sonsuz-savas-meselesi
Sonsuz Savaş Meselesi

ABD’nin Suriye’ye Bakışındaki Çarpıklık

13 Mayıs 2019
Okuyucu

RAND Corporation’un yeni yayımladığı (2019) birçok araştırmacının katıldığı “America’s Strategy-Resource Mismatch, Addressing the Gaps Between U.S. National Strategy and Military Capacity” isimli dokümanında “Büyük Ortadoğu ve Afganistan” bölümü, “İslam Devleti ve Diğer Cihadist Hareketlere Karşı Mücadele” başlığı altında incelenen konuları gözden geçirirken ABD’nin bir mantık hatası içinde mi olduğunu, yoksa gerçekten bölgeyi öyle mi değerlendirmek istediğini düşündüm. Ortadaki yapay gerçekliğin sorularını sordum kendime. Bu hususu paylaşmak istedim sizinle.

RAND’ın bu incelemesi küresel çaptadır. Dokümanda Rusya ile Avrupa kanadında, Çin ve K. Kore ile Pasifik bölgesinde, terörle ve İran’la Büyük Ortadoğu’da nasıl baş edileceğinin gerekçeleriyle birlikte tasarıları var ve bunlara göre ABD savunma bütçelemesinden harcanacak masrafları göstermeye çalışmışlar.

Dokümanda Türkiye ile ilgili olan kısma baktığımda bir paragrafta (sayfa 142) ciddi bir tutarsızlık olduğunu gördüm. Şöyle diyordu: “İran etkisinin dikkate alınmasının yanı sıra DAEŞ’in yeniden birleşmesini önlemek için Doğu Suriye çabaların odak noktası olacak. Korkulan odur ki, özgürleşmiş bölge ihmal edilmiş haldedir, Sünni-Arap fanatiklerinin desteğiyle ve potansiyeliyle ittirilen topluluklar DAEŞ’in kuvvetlerinin veya gelecekteki halefi kuruluşların arkasında olacak. Ardından gelen soru, ABD’nin bu bölgeyi güvenceye alınmasına ve istikrara kavuşturulmasına yardım edip etmeyeceğine veya Şam’ın ABD’nin yardımlarıyla kurtardığı halklara egemenlik verilmesine izin verip vermeyeceğidir. ABD desteğine ihtiyaç duyan Suriye-Fırat bölgesinde, Washington’un Moskova ile müzakere ettiği çatışmasızlık hatlarında, Menbiç’den Rakka’ya ve ardından, Deir ez Zur şehri hariç olacak şekilde, Mayadin’den Albu Kamel hatlarında, istikrarı sağlama devriye görevini üstlenmeye dönük sorumluluk bölgelerinin belirlenmesi önerilmektedir. Bu düzenlemenin dayanıklılığına tehdit, Amerika’nın Doğu Suriye’deki Kürt ortakları için kalıcı özerkliğe karşı olan hem Esad rejiminin hem de Türkiye’nin muhalefetiyle gelmektedir.

Bölgede ABD’nin üslendiği görev ne? DAEŞ ve benzeri “cihadist” örgütlerden halkı korumak mı? Bunun için tek çare “özgürleşmiş bölge” oluşturmak mı? Dokümanın diğer bölümlerini de okuduğum için şöyle yazabilirim: DAEŞ’e ve gelecekte benzeri terör örgütlerine çare, ABD bütçesinden sarf edilenlerle bir şekle getirilen, YPG’den geliştirilerek belirginleştirilen SDG mi? Sünni fanatikler bugün nasıl DAEŞ’in ortaya çıkmasına sebep oldular, yarın da benzeri örgütler mi doğacak? ABD hesabını buna göre mi yapıyor? ABD hesabını buna göre yaptığına göre bölgedeki ülkeler de aynı hesaba göre mi işlem yapmalı? Bu tasarı kabul edilmezse ABD bölgeye destek vermeyecek mi? Eğer Şam yönetimi ABD’nin bu çabasını kabul etmezse, yani “özgür” SDG’ye “otonom” bir bölge vermeyi kabul etmezse, görevdeki başarısızlığın sebebi bu mu olacak? ABD, Rusya ile ne görüşüyor? Ortak devriye mi yapacaklar? Rusya SDG’yi kabul mü etti? ABD ve Rusya arasında sorumluluk bölgeleri mi ihdas edildi?

Bu sorular bir yana, şimdi gelelim başka bir hususa. ABD’ye ve planına muhalif Türkiye ve Esad Rejimi gösteriliyor. ABD’nin düşüncesine göre Türkiye ve Şam neye muhalif imiş? ABD’nin belirlediği SDG bölgesinin kalıcı özerkliğine mi? Suriye bölündü mü? Bölünmesi mi gerekiyor? Suriye bölünmezse bölge halkları ve ülkeler DAEŞ ve benzerleriyle mücadelede zora mı düşerler? ABD’nin DAEŞ ile mücadelesine engel oluyor diye Türkiye ve Esad’ı yan yana getirmek ne derece doğru?

Bütün bunlar RAND’ın araştırmacılarının hatası olarak gösterilebilir. Ancak eğer ABD dışişleri ve savunma bürokrasisi benzer düşünceler içinde ise bu tutarsızlığı birilerinin kendilerine göstermesi gerekir. ABD’nin bölgedeki savaşının odağında DAEŞ olabilir, bu kendilerinin bileceği bir iştir. Ama Suriye meselesi başka bir şeydir. Suriye meselesinin her bir tarafını DAEŞ ile açıklamak çok büyük bir hatadır. ABD’nin Suriye’ye bakışındaki bu denli büyük bir hatanın mevcudiyetine inanmak safdillik olur. Elbette ana başlık “çıkarların tesisi” şeklinde olmalıdır. Açıkça işine böyle geldiğini söylese daha doğru olacak ve kendileriyle konuşurken gerçekçi bir yaklaşım sergilenecektir. Bütçe işlerini açıklamak için ABD halkı bu tür “yapay gerçeklikler” ile mi ikna ediliyor, bu konuyu da tartışmak bizlere düşmez.

Türkiye’nin olaya bakışını bir daha tekrar edelim: Türkiye Esad rejimine ve bölgedeki her türlü teröre karşıdır. Terör üreten devletlere de karşıdır. Çünkü bunlar bir bütündür. Türkiye Suriye ve Irak’ta toprak bütünlüğünden yanadır. Türkiye 3,5 milyon Suriyeli sığınmacının bir an önce evlerine dönmesini istemektedir. Bunun için kalıcı barış ve çözüm acilen gereklidir.

Acaba ABD’nin diğer bölgelere ilişkin değerlendirmeleri de Suriye’deki gibi mi diye somayacağım…

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

abdnin-teror-ve-hukuk-acmazi
ÖNCEKİ YAZI

ABD’nin Terör ve Hukuk Açmazı

turkiyenin-bolgedeki-pozisyonu
DİĞER YAZI

Türkiye’nin Bölgedeki Pozisyonu

Politika 'ın son yazıları

39 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
82 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
95 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
122 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
88 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme