Lavrov’dan Anladıklarım

Okuyucu

Dün Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ankara’da mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nun konuğuydu. Görüşmeler sonunda yapılan basın toplantısı ilgi ile izlendi. Söylenenleri size haber kanalları aktardı, hatta Twitter hesabımdan ben de yazdım. Bugün bu makaleyi, “Lavrov’dan anladıklarım” şeklinde yazacağım. Bu aynı zamanda bir sınamadır. Bakalım doğru anlayabilmiş miyim? Ama çok genel bir sözle başlayayım, görüldü ki; Lavrov bildiğimiz diplomat, Rusya bildiğimiz devlet!

UKRAYNA

Lavrov şöyle dedi: “Top Zelensky’de, Ukrayna mayınları temizlesin, tahıl gemilerinin çıkmasında Rusya’ya göre sorun yok. Barış görüşmeleri için de 2 aydır top Ukrayna’da gelgitler yapıyorlar, yazılı cevap istedik, alamadık. Ukrayna’nın küresel piyasadaki payı sadece %1’dir, buradan bir gıda krizi çıkmaz, Batı bunu bilerek abartıyor.”

Pratik bir Karadeniz haritası hazırladım:

Karadeniz’de Riskler

Bu harita da göstermektedir ki; Odessa Rusya tarafından ablukadadır. Sivil gemiler için sadece mayın riski değil, aynı zamanda Rus Karadeniz Filosu’nun denizaltıları da risktir. Odessa’dan ve Mykolaiv’den tahılın dünya pazarlarına çıkışı için Lavrov’a mayınlar soruldu, ama denizaltılar sorulmadı, öyle değil mi?

Lavrov neyin peşinde? Bir soruya cevaben, bakın bu önemli; “Odessa’ya saldırmayacağız,” demedi, “mayınları temizlesinler, tahılla ilgili sivil gemilerin çıkmasına yardımcı oluruz,” dedi! Bu ilginç bir durum! Ukrayna ve Zelensky buna ne denli inanır? Peki güvence ne?

Lavrov, Ukrayna ile ateşkes konusunda Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky’yi suçlamaya devam ediyor. İki aydır bekliyoruz, diyor. Mesele zaten işgal altına alınan Ukrayna’nın %20’lik topraklarıdır.

Böyle giderse Rusya, Odessa’ya da saldırır, diye bekleyebiliriz.

Bu Odessa konusunu, Rusya’nın Muhtemel Üçüncü Safha Operasyonu isimli analizimde geniş şekilde irdelemiş idim. Bu yazının görselini buraya koyayım:

Ukrayna, Odessa

SURİYE

Hemen yazayım, Lavrov’un sözlerinden şunu anladım: Lavrov, Suriye’deki bölücü faaliyeti ve ABD’nin PKK/YPG’nin arkasında olduğunu kabul ediyor. Ama bu bir işe yaramıyor ki! Daha ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, “Gerginliği önlemek için Suriye’de Rusya ile günlük temasları sürdürüyoruz,” dedi.

Lavrov, BM’nin kararına rağmen uluslararası toplumun gerekeni yapmadığını söyledi. Suriye’de esas meselenin sosyo-ekonomik durum olduğunu işaret etti.

Lavrov’un bu yaklaşımından ne çıkıyor dersiniz? “Eğer BM kararları ve uluslararası toplumun yapmadıkları hesaba katılırsa, Rusya da bir şey yapmaz!” Böyle anlayabiliyor muyuz?

Lavrov her fırsatta Amerika’yı hedef gösteriyor. Türkiye’ye de “Suriye’de ABD aleyhine ne varsa yap, imkan veririm,” der gibi bir tutumu var. Bu bana Suriye’de TSK’nın yapacağı yeni harekata “yeşil ışık” verdiği şeklinde geldi. Şimdi sıra teknik düzeyde plan yapmak! Nitekim heyetler bugün görüşmeye devam ediyorlar.

Lavrov, Suriye konusunda; “Cenevre’de anayasa yazma komisyonundan sonuç yok, sosyal sorunlar var, Astana sürecine devam ediliyor,” diyor. Çavuşoğlu ekledi: “Suriye çin Cenevre’de anayasa yazma komisyonun rejimin olumsuzluğu sebebiyle sekizinci tur görüşmelerden sonuç çıkmadı. Suriyeli Kürtler ile PKK terör örgütünü bir tutmamak gerekir. Finlandiya ve İsveç’e karşı çıkmamızın nedeni de bu.”

Bakar mısınız, demek ki anayasa falan yazılmıyor, istikrarsızlık hali kanıksanmış görülüyor ve iş başa düşüyor, sonra da Lavrov’a bilgi veriyoruz… Ne olacak bu Esad’ın pozisyonu? ABD, bölücü PKK/PYD/SDG ile el ele, Esad onlarla içli dışlı. Suriyeli muhalif SMO, Esad’ın düşmanı ve Lavrov’a göre bütün bunların hiç bir anlamı yok!

Toparlayarak ifade edersek, Lavrov’un Suriye konusundaki düşüncesi şöyle: 1) Esad, Rusya’yı kendilerini korumak için davet etti, koruyoruz. 2) ABD ise işgalci, gayrimeşru ve bölücü, derhal bu ülkeyi terk etmeli. 3) Uluslarası toplum, BM kararları gereği, Suriye’ye maddi yardım yapmalı, sosyal düzen geliştirilmeli. 4) Esad ayakta tutulmalı.

Haftaya Nursultan’da “Astana Süreci” toplantısı yapılacak. Buradan ABD’ye karşı tutumları içeren bazı mesajlar verilir, BM, Anayasa, vs. konular hakkında açıklamalar yapılır. Demek ki diplomasi devam ediyor, ama ne işe yarıyor derseniz, sonucu belli!

Lavrov’u bilmem, benim sorum hep şöyle olacak: Esad orada durdukça Suriye’de ne değişir ki?

DİĞER

Çavuşoğlu’nun açıklaması şöyle: “Lavrov ile Ukrayna konusunun yanı sıra Suriye, Libya, Kafkaslar, Afganistan, Orta Asya konularını ele aldık. Suriye’nin toprak bütünlüğü esastır, bölücü ajandası olan terör örgütlerine karşıyız. Heyetler yarın da görüşmeye devam edecekler (teknik düzeyde).”

MESAJ VEREN LAVROV

Lavrov tarafından dünyaya, NATO üyesi ülke Türkiye ve Batı’nın tüm yaptırımlarına karşı direnme gücüne sahip, hatta kafa tutan ve Ukrayna’da savaşını devam ettiren Rusya arasındaki ticari ilişkiler ve Akkuyu nükleer santral inşası gibi projeler “devam ediyor” mesajı verildi. Bu gibi bir mesaj Rusya için önemlidir.

Lavrov Türkiye’ye neden geldi? Yine mesaj vermek için mi? Somut alınan karar ne? Ukrayna ve tahıl ihracı konusunda net bir iyileşme gören var mı? Suriye’de Türkiye ile el ele verip, “PKK/YPG terörüne karşı savaşalım ve Suriye’de barış huzur için bu yolda ilerleyelim” dedi mi?

SONUÇ

Rusya, kendi çıkarını fazlaca düşünürken, gerektiğinde sert gücü kullanmaktan kaçınmazken, Kırım’da, Ukrayna’da, Libya’da, Suriye’de neden ve nasıl bulunduğu çok belliyken, Türkiye, durup olanları yeniden muhakeme etmek için derin bir nefes alabiliyor mu? Rusya tarafından Odessa’ya bir saldırı olursa Türkiye’nin pozisyonu ne olacak, şimdiden belli mi? Bence fazlaca içli dışlı olmaya gerek yok…

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Suriye, Esad ve Türkiye’nin Operasyonu

DİĞER YAZI

Doğru Bir Barış Stratejisi

Politika 'ın son yazıları

Şam Sevicilik

Son günlerde Suriye ve Esad ile ilişkiler konusu gündemde yer alınca bu konuda yanlış anlaşılmaların olduğu

Beka

Beka gibi çok ciddi bir kavramı öyle çok basit görmeyelim! Hatta işi politika olanların bu gibi