brunson-davasi-ve-turkiye-abd-iliskilerinin-degerlendirmesi
Brunson Davası ve Türkiye-ABD İlişkilerinin Değerlendirmesi

Brunson Davası ve Türkiye-ABD İlişkilerinin Değerlendirmesi

281 Tıklama
13 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Brunson davası da bitti… ABD ile Türkiye’nin ikili ilişkilerde sorun olan konuların birinin üzerine bir çizgi atılmış oldu. En azından şimdilik böyle kabul edilebilir. ABD ile ilişkilerde çok sorun var. Bunları tablo halinde listeledim. Mevcut sorunların her biri için ayrı bir süreç işlemekte. Sonuçları bir biçimde alınacak. Brunson davasından elde edilen tecrübeler sonrakiler için de bir referans olacaktır.

Brunson Davası

Yaklaşık 2,5 aydır ev hapsinde tutulan ve Türkiye ile ABD arasında gerilime neden olan Papaz (Pastör) Andrew Craig Brunson’a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı da kaldırılan ve yattığı süre göz önüne alınarak serbest bırakılan Papaz yoğun güvenlik önlemleri altında Türkiye’den ayrılarak önce Almanya’ya gitti. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Almanya’daki kontrollerinin ardından Brunson’un ABD Maryland’daki hava üssüne bugün geleceği duyuruldu.

“Terör örgütleri FETÖ ve PKK adına 9 Aralık 2016’da suç işlediği” iddiasıyla tutuklanan İzmir’de küçük bir Protestan kilisesinde görevli Papaz Brunson hakkında İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan bir iddianame var. İddianamede, din adamı görüntüsü altında söz konusu terör örgütleri adına suç işlediği ve genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek işbirliği yaptığı belirtilmişti. Brunson’ın FETÖ’nün üst düzey mensupları ile kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde eski Ege bölgesi imamı firari Bekir Baz ve yardımcısı Murat Safa ile hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasından dava açılan tutuklu sanık, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç ile görüşmeler yaparak strateji belirlediği iddia edilmişti. Brunson’ın ABD’li bir askere gönderdiği 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin başarısız olmasından üzüntü duyduğuna ilişkin mesaj içeriklerine yer verilen iddianamede, cep telefonundaki “Türkleri sallayacak bazı olayları bekliyorduk. İsa’ya dönmek için gerekli koşullar oluştu. Darbe teşebbüsü bir şoktu. Birçok Türk geçmişte de olduğu gibi askeriyeye güvendi ancak bu sefer çok geçti. Ve darbe teşebbüsünden sonra bu başka bir sallama. Sanırım olaylar daha da kötüye gidecek. Sonunda biz kazanacağız,” mesajı da dosyaya eklenmişti. Teknik incelemede de sanık Brunson’ın, görüşmediğini öne sürdüğü FETÖ’nün sözde Ege bölge imamı firari sanık Bekir Baz ile birbirlerine çok yakın yerde 293 kez GSM sinyali de tespit edilmişti. Brunson, 25 Temmuz’da tutuklu bulunduğu cezaevinden çıkartılarak, “sağlık sorunları” dikkate alınıp “ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı” uygulama kararı verilerek evine gönderilmişti. Bütün bunlar Brunson için 35 yıl hapis demek oluyordu.

ABD-Türkiye arasında sorun oldu. Global Magnitsky Yasası olarak bilinen bir uygulama ile ABD yönetimi İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı hakkında karar aldı. Donald Trump Türkiye’ye ağır ifadeler kullandı. Türkiye’ye kredi verilmesinin yanlış olacağını ima eden bazı kararlar aldırdı. Bu demekti ki, “Türkiye riskli bir ülke,” imajı verilmesi. Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo benzer davranışlarda bulundu. Türk Lirası, Dolar karşısında değer kaybetti. F-35 uçaklarının teslimini bile bu davaya bağlayan senatörler oldu.

Bu arada savcı Karakaya görevden alındı, bunun rutin olduğu işaret edildi.

Dün Papaz Brunson 4. kez mahkeme karşısına çıkarıldı. Sabahtan itibaren Dolar çok az düşüş gösterdi. Piyasalara bakanlar, “Papaz salınacak,” demeye başladı. Üstelik ABD Savunma Bakanlığı bir uçak göndermişti ve mahkeme sonucu Brunson’u götürmek için uçuş hazırlıklarını yapmaktaydı. Mahkeme başladı ve izleyen muhabirler işaret etti, kimse bu kadar çabuk biteceğini beklemiyordu, dendi.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, mahkeme heyeti, verilen aranın ardından kararını açıkladı. Casusluk ve terör örgütü mensubu olmak, FETÖ ve PKK adına suç işlemek, iddiaları düştü. Terör örgütüne dolaylı yardım söz konusu edildi. Bunu kamuoyu “teröre yardım ve yatakçılık etmek” olarak bilmekteyiz. Bu suçlamadan dolayı 5 yıl ceza verildi. İndirimler yapıldı, infazın 2/3’ü hapiste yatılıyor, sonuçta TCK’nın 220/7 maddesi gereğince, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak netleştirildi. Bu ise yattığı süre ile karşılaştırılınca tam gelmekteydi. Üstelik adli kontrol ve ev hapsi hükmü de kaldırıldı. Bu demektir ki, “Brunson, ABD’ye gidebilirsin.”

Sanki dünya bu davayı izliyor gibiydi. Karar açıklanır açıklanmaz dünya basını ve sosyal medya kullanan özellikle ABD’li STK’lar ve diplomatlar tepki vermekte gecikmediler. Örneğin BBC saat 16:34’de “ABD’li Pastör Brunson tahliye edildi,” haberini sıcak gelişme olarak duyurdu. Bu saatte henüz mahkemeyi izleyen Türk basını bile konuyu bu açıklıkta duyurmamışlardı.

Brunson’ın avukatı İsmail Cem Halavurt kameraların karşısında şunları söyledi: “Müvekkilimin bu kadar mağdur edilmesine, Türkiye’nin bu kadar mağdur olmasına, ilişkilerin bu kadar gerilmesine hiç gerek yoktu. Verilen hükmü de kabul etmiyoruz, temyiz edeceğiz, itiraz haklarımızı kullanacağız. Keşke bunların hiçbirisi yaşanmadan tutuksuz bir şekilde yargılanabilseydi, böyle bir krize dönüşmeseydi. Biraz süratli oldu, biz yine de hazırlığımızı yapmıştık, olabileceğini tahmin ediyorduk, ama bugün için beklemiyordum işin doğrusu.”

Türk Adaleti davaya bakmış ve sonuçlandırmıştır. Brunson suçlu bulunmuştur. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri özellikle Trump’ın iç politikada kendini öne çıkaracak türden “çok çalıştık” açıklamasına cevap verdi.

ABD ile İlişkiler

Bir tablo ile meseleleri listeleyelim:

Görünürde olan konular alt alta sıralandığında ABD-Türkiye arasında jeopolitik ve jeostratejik açılardan değerlendirilebilecek önemli konular var. Bunlar bir masa etrafına oturmadan ve hepsini birden “ortak çıkar” projesi halinde ele almadan çözülebilecek kapsamda değildir. Her şeye rağmen ABD ile bazı “özel” konuların ne olursa olsun çözülebilmesi imkanının zayıf olduğu bile değerlendirilebilir. O halde Türkiye’nin inisiyatifiyle ortaya konabilecek ve düşündürücü kabul edilebilecek türden dengeleyici başka noktalar olacak mı, zaman içinde göreceğiz. Yaptırım ve tepki bağlamlı, daha ziyade iç politika esaslı konular ise sonuç alana kadar sürüncemede tutulabilir.

Sonuç

Bu bir güç mücadelesidir. Eşit güçler ile eşit olmayan güçlerin uyguladığı yöntemler doğaldır ki birbirinden farklılık gösterir.

Haklılık başka, sonuç almak başkadır.

Brunson davasını ortaya koyma ile çözme biçimi arasındaki mukayese başka sorunlar için de bir tecrübedir. Önemli olan tecrübeden istifade ile gelecekte daha iyi güç kullanabilme yeteneğini artırmak olmalıdır.

Türkiye (klasik bakış yeni dönemde de benzer özellikler taşıdığından,) hem Batı hem de Doğu açısından önemli bir jeopolitiğe sahiptir. Bunu kullanırken dengeleyici ve barışçı özelliğini sürdürmelidir.

ABD açısından öne çıkan “küreselcilik” çatışması meselesini yukarıdaki tabloya koymadım ama aslında başat, geri planda büyüyen konu budur. Türkiye bu bilinci kendine bir özel dosya halinde işlemelidir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Enerji Savaşı, Trump ve Suudi Krallığı

DİĞER YAZI

Dün Oval Ofis’te Brunsonlar Ağırlandı

Politika 'ın son yazıları

Bakü Beyannamesi

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan Meclis Başkanları arasında Bakü Beyannamesi imzalandı. Bu gelişmenin özellikle savunma alanındaki anlamını