biyoritmin-hukuku
Biyoritmin Hukuku

Biyoritmin Hukuku

8 Aralık 2016
Okuyucu

“Biyoritmin hukuku” diye bir şey duydunuz mu? Hayır. Neden? Çünkü yok! Ben size bunun bir gereklilik olduğunu anlatayım, hem de bilinen “pozitif hukuk” anlayışı ile…

İnsanın doğal ve üstün irade sahibi bir varlık olduğunu unutanların çoğaldığı, enerjinin altın gibi kıymetli kabul edildiği büyük savaş zamanlarında, herşeyin olduğu gibi enerji tasarrufunun da önemli olduğu zamanlarda, çıkıp, “Benim doğal dengemi bozuyorsunuz,” diye devleti, kurumu veya herhangi birini mahkemeye verebilir miydiniz? Hayır. Neden? “Kamu yararı” diye bir kavramdan söz edilir. Gerekirse birey veya bir grup bu sebebe dayandırılarak adil ve hatta doğal olmayan bir yaptırıma boyun eğdirilebilir. Tam tersine “kamu yararı” diyerek devlet veya kurum bireye dava açabilir, birey ceza alabilir.

Peki, bireyin biyoritmini kim koruyacak? Bireyin kendisi, gerekirse başka gerekliliklere uyduracak. Eğer verimliliği, huzuru, sağlığı olumsuz etkileniyorsa da buna gösterilecek yol belli; “kendini düzelt!”

Siber saldırılarla baş edemeyen devlet kendini korumaktan acizken biri çıksa, “Benim banka hesaplarım ne diye korsanların elinde, sen beni neden koruyamıyorsun ey devlet, haberim olmadan, benim baş edemeyeceğim konulardan dolayı koruyabilecek imkanlara ancak sen kavuşabilecekken, neden acizlik içindesin, ne güne varsın sen, verdiğimiz vergiyi orada burada kullanacağına, benim yararıma da kullansana…” dese, ne elde eder? Kamu yararı nerede burada? Bireye dönük hukuk bu değil mi? O zaman devlet memuru “kabiliyetine karşılık geleni” yapabiliyor… Maddi konularda durum böyleyken, biyoritme dönük konularda nasıl olabilir ki?

Biyoritm konusunda da kabiliyetine karşılık gelen uygulanıyor. Kimse verimliliğin düştüğünden ve milletin huzurunun kaçtığından dolayı meydana gelen kaybı hesap etmesi mümkün olamıyorsa, bilinen düşük düzeyli matematikle ancak toplama çıkarma yaparak enerji tasarrufu hesabı yapılabiliyorsa, söylenecek söz belli; kabiliyetine karşılık gelen yapılabiliyor.

Memlekette hukuk yetkililerin kabiliyetine göre işliyorsa böylesi “pozitif hukuk” konuları elbette sarfınazar edilir, durum bu! Pozitif hukuk, ben dilekçe vermeden beni koruyabilen hukuk anlayışıdır, benden hep bir adım öndedir, geride değil.

Konu saat ayarı hesabı, bu yani!.. Güneşin ne vakit doğduğunu ve battığını, bahçedeki horozun önemsizleştirildiğini daha iyi anladık şimdi. Bırakın horozu, kuşu, çiçekleri, doğadaki bütün canlıları, burada insandan bahsediyoruz. Kaçak enerjiyi kontrol edemeyen devlet görevlisi benim saatime kastediyor… Bu mu yararlılık! Marsa insan gönderirsek orada da saat ayarlaması olacak mı?

Uzatıp kısaltmayalım, ama ne bir saat ileri ne de bir saat geri tutalım. Adalet buradadır, doğal olan budur. Çoğunluğun hukuku bu noktada karşılık bulur. Keşke ileri ve pozitif bir hukuk sistemimiz olabilse!.. Çok mu zor?

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

inandiricilik
ÖNCEKİ YAZI

İnandırıcılık

sozun-ozu
DİĞER YAZI

Sözün Özü

Kültür 'ın son yazıları

351 views

Eleştiriler

Sizlere günümüzün iyi algılanması gerektiği bağlamında, özellikle bizi ilgilendiren yönleriyle, sosyal bilimler ve dış politikaya dair bazı eleştirilerimi aktaracağım. Dünya hızla değişiyor, güç dengeleri bildiğimiz biçimden oldukça farklılaştı, eğer bunlara ait kavramlara ve anlayışlara vakıf olamıyorsak, konuşuruz ama aslında başka bir şey anlatırız.
351 views

Devrim

Bize devrimin ne tarafı kaldı? Diyeceksiniz ki hangi devrimin? Açıklayacağım. En başta şöyle sloganik işaret edeyim: Devrimden değil, sapkınlardan ve geç kalmışlıktan kork!
537 views

Generalist

Ülkeler ve dünyamız için iyi bilinmesi gereken bir konuyu işleyeceğim, generalist olmak. Buna karşılık gelen bir sözcük aradım bulamadım, yine de ben genele yetkin diyeceğim. Genele yetkin kimseler kimler, örnekleri neler? Uluslararası İlişkiler, Ekonomi ve Askerlik sahalarında örnekler vereceğim, neden gerekli, bunu açıklayacağım.
491 views

ENTELEKTÜEL SORUNSALI

Temelde insanın doğası, zamanın getirdikleri ve sürekli gelişen küresel zorluklar var. Bunun üzerine her alanda tereddüt uyandıran değişik adımlar ve gerçek bir hedef. Sözü edilen şu, kalkınmak! Eğer artık kalkınmışlar sınıfında olmak istiyorsanız!.. Gerçekten istiyor musunuz? İşe bu emelin ne denli büyük bir mücadeleyi gerektirdiğinin farkında olmakla başlanmalı. İşte tam da bu noktada, düşünsel içerikli bir açıklamam olacak. 
2K views

Sıradan ve Mükemmel

Bu makalede sizlere insan zihni içerisindeki tarif veya algı ile gerçeğe ilişkin olanın farkını açıklayacağım. Ele alacağım temalar sıradancılık, mükemmelcilik ve gerçeklik ötesi hakkındadır. Başta soralım, karşılaştığınız şey gerçek mi, yoksa gerçek ötesi mi?
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme