siber-casusluk-ve-turkiye
Siber Casusluk ve Türkiye

Siber Casusluk ve Türkiye

5 Ekim 2018
Okuyucu

Son bir haftada basında uluslararası ölçekte en az dört büyük siber casusluk konusu okudum. Bazıları mahkemesi başlamış, bazıları olmuş bitmiş türden olaylar. Bunlar kamuoyu ile paylaşılan konular. Üzerinde çalışılanlar vardır, bir de bilinmesin diye gizlenenler. Ama sonuçta Çin, Rusya, ABD, İsrail ve İngiltere Siber Savaş konusunda şu an büyük projelerle ve birbirleri arasında büyük saldırılarla ilgilenmekteler. Ya Türkiye?

Eskiden casusu düşmanın gizli odasına sızdırıp şifreli kasasındaki çok gizli dokümanların mikrofilmlerle kopyalanması için filmlere konu olacak türden büyük projeler yapılırdı. Şimdi ne yapılıyor? Son olay gayet dikkat çekici bir örnek oldu. Hem, “Ey Türkiye ayağını denk al!” dedirtircesine… Konunun istihbarat, hukuk, teknolojik tarafları var. Bu konular için 7/24 çalışacak binlerce yetişmiş elemandan oluşan siber orduya ve harekat merkezlerine ihtiyaç var. Bir de tersten düşünün: Size yapılıyor, savunma yapacaksınız, saldırıları savuşturacaksınız. Ya diğerlerinin önüne geçecekseniz ne olacak? Siz saldırmayacak mısınız? En iyi savunma taarruz değil midir? Refah ve güvenlik nasıl bir şey?

Çin Halk Kurtuluş Ordusuna ait bir birimin ABD merkezli Super Micro Computer şirketini kurması ve burada mikroçip üretmesi söz konusu. Bu şirket işi büyütmüş ve Amazon’un Elemental yazılım şirketini satın alma safhasına gelmiş. Bu esnada durum anlaşılmış. Ama öncesinde Apple ve Amazon için mikro çip üretmişler. Bu çipler çeşitli gereçlerde kullanılmış. Önünüzdeki bir bilgisayar veya telefonda bile olabilir. Ancak daha ilginci bu şirket, ABD Savunma Bakanlığı bilgi merkezleri, CIA’nın insansız hava aracı operasyonları ve donanma savaş gemilerinin yerleşik ağları için parçalar üretmiş. Ne olacak canım çip işte demeyin. Çipte pirinç büyüklüğünde bir de casus kapı çipi ekli.

Aşağıda Bloomberg’in konuya ilişkin ayrıntılı haberinden alınan bir anlatımı görmekteyiz. (Görsel: Scott Gelber, Bloomberg)

Bu her ne yapılıyorsa başka bir yere transfer sağlıyor. Yani casusu içeriye siz sızdırıyorsunuz, sanal dünyada kasada korunan dosya yok ama, sanal bilgi kütüphaneleri, işlemler, kararlar, teknolojik bilgiler, yazılımlar, vs. var. Hepsi bu küresel çapta çalışan ve çok meşhur olan gereçleri üreten, iyi bilinen firmaların malzemelerinde kullanılıyor. Casuslar elimizdeki gereçlerde olabildiği gibi, bir gemi inşa fabrikasının donanımında kullanılan bilgisayarın anakartı içinde, ama biz göremiyoruz.

Daha önce Çinlilerin Amerikan C-17, F-22 ve F-35 uçaklarına dair sistem bilgilerini çaldığı hakkında çıkan haberlere ilişkin ilginç öyküleri ele almıştım. ABD’de değişik eyaletlerdeki 2014 yılında sonuçlanan mahkeme sonuçları basına Mart 2016’da  düşünce bu bilgileri edinebilmiş idik. Yıl 2018 ve şimdi de bu tür konularla karşı karşıyayız.

Ticaret diyoruz, ekonomi, teknoloji, işbirliği, vs. Uluslararası iş yapmaya hevesliyiz, başka türlüsü zaten olmaz. Ne için? Kendi ilerlememiz için. Ama riskleri büyük. Her yaptığınız, malzemenin üreticisi kim olursa olsun, hatta ülkenizdeki bir firma bile olabilir, sonuçta karşınızda casusluk açısından bir açık kapı yaratıyor. Kendin üretip kontrolünü yapmazsan olmuyor. Rus, Alman, Çinli, Amerikalı… Değişmiyor. Hatta uzun zaman tartışıldı, MİT içine cihazlar alındı, hibe olanlar kabul edildi; düşünsenize buralarda neler olabileceğini?

En son 3 Ekim 2018’de Brüksel’de Savunma Bakanları toplantısı başlamadan Siber Savaş Hazırlığı başlıklı yazımı kalem almıştım. Burada NATO harcayacağı paraların yeni adresini işaret edercesine bir yaklaşım sergiliyor gibiydi. Siber konularda ortalık toz duman!..

Burada milli işlerimizi tamamen NATO’ya da devretmeyelim. Taşeronumuz kendimizden olsun. Başkalarında öğrenmeye devam edelim. Ama artık 1980’lerde çip yapan dünyayı 2020’lerde de olsa yakalayalım. Yazılım mı? Hintlilere bırakmayalım şu işleri. Kendi gençlerimize yazdıralım.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

propagandayi-anlamayanlara
ÖNCEKİ YAZI

Propagandayı Anlamayanlara

askerlik
DİĞER YAZI

Askerlik

Güvenlik 'ın son yazıları

192 views

Etki Ajanlığı Yasası

Bu çağda, etki ajanlarına karşı önlem almak ve ülke yararına çalışanların eline mücadele etmek adına imkan vermek gibi konularda aksi düşünülebilir mi? Bu gerekli, ülke güvenliği açısından yerinde bir hamle. En azında caydırıcılık çok önemli. Ajanlar ve etki ajanları öyle cirit atmasınlar... Gerekli önlemleri ve bu kapsamda belli yasal düzenleme imkanlarını yaratalım. Her türlü tehdit var. Onları caydıralım, caydırıcı nitelikte ülkenin somut eylemleri olsun. Türkiye'de istihbarat hizmetleri 2014'dan itibaren iyi bir seyirle gelişiyor. İlk olarak operasyon yapma imkanı oldu. Kötü mü? Operasyonel İstihbarat gayet başarılı. Teröristler ve bölgemizdeki hasım ülkeler bunu görüyorlar, dikkatleri çekildi. Şimdi de bu tür ilave yasalar olsun isterim. Doğru adım! Elbette ben bu konuyu istihbarat açısından ele alacağım, uzmanlığım bu yönde. Hukuk konusu ayrı.
85 views

Yeni Üstünlük Mücadelesi ve Savunma Anlayışı

Temel konumuz silahlanma ve polemoloji olacak. Bu alanda yeni anlayışları irdeleyeceğiz. Genel savunma ve silahlanma politikalarına, büyük güçlerin aldıkları pozisyonlara, örnek olarak ABD'nin savunma yöntemine ve son olarak yeni üstünlük mücadelesi kavramlarına değineceğim. Bahsedeceğim yeni üstünlük mücadelesi terimleri neler? Oyun değiştiricilik, sistemlerin sistemi mimarisi, otonom kor sistemler, tam baskılama veya üstünlük kurma (dominasyon), bütün yönleriyle nüfuz etme (penetrasyon), istihbaratın penetrasyonu ve caydırıcılık için silahlanmak, olacak. Bunları neyle yapabilirsiniz? Bu makalede size ipuçlarını vermiş olacağım.
80 views

Otonom Orduların Tartışması

Teknoloji geliştikçe otonom sistemler cephede yerlerini alıyorlar. Kara, hava, siber-uzay, deniz, derin ve geniş cepheler... Bu konu başka ülkelerde hem askeri hem sivil, çeşitli uzmanlarca tartışılıyorken, Türkiye'de henüz o noktaya gelinemedi. Savaşın bilim ve sanatı yönüyle ben size özgün bir tartışma başlatmak isterim.
115 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
163 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme