suriyede-cozum-icin-plan-gerekli
Suriye’de Çözüm İçin “Plan” Gerekli

Suriye’de Çözüm İçin “Plan” Gerekli

1136 Tıklama
6 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Bu safhadan sonra Suriye’de kalıcı çözüm için kilit konumundaki konu bir başlayıcı-plan üzerine yürümektir. Sahada Esad rejimi, Rusya, İran, ABD, Türkiye, terör örgütleri, vs. güçler var, diğer tarafta ise Cenevre görüşmeleri; arası kopuk, birbirine bir plan ile bağlanmadan Suriye’ye kalıcı çözüm bulmak zordur.

Bir defa Esad’ın Suriye’yi korumak için Rusya’yı ve İran’ı davet etmesinin pratikte bir meşruiyeti kalmamıştır. Üstelik bu durum barışa engel olan bir konu haline dönüşmüştür. Esad’ın meşruiyetini sorgulamanın yanı sıra artık onun temin ettiği güvenlik anlaşmalarının da meşruiyetinin sorgulandığı bir noktadayız. Bu durumda Esad ve onunla beraber olan Rusya ve İran, mazlum Suriye halkını temsil etmemektedir ve iyilik bağlamından bir gelecek vaat etmemektedir. Barışa gidilecek yolda kesin olarak bu hususu işaret etmek ilk maddedir.

DAEŞ terör örgütü hakkında olup biten bellidir. Yine kesin olarak ortaya çıkan şudur ki, DAEŞ ile mücadele kapsamında kurulan Koalisyon’un da meşruiyeti sona ermiştir. Dolayısıyla, bu DAEŞ ile mücadele maksadıyla Suriye halkına yardım etme ve barışa giden yolu açma amaçlı bu ülkeye gelen yabancı tüm askeri kuvvet ve kuruluşların temsilcileri bugün gayrimeşru statüsüne düşmüştür. O halde DAEŞ ile mücadele kapsamında Koalisyon gereği Suriye’ye gelenlerin bugünkü şartlarda halka bir yararı yoktur.

Cenevre’de bulunan Anayasa Yazma Komisyonu aktif değildir. Birleşmiş Milletler (BM, UN) son durumu içeren bir rapor yazmalıdır. Bu hazırlanacak rapora göre Cenevre’deki çabanın sonuç vermeye yönelik elden geçirilmesi gerekecektir.

Bütün bunlarla birlikte, özellikle Suriye’den komşu ülkelere sığınmacı konumuyla göç edenlerin, Suriye topraklarında geçici kamplara sığınanların, yine Suriye içinde evinden barkından uzak noktalarda bulunanların, zor zahmet içinde yaşayanların, velhasıl Suriye’nin çoğunluk halkının durumu hayatidir.

Suriye toprakları, rejimin olumsuz politikaları asıl ama, öte yandan bölgesel meselelerin de etkisiyle, değişik güç odaklarının hatalı politikaları nedeniyle bir terör yuvası olmuştur. Terör neredeyse yerleşik hale dönüşmüştür. Bu terör örgütleri bulundukları yerlerde otoriteyi bir biçimde ele geçirme imkânı bulmuş ve halka rağmen kendi çıkarları doğrultusunda değişik yöntemlerle adeta sorunu kangren hale getirmiştir.

Eğer bu hususla ilgilenecek bir otorite var olacak ise aynı zamanda muktedir olmalıdır. Bu şartlarda gayrimeşru yapılarla işbirliği yapan, bu kadim toprakları istikrarsızlaştıran ve parçalayan düzenlerin ortadan kaldırması şarttır.

Bütün bu mülahazalar dahilinde atılması gereken adım, sahadan Cenevre’ye bağlanan somut meseleleri göz önünde bulunduran, Birleşmiş Milletler’in otoritesinde sağlam bir planın ihdası ve uygulanması şart görülmektedir. Suriye bu çıkmazdan kurtarılmalıdır. Aksi halde sorun daha da derinleşecek veya başka bir olumsuz yapıya dönüşecektir. Bu itibarla, insanlık meselesi en başta, diğer yandan uluslararası nizam ve güvenlik açısından, bölgesel ve küresel sorunlar da çıkmaza sürüklenmekten kurtarılmalıdır.

Suriye barışı için, sorunun kalıcı çözümünü yaklaşık dokuz yıldır bekleyen Suriye’nin gerçek sahipleri, mazlum halkı ve insan hakları için, bütün bu hususlarla ilgili, yukarıda ifade edilen şartlar gereği, süreci bağlayıcı bir planın ivedilikle hazırlanması aşamasına geçilmelidir. 

Taraflara, devlet ve hükümet başkanlarına, ilgililere ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, António Guterres’e saygıyla arz olunur.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

akilli-istihbarat-savaslari-cagi
ÖNCEKİ YAZI

Akıllı İstihbarat Savaşları Çağı

kovid-sonrasi-gerginlik
DİĞER YAZI

Kovid Sonrası Gerginlik

Güvenlik 'ın son yazıları

Postmodern Mücadele

Postmodern dönemin mücadele şekli nasıl olmaktadır? Bu dönemin çatışma, rekabet, düşmanlık anlayışlarında öne çıkan hususlar nelerdir?

S-400 ve SU-35

S-400 konusunda Rusya ile 2. anlaşma olacak mı? Türkiye Rusya'da SU-35 av uçağı alacak mı? Bu

Lübnan Çöktü

4 Ağustos günü akşam saatlerinde Lübnan'ın başkenti ve can damarı Beyrut'ta meydana gelen patlama ile liman