Yeniden Kiev

10 Ekim 2022
Okuyucu

Bugün Kiev (Kyiv), Rusya’nın bombardımanı ile güne başladı. Daha sonra görüldü ki Rusya, Ukrayna genelinde bir saldırı yapıyor. Bazı incelemeler daha ilginç sonuçları gösterdi, Rus füzeleri hedef gözetmeksizin vuruyor. Bu bombardımanın anlamı nedir, kısa vadede bizleri neler bekliyor? Neden yeniden Kiev diyorum, açıklayacağım.

Özetle savaşa başından bir bakalım. Ukrayna’da Kırım, Luhansk ve Donetsk’te bir kısım bölge Rusya’nın işgal ve ilhakı içerisindeydi. 24 Şubat’ta bütün ülke genelinde Rus birlikleri saldırıya geçti. Sonra Putin hedefi küçülttü ve “İkinci Safha, Özel Operasyon” dedikleri süreç 25 Mart’ta başlatıldı. Rusya açısından bunun anlamı şuydu: Artık amaç Donbas ve Kırım’ın ilhakını bir anlaşma ile Kiev yönetimine kabul ettirmek ve savaşı bu bölgede lokalize etmek (ülke doğusu ve güneyi, yaklaşık yüzde 20 topraklar).

Arada yaklaşık yedi ay var, Rus ordusu Donbas’ta alanını genişletmek ve idareyi ele geçirmek için, Ukrayna da Rusları topraklarından çıkarmak için savaştı. Bu süreçte Rusya tarafından bahsedilen alanın dışında Ukrayna’da önemli cephe açılmadı, Kiev dahil olmak üzere bazı noktalarda ara sıra hava ve füze taarruzları gerçekleşti. Hatta Kiev hükümet ve yönetim binalarına bile saldırı olmadı. Bunun Zelensky’ye verilen mesajı şöyleydi: “Amaç belli, oturalım anlaşalım!” Halbuki Rusya istese Kiev’i daha ağır şekilde havadan vurabilirdi, (o periyotta) vurmadı.

Yine bu ara dönemde ABD ve ortakları Kiev yönetimine tam destek verdi. Verilen silahlar, istihbarat ve diğer maddi desteklerin yanı sıra politik destek serbestçe sürdü. Ukrayna, ABD ve ortaklarından aldığı silahlar ile az da olsa hava savunmasını artırmak, kuzeydeki Kharkiv’den güneydeki Kherson’a uzanan cephe hattında bazı noktalardan karşı taarruzlar yapmak imkanını aradı ve belli ölçüde buldu.

Kherson, Kırım’ın lojistik hattı ve su kaynağıdır. Rus sınırına yakın ikinci büyük kent Kharkiv (Kharkov), Ukrayna’nın can damarı sanayinin merkezidir. Dnipro ve Zaporizhzhia (Zaporijya) cephenin denge hattıdır, ama önemlisi Avrupa’nın en büyük nükleer güç santralinin olduğu merkez buradadır.

Savaş bu alanlarda sürerken Kiev rahat nefes almaktaydı, birçok kişi tarafından hayat normal gibi anlaşıldı, milyonlarca Ukraynalı Kiev bölgesi dahil, batı ve orta Ukrayna’ya geri döndü. Zelensky’nin Avrupa Birliği ve NATO ilişkileri arttı.

Rusya’nın “Özel Operasyon” dediği bu savaşta belirttiğim şekilde Eylül aylarına gelindi. Putin, Donbas’ta 23-27 Eylül’de dört bölgeli (Zaporizhzhia, Luhansk, Donetsk, Kherson) referandum yaptırdı. Putin, 21 Eylül’de Rusya genelinde “kısmi seferberlik” ilan etti. Yine Putin, 30 Eylül’de Moskova’da törenle Donbas’ın ilhakını ilan etti. Buradan Moskova nezdinde, “Özel Operasyon”un bittiği anlaşılıyor.

27 Eylül’de Baltık Denizi’nde Kuzey Akım 1 ve 2 sabotajı gerçekleşti. Burası savaşın asıl cephesi olan, NATO kuvvetleri dahil ABD ve ortaklarının yerleştiği, Baltık’tan Karadeniz’e uzanan Doğu Avrupa hattının başlangıcı idi. Etkisi daha da genişleyecek bir konudur. Nükleer silahlardan bahsedildi, bana göre bunlar karşılıklı pazarlık şansı için sahayı baskılamak amaçlı ifadelerdir.

Buraya kadar olanı tekrar vurgulamam gerekir, Putin, Zelensky’e ateşkes ve barış için şartları işaret etmiş oldu: “Kırım ve Donbas’ta ilhak edilen sınırı kabul et, savaş bitsin,“ dedi. Putin (kendince) Özel Operasyon’un çerçevesine göre hareket etti; Zelensky ise “Rus işgal kuvvetleri ülkemi tamamen terk edecek, ilhak kabul edilemez,” cevabını verdi.

Stratejik değerde Kerch Köprüsü vurulalı iki gün oldu (8 Ekim) ve Zelensky’nin cevabı da sahaya böyle yansıtıldı: “Savaşa devam!”

Zelensky’nin bu savaşa devam etme kararına karşılık bu kez Putin, bu sabahki taarruzları yaygınlaştırarak bir cevap verdi: “Son bir daha düşün, başa dönmeyelim, ülkenin her noktasını (yeri gelirse Başkanlık binalarını da) vururum.”

Bu kapsamlı Rus taarruzlarının devam edip etmemesi, artık Zelensky’nin kararına bağlıdır.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

PKK Terör Örgütü ve Faşizm

DİĞER YAZI

ABD’nin Suriye Paradoksu ve Türkiye

Politika 'ın son yazıları

16 views

Stratejik Algı Yönetimi

Strateji ile algı yönetimi bahislerini, canlı örnek olduğu nedenle, Ortadoğu, ABD ve İsrail ile açıklayacağım. Buradaki amacım yaşamda ve çıkarları elde etmede dilin ve yaratılan algının kullanılmasının ne kadar etkili olduğunu göstermektir. Evet, temel olarak bu bir iletişim konusu olsa da görüldüğü üzere, ülkelerin mücadeleleri ve savaşların nedeni dahi olabilmektedir.
60 views

Yapay ve Doğal

Size analitik bir yöntemle, halen Ortadoğu'daki onca yapaylığa ve yürütülen negatif amaçlı algıya rağmen, Türkiye'nin ne denli doğallık içinde ve istikrar amaçlı politika yürüttüğünü açıklayacağım. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanısıra, bölgede İran ve İsrail arasında yaşananları kavramsal boyutta irdeleyeceğim. Analizin her bir basamağında belirginleşen kuralları açıklayacağım.
104 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
78 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
73 views

Seçimler ve Beka

31 Mart Yerel Seçimleri gerçekleştirildi ve Türk demokrasisi kazandı diyoruz. Ben ise size bu seçimleri örnekleyerek bir "beka seçimi" ne demek oluyor, bunu açıklayacağım. Buradan hareketle yapılması gerekenleri de gözden geçirmiş olacağım.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme