pandemiyle-mucadele-ve-turkiye
Pandemiyle Mücadele ve Türkiye

Pandemiyle Mücadele ve Türkiye

Okuyucu

Gerek dünya açısından, gerekse Türkiye özelinde her geçen gün pandeminin baskısı artmaktadır. Küresel çapta sosyal, ekonomik, politik, psikolojik, bilimsel ve teknolojik olduğu kadar güvenlik boyutuyla da hissedilen ağırlık söz konusudur. Peki, bugüne dek neler yapıldı, derhal neler yapılmalı ve Türkiye ne gibi bir avantaj elde etme noktasında, gelin birlikte bu hususları ele alalım.

Yeni tip korona virüs, COVID19 pandemisiyle birlikte küresel çapta yaşananları büyük pencerede bakarak özetlersek tablo şöyle çıkıyor: 

  • Sosyal: Bu bir salgın olduğuna göre evvela bilinen yöntemler kullanıldı, halkın tecrit edilmesi, izolasyonu, karantinası ve birbirleri arasında sosyal mesafede kalmaları.
  • Sağlık: Bu alandaki çabalar yoğun bir şekilde sürmekte. Teknik açıdan RNA mutasyonunu bozmaya dayalı bir süreç işletilmeli. Halen virüsün iyice anlaşılması üzerine çalışılmakta, aşı ve ilaç hazırlanması sürmekte. Sağlık çalışanları cari olarak test, tedavi, gözetim konuları üzerinde odaklanmakta.
  • Ekonomik yaşam, tabiri yerindeyse durdu. Başka ifadeyle her alanda el freni çekildi. FED dahil merkez bankaları karşılıksız para bastılar. Fabrikalarda üretimlere ara verildi. Arz fazlası olduğundan petrol fiyatları düştü. Haliyle temel tüketim malları üzerine ilgi arttı ve bu alanda mağazalarda raflar boşaltıldı. Hükümetler destek ve erteleme babından önlemlerini ilan ettiler.
  • Psikolojik: Özellikle Batılı ülkelerde psikolojik sorun ortaya çıktı.

Çeşitli merkezlerin pandemi çerçevesinde sürdürdüğü mücadele ise şöyle:

  • Çin: Vakıa ilk Wuhan’dan çıktı ve küresel ölçekte yayıldı. Şu an Wuhan dahil Çin durumu kontrol altına aldı. Çin devleti hukuki ve liderlik açısından sorun yaşamadı. Yüksek nüfusa rağmen durumun hızla kontrol alınmasında rejim, kültür ve alışkanlıklar önemli oldu. Ancak durumu kontrol etmede en temel konu hızla ileri teknolojide yaratılan önleyici kapasitedir. Burada IV. Sanayi Devrimi’nin bütün uygulamaları ve imkanları gelişen olumsuz duruma seferber edildi. Hızla geliştirilen ileri sistem ve uygulamalarla;
    • Sosyal yaşam daha akılcı kontrol edildi,
    • Sağlık alanında atılan adımların verimi artırıldı,
    • Ekonomi için yeni üretim alanlarında öne geçilerek kaybı telafi edici bir avantaj yakalandı.
  • Diğer Uzak Doğu Ülkeleri: Başta Güney Kore olmak üzere şartlar bu coğrafyada Çin’e paralele gelişmiştir.
  • Avrupa: Sosyal devlet bağlamında bazı ülkelerin sağlık sorunlarının olduğu ortaya çıktı. Hukuk, liderlerin hızla durumu kontrol etmesine elverişli bir ortamı engelleyen en temel mesele oldu. Halkın temel hakları ve özgürlükleri bağlamındaki statüsü pandeminin hızla yayılmasına sebep oldu. Sağlık, sosyal ve ekonomik açılardan Avrupa şu an bir çaresizlik hali içindedir.
  • ABD: Tedavide kullanılabilecek mevcut ilaçlar etken maddeleri ve yarayışlılık bakımlarından neredeyse Çin ile aynı seviyededir, belki daha da iyidir. Ancak ülkenin genel sağlık ve sosyal altyapısı yeterli değildir. Hukuk, halkın temel hakları ve özgürlükleri bağlamında hızla atılacak adımları engeller mahiyettedir. Teknoloji yüksektir, Çin’in sahip olduğu kapasite anında yaratılabilir, ancak hukuken uygulamalarda belli adımların atılması beklenmektedir. Şu an siyasi otorite sistemi ikna etmekle ilgili süreci atlatmak açısından zorluk içindedir. Bu noktadan sonra her gecikmenin Çin tarafına avantaj sağlayacağı hususu da gerçektir.

Kim neyi bekliyor?

  • Çin, Mart 2020 ortalarından itibaren, küresel kazanımda durumu ekonomik, ticari ve teknolojik çıkara dönüştürmenin hazırlığını yapmaktadır. Aslında yayılmayı kontrol ettiğine göre şimdi piyasaların canlanmasını bekliyor diyebiliriz.
  • ABD ve Avrupa, sosyal hayatı ileri teknoloji marifetiyle kontrol etmekte gerekli olan hukuki açılımı beklemektedir. Ama diğer yandan pandeminin hız kesmesini de beklemektedir.
  • Diğer ülkeler: Sosyo-ekonomik şartların normale dönmesini, pandeminin geçmesini, aşı ve ilaç tedarik edilmesini beklemektedir.

Türkiye gibi bir ülke, Çin ve Güney Kore ile yakın ilişkiler içindeyken, hukuki düzenlemeleri hızla hazırlama kapasitesine sahipken, pandemide sosyal yaşamın ve kentlerin ileri teknoloji gereçleri ile bireysel bazda kontrol altına alınmasını dikkate alarak, bahse konu ülkelerle işbirliği sürecine girmelidir. Bunu ne şartta yapacak? Testlerin hızla ve çok miktarda yapılması, teşhis, tedavi, takip gibi konuların disiplinle yerine getirmesi halinde. Ama şu bilinmelidir, Güney Kore ve Çin örneğindeki gibi, eğer sosyal hayat ileri teknolojiyle bireysel bazda kontrol altına alınmaz ise sağlık önlemleri ve klasik ve zorlayıcı yöntemlerle sosyal izolasyon yeterli olamamaktadır. Eğer bu yönde önlem almakta geç kalınır ise durumun ekonomide de negatif baskısı ortaya çıkacaktır. Tam tersine düşünelim, ilgili ülkelerle gerekli düzeyde hızla işbirliğine girilirse ve ilgili sistemlerle takip usulleri hizmete sokulursa, bu kez kriz sonrası başka alanlarda da ileri teknolojinin getirisinden yararlanma altyapısı kullanılabilecektir.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Cevaplanmayan Sorular Zinciri

DİĞER YAZI

Salgın ve Sürdürülebilirlik

Politika 'ın son yazıları