malın birim fiyatına bu FED faiz artışının yansıması nasıl olacak, satışlarımız azalacak mı, artacak mı?..”

Daha bu noktalara gelinemedi ise kırılgan tipli bir ekonomik modelden kurtulamamışız demektir. Ülkede gerekli ekosistem geliştirilemez ise bütün olumlu göstergeler sağlam olmayan bir zeminde gereksiz şekilde bir patinaja sebep olabilir. Türk ekonomisi bürokratik olarak iyi yönetiliyor olabilir. Bunun yeterli olmayacağı iyi bilinmektedir. Serbest piyasa şartlarında yer alan oyuncuların kendi iradeleriyle kullanabilecekleri avantajlara imkan tanıyan şartların yapılandırılması ve gerekli teminatın verilmesi daha önemlidir. Devlet bu tip bir ekosistem bağlamında yapısal çözümlerini sağlama almak zorundadır. Bu bakışla Türkiye’nin ev ödevlerini iki strateji başlığı ile ele almak mümkündür: 1) İç barışı garanti eden strateji. 2) Gerçek yatırımı garanti eden strateji.

İç Barış Garantisi

Peki, yukarıda ifade edilen ekonomideki görece olumlu tablo Türkiye’nin büyüme değerleri için yeterli bir güven varlığını garanti eder mi? Türkiye son seçimden sonra siyasal irade bakımından istikrarlı döneme girmesinin rahatlığıyla hareket ediyor. Bilindiği üzere siyasal istikrar yatırımcının en önemli beklentisidir. Böyle bir ortamda yatırım yapar, istihdam düşer ve sonuçta sosyal dengeler rayına girer.

Ancak başka sebeplerle, ki iç huzursuzluklar en belirgin bir konu olarak sıcaklığını korumaktadır, sosyal düzen problemli ise bunun etkileriyle ekonomik kazanımların yerleşmesi engellenebilecek ve kalıcı bir normalleşme ortamı bulunamamış olacaktır. Öyleyse Türkiye için iç güvenlik meselesi en önemli çözüm bekleyen konudur. İç problemin uçları dışarıya da uzandığına göre, kapsamlı bir çözüm stratejisi uygulanıyor olmalıdır. Bilindiği üzere bu strateji, siyasal, sosyal, ekonomik, güvenlik, vs. her alanı kapsar. Seçilen alanlardaki ayrıntı ve isabetli olma durumu önemlidir.

Gerçek Yatırım Garantisi

Bunun devamı olarak Türkiye açısından diğer bir önemli konu da yatırımların artırılması stratejisidir. Bu noktada geçmişte yapılan hatalar tekrarlanmamalıdır. Türkiye daha çok siyasal, sosyal ve iç güvenlik endişeleri ile zaman içinde gerçekleştirildiği sanılan yatırımlar israfa sebep olmuştur. Bu tip popülist yatırımlara gerek yoktur. Bunun yerine ülkede bütüncül ve rekabeti olan ürünlerle ilgili yatırımların geçerli ve eşitlikçi bir anlayışla gerçekleştirilmesi gerekir.

Türkiye için yatırım stratejisi niteliğinde iki önemli ev ödevi vardır. İlki, iç piyasada çeşitlilik ve kalite arzı yaratılmalıdır. İkincisi, küresel katma değeri yüksek ürünler için yatırımlar gerçekleştirilmelidir.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: İç barış ve gerçek yatırımcıya tam destek.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

cameron-abyi-tekrar-sorgulatiyor
ÖNCEKİ YAZI

Cameron AB’yi Tekrar Sorgulatıyor

DİĞER YAZI

Davos ve Dördüncü Sanayi Devrimi

Ekonomi 'ın son yazıları

298 views

Küresel Kapitalizmin Vizyonu İçinde

Keşifler, sanayi devrimleri, Aydınlanma, Rönesans ve Reform Hareketleri, Fransız İhtilali, ulus devletler ve derken hızla bugünlere gelen insanın serüvenine çok farklı yaklaşımlarda bulunanlar var. Bugünden Sömürgeciliği, Emperyalizmi ve Orta Çağı yeniden hatırlatan yazarlar var. Her şey bir yana, her yaşanan gün, hatta saniye, 8 milyarlık dünya için çok değerli!
387 views

Kapitalizmin Kritiği

Güncel konulara ve kavramlara bakarak, kapitalizm gerçeğini, yaşananları, ülkelerin, politikacıların ve entelektüelin durumunu irdeleyelim. Gerçekleri, yanılmaları ve kritikleri gözden geçirelim.
453 views

BRICS Hakkında

Güney Afrika'da 22-24 Ağustos tarihlerinde BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) liderler zirvesi 15nci toplantısı gerçekleşiyor. Şimdi önemli soru ortak para birimi olacak mı? Bunu göreceğiz. Ancak böyle bir karar olsa nasıl mümkün olabilir, tarifini yapalım.
1.2K views

ABD’nin Jeo-politikası ve Küresel Ekonomideki Baskısı

Küresel ekonomik şartların aşırı derecede değişiklik göstermesinin mantıklı bir açıklaması olmalıdır. Rastgele gelişmelerin yaşanması şeklinde açıklamalar ve büyük ekonomilerin bunun üzerine politika üretmeleri pek kabul edilebilir değildir. 2008’de başlayan olumsuz dalga Covid-19'dan sonra, bugün Ukrayna’daki savaşın getirdiği olumsuz ekonomik şartları da geçti, gelişmeler salt politika deyip bakılamaz noktada, bugün Ukrayna'da bir savaş oluyorken, Hint-Pasifik’te hemen her an bir provokasyon ile şartlar gerginleştirilmektedir. Normal ekonomi yaklaşımlarıyla "normal, birbirini tetikliyor," şeklinde açıklanabilecek olumsuz ekonomik gelişmelerle, özellikle ABD kaynaklı jeopolitik ve jeostratejik girişimlerle, daha da derin sorunlar olmaya dönüştürülmektedir.
1K views

Global Inflation and Geopolitical Situation

Today we focused on the Ukraine issue. On the other hand, we have a big global problem, related to the economy. We do not talk about the relevance of these negative economic developments to the sanctions imposed on Russia, because the world wants this war to end. So who is making sacrifices or will make more, how will the atmosphere of Post-Ukraine develop?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme