Suriye, Terörizm ve Çıkarlar

Güvenlik

Bugün (23 Kasım 2019) Suriye, Tel Abyad’da yine bir bomba patladı ve masum çok sayıda sivil öldü, yaralılar var. Diğer yandan bugün Rusya ve Türkiye ortak (10.) devriyesi gerçekleştirildi. Suriye kuzeyi Güvenli Bölge’de neler oluyor, bir bakalım mı? En başta söylemeliyim, YPG’nin yaptığının adı tamı tamına terör eylemidir. Bir teröristten başka ne beklenir, elbette terör. Ama onu SDG diye pazarlayanlara ve yapılan mutabakatlarla işimiz bitti diyen ABD ve Rusya’ya verilecek resmi bir cevap var, masum insanların ölümünden sorumlusunuz. Buna mukabil, sorunlar var, görüşüyoruz, çözeceğiz şeklindeki açıklamaları sarf edenlere de hatırlatmakta yarar var, masum insanlar ölüyor, her gecikmenin bedeli daha büyük oluyor. Bu aşamada terörden çıkar elde eden yeni bir anlayışın sahipleri olarak ABD ve Rusya’ya Türkiye’nin geciktirilmeden yapması gerekenler var. Hatta bu ülkeler terörü görmezden gelirlerse inisiyatifle yapılacaklar da bellidir, öyle değil mi?

ABD

ABD ve Türkiye mutabakat imzaladılar (17 Ekim 2019). 120 saat sonunda ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Türkiye’ye mektup yolladı, Güvenli Bölge’de (444×32 km) YPG unsuru kalmadı diye.

Sonra ne oldu? ABD petrolü koruyacağını söyledi. YPG ile Kamışlı-Irak sınırı bölgesi arasında halen devriyeler icra ediyor. Bu bölgede DAEŞ yok ama onlar petrol bölgesini bu terör örgütünden korumak için çaba içinde olduklarını söylüyorlar.

Yeni açıklama, ABD bölgede 500 asker bulunduracakmış! Şahsen ben bıktım ABD’nin asker sayısıyla ilgilenmekten, ilgilenmiyorum artık. Sanki 10 binlerden söz ediyoruz! Topu topu birkaç yüz asker. Hiç olmasada daha iyi olacak aslında. Bir de diğer malum açıklama, YPG’ye ortak demeye devam ediyorlar. DAEŞ ve Suriye’den sorumlu James Jeffrey daha bugün açıkladı, “SDG dört yıldır kontrol ettiği petrol sahalarında çalışmaya devam ediyor, biz de Suriye stratejimizin bir parçası olarak buna yardım edeceğiz.” Jeffrey’in devamındaki cümlesi de ilginç: “Bizim için en önemli konu petrolün DAEŞ ve diğer aktörlerin (!) eline geçmesini engellemek. Yasadışı hiçbir şey yapmıyoruz.”

Geçtiğimiz hafta (18 Kasım) bir ABD Albayı (Myles Caggins) YPG’li teröristle yakın ilişki içinde görüldü. Albay tarafından teröriste peç verildi, kutlama yapıldı, “Yeni savaşçılar çok yaşayın!” dendi.

Rusya

Rusya ve Türkiye mutabakat imzaladılar (22 Ekim 2019). 150 saat sonunda Rusya açıkladı, bölgede YPG kalmadı dedi.

Anlaşmanın ikinci faslı başladı. 10 km derinlikte Türk-Rus devriyeleri yapılıyor. Bugün 10. devriye yapıldı. Rusya’nın Suriye kuzey-doğusunda, yani Fırat’ın doğusunda, ABD burada 22 askeri noktada tertiplenmişken, pek bir askeri varlığı yoktu. Kamışlı şehir merkezinde az bir polis gücü vardı. Geçtiğimiz hafta Rusya Kamışlı’ya helikopterlerini intikal ettirdi, burada bir hava üssünü devreye sokmuş oldu. İlave askeri gücü şimdi ABD’nin de bulunduğu alanda konuşlanmış haldedir. Ayrıca Rusya Fırat’ın doğusunda 6 noktada askeri polis gücü bulunduruyor. Rusya Türkiye’den bağımsız, Esad’ın ona verdiği yetkiyle Ayn el-Arab, Darbasiya ve Kamışlı doğusunda helikopterle hava devriyesi yapmaktadır.

Yukarıdaki haritada Rusya-Türkiye ortak devriye yerleri, ABD’nin YPG ile devriye yaptığı alan, Rusya’nın devriyeleri, rejim güçleriyle yaptığı görevler, gibi değişik işaretlemeler yer almaktadır.

Rusya ile ortak devriyeler yapılıyor. Ancak devriye görevleri icra edilirken Ayn el-Arab ve Kamışlı doğusunda terör örgütü provokasyonlar da gerçekleştiriyor. Taş ve molotof kokteyl ile saldırılar oldu. Rus yetkililer bu terör unsurlarını yok sayıyorlar! Aşağıdaki resim bu terör eylemlerinden birini göstermektedir. Resimdeki Türk zırhlı aracı Rusya ile ortak devriyede, 10 km’lik sınır içinde. Molotof atanlar ise sivil değil, terörist.

Geçen gün (20 Kasım 2019) Dışişleri Bakanı Lavrov, Suriye’nin kuzeyindeki “Kürt güçlerinin” (YPG) çekilme sürecinin neredeyse tamamlandığını söyledi. Lavrov, “Türkiye’nin kendilerine Suriye’de yeni bir operasyon başlatmama güvencesi verdiğini,” iddia etti.

Geçtiğimiz hafta Rus bir asker Ayn el-Arab’da bir bölgeyi YPG’den teslim aldı. Birlikte tören yaptılar, tokalaştılar.

Türkiye ve Güvenli Bölge

Barış Pınarları Harekatını Tel Abyad ve Rasulayn arasında, sınırdan güneye 32 km alanı kapsayan bölgede, Türkiye kontrolü sağladı. Şu an Türkiye yaklaşık 4.249 kilometrekarelik alanı kontrol ediyor. Halen burası terör eylemleriyle istikrarsız gösterilmeye çalışılsa da sonuçta Suriye’de güvenli bölgeler içindedir ve her geçen gün teröristin bıraktığı patlayıcılar temizlendikçe daha da güvenli hale gelecektir. Halen Rasulayn ve Tel Abyad’da temizlik ve yeniden imar faaliyetleri sürüyor. EYP ve mayınlar temizleniyor. Hastaneler ve ibadethaneler dahil birçok tesis onarılıyor ve yaşamın normale dönmesi için hummalı bir çaba sarf ediliyor.

Türkiye’nin SİHA ve savaş uçakları bölgede hava harekatları icra ediyor. Tespit edilen teröristlere etki sağlanıyor. Unutulmasın, Türk askeri tüm zırhlı vasıtaları ve dinlenmiş askeriyle halen bölge içindedir ve eli tetiktedir.

Diğer yandan bölge halkı geri dönüşe başladı bile. Tel Abyad sınır kapısı hazır hale getirildi. Tel Abyad’a dönüş 26 bini aştı. Geçişler kontrollü bir şekilde oluyor. Bölgedeki halk mutlu, zira barış ve huzur içinde evlerine dönebiliyorlar. Zorlu günlerden sonra halk için umut ışığı göründü. Kış gelmeden evlerine yerleşmek istiyorlar.

Savunma Bakanı Hulusi Akar günde 10-15 taciz ateşi olduğunu ifade ediyor. Bu tacizlerin büyük kısmı sivillere yöneliktir. Taciz ateşleri bazı zamanlar çoğalıyor. Örneğin 23 Kasım itibarı ile son 24 saatteki taciz adedi 39 olmuştur.

Terörizm

Diğer yandan bölgede terör eylemleri gerçekleşmektedir. Eylemler çoğunlukla Türkiye’nin kontrol ettiği alanda gerçekleşmektedir. Rasulayn ve Tel Abyad’da gerçekleşen sivillere yönelik bombalı ve araçlara konan bombaların patlatılmasıyla meydana gelen eylemlerde çok sayıda çocuk, yaşlı, kadın, erkek ölmektedir.

YPG’li teröristler eylemlerini hastane yakınlarında, pazar yerlerinde, işyerlerine açmış esnafın çalıştığı kalabalık yerlerde yapmaktadırlar. Bunlar düpedüz terör eylemidir ve YPG’lilerce yapılmaktadır. Ancak dikkat edilirse bu eylemler örneğin Ayn el Arab’da değildir. Türkiye’nin kontrol ettiği yerlerde ve huzur olan alanlarda, örneğin Tel Abyad, Rasulayn, Afrin ve Cerablus’ta meydana gelmektedir. Saldırılar Türkiye’ye, Türkiye’nin barış girişimlerine, sivil çalışmalarına ama neticede ölenlere ve yaralananlara bakılırsa Suriyelilere yapılmaktadır.

Bu durumdan sorumlu olan, YPG’yi temizledik diyen, teröristlerle el sıkışan, onların paçavraları önünde resim çektiren ABD ve Rusya, hatta Avrupa ülkelerini ve BM’yi de eklemek gerekir, bu eylemler için herhangi bir açıklama yapmamaktadır. Akıllarınca Türkiye’ye, “O bölgeleri siz kontrol ediyorsunuz, sorumlu sizsiniz,” diyorlar. Ancak olan bellidir, terör eylemleriyle masum insanlar hayatını kaybetmektedir. Bunlar en azından insanlık adına bir çift söz söylemekten acizlerdir. Eğer YPG halen terör eylemi yapıyorsa, ki öyle, bundan sorumlu ABD ve Rusya’dır. Gerekeni kim yapacak ve bu zulme bir son verecek? YPG terör örgütü ve onu koruyan ülkeler masum insanlara saldırıyor. Teröre kim dur diyecek? Oyun barışı bozmak mı? Türkiye istikrarı bozuyor demişlerdi, kim bozuyor istikrarı? Anlaşmaların gereğini yapmayan güçler mi?

Çıkarlar

ABD ve Rusya’nın çıkarı Suriye ve kaynakları ile ilgilidir, masum Suriyeli vatandaşlarla değil. Diğer ülkeleri saymıyorum bile.

Terör örgütü YPG’nin çıkarı ABD ve Rusya’yı kullanmak, barışı ve insanlığı istismar ederek varlığını sürdürmektir. Suriye’nin petrolünü çalan terör örgütü YPG’dir. ABD’nin (son olarak Jeffrey ağzıyla da belirginleşmiştir,) petrolü çalanı tarif etme biçimine bakılırsa suça ortaklık hali ortadadır.

Rusya Suriye’nin petrol bölgesine ve dolayısıyla Güvenli Bölge alanına doğru yavaş yavaş asker kaydırmaktadır. Her ne yaparsa yapsın, ama Suriyelilere zarar gelmesin. Bu konu onun asıl yapması gereken değil midir? Esad’ı mı koruyor, yoksa Suriyelileri mi? YPG’yi elbise değiştirmesi halinde Esad’ın şemsiyesi altına sokacak ise bu kabul edilemez. Teröristi bir dönem ABD aklamakla ilgilendi, başaramadı, şimdi aynı işi Rusya mı yapacak? Teröristten ne Suriye’ye ne de Esad’a çare olur, terörist ancak bildiği işi yapar, terör ve zulüm!

Sonuç

Türkiye’nin kaybı ne? Bir muhasebe yapın, aslında stratejik manada kaybı yok! Ama konu bu değildir. Türkiye’nin Suriye’de gözü yoktur. Amacı terörü bitirmek ve masum Suriye halkını evlerine döndürebilmektir. Barış Pınarları Harekatı’nı bu amaçla yapmıştır ve sürdürmektedir.

Suriye’nin gerçek sahiplerinden Suriye Milli Ordusu (SMO) adım adım alanını genişletmektedir. SMO kontrol edilen bölgenin dışında harekatına devam etmektedir. Tek tek köyleri teröristten kurtarıyor. SMO’nun görevi Suriye’yi tüm teröristlerden temizlemektir. Ama bir gün gelir dışarıdan çeşitli güçlerin Suriye halkına zarar vermesine dur demek isterse, şehit olan arkadaşı, annesi, kız kardeşi için mücadelesini sürdürmek isterse, bu onların bileceği bir iş olur.

Türkiye’nin bölgede barış ve istikrar için yaptıkları yetmedi mi? Devamını da yapabilir. Lavrov, “Türkiye güvence verdi,” diyorsa bu yanlıştır. Türkiye güvence vermez, muhataplarına insanlık görevi verir. İnsanlıktan anlayan bu görevi yapar, değilse kendi bilir. Terörist sevicilikle insanlık olmaz.

Bir Cevap Yazın

Güvenlik 'ın son yazıları

Bağdadi

ABD Başkanı Donald Trump 27 Ekim Günü TS ile 16:00’da çıktı ve
DÖN BAŞA