istihbarattaki-duzenlemeler
İstihbarattaki Düzenlemeler

İstihbarattaki Düzenlemeler

207 Tıklama
8 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Son KHK’lar ile istihbaratta belli düzenlemelere gidildi. En başlıca konular şunlar; Başbakanlığa bağlı olan MİT Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı, TSK içinde MİT istihbarata karşı koyma kapsamındaki faaliyetlerini yürütebilecek ve Cumhurbaşkanlığı seviyesinde bir koordinasyon merkezi kurulması söz konusudur.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçtikten sonra bu tür idari düzenlemelerin yapılması gerektiğini hemen herkes beklemekteydi. MİT’in Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması bu kapsamdadır. TSK içinde personele yönelik istihbarat yapılması konusu 15 Temmuz hain darbe girişimine bağlı olarak gerekli görüldü. Son konu olarak işaret edebileceğim istihbaratın koordinasyonu konusu ise daha teknik bir konudur. Şimdi bu hususlara yönelik olarak bazı noktalara değinmek isterim.

MİT konusunda temel eleştiri, “Bu hain darbe girişimi MİT varken olmadı mı?” Cumhurbaşkanı kendi ağzından “Zaaf var,” demedi mi?

Önceki dönemlerde FETÖ’cülerin de paralel anlayışa dayalı etkisi ile ülkede bazı düzenlemeler gerçekleştirilmişti. Bu düzenlemeler bu iktidar döneminde olmuştu. Hatırlayalım:

  • Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Genelkurmaydan alındı ve MİT’e devredildi.
  • Genelkurmay’ın Ülke çapında rejimi tehdit eden unsurlara karşı direnme ve bu sebeple istihbarat yapma imkânı olan Özel Kuvvetler bünyesindeki Seferberlik Dairesi kapatıldı. Hatta Kozmik Oda içindeki devlet arşivi kim bilir kimlere kaçırıldı, deşifre oldu. Bu operasyon olurken de, 2005 yılında yoğunlaşan “etki ajanlığı” sayesinde Kumpaslar planlanırken de MİT vardı. Ama MİT içinde yuvalanmış FETÖ’cü bir grup, etki ajanları, double agent olarak FETÖ’nün mankurtları bu işi kolaylaştırdı. Bu kolaylaştırma işi aynıyla diğer Kumpas Davalarında da işlev gördü.
  • İlk amaç istihbaratın koordinasyonu idi ve bir kurum ihdas edildi: Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı (KDGM). Şimdi bu kurum İçişleri Bakanlığı içinde işlevsizleşti, amacı dışına çıktı.
  • MİT’e diğer büyük istihbarat servislerinde olduğu gibi yasal olarak dış ülkelerde Operasyonel İstihbarat yapma yetkisi verilmiştir.

Genelkurmay ve diğer kurumlar nasıl bu Devletin ve Milletin asli ve zaruri unsurları ise MİT de öyledir. MİT kurumsal yapısı ile var olmalıdır ve çok da güçlü olmalıdır, tıpkı diğer kurumların olması gibi. MİT giderek dominant karakterli olmalıdır. Bunu en fazla isteyen ben olurum, hatta bazı noktaları daha önceleri yazdım da. Bunda en küçük bile bir şüphe olmamalıdır.

Bu yapılar Amerika’da şöyle İngiltere’de böyle çok örnek verilebilir. Bunları isteyenler araştırabilirler. Model arayan örnek çoktur. Örneğin ben 11 Eylül sonrası Amerika’da kurulan Homeland Security hakkında çok yazıp çizdim.

Bugüne gelelim. Son KHK ile İstihbaratta belirtilen düzenlemeler yapıldı. Olan bu ise ne önerilebilir, yapıcı olarak ben şunu söyleyebilirim:

  • MİT içeriye dönük faaliyetlerde yetkili olduğu gibi dışarıda da yetkilidir. Bu yetkiler en iyi şekilde kullanılsa dahi küresel çapta devletin ve kaynaklarının zamanında ve geniş menzilde güvenliği için ABD’deki Homeland Security benzeri Vatan Savunma Gücü kurulması zorunludur. Vatan Savunma Gücü’nde; klasik güvenlik ihtiyaçlarının yanı sıra, gümrük muhafaza, sınır güvenliği, acil işler, kolluk kuvveti eğitimi, ulaşım güvenliği, sahil muhafaza, vatandaşlık ve göçmenlik hizmeti, gizli servis faaliyetleri ve siber güvenlik konuları yönetilmekte ve ilgili birimlerle işbirliği ve koordinasyon sağlanmaktadır.
  • Müşterek Siber Kuvvetler Projesi devlet projesi olarak kurulmalıdır. Bu iş MİT’i aşar ve kendi disiplini, imkanları, çalışma alanı ve hatta rakipleri (düşmanları) olan karmaşık bir iştir. Bu olmazsa MİT içeriye kapanmanın ve kendi insanını kovuşturmanın ötesine geçemez. Büyük eksiklik olur.
  • MİT içindeki araştırmalar için Anayasal çerçevede bir Komisyon olmalıdır. MİT’in ve atamalı Müsteşarın hukuki çerçevedeki denetimi için kişi değil bir komisyon olur. Çerçevesini şimdiden ifade etmeyeyim. Ama bellidir, komisyon başında Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı, Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, vs. olur ama onlar adına işleri sürekli takip eden bir Cumhurbaşkanı Güvenlik Danışmanı görevlendirilir. Bu yapıda önerilen Vatan Savunma Gücü ve Siber Kuvvetler Merkezi başkanları da görev yapar.

KHK’lar nispeten kolay düzenlemelerdir ve kanayan yaraya merhem olsun diye yapılır. Ama Türk siyasetinde görülmüştür ki, KHK’larla bile gelse hukuki düzen zor değiştirilir, böyle görülür. Ben bu “güvenlik” gibi hassas olan konuda diyorum ki, düzenlemeler yapıldı, şimdi alt ve yan çalışmalara doğru gidilecek, o halde zamana yayıp belirttiğim çerçevede yeni Devlet Projeleri için ilk adımlar atılmalıdır. Aksi halde, bugün değilse bile gelecekte, MİT birilerinin yine eline geçer, dünyadaki eşiti örgütlerin çok gerisinde kalır ve başka amaçlara hizmet edebilir. Zor olan budur ama gereklidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Düğünlerde Teneke Çalanlara

DİĞER YAZI

2018’e Doğru

Güvenlik 'ın son yazıları

Mimetik Yaklaşım ve Savaş

Günümüzün medya ve siyasetle ilgili sorunlarını mimetik alan etkileşimiyle ele alacağım. Köklü adımların atılmasında geçmişten geleceğe

İstikrarsızlık

Barış Pınarı Operasyonu zamanında yaptığım konuşmalarda defaten ifade ettim, "Terör örgütü PKK, ABD’nin özellikle ikinci Körfez

Akıllı Güç

ABD’nin küresel üstünlüğü tartışılıyordu ve Joseph S. Nye 2005 yılında etraflıca yazdı, Yumuşak Güç (Soft Power)