Yeniden NATO

315 Tıklama
5 Dakikalık Okuma
Okuyucu

ABD, İngiltere ve Almanya “Yeniden NATO” dedi! Bu konunun etraflıca irdelenmesi gerekiyor. Küresel savunma ve güvenlik konularına ilgi duyanlar tam geçiş aşamasındaki temel konuları iyi anlamalıdır. Çünkü Joe Biden yönetimi NATO’yu işaret ederek bir dizi eylem planını devreye koymak üzere. Şimdi konunun içeriğine bakalım.

Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) hakkında Donald Trump döneminde iki önemli tartışma konusu oldu. Bunlardan birincisi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Beyin Ölümü” ifadesiyle kendini gösteren tartışmaydı. İkincisi ise Trump’ın Londra’da 70. kuruluş yıldönümünde müttefiklere bakarak, “pamuk eller cebe,” demesiydi.

Müstakbel ABD Başkanı Joe Biden’ın politikalarının en başında ise NATO’nun güçlenmesi var. Öyle görünüyor ki ABD Ocak 2021’den itibaren NATO üzerinden küresel güvenlik politikalarına ağırlık veren hamleler yapacak.

Bu bakımdan NATO’nun son zirvesinde alınan kararların önemi büyüktür. Hatırlayacak olursak, (Rusya’nın yanı sıra) Çin hedef ülkeler listesinde yer almıştı, uzay ve siber konular ilave edilmişti ve Arktik bölge kapsam içine alınmıştı. Bununla NATO, Kuzey Atlantik İttifakı olarak küresel tehditleri esas almıştır, Pasifik, Kuzey Buz Denizi ve uzay dahil tüm eksenleri kapsayan bir hedefe yönelmiştir.

Aslına bakılırsa ABD’nin (2017) ulusal güvenlik stratejisi içinde yer alan konular, 2021 yılı savunma bütçesi, bugünlerde Genelkurmay Başkanı’nın açıkladığı “Çin 2035’te ABD’yi geçecek” türü açıklamaları birleştirilirse, ABD açısından küresel hedef algısı somuttu. 70. yılda NATO da buna uygun hale getirilmişti. Eksik olan politik iradeydi ve Trump’tan sonra bunu ifade eden Biden’ın işbaşına gelmesi her şeyi açıklar mahiyet taşımaktaydı.

Macron gibilerin söylediği ise NATO olmasın değildi. Esasen Macron, Avrupa kendi savunmasını yapmalı, buna odaklanılmalı, Çin ile ilgilenmek yerine bölgesel tehditler önemsenmeli diyordu.

Bu süreçte Almanya ise sessiz kalır gibi göründü. Sesini yükseltmek için önce Trump’ın gitmesini bekledi. Trump’ın yerine “NATO, Atlantik, küresel politikalar ne demek?” bütün bunları kendisiyle aynı düşünen bir iradenin Beyaz Saray’da olmasını gözledi. Bugün Almanya, Dışişleri Bakanı Hayko Maas, Şansölye Angela Merkel başta, her fırsatta NATO ve ABD konulu açıklamalarda Almanya’nın rolünün önemini işaret ediyor.

Elbette bugün Alman politikacılar Macron veya Trump gibi popülist sözler söylemiyor görünebilir. Ama esasında yeni dünya kurgusu içinde, ki küreselleşmenin tamamlanması burada çok önemlidir, ABD, İngiltere, Almanya eksenli olarak, yani II. Dünya Savaşı sonrası düzen, tekrar odaklanarak öne çıkmalı ve rekabet bu minvalde sürdürülmelidir.

Bu durumda bundan böyle, NATO içindeki ülkeler ve politikacılar, bu yeni gelişmelerin ve temel yaklaşımın bilincinde olarak kendini göstermek zorundadır. Baltık’tan Akdeniz’e, Atlantik’ten Pasifik’e, Kuzey Buz Denizi’nden Hint Okyanusu’na bundan böyle ABD, İngiltere ve Almanya birlikte olarak ve NATO’yu da öne sürerek müşterek eylem planı ile hareket edeceklerdir. Müttefiklerin bu eylem planının detaylarına sadık kalmalarını bekleyeceklerdir. Bu bakımdan ABD müttefiklerine (NATO ülkesi olan veya olmayan) İttifak ve Ortaklıkları Geliştirme Rehberi adında bir doküman gönderdi. Bu rehber açıkça “Tarafını seç!” diyordu.

ABD, İngiltere ve Almanya “Yeniden NATO” demişti. Şimdi bu güçler, İttifak ve Ortaklıkları Geliştirme Rehberi ile yeniden bir muhasebe içindeler. İşin özü budur!

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

“Çin ABD’yi 2035’ten Sonra Geçecek”

DİĞER YAZI

Küresel Çatışma Eğilimleri

Güvenlik 'ın son yazıları

İstikrarsızlık

Barış Pınarı Operasyonu zamanında yaptığım konuşmalarda defaten ifade ettim, "Terör örgütü PKK, ABD’nin özellikle ikinci Körfez

Akıllı Güç

ABD’nin küresel üstünlüğü tartışılıyordu ve Joseph S. Nye 2005 yılında etraflıca yazdı, Yumuşak Güç (Soft Power)

Jeostratejik Hareketlenmeler

Cari konuları jeopolitik bakımdan incelersek, stratejik çapta bir küresel tırmanmanın olduğunu görmemiz gerekir. Acaba bu yeni