Jeostratejik Hareketlenmeler

239 Tıklama
12 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Cari konuları jeopolitik bakımdan incelersek, stratejik çapta bir küresel tırmanmanın olduğunu görmemiz gerekir. Acaba bu yeni bir Soğuk Savaş mı, diye soranlar oluyor. Her neyse, ama ortadaki sorunların çözümünden ziyade bir küresel gerginliğin olduğu görülebilir. Özellikle askeri stratejik hareketlenmeler dikkat çekici gelişiyor.

Askeri Stratejik Hareketlenmeler

Soğuk Savaş zamanında görürdük, o günün şartlarında büyük bir medya ve propaganda operasyonuyla Doğu ve Batı Bloku birbirine meydan okurdu, bunu görmek, duymak ve hissetmek zor olmazdı. Yapılırdı, çünkü görülsün, dinlensin ve hissedilsin istenirdi.

Bugün neler yapılıyor? Bir tür soğuk savaş mı oluyor? Büyük güçler bloklaşmaya başladılar bile. Bir yanda büyük güçlerden ABD, diğer yanda Rusya ve Çin var. Avrupa Birliği, İngiltere ile Hindistan yerini belirlemek için tartışıyor, fırsat kolluyor. Bugünün gelişmiş imkanlarıyla meydan okumalar başladı; kapsamlı bir algı yönetimi, konvansiyonel ve sosyal medya ile bilgi savaşı gelişiyor. 

Geçtiğimiz günün bir olayı vardı, bu oldukça dikkat çekiciydi. İngiltere merkezli haber sitesi Bellingcat, gayet hassas bilgileri, ABD’nin nükleer silahlarını, depo yerlerini ve askeri protokolleri ile ilgili bilgilerin sızdığını yazdı. ABD askerlerinin bilgileri ezberlemek için kullandıkları hafız kartları aşığa çıktı. Hassas tesisleri korumakla görevli askerlerce kullanılan bilgi kartları kamera konumlamaları, önemli noktaların etrafındaki devriye bilgilerini ve diğer bazı detayları sızdırılan bilgiler içindeydi. Askerlerin B-61 nükleer bombası önünde çektirdikleri pozlar var. B-61’ler uçaklar tarafından atılmaktadır. Gösterilen askeri tesis fotoğrafları hava üsleridir. Örneğin bilgilerin içinde İncirlik Üssü’nde 2014’te 25 nükleer harp başlığı var görünüyor.

Düşündürücü! 2014 yılı bilgileri bugün geçerli değildir, zira sürekli değişir. Ama neden bu “nükleer” konulu bir bilgi sızıyor?

Fırsatçılar da var, İsrail 2018 tarihli imal edilen İran, Fordow uranyum zenginleştirme tesisleri modellemesini bilgi diye yayımladı.

Sahada birden nükleer takatli, nükleer cephane ve atma vasıtalarına sahip denizaltılar ve kruvazörler görmeye başladık, Pasifik, Hint ve Atlantik Okyanusları ile özellikle Arktik bölge, Baltık ve Akdeniz sahalarında.

Bu da yetmedi, ABD tarafı B-1, B-2 ve B-52’leri, Rusya Tu-22’leri ve Çin ise Xian H-20’leri uçurdu veya yerde poz verdi. Tu-22M3 Backfire-C stratejik bombardıman uçağı Suriye’nin Ruslara tahsisli Hmeymim Üssü’nde.

İngilizlerin CGS-21 grubu Cebelitarık’tan giriş yaptı. F-35 savaş uçağı konuşlu Queen Elizabeth uçak gemisi ve refakatçileri var. Fransız Charles de Gaulle uçak gemisi ara sıra görünüyor.

Rus donanması Arktik bölge, Baltık, Doğu Akdeniz, Libya ve Suriye bölgeleri ile Karadeniz’de aktif. Birkaç ay önce Ukrayna krizi alevlenmeye yakın Putin’in de iştirak ettiği bir gösteride 3 nükleer denizaltının buzu kırarak Arktik bölgede su yüzüne çıkışı görüntüleri hafızalara kaydedildi.

Ruslar karada etkin ve mobil bir sistem olan SS-27 Sicle-B, RT-2PM2 Topol-M füzelerinin gösterisini yapıyor.

Yine geçen gün Hindistan uçak gemisi INS Vikrat (üzerinde konuşlu Mig-29 Fulcrum) görüntüleri neşredildi.

Çin, Shandong ve Lioning uçak gemilerini öne çıkararak Pasifik’te hem Güney Çin Denizi’nde hem de Tayvan açıklarında donanmasını gösteriyor. Lioning’de J-15 (Flanker) konuşlu.

Buna karşılık ABD’nin Reagan ve Nimitz uşak gemileri aynı bölgedeler.

Bölgedeki Politik Stratejik Hareketlenmeler 

Bir önceki ABD Başkanı Donald Trump döneminde her ne kadar bir sertlik varmış gibi görünse de aslında Rusya ve Çin kendilerine gelişme imkânı buldular. Özellikle Rusya Trump’ın politikalarından istifadeyle, açılan jeopolitik alanlarda hareketlerini yoğunlaştırdı ve kendine stratejik gelişme imkânı buldu. 

Şimdiki ABD Başkanı Joe Biden bu durumu tespit etti, Trump’ın tam tersine, özellikle Rusya’nın sıkıştırılması politikasını devreye koyacağını ifade etti. ABD, müttefikleriyle birlikte olacak ve Rusya ve Çin başta rakiplerine, “akıllı güç” ile yani hem “yumuşak güç” (otokrasi eleştirileri, insan hakları ihlallerini ifşa, vs.) hem “sert güç” (askeri operasyonlarla, tatbikatlarla, intikallerle, silahlanmayla, vs.) uygulayarak, güçlü bir karşılık vereceklerini ifade etmişti.

Bölgemizde gerçekleşen 32 bin askerin iştirak ettiği NATO tatbikatı alanı Baltık, Doğu Avrupa ve Balkanlar. Bir hat şeklinde ABD ve NATO gücünü bölgeye yığdı. II. Dünya Savaşı sonrası en büyük çaplı tatbikat olarak tarif ediliyor.

Avrupa cephesini doğrudan ilgilendiren Orta Menzilli Nükleer Kuvvet Anlaşması (INF) 2 Ağustos 2019’da bozuldu. Avrupa’da Yeni nükleer silahlar ve atma vasıtaları imal edilip sahaya sürülüyor. Akıbeti merakla beklenen Stratejik Nükleer Kuvvetler Anlaşması (START) nihayet Ocak 2021’de yenilendi ve 5 Şubat 2026’ya kadar dünya rahat nefes alabilir.

Rusya ürettiği nükleer silah ve atma vasıtalarını Doğu Avrupa sınırına ve Baltık’taki toprağı Kaliningrad’a konuşlandırıyor. 

NATO’nun Baltık Planı 2019 Aralık’ta devreye kondu, 2020’den beri uygulamada.

Bu şartlarda ABD, birinci planda Rusya ve Almanya ile ilgili görünen ama aslında Avrupa için önemli bir boru hatta olan Kuzey Akım II’nin çalıştırılmasına izin vermemekteydi. Neyse ki giderayak Angela Merkel, Joe Biden yönetimini yeni ikna etti.

Ukrayna sorunu devam ediyor. Rusya, Karadeniz’de donanmasını güçlendirdi, krizde Ukrayna sınırına asker yığdı, şimdi bir miktarı bölgede kaldı.

Ayrıca Belarus’ta rejim sorunu var. Batı dünyası ve Rusya bu noktada da karşı karşıyalar.

ABD Başkanı Biden Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) politikasını geliştirdi. Afganistan’da oynanan oyunda değişiklik olacak. Taliban ile görüşmeler var. ABD, Tayvan, Hong Kong, Uygur alanlarında fırsat buldukça Çin’i hedef alan argümanları ileri sürüyor. Çin Hindistan sınırına yakın bölgelerdeki askeri varlığını güçlendirdi. Buna ait görselleri de yakın zamanda yayımladı.

Özellikle ABD, Rusya, İngiltere, Fransa Doğu Akdeniz’de Suriye ve Libya meselelerine eğilmeye devam ediyorlar. Bugünlerde Libya’da darbeci Halife Hafter büyük ölçüde Rusya destekli bir gösteri yaptı. İngiliz yetkililerin Libya’ya gidip gelmeleri arttı. Almanya halen Libya meselesini çözmek için devrede.

İran ile ABD arasındaki nükleer anlaşma meselesi ne olacak, henüz net bir ilerleme yok.

Burada ekonomik meseleleri ele almıyorum, halen ABD Doları ve Çin Renminbi Savaşı sürüyor. Ayrıca geçen hafta Covid-19 meselesi hakkında Joe Biden istihbarat birimlerinden yeni bir rapor istedi ve Pekin bu konuya çok içerledi.

ABD, Rusya, Çin ve derken buna İngiltere’de dahil oldu, uzay ve siber alanlarda önemli projeler devrededir.

Sonuç

Ben bu nükleer silah ve atma vasıtalarındaki hareketleri dikkat çekici buluyorum ve hiç de hayra alamet değil! Covid-19 meselesinin sonlarına geliyorken ve iklim değişikliği konusu dünyayı oldukça etkiliyorken, bir de bu askeri ve politik tırmanma konularıyla dara düşmeyelim, öyle değil mi? Ama gidişat hiç hoş değil!

Öte yandan bizim gündemimizde bu konular pek olmuyor. Biz başka mevzularla meşgulüz gibi…

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

ABD’nin DAEŞ Operasyon Bütçesi

DİĞER YAZI

PKK Terörü ve Yeni Asimetri

Güvenlik 'ın son yazıları

Biyolojik Savaş ve Biyo-Teknoloji

Covid-19 biyo-teknolojide belli bir gelişme alanı yarattı. Diğer yandan pandeminin başlangıcından itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün üzerine

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.

11 Eylül’ü Hatırlamak

11 Eylül 2001’deki terör eylemi nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.Ancak şu da var, Uzun