pentagon-sdg-ile-neyin-cevabini-verdi
Pentagon SDG ile Neyin Cevabını Verdi?

Pentagon SDG ile Neyin Cevabını Verdi?

19 Eylül 2019
Okuyucu

Dün Pentagon’da yapılan basın toplantısında bir bilgilendirme sunan ve soruları cevaplayan DAEŞ ile mücadeleden sorumlu Chris Maier’in açıklamaları çok yönlü tartışılmaya devam ediliyor. Aslında şaşılacak bir şey yok. Neden bu zamanda bu açıklama geldi ve ne mesajlar verdi, birlikte bakalım.

Ankara’da gerçekleştirilen Üçlü Zirve öncesinde Suriye rejiminden Birleşmiş Milletler’e bir mektup yazıldı. Bu mektup tam da Türkiye’nin istediği bir tarifi yapmaktaydı. Bu mektup mealen, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) esasen Suriye’yi bölmek isteği, ABD başta belli ülkelerin Suriye’yi bölmek için gayrı meşru çaba içinde olduğu, PKK/YPG ile SDG’nin tam bir ilintisi bulunduğu ve terörist oldukları ifade edilmişti.

Üçlü Zirve’de Ruhani, Putin ve Erdoğan’in verdikleri mesajlar çok açıktı. Suriye’nin toprak bütünlüğü, Suriye’nin ABD ve ona destek verenlerce bölünmek istendiği, SDG’nin durumunun rejime ters olduğu, Türkiye’nin 1998 tarihli Adana Mutabakatı ile gerekeni yapabilceği şeklinde bilgiler vardı.

Bir de hatırlatayım, geçen hafta DAEŞ terör örgütü sözde lideri Bağdadi’nin bir ses kaset  daha yayımlandı.

Şimdi bütün bunları toparlayın ve şöyle düşünün: ABD tarafı, Suriye rejimine, Ankara’daki Üçlü Zirve’yi gerçekleştirenlere ve DAEŞ tehdidiyle ilgilenenlere toplu bir mesaj vermek amacıyla, dün Pentagon’da DAEŞ ile mücadeleden sorumlu bir kişinin kürsüye çıkmasıyla topluca cevap niteliğindeki açıklama yaptı.

Türkiye’ye;

  • Güvenlik endişelerini giderici “güvenlik mekanizması” çalışmaları Birleşik-Müşterek Görev Gücü (CJOC, BMHM) ile sürüyor, EUCOM ve CENTCOM bunun için koordineyle müşterek faaliyetini sürdürüyor, bugüne kadar 5 hava ve 1 kara devriyesi yapıldı, burada amaç DAEŞ başta Türkiye’nin sınırlarını terörden korumaktır, bunun peşinden Suriyelilerin bölgeye dönüşleri için gerekenler yapılacak, deniyor.
  • Güvenlik Mekanizması’nın alanı Tel Abyad ve Rasulayn ile sınırlı olduğu açıklanıyor. 13 km derinlik sorusu üzerine; derinlik önemli değil deniyor. Ağır silahların toplanması sorusuna karşı; silah önemli değil, yapılmak istenen önemli diyor.
  • Şeffaflıkla DAEŞ ile yürütülen mücadele için SDG’ye verilen silahlar ve diğer envanter bilgileri sunuluyor, açıklaması var.
  • YPG konusu cevaplanmak istenmiyor, ancak YPG ve SDG’nin birleştirilerek okunmasına karşı tutum içinde oldukları mesajı yineleniyor.

Suriye’ye ve Türkiye’ye;

  • ABD’nin bir yandan Türkiye’ye sınırlarında güvenliğini garanti ederken, esasen Suriye’ye, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) vasıtasıyla, yani halen tehdit altındaki bu ülkenin içinden çıkan unsurlara karşı terörle mücadele (DAEŞ) faaliyetini sürdürdüklerini ve Suriye’nin de güvenliğini garanti ettiklerini söylüyor.
  • Halen 60 bin DAEŞ’li vardı, halen 10 bin DAEŞ’li tehdidi söz konusu diyor ve SDG bölücü değil mesajı vermek istiyor.
  • ABD, SDG’ye desteğini sürdüreceğini (dolayısıyla içindeki teröristleri de) ilan ediyor. DAEŞ kartını ileri sürüyor.

Maier şu referans açıklamaları da hatırlatıyor;

  • Gen. Dunford: DAEŞ ile (aslında radikal-küresel terör ile mücadele için) Suriye’de yerel birliklere ihtiyacımız var.
  • Gen. McKenzie: İki operasyon aynı anda sürdürülüyor, birincisi Güvenlik Mekanizması (Türkiye ile BMHM faaliyeti deniyor), ikincisi ise DAEŞ ile diğer görev (SDG marifetiyle ve koalisyon ülkeleri marifetiyle deniyor).

Rusya ne anlamalı? Suriye’de barış ve bölgede terörle (başta DAEŞ) mücadele konusunda ortak hareket edelim mesajı verilmek isteniyor. Zaten ABD, İran’ı muhatap almak istemiyor.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

astana-ruhu-olmasaydi
ÖNCEKİ YAZI

Astana Ruhu Olmasaydı

bmnin-74-genel-kurulu-ve-turkiye
DİĞER YAZI

BM’nin 74. Genel Kurulu ve Türkiye

Politika 'ın son yazıları

74 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
50 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
53 views

Seçimler ve Beka

31 Mart Yerel Seçimleri gerçekleştirildi ve Türk demokrasisi kazandı diyoruz. Ben ise size bu seçimleri örnekleyerek bir "beka seçimi" ne demek oluyor, bunu açıklayacağım. Buradan hareketle yapılması gerekenleri de gözden geçirmiş olacağım.
76 views

Politikada Gri Kavramlar

Size politika amaçlı yapılan propaganda konusu içinde yer alan kavramsal bir temayı sunuyorum, grilik. Gri kavramların dış ve iç politika yansımalarına bakacağım. Özellikle ABD dış politikasında kendi çıkarına yaklaşımlar sergilemesi neticesinde görülen gri kavramlar konusunu işleyeceğim. Buna örnek olarak Filistin-İsrail, terörle mücadele, sözde soykırım tasarısı gibi konular da yer alacak.
144 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme