ABD’nin DAEŞ Operasyon Bütçesi

248 Tıklama
9 Dakikalık Okuma
Okuyucu

ABD Kongresi, içinde terörle mücadele adı altında yapay tehditlerin olduğu 2022 savunma bütçesini onaylarsa bölgedeki terör sorunları bitecek mi, istikrar sağlanacak mı? Türkiye bu bütçeye itiraz ediyor ama en fazla itiraz etmesi gereken ABD vatandaşları olmalı. Neden mi?

ABD’nin 2022 yılı Kongre’ye sunulan genel bütçe önerisi 6 trilyon dolar. Bunun içinde savunma bütçesi 715 milyar dolar. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) Irak ve Suriye bütününde DAEŞ terör örgütü ile mücadele için ayrılan pay 522 milyon dolar. 

Irak ve Suriye’de neden DAEŞ ifadesi kullanılıyor ve buna bütçe ayrılıyor, hukuki meşruiyet için hangi sebepleri sayabiliriz? 1) ABD halkının vergileri burada kullanılıyor. “Küresel terör örgütü” çerçevesinde işlem yapılan DAEŞ ifadesi olmazsa buraya bütçe ayrılamaz. 2) DAEŞ, açılımı “Irak-Şam İslam Devleti” demek. Bu isim zaten bir proje isimdir. Bütçe kalemleri buna dönük ifade edilebilmektedir. Bu projede bütçeyi bir bütün halinde toplar. ABD’nin Suriye’de asker bulundurması, buraya meşruiyetle müdahale edebilmesi, operasyon bölgesini destekleyebilmesi, dolayısıyla Irak’ı da kapsaması söz konusudur. 3) Birleşmiş Milletler DAEŞ ile ilgili karar aldı ve bununla mücadele uluslararası hukuk açısından meşru oldu. DAEŞ var veya yok, ama bu hukuk açısından meşruiyet esastır. Biliyoruz ki önceki Başkan Donald Trump, “DAEŞ ve bu aptalca savaş bitti,” demişti ve müesses nizam hemen telafi eden türden adımlar atmıştı, sonradan askerin bölgede kalacağı işaret edildi. Amaç bu coğrafyada var olmaktır. 

Her ne kadar bütçe harcama kaleminin adına DAEŞ dense de CENTCOM, ABD menfaatleri için projelerini kendine göre ayarlamaktadır. Örneğin merkezi Irak yönetimi projesine ödenek verebilmektedir. Yani bu esneklik uygulamada yapılmaktadır. Ancak doğrudan Irak’a yardım bütçesi ayrıdır, bunu Savunma Bakanlığı düzenler. O halde 522 milyon içinde bu yoktur.

DAEŞ ile mücadele adı altında ayrılacak olan 522 milyon doların detayına bakalım. Irak Güvenlik Güçleri’ne ayrılan pay 345 milyon dolar. Nerelere pay edilebilir? Üç kısma ayıralım. İlki ABD tesisleri, Irak’taki CENTCOM üzerinden gidecek genel savunma projeler, silahlanma, tesislerin yönetim masrafları var. İkincisi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) için ayrılan miktarı bilmemiz gerekir, açıklaması merkezi yönetime paralel düşünülebilir. Üçüncüsü ise merkezi yönetimin desteklenmesi, İran yanlısı milisleri de içeren bazı projelere para ayrılması şeklinde olabilir. 

İfadeleri gereği Irak’ta ABD’nin mücadelesi esasen DAEŞ’e karşı sürmektedir. PKK gibi bir terör örgütüyle mücadele başlığı atılmamaktadır. ABD’nin PKK terör örgütünü Türkiye’nin meselesi şeklinde gördüğü dokümanlarında yazılıdır. 

Suriye’deki DAEŞ ile mücadele kapsamında ayrılan miktar 177 milyon dolar. ABD bu bütçeyi harcayacağı kalemi tarif ederken şu ifadeyi kullanmaktadır: “Taramadan geçirilmiş Suriyeli kişi ve gruplar.” Çok açık! Kişilere para veriliyor, bunu not edelim. Esasında, Esad yönetimine rağmen Suriye topraklarında ABD, “ben birilerini seçtim ve onlara para dağıtacağım,” diyor.

Gruplar da belli, Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK), Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) diyorlar, ama aslında projelerine hizmet edenlerin hepsi. Bütünüyle bakılırsa ABD, Suriye’de bir proje yürütüyor ve bu projede desteklediği ve oluşturduğu taraflar var. Bilindiği kadarıyla ABD bölgede bazı teröristlere ve kişilere 300 dolar bir tür maaş vermektedir.

“Eğit-donat” ile ilgili PKK/YPG’den oluşturulan değişik paravanlar var. Bu konuyu 2014 yılından bu yana biliyoruz. Bu amaçla yılda 100 milyon dolar ayrılmış olsa bugüne kadar toplam 700 milyon doların harcandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Geçtiğimiz günlerde ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Frank McKenzie Suriye’de verdikleri zırhlı ve silahlı araçların önünde poz vermişti. Geçtiğimiz yıllarda tırlar ve uçaklar dolusu malzemenin bölgeye intikal ettirildiğini çokça görmüştük.

Ancak gözden kaçırılmaması gereken önemli bir konu daha var. Suriye haritasında Fırat’ın doğusu şeklinde “bölerek” tarif edilen, ABD güçleri ve bayrağı altında kontrol edilen alanda, adına her ne derseniz deyin ama sonuçta PKK/YPG güçleri tarafından da bir “yerel bütçe” var ve yönetiliyor. Bu ABD’nin 177 milyon dolarından ayrı yerel PKK/YPG tarafından toplanan ve harcanan bütçe (her ne kadarsa) mevcuda ilave edilmelidir. (Örneğin 200 milyon dolarsa toplam 377 milyon dolar olur.) Bu yerel bütçe, petrol gelirleri, vergi adı altında toplanan paralar, vs. şekilde oluşturulur. Bir de Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerden verilen ayrı miktarlar var.

CENTCOM Irak ve Suriye dışında Ürdün ve bazı başka ülkelerde harcamak için 370 milyon dolar daha ayırmayı planlamaktadır. Ürdün’ün payı 150 milyon dolar olacaktır. Bunlarla beraber DAEŞ’le mücadele görüntüsü altındaki faaliyetlere ABD idarecilerince hak gördüğü miktar toplam 892 milyon dolara çıkmaktadır.

Ben ABD vatandaşlarına hitaben soruyorum, bölgede bu yöntemle istikrar ve barış tesis edilemiyorsa, Suriye gibi bir ülke bölünmek isteniyorsa, mülteci/sığınmacı olmuş Suriye halkının durumu göz önüne alınmıyorsa, başka terör örgütleriyle mücadele kapsanmıyorsa, hatta Türkiye gibi bir NATO ülkesine bu yapay oluşumdan bilerek bir tehdit oluşturuluyorsa, bu yanlış fiiller ABD idarecilerinin marifetiyle yapılmaya devam ediyorsa, DAEŞ gerçekten 892 milyon dolar harcanacak büyüklükte bir tehdit değilse, bu bütçeyi neden veriyorsunuz? Joe Biden yönetimi bunu açıklayabiliyor mu?

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Geçitkale

DİĞER YAZI

Jeostratejik Hareketlenmeler

Güvenlik 'ın son yazıları

Biyolojik Savaş ve Biyo-Teknoloji

Covid-19 biyo-teknolojide belli bir gelişme alanı yarattı. Diğer yandan pandeminin başlangıcından itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün üzerine

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.

11 Eylül’ü Hatırlamak

11 Eylül 2001’deki terör eylemi nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.Ancak şu da var, Uzun