biyoritmin-hukuku
Biyoritmin Hukuku

Biyoritmin Hukuku

Okuyucu

Biyoritmin hukuku” diye bir şey duydunuz mu? Hayır. Neden? Çünkü yok! Ben size bunun bir gereklilik olduğunu anlatayım, hem de bilinen “pozitif hukuk” anlayışı ile…

İnsanın doğal ve üstün irade sahibi bir varlık olduğunu unutanların çoğaldığı, enerjinin altın gibi kıymetli kabul edildiği büyük savaş zamanlarında, herşeyin olduğu gibi enerji tasarrufunun da önemli olduğu zamanlarda, çıkıp, “Benim doğal dengemi bozuyorsunuz,” diye devleti, kurumu veya herhangi birini mahkemeye verebilir miydiniz? Hayır. Neden? “Kamu yararı” diye bir kavramdan söz edilir. Gerekirse birey veya bir grup bu sebebe dayandırılarak adil ve hatta doğal olmayan bir yaptırıma boyun eğdirilebilir. Tam tersine “kamu yararı” diyerek devlet veya kurum bireye dava açabilir, birey ceza alabilir.

Peki, bireyin biyoritmini kim koruyacak? Bireyin kendisi, gerekirse başka gerekliliklere uyduracak. Eğer verimliliği, huzuru, sağlığı olumsuz etkileniyorsa da buna gösterilecek yol belli; “kendini düzelt!”

Siber saldırılarla baş edemeyen devlet kendini korumaktan acizken biri çıksa, “Benim banka hesaplarım ne diye korsanların elinde, sen beni neden koruyamıyorsun ey devlet, haberim olmadan, benim baş edemeyeceğim konulardan dolayı koruyabilecek imkanlara ancak sen kavuşabilecekken, neden acizlik içindesin, ne güne varsın sen, verdiğimiz vergiyi orada burada kullanacağına, benim yararıma da kullansana…” dese, ne elde eder? Kamu yararı nerede burada? Bireye dönük hukuk bu değil mi? O zaman devlet memuru “kabiliyetine karşılık geleni” yapabiliyor… Maddi konularda durum böyleyken, biyoritme dönük konularda nasıl olabilir ki?

Biyoritm konusunda da kabiliyetine karşılık gelen uygulanıyor. Kimse verimliliğin düştüğünden ve milletin huzurunun kaçtığından dolayı meydana gelen kaybı hesap etmesi mümkün olamıyorsa, bilinen düşük düzeyli matematikle ancak toplama çıkarma yaparak enerji tasarrufu hesabı yapılabiliyorsa, söylenecek söz belli; kabiliyetine karşılık gelen yapılabiliyor.

Memlekette hukuk yetkililerin kabiliyetine göre işliyorsa böylesi “pozitif hukuk” konuları elbette sarfınazar edilir, durum bu! Pozitif hukuk, ben dilekçe vermeden beni koruyabilen hukuk anlayışıdır, benden hep bir adım öndedir, geride değil.

Konu saat ayarı hesabı, bu yani!.. Güneşin ne vakit doğduğunu ve battığını, bahçedeki horozun önemsizleştirildiğini daha iyi anladık şimdi. Bırakın horozu, kuşu, çiçekleri, doğadaki bütün canlıları, burada insandan bahsediyoruz. Kaçak enerjiyi kontrol edemeyen devlet görevlisi benim saatime kastediyor… Bu mu yararlılık! Marsa insan gönderirsek orada da saat ayarlaması olacak mı?

Uzatıp kısaltmayalım, ama ne bir saat ileri ne de bir saat geri tutalım. Adalet buradadır, doğal olan budur. Çoğunluğun hukuku bu noktada karşılık bulur. Keşke ileri ve pozitif bir hukuk sistemimiz olabilse!.. Çok mu zor?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

İnandırıcılık

DİĞER YAZI

Sözün Özü

Kültür 'ın son yazıları

Anakronizm ve Propaganda

Anakronizm ile politik propaganda arasında ciddi bir ilişki vardır. Kitle psikolojisiyle ilgilenenlerin çalışma alanında bu tür

Objektiflik

Aslında algılarınıza yönelen hazırlanmış sözcüklerle yönlendiriliyorsunuz. Bırakın bu savaşı, savaş sonrasında olması istendiği özelliklerdeki aklınızın bu

Gerçeklik Ötesi

Gerçeklik Ötesi (post-truth) ile ilgilenmeden bunun içinde yaşamayı sürdürmek çağımızın kurtlu doku hastalığına tutulmaktır. Hastalıklar teşhis