gucun-bilesenleri-ve-turkiye
Gücün Bileşenleri ve Türkiye

Güncel Siyasete Stratejistlerin Penceresinden Bakmak

17 Temmuz 2019
Okuyucu

Güç Mücadelesi içine giren ülkelerin dünyaya bakış açıları bellidir. Bu belli ise hedeflerinin içeriği de anlaşılabilir. Ülkelere küreselleşmenin etkileri de bellidir. Büyük güçlerin jeopolitik yaptırımları, politikaları, müdahaleleri söz konusudur. Bu şartlarda Türkiye belli bir yerdeydi, bölgesel güç idi, şimdi daha ileri bir noktaya doğru gelişim halinde. Elbette bu durumun yarattığı bir sürtünme var. Sonuçta Türkiye stratejisini değiştirdi. Konuyu meşhur jeopolitikçiler (Mackinder, Mahan, Spykman, Brzezinski) bağlanımda ele alalım.

Halford Mackinder Kalpgâh Teorisini ortaya attı. Buna Kara Teorisi de denir. Kısaca anlamı şöyle: Kalpgâha hâkim olan dünyaya hâkim olur!

Alfred Mahan Deniz Teorisini ortaya attı. Nedir bu? Denizlere hâkim olan dünyaya hâkim olur.

Nicholas Spykman iki strateji belirledi: Birincisi, uzaya hâkim olan dünyaya hâkim olur. İkincisi ise, Kenar Kuşak Teorisi.

Zbigniew Brzezinski, Büyük Satranç Tahtası’nda, rakip bir Avrasya gücünün ortaya çıkışı engellenmeli, diyor. Bir başka ifadeyle şöyle diyor: ABD, Avrasya’yı bölemezse başı derde girecek!

Türkiye stratejisini değiştirdi. Esasen buna sebep küreselleşme ve büyük güçlerin jeopolitik yaptırımları, politikaları, müdahaleleri oldu. İster şu sebeple isterse bu sebeple, fiilen bugün Türkiye jeostratejik bir oyuncu oldu çıktı.

O halde durum belli, zamanla olacakları ve mücadele alanlarını sıralayalım:

  1. Türkiye bölgesel güç olmaktan çıkarak küresel güç olmaya doğru gelişim sürecini yaşarken, çeşitli tartışmaların, engellemelerin, karşı koymaların muhatabı olacaktır.
  2. Avrasya politikalarında Türkiye oyuncudur. Bunun gereği, Rusya, İran, Hindistan, Çin ile işbirliğine ya girdi ya da yakın zamanda girecek. Silahlanması, ekonomisi, sosyo-politik iletişimi bu cepheden gelişecek.
  3. Türkiye kendi Savunma Sanayii’ni ve küresel ticaretini geliştirmektedir. İşbirlikleri buna göre gelişecektir. Savunma ve küresel ticaret konusu karada, denizde, havada ve uzayda olacaktır.
  4. Jeopolitik teorisyenler Batılıdır. Onların ilgisi işin başından itibaren söz konusudur. O halde Türkiye, Atlantik’te Batı ile ilişkilerini sürdürecektir. Türkiye, Avrasya’da güçlenirken Batı ortaklığıyla hareket edecektir.
  5. Türkiye, sonuçta Pasifik’te bir işbirliği kanalı bulacaktır.

Jeopolitik ile bağlantılı gelişen güncel siyasette neler var?

  1. Doğu Akdeniz’in paylaşımı.
  2. Stratejik S-400 meselesinden başlayarak yeni savunma politikalarının gelişimi.
  3. Küresel F-35 müşterek taarruz uçağı ile Batı savunma stratejisini desteklemesi.
  4. Ortadoğu’da yeni yapılanmalarda belirleyicilik.
  5. Yeni nükleer oyunda gelişen tartışmalar.
  6. Ticaret Savaşları.
  7. Çin’in Modern İpek Yolu Projesi. (Bir Kuşak Bir Yol)
  8. Güney Çin Denizi sorunlarının çözülmesi.
  9. Uzay Savaşı, Siber ve Hibrit Savaş girişimlerinin yaratacağı yeni savunma dalgaları.
  10. Enerji yollarının korunması.

Böylesi bir yoğunluk içinde, bariz biçimde, ülkelerin ve küresel güçlerin karşılıklı olarak, muhataplarından (hasım da deseniz olur, ortak da) kaynaklı, bir yarış içinde olmaları doğaldır. Bunu jeopolitikle ilgilenenler bilmeliler.

Türkiye için de durum böyledir. Bu yarışta ve bu çağın imkanları çerçevesinde, ülkelerin ve küresel güçlerin diğerlerinin iç işlerine müdahale etmek istemeleri mümkün konulardır. Önemli olan dışarıdan kaynaklı jeopolitik konuları anlamamak için direnmek değildir, konu bu denli doğal ise gerekeni yapmak adına doğru yerde pozisyon almaktır. Bu noktada kasten yanlış pozisyon almak nasıl bir şeydir? Günlük meselelerde geçen konular bütün bunların özetidir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

kuresel-boluculuk
ÖNCEKİ YAZI

Küresel Bölücülük

beyaz-saray-f-35-kartini-oynadi-ama
DİĞER YAZI

Beyaz Saray F-35 Kartını Oynadı, Ama…

Politika 'ın son yazıları

49 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
79 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
84 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
77 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
112 views

İran’ın Riskli Durumu

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün (24 Ocak) Ankara'da idi. Ben de merakla bekledim, net ne açıklama olacak diye. Ekonomik Konsey gereği yapılan anlaşmaları kastetmiyorum. Benim görmek istediğim stratejik ve jeopolitik duruma getirilebilecek açıklık idi. Ne gördüm? Bugünden sonra Türkiye hem çok dikkatli olmalı, hem İran'dan alabileceklerini azami şekilde kısa dönemde almalı. Ama risk yok! Zira riskin çok yüksek olduğu bir döneme girdik, bunu göremeyenlere özellikle işaret etmek isterim. Sonuçta amaç Türkiye'nin gelişmesi, güçlenmesidir.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme