turk-yunan-iliskileri
Türk Yunan İlişkileri

Türk Yunan İlişkileri

457 Tıklama
11 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın Ankara ziyareti ne getirir, ne götürür? Tarihsel perspektifte bakılırsa tartışılacak bir konu. Ama yine de ilişkide olmanın yararlı bir anlamı var. Türkler ve Yunanlılar iç içe geçmiş iki millet, coğrafi açıdan Türkiye ve Yunanistan aynı şekilde olan iki ülke. Ayrıca çok ortak yönümüz var, en azından Akdenizliyiz. Ege’nin balığı aynı… El ele görülmemiz ne derecede kolay ve doğalsa, zırtlaşmamız da o derecede doğal! Ancak zarar görenler bu denizin kıyısındaki halklar; Yunanlılar ve Türkler. Bu sonucu görmeyen kim dersiniz? Çok teknik yazmayacağım, basit bir anlatımla işin özünü özetleyelim.

Vaktiyle İngilizlerin üstümüze gelmeleri için finanse ettiği, Megali Idea ile topraklarımıza göz dikmiş, Polatlı yakınlarında Dua Tepe’ye kadar istilacı zihniyetle ilerlemiş bir milletten bahsediyoruz. Gerçek Kurtuluş Savaşı’nı emperyalizme verdik ama karşımızda somut olarak Yunanlılar vardı. Bunun neden söylüyorum? Ortalama halk bizlerin çok yakın olduğunu biliyor. Bir kesim var ki, onlar radikal tutumlarını 1020’lerden beri sürdürüyorlar.

Birçok gelgit yaşadık. Ciddi ciddi savaşın eşeğine geldiğimiz dahi oldu. ABD başta olmak üzere bazı ülkeler bunu önledi. Sonunda “Güven Artırıcı Önlemler” uygulamaya kondu. Ama bu da bir yere kadar yürüyecek bir konu. Göz göre göre temel hak ihlalleri olunca sahada birtakım güç gösterileri de kaçınılmaz oluyor. Yine de bahane aranmamalı, özellikle Yunan tarafı temel sorunları çözmek için irade bulabilmeli.

Eski günlerde Ortodoks Kilisesi siyaseti ne denli olumsuz yönlendirdiyse, bugün de aynı baskısını sürdürüyor. Nasıl diye soranlar olabilir. Yunanistan’daki durum şöyle açıklanabilir, hani Bolşeviklerde bir idarecinin yanında bir de Polütbüro temsilcisi olurdu ya, Yunanistan’da da siyasetçi ve bürokratın ensesinde Kilise’nin nefesi hep vardır. demokrasi ve insan hakları deseler de Kilise ne diyorsa onu yaparlar; şüphesiz yargı da buna dahildir! Çipras her ne kadar ümit vaadeden bir liderse de bir yandan heybesinde taşıdığı tarih ve kilise baskısı var, diğer yandan Avrupa Birliği’nin (AB) ümitsiz baskısı. O zaman bugünkü ziyaretten ne çıkar?

  • Bazı ilerleme noktaları: İzmir-Selanik arasında yolcu ve yük taşıma imkanı sağlayacak deniz seferlerinin başlatılması, İstanbul-Selanik arasında hızlı demiryolu hattı kurulması ve İpsala Kipi Gümrük Kapısında ikinci köprünün tamamlanması. Selanik’te Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı gerçekleştirilecek. Burada bazı ticari imkanları artırıcı imzalar atılacak.
  • Çipras tarafından, enerji konusu bir fırsattır dendi. Nasıl fırsat olabilir? Eğer Mavi Akım için proje Yunanistan’a geçirilir ise (yani onların yararına olacak bir rota) elbette fırsat olur. Bu konu Rusya ile birlikte ele alınacaktır.
  • Diğer önemli konu ne? Yunanlılar ve Kıbrıslı Rumlar, “Doğu Akdeniz’i parsellemekten vaz geçiyoruz, çıkan enerjiyi birlikte pazarlayalım,” deseler, işte asıl doğru açıklama bu olurdu, ama bunu söyleyen olmadı!
  • Çipras, “Biz darbeyi kınıyoruz ama darbeci 8 FETÖ’cü teröristi size veremiyoruz, çünkü yargı kararı bu,” dedi. Buradan başka bir şey anlaşılmalı mı?
  • Mülteci konusundaki görüşmeler bellidir… Avrupa olarak olması gereken adımları atamadılar. Yunanistan ise gidip bir kez daha, “Türkiye’ye destek verin de bana gelen olmasın,” diyecektir, başka ne yapabilir?

Yarın Çipras’ın İstanbul’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu ziyaret ve Bartelemous ile bir ayin programları var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir soru üzerine hatırlatması önemli; Batı Trakya’daki Türklerin sorunlarının çözülmesi konusunu masaya koymak gerekiyor, ki başka ilerlemeler olabilsin.

Peki, temel sorunlar neler? Çözülür mü? Temel sorun sahalarını hatırlayalım:

  • Kıbrıs’a 1974 yılında Barış Harekatı yaptık. O günden bu yana sorun çözüm bekliyor. Görüşmede Çipras, “Federal Kıbrıs” ifadesini kullandı. Onların (Avrupa dahil) Kıbrıs’taki kalıcı çözüm önerileri budur. Türkiye ise “eşit iki kesimli ve iki toplumlu” bir çözümü ifade etmektedir.
  • Yunanlılar Lozan’a rağmen adaları silahlandırdılar. Kime karşı? NATO’dan müttefik ve kendine en yakın komşusuna, ortaklıklarımızın çok olduğu Türkiye’ye karşı.
  • Ege’de üç konu var: Kıt’a sahanlığı, FIR hattı, SAR konusu. Üçünün bir kerede ele alınmasını öneriyoruz. Yunanistan’ın Ege’de ve Türkiye’nin hemen dibindeki kayalıklar için bile 12 NM kıta sahanlığına sahip olma durumunu savunmalarından vaz geçmelerini bekliyoruz. Biz de biliyoruz uluslararası analaşmalarda ne yazdığını. Bu anlaşmalarda özel haller iki ülke ile oturulur, çözülür diyor. Bunu da biliyoruz. Bu iki ülke dediğim gibi iç içe; aramızdaki deniz açık deniz veya okyanus değil ki! Haritayı masaya yatıralım ve Ege’ye özgü bir paylaşım yapalım, diyoruz. Bu olur mu? Olmuyor. Yunanistan çözümsüzlükten yararlanıyor.
  • AB de onu siyasal bakımdan destekliyor. Bir kere Avrupa Türkiye’yi yok saydı, Yunanistan her ne ise de, gitti Güney Kıbrıs’ı Kıbrıs Cumhuriyeti olarak birliğine kabul etti.
  • Doğu Akdeniz giderek sorun yumağı oldu. Şimdi karşınıza AB bayrağı konuyor. AB, İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır ortak proje geliştiriyor. Rumlar ve Yunanlılar İsrail ile işbirliği halinde Akdeniz’i parselliyor, doğalgaz ve petrol arıyorlar. Ortada çözüm bekleyen bir deniz alanı var ama uluslararası şirketler bu projelere imza atıyorlar. Bir oldubitti ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Biz de sondaj gemilerimizi kendi alanlarımıza gönderdik.
  • DEAŞ gibi yapay sorunları ve barışa yöneltileceğine derinleştirilen Suriye meselesini abartan ülkeler silahlı güçlerini Doğu Akdeniz’e yığdılar. Güney Kıbrıs’ta İngiliz üssü vardı. Fransızlara da üs verdiler. ABD de üs istedi. Şimdi ne oldu dersiniz? Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs’ın karşısında hem AB hem de ilgisi olmayan ülkelerin askerleri var. Bu mu çözüm getirecek? Kimi baskılıyorlar, caydırıyorlar? Türkleri mi?
  • Terör konusu çok eski zamandan bu yana sorundur. Yunanistan diğer Avrupa (başta Almanya, Fransa, Hollanda…) kentleri gibi DHKP-C, PKK ve son olarak FETÖ militanlarına ev sahipliği yapmıştır. Yunanistan dahil Avrupa’nın terörle ilgili yaklaşımında değişme olur mu, ileride göreceğiz. Şimdilik işler aynı şekliyle yerinde duruyor. Avrupa ABD ve başka güçlerin dengelerine bakarak karar vermeye çalışıyor, Yunanistan da bu arada kullanılıyor.

Hasılı, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Ege meselesi çözülmeden bu iki Akdeniz ülkesi ilerleyemiyor. Ama Avrupa ve İsrail bu sorundan yararlanıyor. İlginç durum budur. Yunan gazeteci, “Neden bu kadar sorunun olduğu bir zamanda buradasın?” diye sordu ama biz de sorar olduk; “Acaba Çipras ne yapabilir?”

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Politik Sıkışma

DİĞER YAZI

INF’in Bozulması: Pandora’nın Kutusu Açıldı

Politika 'ın son yazıları

NATO’dan İleri

Sonsuz Savaş fikrinin sonsuza uzanan mantığı olan, sürekli yenilenen, bugün yeni bir vizyonu olan NATO örgütünden

Soğuk ve Sıcak

Soğuk Savaş dönemini ve bugünü stratejik ölçekte kıyaslayalım. Dünün politikalarının ve güçlü adımlarının bize öğrettikleri var,