Rusya’ya Yeni Yaptırımlar mı Gelecek?

172 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Ukrayna meselesi genişliyor. Medyaya düşen kısmıyla konu edilen hususlar daha çok askeri adımlarla ilgili oluyor. Ancak ABD tarafı sıkı bir biçimde yeni yaptırımlar konusu üzerine çalışmaktadır. Etraflıca bakalım.

Rusya’nın Ukrayna’daki 2014 işgali sonrasında askeri hazırlıklar hep üst seviyede idi. Bugünlerde farklı olan ise Batı dünyasının stratejik akıllı güç kullanma yöntemine karşılık, Rusya’nın stratejik sert güç gösterdiği, yumuşak gücüne dair hususları net göstermediğidir. Sınıra askeri yığına devam ediyor. Balistik füzeler getirildi. 

Rusya bir argüman olarak işgal altındaki alandaki Ukraynalılara Rus pasaportu verilmesi ve bunları korumak için buradayım demesi hususu dikkat çekiyor. Rusya’nın planı, “Rus vatandaşlarını” korumak için Rus birliklerini “barış gücü” olarak kullanıyorum diyebilir. Dahası, Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetlerini tanıyabilir, hatta ilhak edebilirdi. Rusya’nın seçimlere müdahale etmek ve suikastlar yapmak gibi sicilinde olumsuz yaptırımlar var ve bunlar Batı’yı endişelendiren konulardır. Şu an Batı dünyasının üzerinde durduğu Rusya’nın bu hamleleri üzerine olmaktadır.

ABD tarafı 2017’den bu yana ekonomik yaptırımlar uyguluyor. ABD, İngiltere, Avrupa Birliği (AB), Polonya, Japonya ve Kanada ile birlikte ekonomik ambargoyu takip ediyorlar. Alexei Navalny konusunu dünya gündemine taşımayı bildi. Başkan Biden, Rusya Devlet Başkanı Putin’e katil yakıştırmasında bulundu. Bunlar boşuna değildi, ama yeterli değildi.

ABD tarafı Ukrayna’ya teknolojik tanksavar silahı, S/İHA göndermeyi düşünüyor. Karadeniz’e 2 savaş gemisini gönderiyor. Geçici de olsa NATO tatbikatı gerçekleştiriliyor. Ama asıl ilgilendiği konu bu değil.

ABD ulusal güvenlik ekibi 31 Mart’ta Rus muadillerini aradı ve Kremlin’i geri çekilmeye çağırdı. 2 Nisan’da Biden, Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’i aradı, ABD’nin Ukrayna’ya verdiği desteği ifade etti. Fransız ve Alman liderler de Putin’i aradılar ve Almanya Başbakanı Angela Merkel 8 Nisan’da Putin’e Rusya’nın askeri yığınağını gevşetmesini açıkça söyledi. Son olarak Biden bizzat Putin’i aradı. G7 ülkeleri ve NATO Genel Sekreteri Rusya’ya karşı mesajlarını iletti. Bu durumda Rusya diplomatik çevrelemeye maruz kalmış oldu. Bundan sonraki adım ekonomik tedbirler olacaktır.

Rusya’nın finans ve enerji sektörleri, devlete ait birkaç büyük kuruluşun sermaye piyasalarına erişimi, petrol çıkarma teknolojilerine erişimi konularında Batı dünyası bugün yeni yaptırımlar olarak neler yapabileceği üzerine çalışmaktadır. Mevcut yaptırımlar etkili olmuş ve Rus ekonomisinin büyümesinin önüne geçilmişti. Bu yeni yaptırım arayışları ile şirketler ve iş operasyonları üzerine detaylar ortaya çıkabilir. Bu manada şirketlerin varlıklarını dondurmak, işlemlerini geniş çapta engellemek üzerine duruluyor.

ABD, AB, İngiltere ve diğerleri, Rus enerji şirketi Rosneft’e uygulananlar kadar Gazprom’u hedef almadılar. Çünkü Avrupa’nın Gazprom tarafından sağlanan doğal gaza bağımlılığı göz önüne alınmıştı. Dolayısıyla tam engelleme yaptırımları pratik görülmedi. Diğer yandan Gazprom’un sermaye piyasası finansmanına kısıtlama getirilmesi kısa vadeli sonuç vermeyecekti, uzun vadede etkili olacak bir uygulamaydı. Rusya’nın Avrupa’ya gaz sevk etmesi için başka imkanlar devreye konabilirdi. İşte bu noktada bir adım atılabilir mi, AB ve ABD bugünlerde bu konu üzerinde çalışıyor.

Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden biri olan Rosneft nispeten küçük finansman yaptırımlarına tabidir. ABD, Rosneft’i daha da fazla hedef almayı planlamaktadır. Rosneft üzerindeki yaptırımlar, yeni yatırımlar da dahil olmak üzere, mali durumunu daha da zorlaştırmak için sıkılaştırılabilir görülüyor. Politika yapıcılar, Rosneft yan kuruluşlarına karşı, küresel enerji piyasaları için daha az önemli olan, ancak yaptırımları yine de şirkete zarar verecek türden yaptırımları düşünebilirler. Örneğin Trump yönetimi, Nicolas Maduro’nun Venezuela’daki rejimini desteklemekle suçladıktan sonra Rosneft Trading’i hedef almıştı, benzer uygulamaya gidilebilir. 

İlave olarak VTB Group ve Gazprombank gibi şirketlerden bazılarının engellenmesi planlanmaktadır. VTB’nin perakende piyasasında Rusya’da önemli bir tüketici varlığı bulunuyor. VTB’nin yatırım bankası VTB Capital üzerindeki yaptırımların bloke edilmesi bir alternatif olabilir. Gazprombank, ABD menkul kıymet piyasalarında ve enerji sevkiyatları için finansman ve sigortanın yanı sıra önemli bir rol oynamaktadır. Planlanan konu içinde ABD şirketlerinin zarar görmemesi bulunmaktadır. 

Diğer Rus enerji şirketleri de yaptırımlar için hedef olabilir. Surgutneftegas, Rusya’nın dördüncü en büyük petrol üreticisidir. Finansman yaptırımları olan Novatek incelenmektedir. Novatek aynı zamanda Fransız Total’in de bir kısmına sahiptir. ABD bu konuda Fransa ile görüşmek durumundadır. 

Yaptırımlar için bugüne dek Rusya’nın madencilik ve metal sektörüne büyük ölçüde dokunulmamıştır ve bazı hedefler uygulanabilir olabilir. Çelik üreticisi Evraz’ı kontrol eden oligark Roman Abramovich’e karşı yaptırımlar hakkında çok sayıda tartışma vardır. Ayrıca uzun zamandır yaptırım uygulanmış Sergei Ivanov Jr. tarafından yönetilen devlet kontrolündeki elmas şirketi Alrosa var. 

Rusya’nın en büyük devlete ait denizcilik şirketi Sovcomflot bir diğer hedeftir. Sovcomflot Rusya’nın enerji sektörünün kilit oyuncularından biridir. Buna yönelik yaptırımlar Rusya’nın enerji ihracatını engelleyebilir ve ucu doğrudan Putin’e dahi dokunabilir.

Rus sigorta devi Sogaz var. Putin’e ve Kremlin’e sıkı sıkıya bağlı şirketlerin projelerinin kilit sigorta şirketi Sogaz’dır. Sogaz, Bank Rossiya’nın bir yan kuruluşuydu ve 2014’te kısaca yaptırımlara maruz kaldı. Şimdi tekrar incelemeye alındı. 

Bütün bunların amacı Ukrayna meselesinde Kremlin’in önünün kesilmesidir. Yaptırım hamlesi olup olmayacağı henüz belli değildir. Eğer yaptırımlar hesaplanmadan devreye konursa bundan birçok Batılı şirketin de etkileneceği açıktır, Kremlin de bunu bilmektedir.

ABD, Rusya’yı “düşman” ülke statüsünde görmektedir. Ukrayna’daki durum dışındaki önlemleri de dikkate almaktadır. Biden ABD seçimlerine müdahale ettiği nedenle Rusya’da intikam alacaklarını ifade etmişti. Afganistan’da ABD’nin başarısızlığının arkasında Rus etkisinin olduğunu da bilmektedir.

Kuzey Akım-2 doğalgaz boru hattı önemini koruyor. Bu konuda Almanya bazlı ve Doğu Avrupa ülkelerini de içeren bir plan üzerinde risklerin hesaplanması konusu ele alınmaktadır. 

Rusya Kuzey Buz Denizi ulaşımının anahtarı benim elimde diyor ve bugün yapacaklarınızı yarın size döndürürüm mesajı veriyor. Hatırlanacaktır, geçtiğimiz haftalarda Rusya Kuzey Buz Denizin’de 3 denizaltı ile bir gösteri yapmıştı.

Görüldüğü üzere Ukrayna meselesi küresel çapta bir etkiyle Rusya’nın caydırılması yönüne kaydırılmıştır. Üstelik burada nükleer denge konusunu da gündeme getirmiş değiliz. Sonuçta iki dev güç ABD ve Rusya’dan bahsetmekteyiz.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Küresel Eğilimler-2040 Okuma Rehberi

DİĞER YAZI

Yunanistan’ın Provokasyonu ve Temel Politikalar

Politika 'ın son yazıları

NATO’dan İleri

Sonsuz Savaş fikrinin sonsuza uzanan mantığı olan, sürekli yenilenen, bugün yeni bir vizyonu olan NATO örgütünden