moskovadaki-suriye-konulu-uclu-toplanti
Moskova’daki Suriye Konulu Üçlü Toplantı

Moskova’daki Suriye Konulu Üçlü Toplantı

21 Aralık 2016
Okuyucu

Türkiye, Rusya ve İran, 20 Aralık 2016 tarihli Moskova’daki Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından, “Suriye rejimi ve muhalefet arasında tüm Suriye genelinde ateşkesi sağlayacak bir anlaşmanın garantörü olmaya hazır olduklarını” vurgulayan bir ortak metin yayımladı. Bu üç ülke etnik köken, din ve mezhep gözetmeksizin Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu belirtti. Suriye sorununun askeri yollarla çözülemeyeceğinde hemfikir olduklarını dile getirdiler.

Metinde şu hususlara yer verildi: “İran, Rusya ve Türkiye; Doğu Halep’ten sivillerin ve silahlı muhalefetin gönüllü bir şekilde tahliye edilmesi için ortaya konan ortak çabaları memnuniyetle karşılar. Bakanlar, aynı zamanda Fua, Kefreya, Zebadani ve Madaya’dan sivillerin tahliye edilmesinden de memnun. Sürecin, kesintiye uğramadan, güvenli ve emin bir şekilde tamamlanacağını taahhüt ettiler. Bakanlar, ateşkesin, kesintisiz insani yardımın ve sivillerin serbest dolaşımının ülke geneline teşmil edilmesinin önemi konusunda mutabıktır. İran, Rusya ve Türkiye, Suriye ve muhalefet arasında müzakere edilmekte olan ileriye dönük anlaşmanın kolaylaştırıcıları ve garantörleri olmaya hazır olduklarını belirtir. Sahadaki gelişmeler üzerinde nüfuzu olan tüm ülkeleri aynısını yapmaya davet eder.”

Ortak metinde, taraflar anlaşmanın BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca, Suriye’de siyasi çözümün kaldığı yerden devamı için gerekli ivmeyi yapmak konusunda yardımcı olacağına ilişkin güçlü inancını dile getirdi. Kazakistan Devlet Başkanı’nın Astana’da konuyla ilgili toplantılar yapılması konusundaki nazik davetinin önemini vurguladılar. Terör örgütü DEAŞ’in yanı sıra Nusra Cephesi’yle de ortak mücadele kararında olduğu, ancak diğer silahlı muhalif grupların bu örgütlerden ayrıştırıldığı yinelendi.

Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu, Sergey Lavrov ve Cevad Zarif üçlü görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında da bazı açıklamalar yaptılar. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Türkiye, Rusya ve İran’ın Suriye rejimi ve muhalifler arasında imzalanacak anlaşmanın garantörleri olmaya hazır olduklarını,” söyledi ve “diğer ülkeleri de bu sürece katılmaya davet ettiklerini” belirtti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise “soruna politik çözüm bulmaları gerektiğini, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine saygı ilkelerinde ısrarlı olacaklarını, bu yüzden savaşı bitirecek tek yolun politik çözüm olduğu gerçeğini kabul etiklerini,” ifade etti.

Mevlüt Çavuşoğlu da basın toplantısındaki konuşmasında, Suriye’nin ve tüm komşularının ulusal birliğini ve sınır bütünlüğünü desteklediklerini, ateşkesin Suriye geneline yayılması konusunda DEAŞ, El Nusra gibi terör örgütleri ile mücadelenin sürdüğünü söyledi. Ayrıca, “Rejim, muhalifler, bir de dışarıdan gelen gruplar var. Hizbullah var. Başka gruplar da var. Dolayısıyla tüm bu gruplara bu yardımların kesilmesi lazım. Biz burada ateşkesten ve siyasi çözümden bahsediyoruz,” dedi. Mevlüt Çavuşoğlu, Fırat Kalkanı operasyonunun amacının sorulması üzerine amacın Münbiç cebini DEAŞ terör örgütünden temizlemek ve burayı mülteciler ve yerinden edilmiş insanlar için güvenli bir bölge haline getirerek burada yaşayan insanlara bırakmak olduğunu belirtti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry yaptığı telefon konuşmasında 20 Aralık’ta Moskova’da düzenlenen Rusya, İran ve Türkiye Dışişleri Bakanlarının görüşmesinin sonuçlarına ilişkin bilgi verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle: “ABD Dışişleri Bakanlığı’na Moskova’da Rusya, İran ve Türkiye Dışişleri Bakanlarının katılımıyla düzenlenen görüşmesinin sonuçlarını anlatan Sergey Lavrov, Suriye ve muhalif gruplar arasında imzalanması planlanan anlaşmaya ve Astana’da tarafların bir araya gelmesinin desteklendiğine dikkat çekti. Bu BM’nin Cenevre’deki kararlarının temelinde kurulacak diyaloğu hızlandıracaktır. Dışişleri Bakanlığı, Filistin ve İsrail krizinin çözülmesi konusunda da fikir alışverişi yapıldığını belirtti.”

Bu üçlü toplantı sonrasında Türkiye’nin Suriye rejimini değiştirmekle ilgilenmediği konusu ifade edilmiş oldu. Belki de daha sonraki gelişmeler çerçevesinde Türkiye Edan rejimiyle doğrudan veya dolaylı görüşmeler içine girebilecektir.

Görülen odur ki; Türkiye tüm dikkatini Suriye’de barışın bir an evvel gelmesine, insanlık dramının durdurulmasına, yeni mülteci sorununun yaşanmamasına, Suriye-Türkiye sınırında bir Kürt bölgesi oluşumunun engellenmesine ve DEAŞ başta olmak üzere bölgedeki terör odaklarını marjinalleştirmeye, toplamıştır.

Toplantı Ankara’da hunharca katledilen Büyükelçi Andrey Karlov’un üzüntüsü içinde gerçekleştirildi. Hatta bugün (21 Aralık) Büyükelçinin naaşı Ankara’dan Moskova’ya nakledildi. Her iki tarafta da tören yapıldı. Moskova’da karşılamayı Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov birlikte yaptılar. Ayrıca hatırlanacağı üzere Rusya bu eylemle ilgili araştırma için Ankara’ya bir ekip gönderdi ve soruşturma safhasında Türkiye ve Rusya ortak hareket edecekler.

Bütün bu gelişmeler, bundan böyle bölgesel sorunlar ve terörle mücadelede Moskova ve Ankara işbirliğinin daha da fazla görüleceği anlamı taşımaktadır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

karlov-suikastinin-dusundurdukleri
ÖNCEKİ YAZI

Karlov Suikastının Düşündürdükleri

disisleri-bakanliklari-savasi
DİĞER YAZI

Dışişleri Bakanlıkları Savaşı

Politika 'ın son yazıları

49 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
79 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
84 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
77 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
112 views

İran’ın Riskli Durumu

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi dün (24 Ocak) Ankara'da idi. Ben de merakla bekledim, net ne açıklama olacak diye. Ekonomik Konsey gereği yapılan anlaşmaları kastetmiyorum. Benim görmek istediğim stratejik ve jeopolitik duruma getirilebilecek açıklık idi. Ne gördüm? Bugünden sonra Türkiye hem çok dikkatli olmalı, hem İran'dan alabileceklerini azami şekilde kısa dönemde almalı. Ama risk yok! Zira riskin çok yüksek olduğu bir döneme girdik, bunu göremeyenlere özellikle işaret etmek isterim. Sonuçta amaç Türkiye'nin gelişmesi, güçlenmesidir.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme