Yaşayan Romalılık

Okuyucu

Geçmişten günümüze değişmeyen gerçek, Romalı olmak! Bugünün dünyasında bir tür Romalıların iç savaşını yaşıyoruz. Savaş yayılırsa diye korkuluyor. Acaba bu tür savaşların ve rekabetin merkezinde hangi temel fikir ve vizyon var?

Roma’yı Roma yapan fikirler ve tabii büyük “Romalı olmak” vizyonu idi. Bugün dahi geçerli olan birçok siyasi, hukuki, sosyal zeminindeki düşünce kalıplarının temelinde Roma’yı ve Romalılığı bulmak mümkündür. 

Coğrafi olarak Roma bugün Amerika Birleşik Devletler ve Avrupa’ya, bu iki kıtanın dünyada kurduğu sömürgecilik düzeniyle dünyanın pek çok yerine, Güneş Batmaz İmparatorluk kuran Birleşik Krallık’ın yayıldığı yerlere, yaklaşık aynı topraklar üzerinde egemenlik kuran Osmanlı İmparatorluğu hudutları içindeki devletlere bakın, Roma menşeili çok husus bulabilirsiniz. 

Romalılıkla ilgili en temel gerçek dünyanın nasıl yönetilmesi gerektiğinin bilinmesidir. Bu gerçeği bugün küresel elitler çok iyi bilirler ve her bir geri plan okumasında tespit edilecek nokta Romalı gibi bir tavrın olduğu veya olması gerektiğidir. Küresel elitlerin en fazla bulunduğu Anglosaksonları, Germenleri, Frankları, Dutchları, İskandinavları ve tabii İtalyanları bir yere toplayan fikir elbette zenginlikle ve zenginliğin nasıl yönetileceğiyle alakalıdır; ama esasında bu zenginliği elde tutan, birleştiren Romalılık vizyonudur. 

Romalılık yaşıyor mu? Bilindiği gibi bir Romalı olmak için “ben Romalıyım” demek yeterlidir. Peki kimler Romalı olduğunu söyler? Konu İtalya’daki Roma değil, anlaşılmıştır sanıyorum. Günümüzde Romalılık: Zenginliği, gücü, yönetmeyi, hukuku tatbik etmeyi, insanları yönlendirmeyi, dini kullanmayı, şehirler imar etmeyi, “küresel mega kentler ağ sistemini” kurmayı ve işletmeyi, bunun içerisindeki sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yol ve yöntemlerin fikrini belirlemeyi, hatta bu sistemli imar etme işini uzaya taşımayı eğer bir noktan hareketle açıklamak isterseniz, buna en uygun tanım Romalılık vizyonudur.

Yahudiler Roma’ya kapitalin ve toplumun nasıl yönlendirileceğini ve hatta Kilise’nin ne tür bir fonksiyonla hareket etmesi gerektiği öğretenlerdir. Bugün İsrail’dekiler kadar dünyadaki tüm Yahudi toplulukları aynı misyonu sürdürürler.

Çarlık Rusya’sı Romalılıkla ilgili açıklanabilir. Bolşevik Devrimi’nin kitabı İngiltere, Almanya ve Avusturya’da yazıldı, maddi destekler Romalı zihniyetiyle beslendi. Sonunda Leninizm ve Stalinizm sadece alternatif Romalılıktır, işçi ve köylü sınıfının Romalılarca nasıl yönetilebileceğinin uygulamasıdır. Bugün Putin buna itiraz etmekte ve Çarlık bakış açısına dair eleştirilere maruz kalmaktadır. Ama unutulmasın Rusya tam bir Romalıdır. Bugün Ukrayna üzerine yaşanan ciddi bir konudur; Romalıların bir iç hesaplaşması olarak bakılırsa daha iyi açıklanabilir bir konudur. 

Çin’e Mao zamanından itibaren “sen de Romalı ol” dendi, o yola girdi de. Ancak bugün Çin, Roma içinde yine bir iç savaş başlattı. 

Hatta denebilir ki Romalıların iç savaşının bir tarafında Vladimir Putin ve Xi Jinping var, alternatif Roma’yı temsil etmekteler, direnebildikleri kadar direnecekler, ama neticede yine Romalılık kazanacak!

Pasifik’te Avustralya ve Yeni Zelanda zaten var da buna ilave Japonya, Güney Kore, ABD’nin elinin değdiği Tayvan Romalıdır. 

ABD’nin Demokrat olsun Cumhuriyetçi olsun tüm başkanları Romalılık için politika yapar. Dışarıdan bakanların çelişkisi kendilerindeki eksiklikle açıklanabilir. Roma içindeki tartışmalar hep en üst perdeden olmuştur ve şaşırtıcıdır. Tarihe bakın böyle olduğunu görürsünüz. Bugün ABD’dekiler de böyledir. 

Her neyse, bugün ABD Başkanı Joe Biden’ın tüm çabası “Yaşasın Romalılık!” dercesine, “Yaşasın Demokrasi!” şeklinde gerçekleştirilmektedir. 

Roma’nın iç savaşının siyasi açılımında ise işte bu demokrasinin kabul edilip edilmemesi noktası var. Zira alternatif Romalı liderler Putin ve Jinping, Atlantik Hegemonyasını kabul etmeyeceklerini, demokrasi kavramının sadece bir zehir olduğunu işaret ediyorlar; eğer konu Romanın zenginliği ise bunu bugün Çin’de ve Rusya’da hangi elitler yönetiyor ise bu elitlerin tanınmasını istiyorlar. Biden ve onun arkasındaki Romalılar ise, “sizin zenginliğinizin kaynağı biziz, ancak bizim tanıdığımız elitlerle ve elitist tavrı göstermenizle tanınacaksınız” diyorlar.

Ancak Romalı gibi davranan liderler dikkate alınırlar, alternatif veya değil! Romalı elitlerin aslında dini zenginliktir, iradenin kendinde olması isteğidir. Biden’ın işaret ettiği; elitler demokratik olarak bir sistemli yönetimi seçmeli demektedir. Asıl demokrasiden anlaşılması gereken budur, çok kişinin aklı karışıyor olabilir. Alternatif düşüncedekilerin işaret ettiği; elitleri bir masaya oturtmayın, onlar istediklerini kendi yöntemleriyle yapabilsinler demektedir.

İşte size bir dünya savaş daha!.. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, hatta Soğuk Savaş bile bu Romanın iç savaşıdır. Bir üçüncü Dünya Savaşı olacak ise veya Soğuk Savaş II, farklı düşünmeyin, bu bir Roma savaşıdır. Bitirmeden şunu da işaret edeyim: Ya Romalısınızdır ya taşralı!

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yunanistan ile Savaşılır mı?

DİĞER YAZI

Barış Stratejisi

Politika 'ın son yazıları

Pelosi Diplomasisi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile yeni bir dış politika anlayışı gelişti: Pelosi Diplomasisi. Bu

Barış Stratejisi

Hemen her politikacı, lider, diplomat aynı sözleri sarf ediyor: Sorun savaşla değil, diplomasiyle çözülür! İyi de