Stratejik Dönüm Noktası

25 Ocak 2023
Okuyucu

Rusya’nın 18 Ocak 2023 Dnipro saldırısından bugüne hangi gelişmeler oldu? Önümüzdeki günlerde Ukrayna’daki savaşın cephesi, Rusya-NATO cephesini de içine alacak biçimde mi gerçekleşecek? Putin’in Genelkurmay Başkanı Gerasimov’u savaş alanına ataması bununla mı ilgili? Savaş genişliyor mu? Hangi noktadayız?

KÜRESEL İSTİKRARSIZLIK

Rusya’yı kendi sorunlarından uzaklaştıramazsınız, çözüm için onlara ısmarlama elbise dikip, işlerin rayına gireceğini düşünemezsiniz. Irak için ABD’nin yaptıklarını hatırlayın, nerede istikrar, nerede demokrasi, nerede insani yönden olması gereken bir seviye?.. İsterseniz Afganistan örneğini inceleyin… 

Tıpkı bireysel sorunların aşılmasında uğraş vermek gibi, toplumlar da en doğru adımı kendileri atarlar, mümkünse onlara bu süreçlerde yardım edilebilir. Yardım eden için bu bir fedakârlıktır. Ancak fedakârlık için yeterince çaba gerekir. Çıkar elde etmek isteyenler ve istismarcılar ise bu tür gelecek beklentilerini garanti edemezler. Bireyler gibi toplumlar da iyiyi kendi kendilerine keşfetmeliler. İyi olma yolunda kendi çabaları üste çıkmalıdır. Dolayısıyla bireylerin veya toplumların gelişmesi için bir çaba içinde olmaları önemlidir, dahası yaşadıklarını hazmetmelidirler.

Bazı politika yapıcılar ve yazarlar Rusya’nın yararı için istikrarsızlığa katlanmanın yararlı olabileceğini savunuyorlar. Rusya için yapılacaklar neler? İstikrarsızlaştıranlar kimler? Hangi konular öne çıkacak? Ukrayna’daki savaş bunun için miydi? Yoksa bu daha bir başlangıç mı? Asıl düğüm Moskova’da mı çözülecek?

Hatta benzer bir konu, ABD’nin iddiaları açısından ifade ediyorum, eğer Çin için en iyi olan ne diye sorarsanız, bunun cevabı Çinliler ve içindekiler bilir şeklinde verilebilir. Ancak Çin’in daha fazla büyümesinin engellenmesi veya ABD ile rekabetinde geride kalması amacıyla, iç işlerinde ve sosyo-politik dengelerinde sorunlar yağasın, ülkede ve tabii çevresinde bir süre istikrarsızlık yaşansın, şeklinde bir öneride bulunursanız, bu argüman uluslararası ilişkiler yönüyle oldukça rasyoneldir, açıklanır ve savunulan tarafları bulunur.

LİBERAL KAPİTALİST GÜÇ BİRLİĞİ VE SAVAŞ

Bırakın Rusya’nın veya Çin’in geleceğini kendi toplumlarına… Ama böyle olmuyor, ülkeler kendi hallerine bırakılmıyor, kontrollü istikrarsızlık bir politika olarak uygulanıyor. Eğer ABD, G7 ve AB ülkeleri gibi ekonomik bakımdan birbirine entegre liberal kapitalist güç birliği ne yapar, bunu düşünürseniz; bu birlik (ortaklık) her şartta ipleri elinde tutmak adına, rekabeti o yürünen patikadan çeker alır ve önemli bazı çatışma, risk ve istikrarsızlık konularını ileri sürmek suretiyle durumu baskılar. Bu bir güçlülük refleksidir. Burada savunulan nedir? Kendi liberal kapitalist sistemlerinin istikrarı için rakiplerine geçici ve kontrollü bir şekilde belli süreçleri yaşatmak.

Bugün Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock mecliste Ukrayna’ya verilmesi planlanan Leopard tanklarının savunmasını yaparken, “Rusya’ya karşı bir savaş veriyoruz,” dedi, “Ukrayna savaşıyor, biz destek veriyoruz,” demedi. Başka ifade ile Baerbock, “NATO olarak savaştayız,” demekteydi. Hangi Almanya? İkinci Otuz Yıllık Savaş’ın (1914-1945) tam da merkezinde yer alan, Avrupa Birliği’nin başat aktörü, küresel ekonomide söz sahibi bir ülke. Bu haliyle Almanya (yine aynı tür açıklama) geleceğini düşünüyor, refah ve güvenliğini geliştirmek adına uygulanan plana iştirak ediyor, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşı kazanması için üstüne düşeni yaptığını düşünüyor. Hatta Ukrayna’daki savaş Avrupa’da genişler ise bu büyük savaşa girmeyi bile göze alıyor. 

Bu durumda istikrarsızlık nerede? Tek tek saymayayım, cevap şu: Küresel çapta. Ancak ABD’nin bugüne dek ileri sürdüklerine bakılırsa, eğer henüz savaş başlamadan önce gerçekleştirilen zirvede Vladimir Putin ile Joe Biden Cenevre’de anlaşmış olsaydı, Rusya devlet kapitalizmini bir kenara bırakıp liberal kapitalist sisteme dahil olsaydı, imparatorluk düşüncesini unutabilseydi, bugün Baerbock, bir savaşta olduklarını söyler miydi, istikrarsızlığın gelişmesinin, bir noktada Moskova’da olması beklenen değişiklikler için bu ülkenin yıpratılması gerektiğinin savunucusu olur muydu? Yoksa Almanya daha düne kadar Kuzey Akım’dan aldıkları ucuz enerji ile gelişmesini sürdürür müydü ve Çin ile ilişkilerini geliştirmeye devam eder miydi? Acaba ABD’de önceki Başkan Donald Trump, Almanya’da Başbakan Angela Merkel işbaşında olsalardı, bugün böyle küresel riskler ve istikrarsızlık hali olur muydu? Dünya böyle genişlemiş bir savaş ortamında bulunur muydu? Acaba liberal demokrasiler, kendilerini geliştirmek adına, yöneticilerini, bu tarz hamleleri daha kolay yapabilmek için mi seçiyorlar? Bugün ABD’nin başında Joe Biden ve Almanya’nın başında ise Olaf Scholz var. Buna karşılık Rusya, o bilinen şekilde yönetiliyor, ABD ile ortakları onlara “otoriter” yönetim diyor, aslında bu tanım geçerli. İşte size istikrarsızlaştırmanın gerekçesi, uluslararası ilişkilerin rasyonel açıklaması.

RUSYA-NATO ARASINDA SAVAŞ GERİLİMİ

Tam da bu zaman aralığında Ukrayna’daki savaşı başka bir açıklama ile karşımızda: 1) Rusya-ABD (ortakları Avrupa, G7, NATO) arasındaki mücadelede “stratejik dönüm noktası” içinde. 2) ABD Başkanı Joe Biden ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky’in gerçekleştirdiği 21 Aralık 2022 zirvesi sonrası savaşta stratejik değişim başladı. 3) Rusya, ABD ve ortaklarının stratejik hamlelerini takip etmekte ve buna göre hazırlık içinde.

Bu gelişmeleri daha da ayrıntılı ifade edelim: 1) Zelensky bir savaştayken ilk yurtdışı gezisinde Washington’daydı bu durum bize büyük oyunda yeni bir perdenin açıldığını hatırlattı. Bu zirvenin önemi yeni ve belirleyici bir eşik olmasıdır. Bizler bundan sonra bu hususlarda bir konuyu tartışırken, Washington’da çizilen çizgiden dolayı gelişmelere “bu zirvenin öncesi ve sonrası” demek durumundayız. 2) CIA Başkanı William Burns Kiev’e giderek Zelensky’ye brifing verdi ve açıklamalara göre, burada Rusya’nın baharda yapmayı planladığı saldırıyı açıkladı. Ama bir plan devreye konmuş olmalıydı, detaylarını zaman içinde görüyoruz. Buradaki soru, gördüklerimiz istikrara mı istikrarsızlığı yaymaya mı yarıyor? 3) Kremsin Sözcüsü Dmitry Peskov şöyle dedi: “ABD ile ikili ilişkiler maalesef muhtemelen tarihin en düşük seviyesinde. Yakın bir gelecekte iyileşeceğine dair de bir umut bulunmuyor.” Demek ki Soğuk Savaş’tan da kötü bir durum söz konusudur. O halde istikrarsızlık yaygınlaştı! 4) Bundan iki gün önce Almanya, Ramstein’da gerçekleştirilen NATO Savunma Bakanları toplantısının sonuçları hemen görülmeye başlandı. Değerlendirmem şöyle, NATO, Ukrayna ordusuna bir mekanize kolordu gücü kurma planını devreye koydu. Bu olasıysa çok önemli bir gelişme. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin Ramstein’da iken, Ukrayna’daki savaşta bir dönüm noktasına gelindiğini söyledi. ABD ve NATO ülkeleri Ukrayna’ya güçlü düzeyde silah yardımı kararı aldı. 5) Bugün peşi sıra açıklamalar geldi, Ukrayna’ya Almanya Leopard, ABD ise Abraham tankları vermeye başlayacak. Baerbock bir savaşta olduklarını açıkça itiraf etti. 6) Bu yeni duruma göre Moskova’nın hazırlık içinde olmak zorunda bırakılması söz konusudur ve bu durumun ucu nerelere uzanır, siz düşünün. Rusya’nın Washington Büyükelçisi’nin açıklamasına bakalım: “Washington’ın kasıtlı olarak bizi stratejik bir yenilgiye uğratmaya çalıştığı açık.”

SONUÇ

Bundan böyle ne Moskova’da ne de Avrupa ve diğer yerlerde bir istikrar beklentisi olmasın. Dış politika argümanları neleri içerir, ilgililer bunu bir daha gözden geçirip açıklamalılar, ama bana göre durum bir önceki merhaleye göre daha sorunlu, bu durum giderek bir tırmanış içerisinde.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Stratejiyle Kazanmak

DİĞER YAZI

Baharda Ukrayna’nın Karşı Taarruzu

Güvenlik 'ın son yazıları

64 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
120 views

Birisi

Moskova’daki Crocus City Hall terör saldırısı konusunu analiz edelim. Ama önce bugünlere nasıl geldik, bir bakalım. Sonuçta aradığımız birisi var! Kim bu birisi? Hani öndekileri görüyoruz, yakalandılar da. Ama bu tür küresel etkisi olan ciddi konularda, Rusya gibi bir ülkeye terör saldırısı yapılarak, asıl ne amaç güdülüyor olabilir, bunu anlamaya çalışalım.
173 views

Küresel Silahlanma Tartışmaları

Her ülke silahlanıyor? Bu silahlanmanın caydırıcılık amacıyla yapılıyor olması bize neyi açıklar? Asıl konu egemenlik mi, küresel mücadele içinde daha fazla güçlü olabilmek mi? Bilinmedik şeylerden mi bahsediliyor? Bu soruları cevaplandıracağız. Ayrıca Macron ve Putin neler söyledi, değerlendireceğiz. Bu şekilde, asıl ilgilendiğimiz olgular ve temel düşünceler olacaktır.
184 views

Milli Güvenlik Siyaseti

Türkiye daima kazanan ve gelişen olmak zorundadır, başka türlü düşünülemez! Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (Kırmızı Kitap) gibi dokümanların kendi gücü için geri planda çok çalışılmalı, fikri altyapısı ve anlayışı özgün ve tutarlı olmalıdır. Ama önemlisi; bunun uygulanmasında herkesin, her kurumun, her şirketin, inanarak, gösterilen hedefleri elde etmek amacıyla, bütünlük halinde ve bu bağlamda tek yolda yürümesi gerekmektedir. Bu, "devlet disiplini" konu ve kapsamını aşan bir yaklaşımdır, ülkece disiplinli olmayı gerektirmektedir. Eğer ülkece disiplinliysek hak edilen gelişmenin yolunda oluruz! Siyasetin kendisi, entelektüel yaklaşımlar veya iş dünyası bizi yolumuzdan alıkoymamalıdır. Bu çok hassas bir konudur.
147 views

Küresel Stratejik Savunma 

Bu makalede, küresel savunma ve küresel strateji, savunma sanayiine olan ihtiyaç, bununla refah ve güvenlik yönleriyle kazanılacak avantaj, stratejik plan ve proje konuları ve KAAN projesinin değeri ortaya konacaktır. ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve Türkiye örnekleri üzerinde duracağım.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme