Suudi ARAMCO Petrol Tesisini Kim Vurdu?

Güvenlik

Suudi ARAMCO petrol tesisini kim vurdu? Yemen’de Suudilere karşı grup İranlıların desteklediği Husiler mi? Ki Husiler ben yaptım diyor. İranlılar mı? Ki Amerika İranlılar yaptı diyor. Suudi Veliaht Prens Selman’ın kendisi mi? Ki bu konu hiç gündeme gelmiyor. ABD ve İsrail Hava Kuvvetleri mi? Ki bu konu da hiç konuşulmuyor. Ben de ortaya konan ve belge diye açıklanan konulara bakarak bir analiz yapacağım.

Bu Hava Kuvvetleri görevleri içinde tam bir hedef analiz konusudur. Hedef analizci uzmanlar bu tip hedefleri analiz ederler, beklenen hasar ne (örneğin; Kinetic-kill, Fire-kill, Mobility-kill), nereyi vuruş noktası (DMPI) seçelim, hangi mühimmatı kullanalım (eldekilere göre en uygun olana bakılır, örneğin 250 libre, 500 libre, tapası şöyle olsun, güdümü böyle, vs.), bu mühimmat için hangi vasıtayı kullanalım (uçak, füze, SİHA, yerden ateşle, vs.)…

Hele hedef bir petrol tesisi ise konu çok ağırdır. Örneğin etkisi ne olmalı dendiğinde, karmaşık boru sistemleri, dolum, depolama, ayrıştırma yerleri ki bunlar birden fazladır, yan ürün, ara ürün tankları, gibi yüzlerce detayın içinde ve önemlisi, tam da devasa genişlikteki o tesise göre zaman içinde düzenlenmiş mühendislik ve teknolojik değerdeki detaya bakarak en doğru kararı vermek durumundasınızdır. Bunu fotoğraflar üzerinde seçip sonra hasarın kaç gün (72 gün, 36 gün, vs.) etkili olduğunun matematiksel hesaplarını yaparsınız. Şöyle açıklayayım, eğer bir petrol mühendisi ve bu tesisi projelendiren biri imiş gibi donanımlı olmaz, konuya bu gözle bakmaz iseniz, alacağınız sonuç tatmin edici sonuç vermeyecektir.

Bu tür bir kompleks hedefin vurulması ise yine ayrı bir hesap kitap konusudur. Yukarıdaki ifade ettiğim işi istihbaratın hedef analizcisi yapar, bundan sonrasını ise harekatçı yapar, tapa, mühimmat, vasıtanın hazırlığı ise lojistiğin işidir. Harekatçı örneğin hedef bölgesine hissettirmeden nereden girecek, sağsalim nasıl çıkılacak, gibi tahmin edebildiğimiz planları yapar. Az ve etkili uçak seçimiyle çok iş yapmanın hesabı ve kriterleri vardır.

Ancak bu bir terör eylemi ise durum farklılaşır. Terörist için hedef eylemdir, ses getirmektir, silahlı propagandadır, vs. O yapabildiğini hedefe yöneldir ve sonra bunu ben yaptım der. Burada yaşanan olaylardan ötürü çeşitli örneklere göre aklımız karışabilir.

İkiz Kuleler’e saldırı bile ne denli kompleksti ve hesap işi idi değil mi? Spekülasyonlar bir yana bu işin profesyonel plancılar binanın merkezindeki ana çelik taşıyıcıların ergimesi için kaç derece ısıya ihtiyaç var, bunun için ne tür bir patlama gerçekleştirilmeli, kaç galon yakıt taşıyan yolcu uçağını buraya çarptırılırsa bu taşıyıcıyı erir ve binanın ağırlığıyla çöküşünü gerçekleştirmek mümkün olur, gibi mühendislik, fizik, hedef çalışması, havacılık türünden detayların gözden geçirilmesi, sonra eğitimi, uzun süre hazırlığı söz konusudur. Ama böyle bir terör eylemi oldu mu? Oldu. Soru işaretleri var mı? Var. Bunlar bir yana bundan sonra ilan edilen bir dünya düzeni var, radikal terörle küresel savaş ilanı!

Gelelim Husilere. Radikallik var mı? Yemen’de savaş nasıl? Kimin elinde ne tür imkanlar var? İran ne veriyor, Suudiler ne yapıyor? Bunlar soru. Başka sorular da var. ABD ile İran’ın savaşı ne alemde? Suudiler ABD ile ne yapmak istiyor? Dünya enerji piyasasını kontrol etmek nasıl olur?

Bunları neden sıralıyorum? Terörist için düşünün. Hedef neresi deyince Suudi olsun denecek. Dünya petrol arzını ve ARAMCO’yu felç edelim, İran’ı sevindirelim denecek. Bunların her biri seçim. İkiz Kuleler gibi. Büyük bir iş! Bundan sonra SİHA (veya silahlı Drone) tedariği, harekat, istihbarat ve lojistik çalışmaları, bırakın bunu işi yapacak insan kaynağı bulunacak, hazır olunacak. Öyle rasgele bir iş değil bu!

Diyelim Yemen’den silahlı drone atıldı. Mesafe 900 km. Bu uçuşu yapacak drone ABD’nin elinde var, Predator gibi uydularla desteklenen çok teknolojik ve pahalı sistem. Yemen böyle bir teknolojiye sahip mi?

İran’dan bir nokta Suudi tesisine en yakın 250-300 km mesafede. İran attıysa neyi? Resmi bir kanıt yok. Bilinenler sosyal medya ve saygınlığı tartışılır yayın organlarında yer alan iddialar. Açık kaynaklara girin, siz de bir şeyler bulabilirsiniz. Aşağıdaki kolaj bu tür açık kaynaklardan alınmıştır:


İddialara göre, İran’ın resimde görülen seyir füzesi ile bu tesiste 17 DMPI noktası hatasız vurulmuş! (Husiler 10 drone ile vurdum demişti, zaten bunun olması mevzubahis değildir.) Daha önce bazı dronları İranlılar kullanmış (resimde koyu zemindeki parçalar), dolayısıyla burada da aynısı olabilirmiş! Çölde aramışlar parçalarını bulmuşlar (resimdeki çölde bulunduğu iddia edilen küçük parçalar). Hatta bir de adamın biri cep telefonu ile havada drone uçarken çekmiş (resimde, sağ alttaki görüntü), bir tv kanalında bu gösterilmiş!

Bahse konu İran’ın Yemen’e daha önce verdiği ve kendisi için daha da geliştirip önceleri Körfez’de de kullandığı iddia edilen Hoveizeh tipi seyir füzesinin 1.000 km menzilli olduğu biliniyor (başka kaynaklar 1.250 diyor). Ancak bunun dairevi hata ihtimali (CEP değeri) 25 metredir. Yanı hedefte aksaksız tam isabet söz konusu değildir. Diyelim 10 seyir füzesi gitti, bunun en iyi ihtimalle 1-2 adedi tam isabetle vurur, diğerleri hedefin en az 25 çaplı dairesi içinde bir yerlerdedir.

Hep yapılan bir hata var. “İşte bu menzil tutuyor, budur o zaman!” Dedim ya, profesyonel olaya bunun vuruş-hata payı ne, seyir kabiliyeti ne, gibi pek çok detaya bakar. Şimdi siz alın bunu diyelim 500 km’den İran’dan attınız, bırakın Yemen’den atmayı. Bize yine açıklanan drone uçuş pateni ne deyip başlayayım. Aşağıdaki resme bakınız.


Resimde solda görülenler (iddiaya göre) dronun uçuş izi. Demek ki havada gezmiş! Bu olursa, menzil, havada kalış, görülüp tespit edilmesi, karşı tarafça önlem alınması, hedefinde DMPI noktasına isabet için güdüm hassasiyeti vs. bilgilere bakınız. Nerede bu açıklamalar? “Drone vurdu!” Bunu demekle olmuyor. Resimde sağa bakın, Anlatılana göre Suudi savunma sistemleri İran’dan gelen ama Husilerin attığı şeklinde açıklanan (çelişkili bilgi) dronu görmüş, tespit etmiş. Sonra ne yapmış? Bilgi yok. Bakınız, bunlar havacılıkta magazin bilgile olur, ciddiyetten uzak konular.

Şimdi daha detaylı bir aşamaya gelelim.

Bu resim ARAMCO’nun Abkaik (Abqaiq) tesisini gösteriyor. Diyelim dronun gözü hassas (buna teknik olarak CEP değeri deniyor), uzun mesafeden böyle karmaşık bir yerde uçacak ve DMPI’ı bulacak. Sol köşedeki göründü uydu resmi. Uydudan bakınca tesis böyle görünüyor. Büyük resim ise yandan bakış. Diyebilirsiniz ki Amerikalıların Predator’u veya Türkiye’nin SİHA’sı nasıl sabit hedefi, hatta hareket halindekini (mobil) nasıl görüp isabetle vuruyor. Çok anlatmayayım. Size bir Predator sistemi resmi vereyim, siz kullanıldığı iddia edilen İran’ın Hoveizeh seyir füzesi ile karşılaştırın. Predator, Hoveizeh’i kanadında mühimmat diye taşır. Nitekim Howeizeh’in teknolojisini aldığı Rus menşeli KH-55’i Tu-95 uçakları gibi bombardıman uçaklarından atıyor. Basitçe söylüyorum, Predator gibi sistemler insansız uçaktır, bildiğiniz uçak, roket değil. Türkiye’nin SİHA’sı Bayraktar da Predator gibidir.

Bir de şu var, maksimum uçuş menzili başka bir şeydir, operasyon menzili başka. Bu tür konular hedeften hedefe bile değişir. Örneğin uyduların kabiliyeti veya radar takip sistemlerinin menzilleri dahi sistem bazında hesabın içinde olmalıdır. İran dronu ne? Bu olamaz. İddia yanlış olur. Hedefin tamamındaki DMPI’ları İran seyir füzesi tam sabitle vuramaz. Bir SİHA ise düşünülebilir. İran’ın geliştirdiği bir SİHA (Armored UAV) var: Fotros (Fallen Angel). İlk 2013 yılında tanıtıldı, 2.500 km menzilli, 30 saat havada kalıyor ve bir mühimmat atıyor. Ben denenmişliğini görmedim, ama bu adedi bilgiler dokümanlarda var.

Bu SİHA Husiler’de yok, İran’da var. O zaman İran mı attı? ABD böyle söylüyor. (Aslında tam ifade şöyle: Bu işin arkasında İran’ın olduğu açıktır, şeklinde.) İran yetkilileri de bizimle bir ilgisi yok bu işin diyor.

Şimdi bir detay daha görelim.

Yukarıdaki resmi ABD kaynakları verdi. Vurulan tesisin havadan görüntüsü. İşte bahsettiğim hedef analizcisi böyle çalışır. Ancak bu resim taarruz sonuna aittir. Analizci taarruz öncesi ve sonrası görüntüleri kaşılaştırır, acaba başarım ne olmuş, diyerek rapor verir. Bu resmi de taarruz sonu keşfi olarak görün. Bakın, DMPI noktalarına, kırmızı içine alınmış ve bilgi kutusunda 17 nokta olarak ifade edilmiş haldedir. Daha detaylı resimler de var, siz de bakıp bulabilirsiniz. Benim ifade edeceğim şu: İran’ın Fotros türü bir sistemle bu hasarı yaratabilmesi için aynı anda taarruz edecek ise en az 17-20 SİHA’yı bu bölgeye göndermiş olması gerekiyor. 17 rakamı kesim vurdu demek için (ağırlık, menzil vs. girdilere göre burada 1 Fotros, 1 mühimmat taşıyor), hata payı varsa 2-3 ilave yapın 20 deyin. 2 numaralı resme bakıp bir şey daha söyleyeyim:

Bu yukardaki bir sahanın büyütülmüşü. Yakın tanklarını görüyor musunuz, siyah lekeler vurulan noktalar (Impact point, DMPI). Neredeyse hepsi aynı eksende, ölçülmüş gibi patlama var. Bazılarında birden fazla DMPI var. Sağlam olsun diye birden fazla mühimmat kullanılmış anlaşılan. Ama hepsi aynı yerlerde. Dikkat çekici bir düzen. Ama buraya bakılırsa, CEP değerleri itibarıyla, tam isabetle vuran bir sistemin kullanılmış olması gerekir.

Abkaik (Abqaiq) ve Kureis (Khurais) tesisleri vurulmuştu. Bir resim daha var, Kureis’e ait, onu da gösterelim.

Kuleye isabet. Bu da vuruşu zor bir DMPI sınıfındandır. Vurulmuş ve alev alması sağlanmış. Söndürülüyor. İşte bu tip bir hedef için seçilecek mühimmat örneğin tanklardakinden farklı olmalıdır. Drone nasıl yapacak bu işi?

Yukarıdaki fotoğrafta kırmızı noktalar vuruş yerlerini gösteriyor. İsabet oranı çok çok yüksek. Dronlarla bu tür bir komplekste beklenen hasarı bu başarıyla vermek zor bir konudur. Kısa süre bandında, örneğin 20-30 dk’lık bir taarruz periyodunda bile, yüksek irtifadan çok sayıda drondan atılacak mühimmatla koordineli atış güçlüğü olur ve zamanı yaymak ihtiyacı ortaya çıkar, örneğin 1-2 saat. Seyir füzesi atılsa sağda solda bir sürü başka patlama noktası görmemiz gerekirdi.

Görüldüğü gibi, tarih bu tür konuları işlememizi mecbur kılıyor. Endişeliyiz, ortaya sürülen materyali bile bir uzman olarak inceleyince “acaba” diyoruz. Diyelim uzman değilsiniz, siz de dikkatli bakınca aynı düşünceye varacaksınız. Ama ne oldu? Birçok spekülasyon, ekonomistler, diplomatlar, medya, politikacılar, petrol fiyatı hesabı, düşmanlıklar, Körfez’de denklemlerin ortaya konması, bırakın bunları, İsrail’de bugün yapılan seçim, Suudilerin Veliaht Prensi’nin iktidar için çabaları…

ABD İran’ı, 2019 Ulusal Strateji Dokümanında düşman diye zikretti. Gerginlik belli. İsrail’de Netanyahu tekrar başbakan olmak istiyor. Zaten İran İsrail’in en büyük düşmanı. Hatta Yüzyılın Anlaşması’nı açıklayacaklar. ABD ve İsrail, Ortadoğu’nun kaos halindeyken, Filistin’i yok sayan ve Müslüman ülkelerin dikkatini fazlasıyla çekecek bu anlaşmayı dayatmak niyetindeler. Öte yandan Suudi Veliaht Prensi Selman ise “50 yıl kral olacaksam 1-2 yıl kaos sürsün,” diyebilecek karakterde biri, biliyoruz neler yaptığını.

Bütün bunlara tekrar bakın ve ilk baştaki sorumuzu tekrar ele alın. Bakın, bu tesisin bu şekildeki vurulması konusu SİHA ile değil ancak uçaklarla olur. Yani harekat, istihbarat, lojistik, yetişmiş personel, F-35 gibi hayalet uçaklar, hassas farklı mühimmatlar, kimsenin dikkatini çekmeden bir iş yapmak! Ama başka bir görüntü verilcekse bu da bir iş tabii. Şunu da ifade edeyim, eğer yerde patlayıcı koyup bu hasar günlüsünü verdirecekseniz de mümkündür.

Önce bir Suudiler açıklama yapsınlar bakalım. Ne diyeceklerini bekliyoruz. Elbette hava savunma sistemlerinin uyuduğunu söylemeyeceklerdir. Ellerinde Patriot var ve bir işe yaramadı. Bırakın Suudilerinkini, Amerikalıların var, bunlardan da bir karşı atış emaresi alınmadı.

Takdir sizin ve tarih bu tip olayları nasıl ele alacak, birlikte göreceğiz.

Bir Cevap Yazın

Güvenlik 'ın son yazıları

Bağdadi

ABD Başkanı Donald Trump 27 Ekim Günü TS ile 16:00’da çıktı ve

Irak’ta Kargaşa Büyüyor

Irak’ta Hükümetin uygulamalarına, yolsuzluklara ve işsizliğe dayalı Bağdat ve Basra’da başlayan protesto
DÖN BAŞA