Artık Fiilen Ukrayna Batı Sisteminin Bir Parçası

18 Haziran 2022
Okuyucu

Gelinen aşamada Rusya ve Ukrayna arasındaki ateşkesin şartlarının oluştuğu söylenebilir. Savaşın sonu demiyorum, bir ateşkesten bahsediyorum. Başat güçler alacağını alıyorlar, savaşta bu aşamaya gelindi sanki.

Bu tiyatro sahnesi açılırken seyircide şaşkınlık yaratmak için şu sorular sorulur:

  • Bugün konuşulanlar neler? Neo-Nazi, diktatör, faşist, emperyalist… Bunlar nereye kadar Ukraynalıların evlerine dönmelerine yarayacak kavramlar? Ne zamana kadar çiftçiler tarlalarını ekecekler? Açlık tehlikesi altındaki Afrika ülkelerine tahıl ihracatı gerçekleşmesinin garantisini kim verecek? Burada Birleşmiş Milletler’in fonksiyonu ne? “Üç topçu bataryası daha gönderirsek bütün işler düzelir” veya “üç Rus oligarka daha yaptırım ilan edilsin” diye mi bakılıyor bu mevzulara?.. Tek çözüm ABD Başkanı Joe Biden’ın savaş öncesinde çizdiği o yol haritasına göre mi ortaya çıkacak? Ukraynalıların düşüncesi neydi, soran oldu mu bu işlerin en başında? Başlangıç döneminde bir halkoylamasını neden ileriye sürmediler? Amaç neydi acaba?..

Aktörlerden bazıları ve ilişkileri için şunları söyleyebiliriz: Zelensky’nin destekçisi ABD’dir, bugün uygulayıcı Biden’dır, Rusya’nın muhatabı ise Zelensky değil, ABD’nin içindeki bu güçlü yapıdır, işte bu şartlarda savaş ve barış kararı için hâkim olan Biden ve Putin’dir. Bu denklemlere sırasıyla başka aktörleri ekleyebilirsiniz. Örneğin Avrupa Birliği, İngiltere, diğer G7 ülkeleri…

Düşünsenize, Putin’in Donbas’taki İkinci Safha Özel Operasyonu tamamlanma aşamasına geliyorken, eğer ateşkes yapılmaz ise ya Rus ordusu Odessa’ya doğru ilerlerse!.. ABD ve İngiltere başta Avrupa ve uluslararası sistem bunu istemiyor, “çözün bu işi burada” der gibi bir sufle alınıyor.

Bu yazacağım bir tiyatro senaryosu gibi düşünülebilir. 

Sahne:

Başlangıç aşaması durumu, ABD ve Ortaklarından Zelensky’e şöyle der: 

  • “Ülkenizi işgalden kurtarmanıza destek olacağız.”

Şartlar değişir. Artık Putin’in Donbas ve Kırım’ı bırakmayacağı aşikârdır. Batı çıkarlarının Ukrayna’da yeniden belirlenmesi gerekir. Bölünmüş Ukrayna şimdilik yeterli görülmektedir. Zelensky’nin ve değişik çevrelerin iknası için çaba sarf edilmelidir. Zelensky’nin Putin ile bir toprak pazarlığına girmesinin şartları oluşturulmalıdır. Şartlar kendiliğinden oluşuyormuş gibi gösterilmesi gerekir ve sahne buna göre hazırlanır. Davos’ta duayen diplomat, akil adam Henry Kissinger ile bir çıkış yapılır. 

Kissinger konuşur: 

  • “Avrupa’nın güvenliği Rusya olmaksızın düşünülemez. Zelensky’nin, Putin ile bir barış pazarlığı yapması gündeme gelmelidir…”

ABD ve Ortakları ağız değiştirerek cümlelerini kurarlar. Ancak bu esnada Kiev’e çokça ziyaret ederek ilgileniyor gözükmeleri gerekir. Zelensk’ye şöyle derler: 

  • “Ukrayna’nın bir Avrupa Birliği ülkesi olmasına desteğimiz tamdır.”

Ukrayna’ya birtakım silahlar veriliyor, ancak bundan üç sonuç çıkarın: Birincisi, Ukrayna’da Batı’nın askeri doktrinine, silah envanterine ve eğitim sistemine geçiliyor, Rus sistemi savaşırken peyderpey terk ediliyor. İkincisi, savaşın karar noktasının belirlenmesi için yeteri kadar ateş gücü desteği sağlanıyor. Üçüncüsü, bu maliyetin daha sonra ödenmesi söz konusu olduğunda Ukrayna’nın önüne uzunca bir listeyi içeren faturanın bırakılması sağlanacaktır.

Bu arada elbette verilen silahlar Rusya’yı Ukrayna’dan tamamen çıkarmaya yetmeyecektir, ancak Zelensk’ye sürekli, “zafer sizin olacak” denmelidir. Putin ve Zelensky anlaşana kadar bu “zafer” konusu tekrarlanacaktır.

Ukraynalılar şöyle haykırır:

  • “Zafer Ukrayna’nın olacak! Huraa!..”

Bundan böyle Ukrayna “fiilen bir NATO üyesi ülke” konumundadır. Rusya bastırdı, “NATO’yu istemiyorum”dedi, ama silahıyla, doktriniyle, politikasıyla, hedefleriyle artık Ukrayna, NATO üyesi bir Batı ülkesidir. Bu kadar da değil, Ukrayna, Avrupa Birliği yolunda bir ülke konumuna yükselmiştir. 

NATO ne için çabalıyor?  NATO dile geliyor:

  • “AB ile NATO sınırları eşitlenir ise Avrupa’nın güvenliği tesis edilebilir.”

Hangi Ukrayna? Ne bedel ödedi? Savaşlar böyledir.

Savaş alanının durumu açık. Gelinen noktada Ukrayna giderek yoruldu. Ukrayna ordusunun ateş gücü tükeniyor ve bunu Batı dünyası ikmal ediyor. Ancak ve ancak, taktik ve operatif seviyelerde, mevcut temas hatlarında bir denge kurulabiliyor. Sonuç itibariyle Rusya’nın stratejik hedefinden geri atması söz konusu olmuyor.

Dikkatler dağıldı. Enerji, açlık ve göç konuşuluyor… Hatta ekonomik krizler büyüyerek küresel etki yaratıyor. Gelir dengesizlikleri dünyanın hemen her yerinde artıyor.

Bu savaş bugün bitti dense bile, küresel dengelerin yerli yerine oturtulabilmesi için, tıpkı Dünya Savaşı sonrası gibi, yarından başlayarak uzun uzadıya konferanslar dönemini görmemiz gerekiyor.

Putin, Kiev bölgesinde aradığını bulamadı, kendi generallerinin hatasına ve askerlerinin eksikliğine boyun eğdi. Döndü başka bir amaca yöneldi. Bugün Zelensky söylüyor, Ukrayna’nın topraklarının yüzde 20’lik kısmı Rus işgali altındadır. Bu yaklaşık 150 bin kilometrekare yapar. Peki, Güney Kore’nin yüzölçümü 100 bin kilometrekare, bunun ne anlama geldiğini düşünebiliyor musunuz?

Başka konular var, doğalgaz, petrol, kritik madenler ve önemlisi gıda meselelerini ekleyin bu küresel krize… Hatta bu sene hasadı istediği gibi alamayan ve önümüzdeki yılın ekimini yapamayacak olan Ukrayna’yı düşünün… Bu durumda Afrika birkaç sene aç mı kalacak?

Buraya dikkat edelim, fiili durum artık şunu gerektirdi:  

  • “Ey Putin, al Donbas ve Kırım’ı senin olsun. Biz de Ukrayna’nın kalan yüzde 80’ini NATO ve AB’ye bağlıyoruz…”

NATO genişledi mi? Rusya bunu engelleyebildi mi? Putin’in “Özel Operasyon” dediği çaba sonuç verecek mi? Sanki herkes alacağını alıyor gibi… Bir şartla, Ukraynalıların bu durumu bu atmosfer içinde hazmetmesi gerekecek.

Sahnede kullanılan görüntülerden bir kolajı bu yazının başına koydum, rastgele fotoğraflardan bir seçkidir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Adalar Denizi (Ege) Meselesi

DİĞER YAZI

Alexander’s Knot

Politika 'ın son yazıları

16 views

Stratejik Algı Yönetimi

Strateji ile algı yönetimi bahislerini, canlı örnek olduğu nedenle, Ortadoğu, ABD ve İsrail ile açıklayacağım. Buradaki amacım yaşamda ve çıkarları elde etmede dilin ve yaratılan algının kullanılmasının ne kadar etkili olduğunu göstermektir. Evet, temel olarak bu bir iletişim konusu olsa da görüldüğü üzere, ülkelerin mücadeleleri ve savaşların nedeni dahi olabilmektedir.
60 views

Yapay ve Doğal

Size analitik bir yöntemle, halen Ortadoğu'daki onca yapaylığa ve yürütülen negatif amaçlı algıya rağmen, Türkiye'nin ne denli doğallık içinde ve istikrar amaçlı politika yürüttüğünü açıklayacağım. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanısıra, bölgede İran ve İsrail arasında yaşananları kavramsal boyutta irdeleyeceğim. Analizin her bir basamağında belirginleşen kuralları açıklayacağım.
104 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
78 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
73 views

Seçimler ve Beka

31 Mart Yerel Seçimleri gerçekleştirildi ve Türk demokrasisi kazandı diyoruz. Ben ise size bu seçimleri örnekleyerek bir "beka seçimi" ne demek oluyor, bunu açıklayacağım. Buradan hareketle yapılması gerekenleri de gözden geçirmiş olacağım.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme