guterres-bilinen-bir-oykuyu-animsatti
Guterres Bilinen Bir Öyküyü Anımsattı

Guterres Bilinen Bir Öyküyü Anımsattı

29 Kasım 2018
Okuyucu

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, her yıl 29 Kasım’da kutlanan Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü çerçevesinde düzenlenen etkinlikte konuştu. Guterres, İsrail-Filistin sorunun uluslararası toplum için en zorlu konulardan biri haline geldiğine dikkati çekti. Her BM Genel Sekreteri aynı sözleri söyler, ama kime? Bunca uluslararası çabaya rağmen İsrail kendince Filistin sorununu çözmüş durumda, “Filistin’i ayrı bir devlet olarak görmüyor, Filistin halkı İsrail topraklarında yaşayan bir toplum.” BM Genel Sekreterleri de diplomatik dille prensipte söylenebileceklerden söz ediyor. Belki vicdani rahatlık için bu gereklidir.

Aslında sözleri ağır ve İsrail’in tam da yaptıklarını tarif eder niteliktedir. Guterres şöyle diyor: ”Yıkımlar, yasa dışı yerleşim birimlerinin devam etmesi ve genişlemesi, zorla tahliyeler, toplu cezalandırmalar barış getirmeyecek. Aynı şekilde şiddet ve kışkırtma, tek taraflı adımlar nihai statü sorununu ve krizi çözmeyecek. Sadece samimi, köklü, üzerinde anlaşılmış parametrelere dayalı yapıcı müzakereler arzu edilen kalıcı iki devletli çözümü getirecek.” İsrail ve Filistin’e barış içinde beraber yaşayan iki devletli bir çözüm için cesur adımlar atması çağrısı yapan Guterres, ”Filistinlilere vazgeçilmez haklarının verilebilmesinin tek yolu bu. Kapsamlı ve adil bir barış için tek seçenek bu!” dedi. Guterres, uluslararası topluma da “iki devletli çözüm için çabalarını artırması” çağrısında bulundu. Gazze’deki insani duruma da dikkati çeken Guterres, ”Kalplerimiz Gazze halkının ıstırabıyla ağırlaşıyor. Yaklaşık 2 milyon Filistinli giderek artan fakirlik ve işsizlikle boğuşuyor ve sağlık, eğitim, su ve elektriğe erişim çok kısıtlı,” diye konuştu. İsrail’e, BM’nin insani yardım çabalarını engellemelerden vaz geçilmesi, insanların ve ürünlerin serbest dolaşımı üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapan Guterres, Hamas ve diğer militan grupların askeri yığınakları ve İsrail’e karşı roket saldırılarını da durdurması şartını koştu.

Tekraren işaret ediyorum, İsrail kendince o iki devlet fikrini çoktan geçti. Bunu Guterres’in başka bir yerde anlaması gerektiğini hatırlatırım, Kıbrıs. Sayın Guterres, Rumlar da Adada iki devletli bir çözümü istemiyorsa İsrail örneğinden hareket etmekteler, aman buraya dikkat!

Peki, Filistin halkının barışa kavuşması ve kendi topraklarında bir “mülteci” değil de vatanıymış gibi yaşaması için bu ortam içinde bir ışık gördüğünü söylemeleri mümkün müdür? Mısır tünelleri kapatıyor. Kendilerine ambargo devam ediyor. Denizden yararlanmalarının imkanları kısıtlanıyor. Filistin halkı duvarın arkasında mülteci kampında yaşıyormuşçasına muamele görüyor. Hangi anlaşma geçerli oldu ki bundan sonra İsrail yönetimi bir yola girmiş olsun? Sayın Guterres ancak para yardımı yapar, barış için asker ve yaralılara ilaç gönderir, bir de dünya kamuoyuna böyle düşüncelerini hatırlatır.

Uluslararası ilişkiler bu tarz öykülerle doludur. Ne yazık ki irade beyanı ile işler halledilemiyor. Yakın tarihte Araplar İsrail ile mücadele etmek adına birkaç kez birlik ve dayanışma kurdular, ortak hareket edeceğiz dediler, hatta ordu kuralım savaşalım dediler… Sonuç ne oldu? BM şahsında Guterres ne yapsın?

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

turkiye-dogu-akdeniz-politikasini-neden-degistirdi
ÖNCEKİ YAZI

Türkiye Doğu Akdeniz Politikasını Neden Değiştirdi?

DİĞER YAZI

Doğu Akdeniz’de Doğalgaz

Politika 'ın son yazıları

48 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
89 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
101 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
130 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
97 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme