UKRAYNA ORDUSUNUN ATEŞ GÜCÜ SORUNU

13 Haziran 2022
Okuyucu

Savaşın yaklaşık üç ayı tamamlanmışken, Rusya ve Ukrayna’nın operasyonlarında en fazla ateş gücünü artırmakla ilgileniyorlar. Cephede daha fazla ateş gücü demek daha fazla silah sistemi ve mühimmatı demek oldu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky, Rusya’nın işgali altındaki topraklarını kurtarmakla ilgili gayretini sürdürürken, olanca gücüyle Batı’dan silah ve mühimmat tedariği için çaba içindedir. Bu konuyu inceleyelim, savaşın bu aşamasında sorunlar neler, görelim.

SIKLET MERKEZİ

Ukrayna’daki savaşta Rusya’nın 25 Mart’tan itibaren başlattığı Özel Operasyon’unun İkinci Safhasındaki önemli farklılık ateş gücünü artırmak oldu. Şubat’ın 24’nde başlayan harekatta (İlk Safhada) birliklerini sahaya çok fazla yayan Rusya’nın başarısızlığından sonra, Harp Prensiplerinden “sıklet merkezi” oluşturmaya dayalı İkinci Safhadaki en büyük fark, ateş gücünün artırılmasıyla elde edildi. 

İkinci Safhada önemli çatışmalar Kharkiv ve Donbas bölgesinde gerçekleşti. Bunun yanı sıra Ukrayna, Kherson’da ve Zaporizhzhia’da karşı taarruz yapma arayışına girişti. Öte yandan Odessa’nın olası bir harekata karşılar savunmasının artırılması ihtiyacı ortaya çıktı.

ATEŞ GÜCÜ

ABD ve Ortakları Ukrayna’daki bu durumu hemen değerlendirdi ve dengeyi sağlayabilmek adına Ukrayna Ordusu’nun ateş gücünü artıracak tarzda askeri yardımlarını planladı. Öncelikle Ukrayna, ABD’nin verdiği 155 mm’lik M777 toplarını bu bölgeye yönlendirdi. Bir miktar denge sağlanır gibi oldu. Bu aşamada Rusya ateş gücünü tekrar artırdı. Sadece top ve roket değil, aynı zamanda Hava Kuvvetleri ile de bu amaca yönelik baskı gücünü artırdı. ABD, İngiltere ve Polonya gibi Doğu Avrupa’daki bazı ülkelerden tedarik edilen toplarla Ukrayna bir kez daha desteklendi.

Bu sıklet merkezine dayalı ateş gücünü artırma çabası belirgin bir rekabete dönüştü. Ukrayna günde 5-6 bin top mermisi tüketiyor ama dengeyi zor zahmet sağlayabiliyordu. Halbuki ülkesindeki Rus birliklerini çıkarabilmesi için daha fazla ateş gücü gerekliydi. Hava Kuvvetleri olmadığına göre bu kez ABD ve İngiltere yapılan yardımlar kapsamında roket atış ünitelerini göndermeye başladı. Amerika Birleşik Devletleri M142 HIMARS, İngiltere ise M270 MLRS gönderme kararı aldı. Burada amaç Ukrayna’nın cephedeki ateş gücünü 20-25 mil mesafeden, 50-70 mil ileriye kadar çıkarmaktır.

Ateş gücü mukayeselerinde Rusya (ortalama) 1/10 fazla güce sahipti. Aradaki farkı kapatabilmek amacıyla Ukrayna birlikleri daha fazla savunma manevrasına, etkili ve zırh delici özelliği olan taarruzlara yönelmekteydi. Bu durum ise birlikleri ayrıca yormaktaydı. (ABD ve Ortaklarının Ukrayna ordusunun hedeflerine karşı kesin isabet kaydedebilmesi için verdiği C4ISR desteğinden söz etmiyorum, bu zaten var.)

İSTİHKAM

Bu arada bir istihkam sorunu ortaya çıktı. Her iki tarafın güçleri için, ilerleyebilmek veya savunma hattı tesis edebilmek adına, nehir geçişlerini emniyetle yapmak durumundaydı. 

İNSAN KAYNAĞI

Bu yorucu ve yoğun ateş gücü altında süren harekatta Rus tarafı günde yaklaşık 280-300, Ukrayna ise yaklaşık 150-200 kayıp vermektedir. Yaralı oranları ise her iki taraf için bu sayıların yaklaşık 5 katıdır. Bu durumda personel takviyesinin ve sağlık çalışmalarının öne geçmesi söz konusu oldu.

RUS KAYIPLARI

Benim yaptığım hesaplamalara göre, Ukrayna’da, 100 günde ortalama günlük Rusya kaybı (Minimum-Maksimum Adet) şeklinde şöyledir: Asker (279-301); Tank (10-12); ZPT (24-33); ÇNRA (1.5-2); Uçak (1.5-2); Helikopter (1-2); Güdümlü füze (0.8-1); Deniz vasıtası/gemi (0.08-0.1); Diğer araç/yakıt tankı (16-21).

TEDARİK

Savaşın başından itibaren düşünelim. Ukrayna ordusunun envanterinde Rus menşeili silah ve mühimmat vardı. Örneğin savaş başlayınca havan topu, Uragan ve Smerch gibi MLRS sistemleri ve T-72 tankları için gerekli ikmal işlemleri hemen tüketildi. İkinci Safhada ateş gücüne dayalı savaş temposu artınca ve tedarik Rusya’dan yapılamadığına göre, Ukrayna, yeni baştan silah bulmak zorunda kaldı. Bu Ukrayna için tam bir kâbus oldu. ABD ve Ortakları bu noktada kendini zorlayarak zamanında tedarik programlarını cephe hattına ulaştırmakla uğraştı. Havan topu, MLRS, tanklar ve bunların mühimmatı için (Polonya başta) Doğu Avrupa’dan ülkelerin deposunda işe yarar ne varsa toplanıp Ukrayna’ya gönderildi.

ABD ASKERİ YARDIMI

Son olarak Haziran ayı başında ABD, 40 milyar dolarlık yardımın ilk paketi olarak, 700 milyon dolarlık silah ve mühimmatı Ukrayna’ya gönderdi. (Bu paketle birlikte savaşın başlangıcından bu yana ABD’nin teslim ettiği askeri yardım kapsamındaki silah ve mühimmatın değeri 5,3 milyar doları buldu.) Yardımlar paketler halinde sürdürülmektedir.

İlk safhada Ukrayna’ya teslim edilenlerin başında tanksavar, uçaksavar, bunların mühimmatı vardı. İkinci Safhada ise durum değişmişti, yeni baştan top, roket sistemi ve mühimmatı verilmek zorundaydı.

EĞİTİM

ABD ve Ortakları, Ukrayna’ya gönderdiği Batı silahlarının eğitimlerini Almanya’daki askeri üslerde vermektedir. Savaşın içinde eğitim konusu da bir başka sorundur.

SONUÇ

Zelensky’nin bu dış destekle savaşı bu şekilde sürdürmesi güç görünmektedir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Kitle Gücü Savaşı

DİĞER YAZI

Orta Doğu’da Yeni Savunma İttifakı – MEAD

Güvenlik 'ın son yazıları

96 views

Birisi

Moskova’daki Crocus City Hall terör saldırısı konusunu analiz edelim. Ama önce bugünlere nasıl geldik, bir bakalım. Sonuçta aradığımız birisi var! Kim bu birisi? Hani öndekileri görüyoruz, yakalandılar da. Ama bu tür küresel etkisi olan ciddi konularda, Rusya gibi bir ülkeye terör saldırısı yapılarak, asıl ne amaç güdülüyor olabilir, bunu anlamaya çalışalım.
149 views

Küresel Silahlanma Tartışmaları

Her ülke silahlanıyor? Bu silahlanmanın caydırıcılık amacıyla yapılıyor olması bize neyi açıklar? Asıl konu egemenlik mi, küresel mücadele içinde daha fazla güçlü olabilmek mi? Bilinmedik şeylerden mi bahsediliyor? Bu soruları cevaplandıracağız. Ayrıca Macron ve Putin neler söyledi, değerlendireceğiz. Bu şekilde, asıl ilgilendiğimiz olgular ve temel düşünceler olacaktır.
157 views

Milli Güvenlik Siyaseti

Türkiye daima kazanan ve gelişen olmak zorundadır, başka türlü düşünülemez! Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (Kırmızı Kitap) gibi dokümanların kendi gücü için geri planda çok çalışılmalı, fikri altyapısı ve anlayışı özgün ve tutarlı olmalıdır. Ama önemlisi; bunun uygulanmasında herkesin, her kurumun, her şirketin, inanarak, gösterilen hedefleri elde etmek amacıyla, bütünlük halinde ve bu bağlamda tek yolda yürümesi gerekmektedir. Bu, "devlet disiplini" konu ve kapsamını aşan bir yaklaşımdır, ülkece disiplinli olmayı gerektirmektedir. Eğer ülkece disiplinliysek hak edilen gelişmenin yolunda oluruz! Siyasetin kendisi, entelektüel yaklaşımlar veya iş dünyası bizi yolumuzdan alıkoymamalıdır. Bu çok hassas bir konudur.
123 views

Küresel Stratejik Savunma 

Bu makalede, küresel savunma ve küresel strateji, savunma sanayiine olan ihtiyaç, bununla refah ve güvenlik yönleriyle kazanılacak avantaj, stratejik plan ve proje konuları ve KAAN projesinin değeri ortaya konacaktır. ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve Türkiye örnekleri üzerinde duracağım.
168 views

Ukrayna-Rusya Savaşı ve Geleceği

İkinci yılı dolan, üçüncü yılının da hızlıca geçeceği öngörülen, hemen herkesi ilgilendiren önemli bir savaşı değerlendiriyorum. Bugünden yarına bakılırsa, gelişmeler Ukrayna aleyhine gibiyken, acaba ne yapılırsa durumda önemli bir değişiklik yaratılabilir? Yoksa bugünkü muğlaklık devam mı edecek? Cephede ve stratejik alandaki sorunlar nasıl gelişiyor? Putin, satranç hamlelerini ustaca yapabiliyor mu?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme