Rusya’nın Muhtemel Üçüncü Safha Operasyonu

Okuyucu

Rusya, Ukrayna’da harekatına 24 Şubat’ta başladı ve 25 Mart’ta kendi açıklamasıyla, Özel Operasyon-2 başlatıldı. Buradaki amaç, başarısız olan Kiev bölgesindeki birliklerini geri çekerek, odaklanılacak cephenin Donbas’a inşa edilmesiydi. Rusya, Luhansk bölgesinde, beklediği hızda olmasa da bir başarı elde ediyor ve yaklaşık on gün sonra Donbas’ta hedeflerini ele geçirdiklerini ilan edebilir. Şimdiki soru, Rusya’nın Ukrayna’da harekatına devam edip etmeyeceği, başka bir ifadeyle Özel Operasyon-3 olacak mı, olacaksa yeni hedefi neresi?

KÜRESEL DURUM

Önce küresel gelişmeleri gözden geçirelim. Joe Biden’ın Uzun Savaş dediği süreç devam ediyor. ABD’nin hedefinin Çin olduğu açık. Genel değerlendirmede, Ukrayna Savaşı’nın uzaması ve Rusya’nın burada daha fazla meşgul olması, bu oluşan küresel konjonktür üzerinden ABD’nin asıl hedefine yönelik politikalarını geliştirmek var.

Bu şekildeki bir yaklaşımla Biden’ın politikalarındaki hedefleri: Ukrayna’ya büyük ölçekli destek; Rusya’ya yönelik yaptırımlar; Küresel arzı kısıtlamak ve savaşı uzatmak; Ukrayna’nın buğday ve diğer mal ihracatını kesmek ve arzı daha da kısıtlamak; Trump’ın ticaret savaşını sürdürmek; Tayvan’a desteği artırmak; Çin ithalatını olması gerekenden daha yüksek tutarak enflasyonist baskıyı artırmak; Çin ekonomisini Batı ekonomisinden ayıracak süreci yönetmek; Çin’in Tayvan’a askeri müdahalesini önlemek…

Joe Biden böyle düşünür de Vladimir Putin aceleci mi davranır, tabloya sadece Ukrayna ölçeğinde mi bakar? Hayır. Küresel gücü olan bu iki ülkeden bahsettiğimize göre ve asıl güçlenen Çin’in 2027’ye odaklanmış gelişimi göz önüne alındığında, savaşın yeni başladığı söylenebilir.

Ben bütün gelişmeleri ve beklentileri en son raporumda yazdım: Ukrayna-Rusya Savaşının Durum Değerlendirmesi (G100) Burada ifade ettiğim gibi Rusya’dan bir Özel Operasyon-3 beklenmelidir.

ABD VE ORTAKLARI’NIN DESTEĞİ

ABD son bir silah yardımı paketi daha açıkladı. Özellikle acil ortaya çıkan Donbas’taki harekata etki edeceği düşüncesiyle ABD, Ukrayna’ya 105 mm’lik M777 obüs topları vermişti. Bunun sayısını artırmaktadır. ABD topçuların kullandığı radarları da bu pakete eklemektedir, bir de MI-17 helikopterleri vermektedir. Şimdi de M142 HIMARS verme kararı ortaya çıkmıştır. Bu sistemlerin önemini sahaya intikal ettiğinde göreceğiz.  Son verilecek askeri paket 700 milyon dolarlık olacaktır. Ayrıca ABD’nin Ukrayna’ya MQ-1C SİHA vereceğine dair de bir proje vardır. Bunu şöyle önemsemeliyiz, sistem sadece bir SİHA değildir, ABD ve NATO’nun C4ISR sistem ve altyapısı ile de entegredir. Bu sistem paketine bir bütün halinde bakılmalıdır. İngiltere de benzer biçimde Ukrayna’ya M270 MRLS, Polonya ise KRAB sistemi verecektir. Başlarda hatırlanacaktır, Batının verdiği silahlar uçaksavar Stinger ve tank-savar Javelin gibi güdümlü füzelerden müteşekkildi, bu da devam ediyor. Silah sistemleri giderek sofistike olmakta ve menzilleri artmaktadır. Batı’nın yardımları öne çıkan konudur. Savaşı Ukrayna yapıyor olsa da dengeyi sağlamak amacıyla Batı’nın desteği çok yüksek değerlerdedir. ABD yardımları 53 milyar doları geçmektedir. Ukrayna’ya şimdiye dek G7 10 milyar, AB ise 2 milyar dolar yardımda bulundu. Bu yardımların büyük kısmı Ukrayna’ya, bir kısmı da Doğu Avrupa’daki NATO güçlerinin harcamalarına yapılmaktadır. Savaşın başından bu yana NATO’nun Doğu Avrupa’daki varlığı 5 kat artmış durumdadır.

ABD VE ORTAKLARININ NİYETİ

“Daha fazla Rusya’ya yaptırım ve daha fazla Ukrayna’ya destek,“ politikası devam etmektedir. Bunlara bakıldığında savaşın devam etmesi isteniyor gibi…

Yetkililer ve uzmanlar şöyle açıklamalar yapıyor: Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bitmesi için statikonun değişmediğini, Rusya topraklarına doğrudan bir tehdit olmadığını ve Ukrayna için “ante bellum” (savaş -2014- öncesi durum) olduğu ifade ediliyor. İlkesel olarak bu doğru.

Soru: Standart uzlaşma mümkün mü? Bu olacaksa dünya bekleyecektir…

RUSYA’NIN YENİ HAZIRLIKLARI

Putin bir açıklamasında, “Odessa’ya saldırmak için (deniz) ticaret yollarını kullanmayacağız,” dedi. Satranç hamlesi gibi bir açıklama!

Bu durumda adı üçüncü olur, ikincisinin devamı olur, harekatın devam etmesi söz konusudur. Neye karşı? Zelensky’nin, Rusya’nın ateşkes şartlarını kabul etmemesine karşı. Zelensky, Batı’nın “ante bellum” önermesiyle Rusya’nın karşısında daha ne kadar duracak, bunu görmemiz gerekecektir.

Düşük ihtimal ama şunu da düşünebiliriz, eğer Batı, Putin’e Odessa’ya saldırması için bir oyun peşindeyse, Putin geri adım atacak bir oyuncu değildir; öyle veya böyle olan Ukrayna’ya veya Odessa’ya olacaktır.

Rusya, Ukrayna Savaşı’nda yeni safhaya hazırlanıyor. Rusya, füzelerle Mykolaiv’i vurdu. Bu liman-silo bölgesi Ukrayna’nın Karadeniz’den tahıl ihracat noktasıdır. Rusya, Yılan Adası’na yeni hava savunma sistemleri konuşlandırıyor ve Karadeniz’de mayınlarını gözden geçirdi. Çarşamba günü Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Türkiye’ye geliyor. Tahıl konusu öne çıkmış görünüyor.

Rusya, Belarus’ta sınır bölgesine; İskender-M füzeleri, topçular, hava savunma birlikleri (Pantsir ve S-400) konuşlandırdı.

Putin, Ukrayna çapında hava ve füze bombardımanlarının devamı talimatını vermiştir. Hem hedef seçimlerinde sadece Batı’nın verdiği yardımların olduğu depoları vurmakla kalmayacaklar, Batı’nın küresel-politik argümanlarını gözeterek de hedefleri vuracaklar. Haziran başında vurulan Mykolaiv bunun kanıtıdır.

SAVAŞAN TARAFLARIN DURUMU

Rusya için kolay olmadı, bu açık. Başarısızlıklar moralleri bir hayli bozdu. Ancak Rusya’nın kayıplarının fazla olması demek, savaşı kaybediyor demek değildir. Putin’in bir genel seferberlik ilanı beklendi, ama bu olmadı. Yine de Putin bu kozunu elinde tutuyor. Putin sürekli yorulan ve başarısız olan birliklerini geri bölgeden getirdikleriyle değiştirdi ve takviye etti.

Ukrayna ordusunun morali Ruslarınkine göre daha yüksek. Ancak onlar da fazla yoruldular ve Rusya gibi geri bölgeden getirebilecekleri yedek askeri birlikleri yok. Silah desteği ise ABD ve Ortaklarından gelmek zorunda, atacakları mühimmat bile Batı’dan geliyor.

RUSYA’NIN NİYETİ

Bırakın Putin’i, Rus devlet kademeleri ve elitleri bu savaşın devam etmesi gerektiğine inanıyorlar. Bunun sonunda ABD’yi daha da zor duruma sokacaklarını hesap ediyorlar. Putin tarafı 2023’te de Ukrayna Savaşı’nın devamını istiyor, bu size ilginç gelmemelidir.

Moskova’da yaptırımlara rağmen halkın ve devlet sisteminin şu anda sorun yokmuş izlenimi vermesi dikkat çekicidir. NATO’nun son İsveç ve Finlandiya hamleleri daha öne çıkan hususlar olmaktadır. Bu durum Arktik Bölge’yi öne çıkarmaktadır. Arktik Bölge’nin önemi Putin kadar Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i de ilgilendirmektedir. Dolayısıyla Rusya, Çin ile birlikte askeri faaliyetlerde bulunarak küresel endişeleri körükleyen türden hamleler yapabilir. Nitekim Çin ve Rusya, Tayvan açıklarında ve Japon Denizi’nde askeri tatbikatlar yapmaktadır. Putin ve Xi, Hint-Pasifik’te kendilerine daha fazla ortak bulmak için elbirliği yapacaklarını göstermektedir.

Bu Rusya’nın tahıl hamlesi başlı başına bir Gıda Savaşı hamlesidir. Putin’in sorunu küreselleştirmesi adına bu konu dünya dengelerini şimdiden etkilemiş gözükmektedir. Putin’in elinde tahılın dışında enerji ile ilgili gerçekleştirdiği, özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelttiği bazı ataklar olmaktadır.

Dahası da var, nükleer kart halen Putin’in elindedir. Putin nükleer silahları araçsallaştırmış gözükmektedir.

Bütün bunlar, “elinizi gördüm” demek oluyor.

ÖZEL OPERASYON-3

Yazının görseli olarak ileri sürdüğüm haritada bazı konular çarpıcı şekilde olacakları anlatmaktadır.

Beklenenleri gözden geçirelim: Odessa bölgesi yeni hedef alanıdır. Harekat buradan geliştirilecektir. Rusya, Odessa bölgesinden Moldova’daki birlikleriyle birleşme imkanı yakalayabilecektir ve Karadeniz kıyılarında NATO üyesi ülke Romanya hattını kontrol edecektir. Ukrayna çapında hava ve füze saldırıları sürecektir.

Karadeniz’de Rus donanması halen Odessa görevini yapabilecek güçtedir. Özellikle Kilo sınıfı denizaltılarla atılan Kalibre füzeleri etkili olmaktadır. Buna karşılık Karadeniz’e NATO gemileri girememektedir, Türkiye Montrö şartının gereğini uygulamaktadır. Eğer bir deniz savaşı olacaksa da ABD ve Ortakları bunun bir yolunu bulmak zorundadır. NATO’nun Karadeniz’e kıyıdaş ülkeleri Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’dir. Türkiye tarafsızdır.

ABD’nin F-35 uçakları Baltık’tan Bulgaristan’a Kadr tüm sahalarda uçmaktadır. Yine ABD ve İngiltere başta olmak üzere NATO’nun C4ISR uçakları Karadeniz’de ve Doğu Avrupa’dadır.

Şöyle bir gözden geçirelim, 9 Nisan’da İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Kiev ziyaretinden bu yana, Odessa’da hava savunma ve füze sistemleriyle savunmanın takviye edilmesi sürekli gündemde kalmıştır. Ancak Odessa havaalanı içindeki depoları Rusya iki önemli hava taarruzu ile vurmuştur. Bakalım Batı’dan yeni silahlar verilecek mi?

Rusların Karadeniz Donanması: Altı adet Denizaltı, Kilo Sınıfı. Beş adet Firkateyn, İki adet Krivak ve Üç adet Grigorovich Sınıfı. Yirmi adet Korvet, Üç adet Bykov, Dört adet Buyan-M, Altı adet Grisha, İki adet Dergach ve Beş adet Tarantul Sınıfı. Dokuz adet Mayın Arama, Üç adet Alexndrit, Beş adet Natya ve Bir adet Gorya Sınıfı. On dokuz adet Amfibi, Çeşitli Sınıf.

SONUÇ

Savaşın bitmesi için tek bir şans kalıyor, Volodymyr Zelensky mevcut şartları kabul edecek ve bu noktadan itibaren Vladimir Putin ile bir pazarlık yapmayı deneyecektir. Aksi halde savaş hem yayılacak hem de uzayacaktır. Bu olasılık Ukrayna için pek de iyi değildir. Zaten 23 Mayıs’ta Davos’ta duayen Henry Kissinger de buna benzer bir tavsiyede bulunmuştur.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Ukrayna-Rusya Savaşının Durum Değerlendirmesi (G100)

DİĞER YAZI

Kitle Gücü Savaşı

Güvenlik 'ın son yazıları

Orta Doğu’da Yeni Savunma İttifakı – MEAD

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, Pazartesi günü, Orta Doğu’daki ortakları ve ABD ile Orta Doğu Hava Savunma İttifakı (Middle East Air Defense Alliance - MEAD) adıyla bir bölgesel

Kitle Gücü Savaşı

Türkiye ve Rusya'nın da içinde olduğu coğrafyayı, ABD'nin geliştirdiği 5. nesil silah kabiliyetlerini esas alarak ve