cianin-kasikci-cinayeti-raporu
CIA'nın Kaşıkçı Cinayeti Raporu

CIA’nın Kaşıkçı Cinayeti Raporu

20 Kasım 2018
Okuyucu

Önce Amerikan medyasından sızıntılar oldu ve ardından CIA raporuna istinaden ABD Başkanı Donald Trump kameraların karşısına çıkıp Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili görüşlerini açıkladı. Trump’ın açıklaması Amerikan menfaatlerini korumanın ötesinde değildi. Konuyu ABD Kongresine ve Senatosuna aktaran Trump Suudiler üzerinden bölgede kurdukları düzenin Çin ve Rusya’nın eline geçmesinden kaygılı. Bakın açıklamalar nasıl?

Sızdırılan Bilgiler

Amerikan medyası CIA raporunu ve buna dayalı açıklama yapması beklenen Başkan Donal Trump’ı beklemeden Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olarak bazı haberleri sızdırmaya başladılar. Buna göre: “Kaşıkçı’nın ölüm emrini Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın verdiğinin gün gibi aşikar olduğu,” söylendi.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili raporunu gören ve adının açıklanmasını istemeyen bir yetkilinin ABC News ajansına yaptığı açıklamada, “Cinayette Suudi liderliğinin dahli olduğuna dair çok güçlü fikir birliğinin bulunduğunu, bunu kimsenin tartışmadığını,” belirtti.

Ayrıca Washington Post gazetesinin haberinde, CIA’in, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın verdiği sonucuna ulaştığı, iddia edilmişti.

Trump’ın Açıklaması

ABD Başkanı Donald Trump, CIA’in kendisine sunduğu raporun ardından, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bilgi sahibi olabileceğini söyledi ve şöyle dedi, “Belki biliyordu, belki de bilmiyordu. Suudi Veliaht Prens gelebilirse kendisiyle G-20 zirvesinde görüşebilirim. CIA cinayetle ilgili yüzde yüz bir saptama yapmadı.”

Önce CIA’nın raporuna göre konuşacağını ifade eden Trump şimdi de CIA’nın Veliaht Prensi sorgulamadığını mazeret gösteriyor. Bunun anlamı; Suudi Arabistan bizim için önemli, bu olay sebebiyle ilişkileri ters yüz etmeyelim!.. Trump, ABD’nin çıkarlarını sağlamak için Suudi Arabistan’ın kararlı bir ortağı olmaya devam etme niyetinde olduğunu belirtti. Kaşıkçı’nın öldürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten ABD Başkanı, büyük bağımsız araştırmalar sonrasında korkunç suçun pek çok ayrıntısını öğrendiklerini ve yine de bu cinayetin arkasındaki tüm gerçeklerin hiçbir zaman öğrenilemeyebileceğini  bildirdi. Trump, Suudi Arabistan’ın İran’la mücadelede harika bir müttefik olduğuna da dikkat çekti. Trump, Suudi Arabistan’la yapılan ticari anlaşmalardan vazgeçmeyeceklerini söyledi. Geçen yıl yaptığı ziyarette Suudi Arabistan’ın ABD’ye 450 milyar dolar yatırım yapmaya ikna olduğunu da hatırlatan Trump, “Savunma sözleşmelerini aptalca iptal edersek, Rusya ve Çin’in yararına olur. Kongrede farklı bir yol izlemek isteyenler olduğunu anlıyorum. Bunu yapmakta özgürler. Ancak bana sunulan fikirleri yalnızca Amerika’nın güvenliği ile tutarlılarsa düşünürüm,” dedi. Topu Kongre’ye atmak istemesinin sebebi var olan ticaret hacmini tartıştırmak, bu kararı yalnız vermemek ile ilgildir. Ekledi, “Bu ülke ile yaptıkları ticari anlaşmaları sürdüreceğiz, 100 milyarlarca dolardan vazgeçmeyeceğiz. Eğer vazgeçersek petrol fiyatları tavan yapacak!” dedi.

Ayrıca Trump, “Dünyadaki terörizm tehdidini tamamen ortadan kaldırmak en büyük hedefimiz,” dedi. Bu ne demek? Terörle savaş (Uzun Savaş) devam edecek ve ABD ülkeleri bu havuç-sopa misalindeki sopa ile “yola getirmeye” devam edecek.

Senatör Corker ve Menendez’in Magnitsky Yasası mektubu

ABD’li senatörler Cumhuriyetçi Bob Corker ile Demokrat Bob Menendez, ABD Başkanı Donald Trump’a Kaşıkçı cinayeti hakkında Magnitsky Yasası’na atıf yapan yeni bir mektup gönderdiler. Senatörler Başkan Donald Trump’a yeni bir mektup göndererek, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden doğrudan Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sorumlu olup olmadığının “Magnitsky Yasası” kapsamında açık bir şekilde ortaya konulmasını talep etti. Komite tarafından 10 Ekim’de gönderilen ilk mektuba atıf yapan senatörler, yeni mektupta “doğrudan Prens Bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinden sorumlu olup olmadığının Trump yönetimi tarafından ortaya konulmasını,” istedi. Ayrıca mektupta, 10 Ekim’den itibaren 120 gün içinde Trump yönetiminin Senato Dış İlişkiler Komitesine konuyla ilgili kararını iletmesinin beklendiği vurgulandı. Bunun anlamı CIA raporunun Senato’da da gündeme getirilmesidir.

Cumhuriyetçi Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın açıklaması

“Obama yıllarından öğrendiğim bir şey, Ortadoğu’daki sorunlara ‘diğer açıdan’ baktığınızda bunun nadiren işe yaradığıdır. Benzer şekilde Cemal Kaşıkçı’nın vahşice katledilmesine sıra geldiğinde de diğer yolu seçmek bizim ulusal güvenlik çıkarlarımıza uymamaktadır.” Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra Graham şunları ifade etti: “Tüm medeni normlara karşı gelen bu barbarca eylemden dolayı (Suudi) Kraliyet Ailesinin üyeleri de dahil Suudi Arabistan’a yönelik ciddi yaptırımlar gündeme geldiğinde inanıyorum ki (Kongrede) her iki partiden de güçlü destek olacaktır. Her ne kadar Suudi Arabistan stratejik bir ortağımız olsa da Veliaht Prens’in davranışı birçok bakımdan aramızdaki ilişkiye saygısızlıktır ve bana göre (bu durum) kendisini zehirlemiştir. Uluslararası arenada kötü aktörler ve mükemmel olmayan durumlarla ilgilenmemiz gerektiğinin tamamen farkındayım ancak eğer ahlaki sesimizi kaybedersek en güçlü varlığımızı da kaybetmiş oluruz.”

Magnitsky Yasası

Magnitsky Yasası, Dış İlişkiler Komitesi’nden talep gelmesi durumunda ABD Başkanının “ifade özgürlüğü hakkını kullanan bir kişiye yönelik yasa dışı infaz, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerini” soruşturma şartı getiriyor. Yasaya göre ABD Başkanının, komitenin talebinden itibaren 120 gün içinde söz konusu taleple ilgili bulguları içeren rapor ve varsa insan hakları ihlallerine karışmış yabancı kişi veya kişilere yönelik yaptırım kararını açıklama zorunluluğu bulunuyor. Hermitage Capital Management Fonu avukatlarından Sergey Magnitsky’nin, 2009 yılında Rusya’da gözaltındayken hayatını kaybetmesinin ardından ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya’nın gözaltı süresince gerekli önlemleri almadığını savunarak sorumlu bürokratların cezalandırılmasını istemişti. Bu kapsamda 2012’de ABD’de kabul edilen Magnitsky Yasası, insan hakları ihlallerinde bulunduğu belirtilen Rus bürokratların ABD’ye girişinin engellenmesi de dahil bir dizi yaptırım getirmişti. Kongrenin 2016’da yaptığı düzenlemeyle söz konusu yasa, ABD yönetiminin dünyanın herhangi bir ülkesindeki insan hakları ihlalleri kapsamında ilgili kişi ve kurumlara yaptırım kararı alabilmesine imkan tanıyacak şekilde genişletilmişti.

Türkiye’ni Hamlesi

Bu arada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu önce basına bir açıklama yaptı ve ardından Genel Sekreter ile telefonla konuşarak konuyu Birleşmiş Milletler nezdinde uluslararası platforma taşıma iradesi gösterebilecekleri yönünde bir tavır gösterdi. Bu mesaj aslında ABD’ye de bir ikaz niteliğindeydi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bu konuda araştırma yapılması yönünde bir açıklama yaptı ama bu yol da hızlı ilerleyebilecek tarzda görünmüyor.

Sonuçta Türkiye bu konuyu çok yönlü sürdürecek ve cinayetin asıl emrini verenin kimliğinin tespit edilmesini ortaya çıkarmak adına değişik adımlarını atacaktır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

turkiye-rusya-stratejik-ortakligi
ÖNCEKİ YAZI

Türkiye-Rusya Stratejik Ortaklığı

abdnin-suriyedeki-yeni-stratejisi-turkiyeyle-mi-ilgili
DİĞER YAZI

ABD’nin Suriye’deki Yeni Stratejisi Türkiye’yle mi İlgili?

Politika 'ın son yazıları

48 views

Yerelde Yapısalcılık

Bir olaya bakış yöntemimde felsefe ve tarih olmaz ise ben bunu oldukça eksik görürüm. Hemen herkesin siyaset, seçim, belediye, vs. konuştuğu noktada ben, bu işte temel felsefe ve asıl stratejik açıklama nerede diye arıyorum. Dolayısıyla felsefi yaklaşım ve stratejik bakış tarzı siyaset üstüdür. Benim açıklamalarım bu noktada değerlidir; mevcut yapılanlar gibi değil, başka türlü tartışmaları kapsamaktadır. Açıkça yazayım: Kim kazanacak, iktidar veya muhalefet ne yapacak, türü ifadelerle değil; imar neye göre olmalı, altyapı ve üstyapı nasıl planlanmalı, ülke ekonomisine uyumluluk ne şekilde sağlanmalı, kanunlar ne içerikte olmalı, gibi piramidin üstündeki meseleler önemlidir.
89 views

Emperyalizm

Bugünün anlayışı, küresel imkanlar içinde sahip olunan alanları artırmak ve güçlenmek, değer üretimi rekabetinde gerilerde kalmamak fikri üzerinedir. Ruslar gibi sürekli “kahrolsun emperyalizm” diyeceğinize, “ben hangi değeri üretebiliyorum, hangi büyük pazarda kaça satıyorum,” diye bakın isterim. Bugün ülkeler bazında ABD, İngiltere, Çin, Japonya, Güney Kore, birlik bazında Avrupa Birliği, küresel şirketler bazında sürekli sayısı artan ve yenilik üretenler, esasen bunlar değerleri zorluyorlar ve muhatap alınıyorlar. Daha fazla muhatap alınabilmek için yapılması gerekenler belli! Olan şu: Muhatap alınanların ve değer üreticilerinin daha fazla yayılması fikri!..
101 views

Doku Bozumu

Bu makale Ortadoğu'da kangren olan meseleleri stratejik düzlemde incelemektedir. Mevcut dokuyu bozan yapay düşünceler ile gerçekte olanlar arasındaki farkı bütün çıplaklığıyla dile getirmektedir. Halen bölgede savaş, çatışma, suç, terör, işgal, soykırım, gibi pek çok olumsuzluk yaşanmaktadır. Uluslararası sistem bu olup bitene çare bulamamaktadır. Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Libya, gibi ülkelerin halkları harap ve bitap düşmüş durumdadırlar.
130 views

Devlet-dışı Aktörler

Burada gayet karmaşık, iç içe geçen ve masum insanların istismarına dönük olayları ihtiva eden, bütün gayrimeşru faaliyetleri, politikaları, planları ve operasyonları, terörizmden tutunuz, vekalet savaşlarına, buradan iç savaşlara, gri bölge operasyonlarına, meşru görünse de esasen çıkara hizmet edenlere, meşru siyaset yapmak ve bunu geliştirmek varken, siyaset alanını anti-demokratik yöntemlerle daraltanlara kadar, birçok durumu kısaca da olsa açıklama imkânımız oldu. Meşruluk ile gayrimeşruluk arasındaki perdeyi görmek veya belirlemek çok çok önemlidir. Ben de sizler de hep birlikte bu dünyada birer aktörüz, tıpkı devletler, hükümetler, liderler, şirketler, gibi. Politika, insana has bir yetenek, işlev ve özelliktir. Meşruiyet dahilinde kalabilmek çok önemlidir. İnsanlar, istikrar, barış ve esenlik içinde yaşamayı, gelişmeyi, evlatlarını refah ve güven içinde yetiştirmeyi istemektedir.
97 views

ABD ile Yeni Bir Sayfa mı?

Geleceğe bakıyoruz, öyle değil mi? Mesela NATO’nun genişlemesi yönüyle İsveç’e onay verildi, bunun karşısında F-16 modernizasyonu gerçekleşecek. Hatta şimdiden aradaki başka tıkanıklıkların giderilmesi açısından olumlu açıklamalar yapılıyor, kamuoylarına bilgiler veriliyor, bunların bir anlamı olmalı.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme