Pelosi Diplomasisi

19 Eylül 2022
Okuyucu

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ile yeni bir dış politika anlayışı gelişti: Pelosi Diplomasisi. Bu diplomasi şekli, içinde her ne kadar demokrasi sözcüğü geçse bile, beklendiği gibi dünya için yararlı ve barışçı olmaktan gayet uzak, sadece kışkırtıcı ve peşinden ABD çıkarlarının en acımasızca gelişimine imkan verir cinsten. Bunun en iyi örneğini Pelosi’nin Tayvan ve Ermenistan ziyaretlerinde gördük.

Şöyle açıklamak mümkün: Önden Pelosi gidip belli coğrafyalarda (örneğin Tayvan’da ve Ermenistan’da) provokasyon yapıyor, sorunları kaşıyor, arkasından ABD Başkanı Joe Biden oraya askeri müdahalede bulunma ve savunmayı destekleme sözü veriyor, meydan okuyor, buna da aktif, barışçı ve demokrasi için ABD Dış politikası deniyor, dünya liderliğinin böyle olacağı iddia ediliyor.

Biden’ın dış politikasında barış için gösterilen bir gayret yok, şu yaklaşım var: “Rakibimiz veya ötekileştirmek istediğimiz ülke sahiplendiğimiz ülkeye saldırsın, örneğin Rusya Ukrayna’ya, Çin Tayvan’a gibi, ABD de buna göre ya savaş veya operasyon yapsın ya da oralardaki savaşı desteklesin.”

Bu yaklaşım gayet tehlikelidir. Örneğin aynı yaklaşım Azerbaycan ve Ermenistan, Türkiye ve Yunanistan için söz konusu ise, ki bazı güçlü emareler bu yönde alınıyor, buradan barış ve istikrar değil, çatışmayı teşvik eden sinsi bir politika var diyebiliriz. İşte Pelosi, Tayvan’dan sonra bu yaklaşımla geçtiğimiz gün de Erivan’da idi ve buradan mesajlar verdi: Sözde soykırım meselesinde Türkiye’yi suçladı ve Karabağ meselesinde işgalci Ermenileri destekledi, hem açık dille ve sözde soykırım anıtı önünde Oscar’lık performans olarak gösterilen sahte gözyaşları görüntüsüyle.

Ermenistan ziyaretinde Pelosi sözde soykırım anıtında ağlamaklı bu görüntüyü vererek çok basitlik gösterdi, Türk Milletine hakaret etti, bilmediği bir konuda sahte yüz gösterdi, dünya politikacılarının en kötüsü nasıl olunabilire örneklik etti.

Pelosi, Ermenistan Savunma Bakanı ile görüştü ve burada şöyle söyledi: “Bugün heyetimiz Ermenistan Savunma Bakanı Suren Papikyan ile Amerika’nın Ermenistan’ın güvenliğine desteğini iletmek üzere bir araya geldi. ABD Kongresi adına Azerbaycan’ın saldırılarını kınadık ve barış ve güvenlik ihtiyacı hakkında konuştuk.”

Öte yandan bu sabah Başkan Joe Biden, CBS’in 60 Dakika programına verdiği mülakatta, “ABD Silahlı Kuvvetleri, bir Çin işgali durumunda Tayvan’ı savunacaktır!” dedi. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz ay Pelosi Tayvan’da idi ve peşinden buraya iki heyet daha gitti. Bugün de Çin’e büyük bir meydan okuma görüyoruz.

Ermenilere, Yunanlılara, daha yeni silah ambargosunu kaldırma kararı aldıkları Kıbrıslı Rumlara arka çıkan ABD politika yapıcıları Çin için ifade ettikleri sözleri Azerbaycan’a, Türkiye’ye ve Kıbrıslı Türklere mi söyleyecek?

Pelosi diplomasisi kapı aralıyor, Biden meydan okuyor! Bu mu dünya barışı ve otoriter yönetimlerle savaşma perspektifi? Kimin yararına? Ermenistan’ın mı ABD’nin mi? Yunanistan’ın mı ABD’nin mi?.. Savaşlar ne pahasına olacak, yerelde halklar neden ölecek? Hak ve adalet için mi ABD çıkarına mı?

Bir düşünsenize, Rusya ile ABD hangi konuda anlaştı? Tam da işaret ettiğim gibi Ukrayna’ya destek, Rusya’yı kışkırtma ve çatışmaları davet politikası. Bu yöntemle bugün neyi halletti bu dünya?

Türkiye’nin tüm gerçekleriyle ve haklılıklarıyla tartışmasız hakkı olan terörle mücadele, Ermenistan, Kıbrıs, Suriye ve Yunanistan gibi ciddi ve milli konusunda, Türkiye’nin bekası hakkındaki konularda, üstelik ikili ve uluslararası anlaşmalar varken, ABD alenen Türkiye aleyhine politikalar sergiliyor. Bu bir düşmanlık beslemek mi, yoksa müttefiklik mi? Açıkça görülüyor: Bu bir ötekileşme ve buradan stratejik çıkar devşirme. ABD bu stratejisi ile hata içerisindedir.

ABD’nin Azerbaycan-Ermenistan sorunundaki Pelosi bağlamında ileri sürülen şu aldayıcı ve yanlı tezlere bir bakın: ”Ermenistan’a demokratik ülke,” diyorlar. Tartışılır. Adaletle bakılsa, bu iki barış arayan ülke için, Azerbaycan ve Ermenistan’ın demokrasileri hakkında, acaba ne sonuç çıkarılabilir? Şu ifadeye bakın: “ABD, Kafkasya’nın istikrar ve güvenliği için Ermenistan’ın yanındadır… Azerbaycan’ı kışkırtan Rusya destekli milliyetçilerden Ermenistan kurtulmalı; Ermeniler barışsever Başbakanları Paşinyan’ın yanında.” Mesele Azerbaycan-Ermenistan barışı mı, yoksa Rusya’nın askerini Ermenistan’dan çekmesi mi?

İşte Pelosi’nin yapmak istediği: Pelosi oradayken Erivan’da halk nümayiş yapıyor ve sloganlar atıyor: “Ermenistan Kolektif Güvenlik Örgünü’nden çıksın, Rusya’nın askeri Ermenistan’ı terk etsin…” Ben dümdüz bakarak öyle düşünüyorum, Rusya çıksın, yerine ABD askeri yerleşsin. Ne adına? Demokrasi! İlk gösteriler bunlar, elbette ABD ermenilere daha fazla para verdikçe bu sesler artacaktır.

Türkiye yıllarca Batı ülkelerindeki diyasporaya ve lobilere “demokrasi gereği” denmek suretiyle tercih sebebi edildi, teröristin yanında olanlar, onlara silah ve mermi taşıyanlar, harçlıklarını verenler, bugün özgürlükten bahsetmekte…

Pelosi, Ermenistan’da ziyaret gerçekleştiriyor, doğaldır. Ama barış eli veya barışı teşvik sözleri nerede? Başta Ermenistan halkına karşı oluyor, “Sizi Ruslarla ve Azerilerle savaştırırım ha!“ şeklinde örtülü tehdidini yapıyor. Azerbaycan’a, Rusya’ya ve müttefiki Türkiye’ye karşı duruş gösteriyor.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Barış Stratejisi

DİĞER YAZI

Putin’den Kısmi Seferberlik Hamlesi

Politika 'ın son yazıları

40 views

Yapay ve Doğal

Size analitik bir yöntemle, halen Ortadoğu'daki onca yapaylığa ve yürütülen negatif amaçlı algıya rağmen, Türkiye'nin ne denli doğallık içinde ve istikrar amaçlı politika yürüttüğünü açıklayacağım. ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin yanısıra, bölgede İran ve İsrail arasında yaşananları kavramsal boyutta irdeleyeceğim. Analizin her bir basamağında belirginleşen kuralları açıklayacağım.
93 views

İsrail, İran ve Gazze

Genel bir değerlendirme yapalım, çünkü İsrail, 7 Ekim saldırısından 6 ay geçti ve "bugün Gazze'de üçüncü aşamaya geçtik" dedi. Bu ne demektir, bölgede başka ne gibi gelişebilir olabilir, hepsini inceleyelim.
69 views

Modern Rekabet

Burada modern rekabetin küreselleşmesi öyküsünü kendi içindeki kavramlarını tartışarak, Rusya ve Çin örnekleri üzerinden otoriter yönetimlerin eleştirisini yaparak açıklayacağım. Kavramsal olarak "modern rekabet" anlayışını bu şekilde açıklama imkanı bulacağım. Sonlara doğru kapitalizmin yozlaşmasını açıklayacağım. Bu kısımda da Anglo-Sakson yapıyı ve Kıta Avrupa'sını işaret edeceğim. Burada anlaşılması gereken şu olacak: Demokrasi ve insanlığın gelişimi kimsenin insafına kalmamalı, rekabetin yapılma amacı değer üretmek esaslı olmalı.
67 views

Seçimler ve Beka

31 Mart Yerel Seçimleri gerçekleştirildi ve Türk demokrasisi kazandı diyoruz. Ben ise size bu seçimleri örnekleyerek bir "beka seçimi" ne demek oluyor, bunu açıklayacağım. Buradan hareketle yapılması gerekenleri de gözden geçirmiş olacağım.
89 views

Politikada Gri Kavramlar

Size politika amaçlı yapılan propaganda konusu içinde yer alan kavramsal bir temayı sunuyorum, grilik. Gri kavramların dış ve iç politika yansımalarına bakacağım. Özellikle ABD dış politikasında kendi çıkarına yaklaşımlar sergilemesi neticesinde görülen gri kavramlar konusunu işleyeceğim. Buna örnek olarak Filistin-İsrail, terörle mücadele, sözde soykırım tasarısı gibi konular da yer alacak.
DÖNBAŞA

Okumadan Geçme