Enerji Merkezi ve Güvenliği

Okuyucu

Putin savaş içerisindeyken kendine düşman olduklarını ifade eden Avrupa’nın gaz ihtiyacını karşılamak amacıyla bir öneride bulunuyor, Türkiye doğalgaz konusunda bir merkez olsun, şeklinde. Elbette bu konu Türkiyenin jeopolitik değerine değer katacak bir öneridir, fizibıldır, çok az bir gayretle büyük verim sağlanabilir ve dahası böyle bir kolaylığı şu an sağlayabilecek tek ülke Türkiye’dir. Böyle bir önerinin gündeme gelmesi dahi Türkiye’nin değerinin anlaşılması bakımından örneklik teşkil eden bir husustur. Ancak bu o kadar kolay mı?

Türkiye’nin jeopolitiği ortadadır ve yıllardır aynı şeyi söylüyoruz; Orta Doğu’dan, Doğu Akdeniz’den, Hazar’dan ve Karadeniz’den Avrupa’ya olan enerji hattı için en uygun koridor Türkiye’dir. Bunun tersini ispat etmek isteyenlerin en azından coğrafyayla bir ilgisinin olmadığı aşikardır. Çeşitli mühendislik çözümlemeleri ile başka kolaylıklar yaratılır, diye bekleyenler var ise bu zorlamaların sonucu belli, EastMed örneğindeki gibi, astarı yüzünden pahalıya malolacak konular bunlar.

Putin diyor ki, enerji Türkiye’de toplansın, vana ve fiyatlama noktası Türkiye’deki merkezde olsun, Avrupa veya başka noktalardakiler, kara veya deniz yoluyla, ister boru hattıyla, isterse gemiyle buradan satın alsın. Gayet mantıklı bir konu ve belirttiğim gibi bu öneriyi en güvenilir ve efektif şekilde Türkiye üstlenebilir.

Bir diğer nokta, enerji ekmek-su gibi bir ihtiyaç, ama nasıl gıdada küresel ölçekte bazı büyük şirketler söz sahibi ve piyasaya hükmediyorsa, o şirketlerin olduğu başat ülkeler stratejik üstünlük elde etme noktasında hareket ediyorsa, işte enerjide de durum aynıdır, belli enerji şirketleri ve ülkeler bu konuyu stratejik olarak değerlendirirler. Strateji ve stratejik ürünler meseleleri ülkelerin refah ve güvenlik stratejileri ile buna bağlı temel devlet politikalarına karşılık gelir. Öyleyse Putin’in önerisi enerji krizine bir çözüm bulmanın ötesinde, bir stratejik problem konusudur.

Şöyle düşünenler var, ABD bu gelişmelerin olabileceğini hesapladı ve Dedeağaç’a bundan dolayı askerini koydu, gibisinden. Başka örnek de var, ABD, Doğu Akdeniz’de 3+1 formülü gereği, İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan ile birlikte bölgeyi kontrol etmek istiyor, önleyici hamlelerini yaptı, şeklinde. Doğru bu ABD hamleleri 2019-2022 arasında, en somu şekilde Joe Biden yönetimi zamanında gerçekleşti ve Ukrayna savaşı da Şubat 2022’de çıktı, halen dünya bununla boğuşuyor. ABD bütün bunları öngörmüş veya tertiplemiş olabilir, ifade ettiğim gibi mesele stratejik hamleleri gerektirir cinstendir. Çeşitli faraziyeler de ilave edilebilir, haliyle. Hatta Avrupa’ya LNG satışında ABD payı bu krizde çok arttı, bu bir gelir kapısı oldu. Ama Avrupa irade göstersin bu durumu çözmek pek de zor olmaz.

O halde şimdiki soru Avrupa ile alakalıdır. Rusya’ya karşı, Ukrayna’daki savaşın alenen tarafı olan, stratejik sabotajlar, nükleer tehditler ve bununla gelişen ortamdaki mevcut NATO tatbikatları dahil, Putin var oldukça Rusya ile masaya oturulmaz dendiği bir noktada, G7 ülkelerinin tamamının istim üstünde olduğu bir esnada, Avrupa, Putin’in önerisine pozitif yaklaşarak, enerji konusunu çözmek maksadıyla böyle bir irade gösterir mi?

Avrupa’nın iki alternatifi var, ya doğrudan ve tamamen öneriyi red edecek ya da olağanüstü durumlar için örtülü bir şekilde bu kanalı açık tutmak isteyecek, görünürde elinin tersiyle itecek, ama diğer yandan bu husus görüşülsün, değerlendiririz, diyecek.

Bir sonraki soru ABD ile alakalıdır. 2022 yılının ABD Ulusal Strateji Dokümanı yayımlandı. Burada bilineni teyid edercesine tek cümleyle özeti, Rusya’yı sınırlandırıyor ve Çin ile rekabet ediyor. Anlaşılmayan bir şey var mı? Eğer Rusya’yı sınırlandırmak amacıyla; Ukrayna’daki savaş uzatılıyorsa, nükleer caydırıcılık bile sahaya sürülüyorsa, Putin savaş suçlusudur deniyorsa, çeşitli yönlerden şiddeti artırılarak yaptırımlar uygulanıyorsa ve bütün bunlar AB, NATO, G7 tarafından kabul edilen bir ABD stratejisiyle uygulanıyorsa, bugün Putin’in söylediği bu öneriye ne denli yeşil ışık, en azından sarı ışık yakılmasını bekleyebiliriz ki?

Türkiye ne yapabilir? Türkiye, tahıl koridoru konusunda (gıda güvenliği) inisiyatif aldığı gibi, en üst perdeden bu enerji konusunu da (enerji güvenliği) işlemelidir. Öneri çerçevesinde bugün bu proje hiç gerçekleşmese bile, aynı çerçevedeki bakış açısına dayalı çözümler için, tek alternatifin Türkiye olduğu yönünde somut projelerle öne çıkılmalıdır.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

ABD’nin Suriye Paradoksu ve Türkiye

Politika 'ın son yazıları

Şam Sevicilik

Son günlerde Suriye ve Esad ile ilişkiler konusu gündemde yer alınca bu konuda yanlış anlaşılmaların olduğu

Beka

Beka gibi çok ciddi bir kavramı öyle çok basit görmeyelim! Hatta işi politika olanların bu gibi