turkiye-rusya-stratejik-ortakligi
Türkiye-Rusya Stratejik Ortaklığı

Türkiye-Rusya Stratejik Ortaklığı

19 Kasım 2018
Okuyucu

Bugün İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve RF Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımı ile Türk Akım (TurkStream) töreni gerçekleştirildi. Bu törende deniz sahasının tamamlanması açısından son borunun kaynağı yapıldı ve suya indirildi. Şimdi projenin Trakya’daki kara kısmı faaliyetlerine geçilecek. Proje 2019’da tamamlanacak. Gerçekleştirilen bu törende proje ile ilgili hususların yanı sıra Türk-Rus dostluğunun jeopolitik ve jeostratejik bir vurgusu da söz konusu oldu.

Öncelikle Rusya ve Türkiye arasında Ağustos 2018’de imzalanan Stratejik Ortaklık Anlaşmasını hatırlamakta yarar var. Bu anlaşma iki kademeli ziyaretlerle gerçekleştirilmişti. Milli Savunma Bakanı, MİT Başkanı ve Dışişleri Bakanı Rusya ve Türkiye arasında gidip gelmişti. Sonuçta bir belge imzalanmıştı ve bu belge sadece Suriye ve İdlip kapsamlı değildi, etraflıca somut konular vardı. Bugün Türk Akımı ile yapılan tören işte bu işbirliği ruhuna uygun konulardan biridir. Diğer konulara da bu bağlamda bakmak gerekir.

Bugüne dönelim. Törende özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “İlişkilerimizi diğer ülkelerin dayatmalarına göre belirlemedik,” vurgusu büyük alkış aldı. Bunun bir mesaj niteliği taşıması düşünüldüğünde jeopolitik bakımdan Türkiye ve Rusya nasıl Suriye ve dolayısıyla bölgesel güvenlik konularında işbirliği içindeyse, benzer biçimde ikili ilişkilerde de birbirlerine tam güven ve destekle, küresel çapta bir vizyon belirlemiş gözükmektedirler. Bu törende enerji konusunda Türk Akım ve Mavi Akım’dan doğalgaz boru hatları ile Akkuyu nükleer güç santrali projesinden bahsedildi. Bunun dışında halen Rusya’nın Çin ile yapmaya çalıştığı hacim kadar Türkiye-Rusya arasında 100 milyar dolarlık bir ticaret hedefinden söz edildi. Konuşmalar birlikteliğin kararlılığını ortaya koymak adına önemli görülmektedir.

Bu yönleriyle bakılırsa özellikle ABD ve Avrupa’ya “güvenilir” ve “dost” kavramları üzerinden bir hatırlatma yapılmıştır. Bu proje iki ülkenin siyasi tarihinde meydana gelen iniş çıkışlara rağmen İskenderun Demir Çelik gibi somut projelerin gerçekleştirilmesi bakımından ilave edilen yeni bir mihenk taşı olmuştur. (Hatırlanacaktır, zamanında Sovyetler’in hem komünizm tehdidi hem de Türkiye’den toprak talepleri söz konusu olmuştu, Türkiye bu sebeplerden dolayı sırtını Batı’ya dayamak zorunda kalmıştı, ancak bazen işbirliği talebi söz konusu olduğunda somut ve kalıcı projeler gerçekleştirilmişti.) Bugün Türkiye’ye güvenen ülkelerin, özellikle dost olduğunu söyleyenlerin bu tip büyük ve somut projelerle işbirliğini göstermesi gerektiği hususu ifade edilmiştir.

Stratejik işbirliğinin güven içinde inşa edilmesi ve kararlılıkla savunulması hususunun ön plana çıktığı törende Türk-Rus ilişkilerinin bölgedeki diğer aktörler açısından iyi anlaşılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu stratejik projeler çoğaldıkça başka işbirliği hususları da kendiliğinden inşa edilecektir.

Törendeki konuşmalarda S-400 gibi projelerden söz edilmemiştir. Aslında bu tür sözü edilmeyen konularla da belli çevrelere bir mesaj verilmiştir.

Soğuk Savaş zamanında gerçekleştirilen inişli çıkışlı ilişkiler bugün değişmiş olan şartların (piyasa ekonomisinin, demokratik anlayışların, güvenlik beklentilerinin ve küresel şartların) bağlamında daha sağlıklı işleyebileceği, Türkiye’nin sadece (dayatmacı olmayı politika edinmiş) Batı ile birlikte “tek taraflı” bir strateji uygulamak yerine, eşit paylaşımlı, güvene dayalı, yapıcı ve sonuç getirici “çok taraflı” bir strateji uygulama safhasına somut olarak geçtiği, bu törende ortaya çıkan tablonun bu konuda belirleyici anlam taşıdığı, değerlendirilmektedir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Neden Türk Akım?

cianin-kasikci-cinayeti-raporu
DİĞER YAZI

CIA’nın Kaşıkçı Cinayeti Raporu

Politika 'ın son yazıları

48 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
89 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
101 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
130 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
98 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme