siber-savas-ve-turkiye-misali
Siber Savaş ve Türkiye Misali

Siber Savaş ve Türkiye Misali

26 Aralık 2015
Okuyucu

“Türkiye Yoğun Siber Saldırı Altında!..” Siber saldırı ve savunma… Bu konuda Türkiye savunmada hem de bir hayli geride kaldı. Örneğin, saldıran nükleer silah kullanıyor, Türkiye okla karşılık veriyor.

Bilimden en yüksek mertebede sorumlular, “O word dosyasını sakın açmayın,” gibi bir şey demişler, tam vakıf olamadım. Anlaşıldı, açmayacağız; çünkü milletçe savunmadayız…

Olanlar başka mı? Sanırım konu sadece saldırı ve karşı koyma gücü değil idi. Anonim yapılar kolektif ve eşzamanlı güç ile vurdu ve vurma esnasında bizi bir yandan köreltirken aynı zamanda ve asıl olarak bütün değerli bilgileri de aldı götürdü. Biz, “Karşı koyduk, geçti,” diyoruz. Sanki deprem oldu, geçti. Ya kayıplar, ya karşı tarafın daha da güçlenmiş, bir sonraki ileri hamleye daha iyi bilgilerle donanmış olması?..

Bütün önemli ve özel bilgiler pazara çıktı, mesela ele geçirilmiş bilgi kütükleri başka unsurlara satılan mal oldu çıktı. Devletteki kütükler, bankalardaki şahsi bilgileri, büyük firmaların müşteri portföyleri başkalarının eline geçti. Kayıp ne, bunu tam olarak açıklayan yok. Bundan sonra daha da yumuşak karna sahibiz, ne olacağını tahmin edebilen de yok.

Örneğin, hemen herkes dolandırılabilir, başına başka işler gelebilir. Sonra mahkemelerde sıra bekler vatandaş, “Herkes için hukuk var, değil mi,” der kibirli ağızlar, böylece bir tür mahir kamu görevi yapmış oluruz. Siyasi irade mi? Türkiye’de siyasetçi kesimi ita amirliğini pek açık etmek istemiyor, sanki başka bir alemde gibiler.

Elbette bu siber iş dayak yiyerek ve aynı zamanda dayak atarak öğrenilir. Sürekli çalışmak, zinde olmak, metot ve teknik geliştirmekle geliştirilir. Bilinçlenmek ve eğitim çok önemlidir. Örneğin Amerika’da siber güvenlik işlerinde devletin on binlerle ifade edilen sayıda kadroları var, biliyoruz değil mi? Bunlar mesaide çekirdek yemiyorlar!

Bu yaşanan son vakıa için söylüyorum, önemli olan dayak yemeden bir savaş usulü geliştirmek idi. Ya ne oldu? Şehrin işlek yerine banka kredisi ile köfteci dükkanı açar gibi devlet parlak camla kaplı yeni ihaleden çıkmış binalarının birkaç katına Siber İşler Genel Müdürlüğü açmaya çalışıyor. Bir de işin iç yüzünü pek öğrenemedim, yetkililerden biri üniversitenin birine, “İstediğimi vermedin, sen kendini ne zannediyorsun?” benzeri bir şey demiş. Mesele bugünlerde “.tr” uzantısını devlet olarak kontrol etmekse iyi yoldayız demektir! Üstelik devlet daima haklıdır! Bu ülkede iyi bilinir, hukukun üstünlüğü asla tartışılmaz! Bu düstur da önemlidir.

Millet ne beklerdi? Mesela, on yıl önce bir siber merkezin açılışını yapmalıydık. Dünyanın en iyi beyinlerinden bazıları buralarda çalışmalıydı. Zaman zaman ağzı burnu kırılsa da değişik ve geçerli olabilecek düzeyde siber savaş tekniklerini imal edilmeliydi. Tıpkı yıllar önce bu işlere çok büyük bütçeler ayırıp şimdi hiç değilse bu konuda dimdik ayakta duran, eğilip bükülmeyen, Amerika, Rusya, İngiltere, Çin, Almanya, G. Kore gibi.

Geç mi kaldık? Kronometre tutan mı var memlekette?.. Vizyonumuz bu kadar mıymış? Demokratik parametrelerimiz ne kuzum?.. Türkiye yine inşaatın kaba tarafıyla meşgul, çalışanlara ayda bir maaş verilen düz personel gözü ile bakıyor, değil mi? Halbuki bu iş siber, hem de çok siber!.. Teknoloji, deneyim, yetişmiş eleman, teşkilat, küresel çalışma kültürü; ama önce siber kafaya sahip olanlarından çok sayıda gerekli. Siber kafalara nasıl ve nerelerde sahip olunur dersiniz?

Türkiye’den yetişmiş ve sır gibi olan belli kesimler, dünyanın diğer yerlerindeki eşiti seviyedekilerle müşterek ve koordineli şekilde, ne vakit siber bir taarruz gerçekleştirebilecekler? Ben çok merak ediyorum doğrusu. Mesela, bir başka ülkede satın almak için bir banka veya şirket ile pazarlık yapmadan önce onun bütün benden gizleyebileceği türden bilgilerinin masamın üzerinde olmasını isterim. Bunu yapabilmek ne demek, biliyor muyuz? Peki, ya bize çoktan yaptılar ise? Malımız ve gücümüz çok ucuzladı ise?..

(Görsel: Flickr, Brian Klug)

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

isid-petrolunu-kimler-aliyor
ÖNCEKİ YAZI

IŞİD Petrolünü Kimler Alıyor?

kuzey-kore-konusu
DİĞER YAZI

Kuzey Kore Konusu

Güvenlik 'ın son yazıları

185 views

Etki Ajanlığı Yasası

Bu çağda, etki ajanlarına karşı önlem almak ve ülke yararına çalışanların eline mücadele etmek adına imkan vermek gibi konularda aksi düşünülebilir mi? Bu gerekli, ülke güvenliği açısından yerinde bir hamle. En azında caydırıcılık çok önemli. Ajanlar ve etki ajanları öyle cirit atmasınlar... Gerekli önlemleri ve bu kapsamda belli yasal düzenleme imkanlarını yaratalım. Her türlü tehdit var. Onları caydıralım, caydırıcı nitelikte ülkenin somut eylemleri olsun. Türkiye'de istihbarat hizmetleri 2014'dan itibaren iyi bir seyirle gelişiyor. İlk olarak operasyon yapma imkanı oldu. Kötü mü? Operasyonel İstihbarat gayet başarılı. Teröristler ve bölgemizdeki hasım ülkeler bunu görüyorlar, dikkatleri çekildi. Şimdi de bu tür ilave yasalar olsun isterim. Doğru adım! Elbette ben bu konuyu istihbarat açısından ele alacağım, uzmanlığım bu yönde. Hukuk konusu ayrı.
82 views

Yeni Üstünlük Mücadelesi ve Savunma Anlayışı

Temel konumuz silahlanma ve polemoloji olacak. Bu alanda yeni anlayışları irdeleyeceğiz. Genel savunma ve silahlanma politikalarına, büyük güçlerin aldıkları pozisyonlara, örnek olarak ABD'nin savunma yöntemine ve son olarak yeni üstünlük mücadelesi kavramlarına değineceğim. Bahsedeceğim yeni üstünlük mücadelesi terimleri neler? Oyun değiştiricilik, sistemlerin sistemi mimarisi, otonom kor sistemler, tam baskılama veya üstünlük kurma (dominasyon), bütün yönleriyle nüfuz etme (penetrasyon), istihbaratın penetrasyonu ve caydırıcılık için silahlanmak, olacak. Bunları neyle yapabilirsiniz? Bu makalede size ipuçlarını vermiş olacağım.
75 views

Otonom Orduların Tartışması

Teknoloji geliştikçe otonom sistemler cephede yerlerini alıyorlar. Kara, hava, siber-uzay, deniz, derin ve geniş cepheler... Bu konu başka ülkelerde hem askeri hem sivil, çeşitli uzmanlarca tartışılıyorken, Türkiye'de henüz o noktaya gelinemedi. Savaşın bilim ve sanatı yönüyle ben size özgün bir tartışma başlatmak isterim.
110 views

İsrail’in İran Saldırısı ve Polemolojik Analizi

19 Nisan gecesi İsrail, İran-İsfahan'daki bir askeri hedefi vurdu. Önce alınan bilgiler ve geliş yöntemleri doğru mu yanlış mı tartışıldı. Ancak, olağanüstü denebilecek türden yeni bir süreçle ilgilendiğimiz gayet açıktı. Ben sizlere bir askeri analiz yaparak, eldeki bilgileri de kullanmak suretiyle, bazı poüemolojik sonuçlar çıkarıp sunmak istiyorum.
158 views

İran Yine İsrail’e mi Çalıştı?

1 Nisan'da İsrail, İran'ın Şam elçiliğine saldırdı. 13 Nisan'da İran, İsrail'e günü-saati belli bir misilleme operasyonu yaptı, adı: Operation True Promise! 15 Nisan itibariyle durumu gözden geçirelim.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme