Biden’ın Kararı ve Putin’in Seçenekleri

Okuyucu

Bu makalede biraz olsun prosedürlere dayalı açıklamalarda bulunacağım. Böyle yaparak size Ukrayna ve Rusya arasındaki bu harekatın sonucuna etki eden durumu netleştirebileceğim. Joe Biden tarafının durumu daha anlaşılırdır. Hem bugüne kadar bu savaşta ABD ve Ortaklarının asıl niyetleri ile kullandıkları kapasiteyi en fazla açıklayanlardanım. Fakat durum mukayeseli açıklanırsa görülecek ki, Vladimir Putin’in seçeneklerini anlamak çok zor olmayacak.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden 26 Mart’ta Polonya’dan tarihi çıkışını yaparak ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’e “kasap” diyerek, aralarındaki düşmanlığın geri dönülmez bir durum olduğunu perçinledi. Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, 9 Nisan’da Kiev’e girerek Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky ile elini kolunu sallayarak dolaştığı görüntüleri dünya ile paylaştı. Anlaşılan oydu ki Ukrayna, Rusya’ya karşı üstünlük sağlayan sinyaller veriyordu, bu savaşın seyri Rusya aleyhine gelişiyordu. 

Biden’ın Rusya’ya karşı yürüttü planda iki önemli sorunun cevabının alınması gerekmekteydi: Birincisi, yaptırımlar Rusya’yı etkileyecek mı? İkincisi, Ukrayna halkı Rusya’ya karşı direnişinde başarı sınırını aşma noktasında tatmin edici emareler verecek mi? Öyle görünüyor ki her iki sorunun cevabı da Biden’ı tatmin eder şekilde olmaya başlıyordu. O halde durumu domine etmenin tam zamanıydı.

G61

Önce şu hatırlatmayı yapmam gerekiyor, ABD veya Britanya gibi büyük güçler, köklü bürokrasisine, istihbaratına, diplomasisine, teknolojisine ve bütünüyle Milli Güç kapasitelerine dayanarak karar verme prosedürlerini tamı tamına işletirler. Kaldı ki partnerleri ve NATO gibi yine köklü bir kuruluş ile birlikte çalışarak, hedef belirledikleri alanlarda, hatayı en aza indirecek adımlar atarlar. Burada amacım politik bir söylem ileri sürmek değildir, beğenirsiniz beğenmezsiniz, onların çalışma biçimleri böyledir. Bilindiği üzere aşırı derecede çıkarlarını gözeterek hareket ederler. Elbette onların çıkarları bir diğerine terstir; bazı ülkelerle aralarında düşmanlık dahi mevzubahistir. Bu noktada ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde işaret ediyor, Rusya düşmanlarıdır. 

Rusya ve Ukrayna savaşırlarken, ABD ve Ortakları, Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky yönetimine tam destek sağladı. Verecekleri kararlar için kendi istihbaratına güvendiler. Bu savaşı, savaşan taraftan bile daha çok, kapasitesi yüksek şekilde izlediler. Hatta eldeki bilgileri gerçek zamanlı olarak Ukrayna makamlarına ve ordusuna aktardılar. Dinleme yaptılar, görüntü aldılar, Rusya’daki istihbarat kapasitelerini artırdılar. Siber Savaş araçlarını tam olarak kullandılar. Buradan da anlaşılacağı üzere Biden veya Johnson kendi politik çıkışlarını yaparlarken, öylesine gazetedeki haberlere bakarak karar almadılar. Dolayısıyla işaret ettiğim bu iki sorunun cevabını almak için herkesten çok çaba sarf etmiş oldular. Sonuçta Biden kendi istihbaratına göre tatmin oldu.

Bir başka ülkeye (burada Ukrayna’ya) para musluklarını açmadan önce bile hedeflenen bir sınır ölçüsü vardır. Bu sınıra ulaşıldı ise maddi katkı temposu belirlenir. Bakın bu tarz bir konuya örnek olacak şekilde, daha sınırlı bilgiyle de olsa, size bir çalışmayla sunduğumu hatırlatmak isterim. Örneğin her 10 günde bir hazırladığım Ukrayna-Rusya Savaşının Durum Değerlendirmesi dokümanında bu hususa yer vermekteyim. Burada sadece Biden ne tür bir bakış açısıyla karar veriyor, şimdi onu görelim. 

Karar Eğrisi

Bu hazırladığım grafikte Ukrayna, ABD ve Ortakları ile Rusya var. G gününden itibaren zaman akıyor. Bunu son hazırladığımda G61, 25 Nisan idi. Burada ABD ve Ortakları için belirlenen hedef %25’tir. Bu sınırın altında olduğunda Biden kendi tarafı ile ilgili adımlarını güvenle atabilir. Biden bu durumu G20’den itibaren görmektedir. Yaptırımlara iştiraklerde Ortaklar için bir kararlılık söz konusudur. Rusya için hedef sınırı %60’tır. Görüldüğü üzere Rusya’nın G30 yakınlarında bu sınıra geldiği ortaya çıktı. Ancak emin olmak ve teyit etmek gerekir. Bununla ilgili olarak süreç izlenir. ABD açısından istihbarat istekleri bile buna göre hazırlanır. Ukrayna’nın savaşa devam azim ve iradesi ile sahada somut sonuçlar alınıp alınmayacağı hakkındaki karar sınırı ise %50 olarak belirlendi. Görüldüğü gibi Zelensky liderliğinde sorun oluşmuyor ve Ukrayna halkı savaşıyor. Ukrayna sınır çizgisi G20’lerden itibaren güven verir biçimde %50’nin altında seyrediyor. 

Bu durumda Biden ve Ortakları G20’de karar vererek; Rusya’ya baskıyı ve Ukrayna’ya desteğin artırılması kararını vererek ilerlemelerine devam ediyorlar. Muhtemelen bu kararlar hem NATO zirvesinde liderler bir araya geldiklerinde hem de bundan birkaç gün önce Dışişleri Bakanlarının temasları esnasında netleşmiştir. Biden ve Johnson çıkışlarını ve alınan baremleri artırma kararının etkilerini, bundan sonra görmekteyiz. Saha izlenmeye devam ediliyor ve sonunda teyit etme anı geliyor. Buna göre G55 sonrasında kendi istihbaratları durumu teyit ediyorlar. Ortak kararlar alınıyor ve bunun neticesinde 25 Nisan’da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin Kiev’e gidiyor.

Buraya kadar açıkladıklarım ABD ve Ortaklarının kendi adımlarını belirlemeleri ile ilgili detaylardır. Şimdi gelelim Putin’in seçeneklerine. 

Mademki Putin’in durumu Rusya aleyhine gelişiyor, ifade ettiğim gibi, bu hükme dair birçok emarenin ABD ve Ortaklarının istihbaratı tarafından ciddi çalışmalar neticesinde alınıyor olmalıdır. Ordunun sahadaki durumu, Moskova’daki etkileşim, halkın ve muhalif güçlerin durumu, vs. Ben bu hususları bahsettiğim raporlarımda yazıyorum (söylediğim gibi kıt bilgiyle ama örnek olacak şekilde). En son olan G60 raporuna bakabilirsiniz. Bazı hedef tanımları ve kriterler belirleniyor, bunlar üzerine çalışılarak buradan sonuçlar elde ediliyor. 

Putin’in üç seçeneği: 

  1. (Uzlaşma) Ukrayna ile barış masasına oturabilir. 
  2. (İnatlaşma) Ukrayna sınırları içinde daha da sertleşecek ve tüm kaynaklarını kullanarak Kiev’e ilerlemeyi hedefleyebilir, ABD ve Ortaklarının sınırlarında suikastlar ve provokasyonlar yapmaya yeltenebilir, caydırmak için taktik nükleer silah kullanmayı dahi düşünebilir. 
  3. (Gemileri yakma) Doğu Avrupa’yı savaş alalına çevirecek, NATO ile karşı karşıya gelmeyi göze alacak, bu noktaya geldiğinde Kitle İmha Silahları’nı (KİS) depolarından çıkaracak adımları atarak, sonu belli olmayan şartlara doğru ilerleyebilir.

Bu üç seçenekten size hangisi mümkün görülüyor? Ama öncesinde size bir ipucu vermem gerekiyor: Bu seçenekler Putin’indir. Soru da böyle idi. Halbuki Rusya ne yapar diyebilirdik. O zaman seçenekler başka olurdu.

Başlangıçta verdiğim akışa dönelim, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres bu Perşembe Moskova’da olacak. Bundan önce İstanbul ziyareti var. Bu ziyaretin amacı barış aramak olacak. Ancak takvim bile dikkate değer: Şartlar Putin’e bazı konuları net ifade edecek hale geldi mi, ortada ikna edilebilir bir tablo mu var? Sonra savaşın 75nci günü, 9 Mayıs’ta Rusların Zafer Bayramı var. Ben bu bayramdan dolayı ileri sürülen senaryolara pek sıcak bakmadım ama bunu da takvime not etmenin zararı olmayacaktır. Belki bulunabilecek seçeneklere bir etkisi olabilir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

How Putin Views the War with Ukraine

DİĞER YAZI

Decision Time for Ukraine

Politika 'ın son yazıları

Victory Day

This special day, which is celebrated as Victory Day by the USSR, which won the Second

Putin ve Zafer Bayramı

İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan SSCB'nin her yıl Zafer Bayramı olarak kutladığı bu bayram, Soğuk Savaş sonrasında

NATO’s Strategy

The Russo-Ukrainian War continues. NATO has been involved in this war since its inception. But not

Amerikan Kampanyası

Kampanya! Bu söz bizim Uluslararası İlişkiler ve Askeri Uygulamalar içinde pek kullanılmaz, ama Amerika Birleşik Devletler