turkiyenin-abdye-yeni-ortaklik-sartlari
Türkiye’nin ABD’ye Yeni Ortaklık Şartları

Türkiye’nin ABD’ye Yeni Ortaklık Şartları

25 Nisan 2019
Okuyucu

Türk-ABD ilişkilerinde gelinen nokta gün geçmiyor ki tartışılmasın, endişe uyandırmasın. Her iki ülke arasında çok temelde ayrım noktaları ve ortaya çıkan sonuçlar var. Bu çerçevedeki konularda anlayış birliği sağlanamaz ise önemli değişikliklerin ortaya çıkması olasıdır.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler savunma ve güvenlik anlayışı temelli konulara dayanır. İlişkiler iyidir veya kötüdür ama Soğuk Savaş sonrası dönemde farklılaşmıştır. Yeni dönemde Türkiye kendi düşüncesini sanki bir ilişkiyi güçlü tutmayı çabalarcasına dile getirmiştir. Her iki taraf, bazen sadece Türkiye, “müttefik, stratejik ortak, ortak, rol model…” gibi tabirleri sürekli denemiştir.

Sonuç ne? Değişik anlayışlar var. Sıralandıralım:

  • Temel olarak ABD doğrudan şunu mu söylüyor? “Rusya ile ilişki kurma, eksen kaymasına gitme, Batı’dan kopma, ama söylediğimden de dışarı çıkma…”
  • ABD’nin, söylediği başka, uygulaması başka, kabilinden bir düşüncesi de var. Bu durumda acaba temel olarak şunu mu ima ediyor? “Türkiye coğrafyasında İsrail ve Yunanistan, Müslüman dünyasında da Mısır ve Suudi Arabistan Amerika’ya yeter. Türkiye başka kazanımlar için üzerinden bazı operasyonların yürütüldüğü ülkedir…”
  • Konjonktürel olarak ABD işine geldiği gibi mi davranıyor? “Amerika için Rusya, Çin, Avrupa, nükleer silahlar, ekonomi, enerji, vs. önemli, duruma göre Türkiye’ye rol veririm, o da üstüne düşeni yapar…”

Hangisi? Bu denklemlerin en çarpısı olanının geçtiğimiz hafta ABD’nin Kongre’ye sunduğu kanun tasarısında gördük. Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ve Demokrat Senatör Bob Menendez “Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji İşbirliği Kanunu” tasarısını Kongre’ye sundu. Bu kadarla da kalmadı, bazı konuşmalar yapıldı; “ABD Türkiye’den üslerini kapatsın ve Yunanistan ile Güney Kıbrıs’a taşısın…” gibisinden. Bu iki senatör aynı zamanda Kongre’ye F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye tesliminin engellenmesi karar tasarısını da sundu. O zaman durumu değerlendirelim; yukarıdaki üç maddeden ilkini eledik mi? İlişkiler salt ABD’nin çıkarına göre mi şekillenecek?

Pentagon’un ve bazen tam anlayamasak da CIA gibi kurumların bölgemizdeki faaliyetlerine bakarak bir yorum yaptığımız oldu. Diplomasi gereği en üst mercilerin yaptığı görüşme kayıtlarına da bakıp yorum yaptık, “Başkan Donald Trump söz verdi…” dedik. Ama bunların hiçbiri Türk tarafına kesinkes bir temel yol işaret etmedi. NATO bile devreye giremedi, bu ilişkileri belirginleştirmek açısından.

Sonuçta konumuz şu oldu:

  • ABD bakışı: “Rusya’dan S-400’leri satın alma. Akkuyu’ya nükleer güç santrali yapma. FETÖ ve Suriye’deki SDG’ye terörist deme. İsrail’in çıkarına olan her bir adıma evet de… Bunları yaparsan F-35’leri ve daha uyumlu olursan Patriot da veririm…”
  • Türkiye’nin bakışı: “Bağımsız ve egemen bir ülkeyim. NATO ülkesiyim. Anlaşmalara sadığım. Kim yaparsa yapsın Ortadoğu’da oldubittiler peşinde koşanlara karşıyım. İnsan haklarından ve ülkelerin toprak bütünlüğünden yanayım. Eğer sosyo-ekonomik sosyo-politik açılardan gelişmeme katkı sağlayacaksa, sadece Ortadoğu ve Avrupa’da değil, Avrasya ve Afrika’da da çıkarımı ararım…

Buradan anlaşılması gereken bir nokta var, ABD veya ABD içindeki bazı odaklar Türkiye’yi kendi görüşleri ile belli bir yere koyuyor olabilirler ve eski alışkanlıkla savunma-güvenlik alanındaki ilişkilere bakarak kendilerine vazife çıkarıyor olabilirler. Ama Türkiye konuya salt savunma ve güvenlik bağlamında bakmıyor, sosyo-ekonomik ve sosyo-politik gelişme perspektifleriyle de bakıyor. Eğer ABD ile yeni bir ortaklık vizyonu kurulacak ise Türkiye’nin şartları bunlardır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

diplomatik-misyonlarin-islevi-ve-assange-olayi
ÖNCEKİ YAZI

Diplomatik Misyonların İşlevi ve Assange Olayı

kuresel-ucak-f-35
DİĞER YAZI

Küresel Uçak F-35

Politika 'ın son yazıları

48 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
89 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
101 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
130 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
98 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme