covid19-ve-kuresel-ekonomik-kriz
COVID19 ve Küresel Ekonomik Kriz

COVID19 ve Küresel Ekonomik Kriz

1695 Tıklama
22 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bugün (31 Mart) medyada Goldman Sachs’ın, ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık olarak %24 küçüleceği tahminini %34’e çıkarması ve yıl ortasında işsizlik oranının %15’e ulaşacağı tahminleri vardı. Bu bana garip gelmedi, çoğu kişiye de öyle. Çünkü beklenenler pek o kadar iç açıcı değil. Hatta daha kötüsü bekleniyor. Gelin etraflıca inceleyelim.

Sırf eleştiri odağı olması sebebiyle bile ABD’nin ve şu anki Başkanı Trump’ın ne denli kritik durumda olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. İçerideki muhalifler ve diğer güç odakları dahil, dünyanın diğer geri kalanı için sürekli takip edilen yer Amerika Birleşik Devletleri. Çünkü ABD’deki politikalar hemen herkesi ilgilendiriyor.

Yeni tip koronavirüs salgını oldu, yine Amerika’ya ve Trump’a kulak kabartıyoruz. Çin’den çıkıp yayılmadı mı bu virüs? Acaba medya böyle olmasını mı istiyor? Medyanın da etkisi büyük, ama olgular gözardı edilemez. Belki de çok yazılıp çiziliyor, medya dışında, her disiplindeki akademik neşriyat, bilimsel tartışma materyali ve sosyal psikoloji bu sonucu gerekli kılıyor, ne dersiniz?

Bugün her bir konu Amerika ile ilişkilendirilmek zorunda. Peşinden Çin’i konuşmak durumundayız. Konu ekonomi mi, strateji mi, politika mı, sosyal hayat mı?.. Ama biliyoruz ki daha 1875 yılındayken, ABD borsasına bakarak Baron Karl Mayer von Rothschield, “Bütün dünya bir şehir oldu!” demişti. Berlin Duvarı yıkılır yıkılmaz birlikte o ifadeyi güncelledik, “Dünya artık küresel bir köydür!” şeklinde.

ABD’nin kendi yapısı ve organları, bir başarı var veya yok, her türlü eleştiri içinde yer alıyor. Hatta bu bağlamda yeni kavramlar, anlayışlar, hipotezler bile gündeme geliyor. O zaman diyebiliriz ki, bu güç odağı Amerika içindeki dinamiklerin küresel etkisiyle bir sürtünme, enerji üretiliyor ve bununla birlikte hemen herkes kendine göre nasibini bir şekilde alıyor.

Şubat 2020 itibarıyla Nouriel Roubini: ABD’de küçülme %24-30

Dünya Bankası, IMF ve FED için çalışmış, Beyaz Saray ve ABD Maliye Bakanlığı’nda danışmanlık görevini de yapmış olan New York Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini’nin söylediklerini önemsiyorum. Bu kadar üst düzey kurumda görev yapan bir bilim insanının öngörülerini dikkate almak gerekir diye düşünüyorum. Ama her fikir tartışılabilir, bunda bir sorun yok, yeter ki karşı fikrin dayanakları aynı türden araştırmalar sonucu ortaya konsun.

Roubini, “Covid-19’un küresel ekonomiye verdiği şok etkisi, 2008 küresel finansal krizinden ve hatta (1929) Büyük Buhran’dan daha hızlı ve daha şiddetli,” diyor. Madem küresel bir köydeyiz, o halde köyümüzde neler oluyor ki bizler bu tür büyük buhranlarla karşı karşıyayız, bunu bugün de düşünmeden geçemeyiz.

Benim öncelikle bakmak istediğim konu, ABD küresel yatırım ve finans şirketlerinin, geçen yıl yaptıkları değerlendirmelere bağlı olarak, 2020 için ne tür pozisyon aldıklarıyla ilgili oldu. Çünkü bu tür şirketlerin hesapları her türlü stratejik öngörüyü içinde barındırmaktadır. Bunların ele almadıkları konu yoktur; örneğin küresel felaketler, savaşlar, politik çalkantılar… Benim uzmanlık alanımla ilgili bir cümle kuracak olursam, bu tip küresel finans şirketleri tam bir stratejik istihbarat merkezi gibi çalışırlar, demem gerekmektedir.

Mart sonu itibarıyla Goldman Sachs: ABD ekonomisinin küçülmesi ikinci çeyrekte yıllık olarak %34

Mart 2020 ortalarında ifade bulan Roubini’nin teşhisine bakalım: “Goldman Sachs, JP Morgan ve Morgan Stanley gibi genel finans şirketleri bile ABD GSYİH’sının ilk çeyrekte yıllık %6, ikinci çeyrekte %24 ila %30 oranında düşüş bekliyor.” Bugün Goldman Sachs’ın açıklaması neydi? “ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık olarak %24 küçüleceği tahminini %34’e çıkardı.” Bakın şaşılacak bir şey yok. Beklenen yaklaşık olarak buydu zaten, en azından Roubini böyle demişti. Ama bence daha fazlasını söylersek şaşırtıcı olacak: Siz 2021 yılını da silin defterinizden! Evet, 2020 sonlarında işler çok kötü sonuçlanacak. Haziran 2020’de yaklaşık %30’un üstünde bir küçülmeden söz ediliyor. Bu durumda başka olumsuz etkileri de yaşarsak, Aralık 2020’de neler olmaz ki?

2020 Kriz Yılı

Peki aynı finans şirketleri 2020’de olacakları hesaplamamış mıydı, kendi pozisyonlarını bu öngörüye göre almamış mıydı? İşte mesele burada, 2019 Ocak ayında aynı şirketler 2020’de bu tablonun olacağını hesaba katmışlardı ve yatırımlarını da buna göre planlamışlardı.

O zaman neyi biliyorlardı, diye sormam gerekiyor, öyle değil mi? Benim öğrenebildiğim, “2008’den bu yana, özellikle FED cephesinde, küresel açıdan alınan önlemler var olan balonu ortadan kaldırmaya yetmedi, bu nedenle 2020 kriz yılı olacak,” beklentisi vardı.

Ama gördük ki Ticaret ve Teknoloji Savaşları, Siber ve Hibrit Savaşlar, politik gerilimler, Kasım ayında gerçekleştirilecek ABD Başkanlık seçimleri, vs. o denli ortamı germişken, bir de COVID19 çıkageldi! Bu durumda insan şüpheleniyor, acaba bu yeni tip koronavirüsten de haberdar mıydılar acaba diye.

Roubini başka ne demiş, ona da baktım. 2010’da yazdığı Crisis Economics adlı eserinde bir başlık var, “Financial a Pandemic” diye. Buradaki pandemi ifadesi bir Biyolojik Savaş değil, endişelenmeyin, ama bu finansal pandemi tarifi, yayılan ve birbirini etkileyen olumsuzluklardan bahsediyor Roubini, asıl söylenen ise küreselleşmenin olumsuz etkisi, mevcut sistemde güncellemeler gerekli görülüyor.

Kâhin olarak isimlendirilen Roubini’nin güncel yazılarına da baktım, Şubat 2020 ortalarında ikaz ediyor. Koronavirüs küresel pandemisi çıkmış ve yayılmış haldeyken Roubini şunları söylüyor: “Teknoloji, veri, yatırım, para birimi ve finans konusundaki ikili Soğuk Savaş daha şimdiden keskin bir şekilde artıyor. COVID19 salgını ABD’de muhafazakarlık iddiasında bulunanların konumunu pekiştirdi ve Çin-Amerikan ayrışması eğilimine daha fazla ivme kazandırdı…”

Bu yaklaşım beni Aralık 2020’deki endişeleri daha da artıracak olan bir senaryoya itiyor. Durum böyleyse 2021 ve hatta 2022 başları şimdiden daralmanın ve krizlerin dip yapacağı zamanlar olacak görünüyor. Bu durumda küresel finansal devler pozisyonlarını buna göre çoktan almış olmalılar!

Senaryolar

Senaryolar gerçekçi verilerle yazılırsa sağlam bir öngörü halini alır ve ilgili herkese rehberlik eder. Roubini nasıl bir değerlendirme yapıyor?

“Çin-Amerikan Soğuk Savaşı tanım gereği düşük yoğunluklu bir çatışma olsa da bu yıl (rekabette) keskin bir yükseliş olması muhtemeldir. Bazı Çinli liderler için, ülkelerinin aynı anda büyük bir domuz gribi salgını, şiddetli kuş gribi, bir koronavirüs salgını, Hong Kong’da siyasi huzursuzluk, Tayvan’ın bağımsızlık yanlısı cumhurbaşkanının yeniden seçilmesi ve adım atması bir tesadüf olamaz. Doğu ve Güney Çin Denizlerinde ABD deniz operasyonlarını hızlandırdı. Çin’in bu krizlerin sadece bir kısmında suçlamasının gerekip gerekmediğine bakılmaksızın, Pekin’deki görüş komplocu olmaya yöneliyor.”

Burada küresel gerginlik senaryosu hat safhada ve olumsuz şekilde anlatılıyor. Senaryoda her iki gücün mücadelesinde öne koyacağı parametreler neler olacak? Taraflar açıkça birbirlerine ateş etmeyecelerse de ellerindeki güç unsurlarıyla sürekli önden müdahale edecek biçimde bir saldırıda bulunacaklardır. ABD tarafından kendine karşı hasım olarak tarif edilen ülkeler Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran’dır. Sadece Çin olsa da önemli etki yaratır, ama bakıldığında benzer karşı koymalar diğerleri için de söz konusu oluyor. 

Örneğin, halen taraflar arasında büyük bir Siber Savaş var. Roubini diyor ki, ABD Başkanlık seçimlerine bu hasım ülkeler, 2016’da olduğu gibi, siber saldırılarda bulunacaklar. Bu saldırılar ABD iç cephesindeki kutuplaşmaları ve tartışmaları artıracak ve gerilimi hat safhaya itecek. Hatta bu ülkelerin hacker’ları dünya SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication) sistemine bile saldırıda bulunabilirler. Bu konuda hatırlanacaktır, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avrupa finans piyasalarına yönelik bir siber saldırının 645 milyar dolara mal olabileceği konusunda ilgileri uyarmıştı ve telekomünikasyon altyapısının potansiyel olarak savunmasız olduğunu, ABD çin de benzer endişeleri duyduğunu dile getirmişti.

Roubini bakın ne diyor: “Önümüzdeki yıl (2021), ABD-Çin çatışması soğuk bir savaştan sıcak bir ateşe doğru durumunu yükseltebilir.” Sıcak çatışma olur demiyor, dikkat edelim, tırmanmadan bahsediyor! Devam ediyor: “COVID19 krizinden ciddi şekilde zarar gören ve huzursuz kitlelerle yüz yüze gelen bir Çin rejimi ve ekonomisi, dış bir günah keçisine ihtiyaç duyacak ve muhtemelen Doğu ve Güney Çin Denizlerindeki Tayvan, Hong Kong, Vietnam ve ABD deniz pozisyonlarına odaklanacak; yüzleşme askeri kazaların artmasına neden olabilir. Ayrıca, eğer bahse konu sıcaklıkta yükseliş gerçekleşirse, ABD Hazine bonolarının varlıklarını boşaltması yolu finansal ‘nükleer seçeneği’ de takip edebilir. ABD varlıkları, Çin’in (ve daha az ölçüde Rusya’nın) dış rezervlerinden bu kadar büyük bir pay içerdiğinden, Çinliler bu tür varlıkların ABD yaptırımları yoluyla (İran ve Kuzey Kore’ye karşı halihazırda kullanılmış olanlar gibi) dondurulabileceğinden endişe duymaktadırlar.” 

Bu senaryoda Çin ne yapabilir? Elindeki dolarların bir kısmını renminbi’ye çevirir, bu birincisi. ABD hazine senetleri elden çıkartıldıkça Çin’in altına yönelmesi zaruri görülmektedir, bu da ikincisi. Çin ve Rusya, 2019’un başından bu yana fiyatlardaki %30’luk artışa sebep olan altını stoklamaktaydı, bu yolda ilerlemeye devam edebilirler. Bugüne dek Çin ve Rusya altını yavaş yavaş aldı, ABD hazine bonosu getirileri bu alışlardan etkilenmedi. Ancak şok yaratacak miktarlarda altın alımı ABD hazine bonosu getirilerinde de büyük oynamalara yol açarsa bu durum ABD ekonomisi açısında önemli bir olumsuzluk konusudur.

Bütün bunlara bakarak, ABD Siber Savaş ve başka finansal tedbirlerle ve yaptırımlarla önleyici tedbirlerini alacak güçtedir, demenin ardından, ilk kez küresel çapta hem ekonominin hem de siber unsurların devrede olacağı büyük bir kaotik ortamın beklenebileceğini de hatırlatmamız gerekmektedir. 

Bu demek oluyor ki 2020 sonlarına doğru şiddetli bir jeopolitik tırmanış söz konusudur. Buna ilave çevreyle ilgili maliyeti yüksek ve orta vadede ilave risklere sebep olabilecek senaryolar var. Şimdiden iklim değişikliğinin etkileri gün yüzüne çıktı. Bunun yanı sıra manyetik kutuplardaki sismik hareketlenmeden kaynaklanacak ve Antarktika veya Grönland’daki buzulları tetikleyecek doğa olayları var. Denizdeki asitlenmenin artışına da bağlı olarak balık stoklarında anormal erimeler bekleniyor. Bunlar ekonomi için iyi senaryolar değil.

COVID19 henüz ABD’de böylesi kötü etkiyi yaratmadan Roubini senaryolarını öne sürerek yıl sonu kötümserlik içeren tablosunu yazmıştı. Ancak bugün ABD’de bu pandeminin etkisiyle beklenenden daha hızlı sosyo-ekonomiyi ve politikayı sarsabilecek ölçüde bir sorunlu zaman dilimi gelmiş oldu. Goldman Sachs’ın yaklaşımı, Roubini hesabına bağlı ama, Şubat ortasındaki durumdan Mart sonuna kadarki gelişmeleri de içerir mahiyettedir. Görülen bu ilave etkiyi de eklediğinde düzeltme, küçülme beklentisi bakımından, %24’ten değil, %30’dan %34’e çıkarılmaktadır; kötümser yaklaşımla 4 puanlık bir ekleme söz konusudur.

Böyle bile olsa değerlendirmemiz olumsuzluğu içerir mahiyette olacak ve bu durumda ABD büyüklüğündeki bir küresel güç çok fevri davranışlar sergileyerek durumu kontrol edecek hamleleri gerçekleştirebilir, dememiz gerekecektir. Eğer Büyük Buhran’dan daha kötü bir senaryo söz konusu olacak ise bu durumda ABD kendisiyle beraber batacak birçok gücü de batağa sürükleyecektir. Dolayısıyla benim beklentim, en azından 2022 başı da dahil, küresel çapta ekonomik açıdan işler hiç iç açıcı değil; 2020 ve 2021 kötü, sonrasında iyileştirici bir sürpriz bekleyeceğiz.

Belki bu sürpriz, mevcut sistemdeki küresel açıkları gideren Roubini gibi uzmanların hazırladığı bir paketi içerir, ne dersiniz?

Roubini Mart 2020 ortalarında şöyle diyor: “Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı sırasında bile, bugün Çin, ABD ve Avrupa’da görüldüğü gibi, ekonomik faaliyetlerin büyük bir kısmı tam anlamıyla bu biçimde kapanmadı. Benzer ifade Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’den de geldi. En iyi senaryo, mali krizden daha şiddetli (kümülatif küresel üretimin azalması açısından), ancak daha kısa ömürlü, bu yılın dördüncü çeyreğine kadar pozitif büyümeye geri dönüş sağlayan bir düşüş olmasıdır. Bu durumda, tünelin sonundaki ışık göründüğünde pazarlar toparlanmaya başlayacaktır.”

Bence Roubini bunu söyledi ama Mart ayı sonu itibariyle görülen gerçek şu, Avrupa dökülüyor, pandemik sürecin olumsuz etkileri artarak devam ediyor. Hatta ABD bile eleştiri yağmurunu hakkedecek türden bir atmosfer içinde.

Helikopter düşüş içeren beslemeler ile nerelere kadar gidilecek, hep birlikte göreceğiz. Bankalar, tahvil piyasaları, faizler, fonlar, ticari kolaylıklar gibi pek çok iyileştirme ve destek hamlesi var ama bunların yetmeyeceğini şimdiden herkes görebiliyor. Bu sistem artık para basıp dağıtmanın çözüm olmayacağı bir ortamı işaret ediyor. O zaman başka bir opsiyon gerekli olmalı. 

Modern Para Teorisi ile yürünecek yol bu kadar.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Yeni Küresel Düzenin Ayak Sesleri

DİĞER YAZI

Küresel Ekonomide Doygunluk

Ekonomi 'ın son yazıları

Küresel Ekonomik Graffiti

Önemli konuları konuşuyoruz, Dijital Çağ, tam küreselleşme, finans teknolojileri, dijital para, yeni Aydınlanma, jeoekonomi gibi, öte

Küresel Krizlerde Ekonomi

2020’de COVID-19 pandemisi ile birlikte küresel çapta önemli bir sosyo-ekonomik sorun gündeme girdi. En başta Amerika