suriyede-anlasmaya-dogru
Suriye'de Anlaşmaya Doğru

Suriye’de Anlaşmaya Doğru

214 Tıklama
7 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Suriye konusundaki gelişmeler hızlandı. Daha çok ABD’nin Suriye’den çekilmesi ve güvenli bölge konusu konuşuluyor. Anlaşılan o ki, ABD, Rusya liderliğinde ve Türkiye’nin inisiyatif alması üzerine Suriye’de bu şartlarda yapılabilecek en iyisi ne ise, o yola doğru girilmiş görünüyor.

Türkiye’nin Tezi

Türkiye’nin başından beri Suriye için tezi belli: Bölgede terör dursun, şiddet bitsin; Suriye’de toprak bütünlüğü olsun; Suriye’de toplumun tüm kesimleri temsil edilsin; mülteciler ülkelerine dönsün.

Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rus Kommersant Gazetesinde yayımlanan makalesinden birkaç açıklama: “Koşullar olgunlaştığında Suriye topraklarından ülkemizi tehdit eden teröristleri hedef alma hakkımızı saklı tutuyoruz.” “Rusya Federasyonu ile birlikte Astana Süreci kapsamında elde ettiğimiz kazanımların ve siyasi çözüm yönünde kaydettiğimiz ilerlemenin bu süreçte akamete uğramasını istemiyoruz.” “Suriye konusunda Türkiye’nin pozisyonu çok açıktır. Güney sınırımızda yaşanan istikrarsızlığın ortadan kaldırılması, ancak dost ve müttefiklerimizle işbirliği ve eşgüdüm içerisinde olmamızla mümkündür.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Parti Grup Konuşması sonrasında işaret ettiği noktaları da hatırlayalım. “Burada, ABD ile güvenli bölge oluşturalım, bu bölgede mülteciler için orada bir yapılanmaya gidelim. Burada, Amerika’dan lojistik destek bekleriz.” “Bu konu üzerinde çalışılabilir hatta ve hatta 20 mil daha da uzatılabilir ve bu bölgede böyle bir adım atılabilir. Özellikle biz, TOKİ olarak bu işin içerisine girebiliriz. Başta Amerika olmak üzere koalisyon güçleri lojistik olarak maddi destekleri bize verirlerse bu insanların güvenliğini de orada koruma kaydıyla böyle bir güvenli bölgeyi halletmiş, çözmüş oluruz. Bu göçü de bir defa tamamıyla engeller.”

ABD Yönetimi tarafından Türkiye’ye bir mektup verildi. Burada 5 madde vardı. Cumhurbaşkanı Sözcüsü açıklamasında bu maddelerin dördünü şöyle söyledi: “ABD heyeti bize 5 maddelik, resmi bağlayıcılığı olmayan, ABD’nin çekilme kararını teyit eden bir kağıt verdi. Ana başlıkları itibarıyla Amerika’nın buradan çekilme kararını teyit eden, DEAŞ ile mücadelenin süreceğini ifade etmektedir. Bizim katılmadığımız bir nokta olarak özellikle PYD-YPG ile ilgili birtakım düzenlemeler yapılmasını talep eden bir kağıttır. Bir de Amerika’nın o bölgede koalisyonun bir parçası olarak hava sahasını korumaya devam edeceğini ifade eden bir kağıt.”

3. Liste

Son olarak Trump-Erdoğan telefon görüşmesi yapıldı ve ardından Twitler atıldı. 20 millik güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldığı açıklandı. Brüksel’de Genelkurmay Başkanları durumu kısaca görüşecek ve çalışma grubunu belirleyecek. Putin-Erdoğan görüşmesi (muhtemelen) 23 Ocak’ta yapılacak. Ardından yapılacak Soçi zirvesinde Ruhani, Erdoğan ve Putin “3. liste” onayını verecek. Neydi bu? Astana süreci kapsamında sürdürülen faaliyetlere göre Cenevre’de yeni anayasayı hazırlayacak olan Suriye’yi temsil edeceklerin listesi. İlk 2 listede isimleri yazıldı, üzerinde mutabakat oldu. Üzerinde uzlaşması zor olan ve sona bırakılan 3. liste, ABD kontrolündeki bölge diyebileceğimiz Kuzey-Doğu Suriye’yi kapsıyordu. Burada tarafların listeye girecekleri kabul etmeleri gerekmekteydi. Şimdi bu nokta aşıldı gibi görülüyor.

Merak edilen “güvenli bölge” konusudur. Bundan daha önemlisi “3. liste” olmaktadır. Bu liste onaylandığında Cenevre’de kurulan komisyon hızla çalışacaktır.

Güvenli Bölge

Güvenli bölge konusu daha önceleri değişik yerlerde denendi, yapılması zor değil. Yaklaşık 20 millik (32 km) bir alan belirlenir. (Değişik haritalar çiziliyor, şimdilik bunların önemi yok. Kurulacak heyet bunu çizecektir.) Bası yerlerde bu daha geniş de tutulabilir. Burada Suriye bayrağı dalgalandırılır ama Suriye güvenlik güçlerinden kimse bu işe giremez. Mevcut Koalisyon’dan katılımcılar olur. Türkiye yönetiminde katılımcı Koalisyon güçleri ile birlikte mevcut ABD üsleri kullanılarak bir yapılanmaya gidilir. Burada (söylendiği gibi) hava sahası ABD tarafından kontrol edilir. Bütün bunları Rusya kabul eder. Müşterek bir karargah kurulur. Askeri-inzibati, istihbari, hava sahası kontrolu, idari ve yeniden inşa faaliyetleri sürdürülür. Bu bölge içinde silahlar kontrol altına alınır, terörle mücadele gerçekleştirilir ve kamu düzeni tesis edilir. Ne zaman kadar? Yeni anayasa yazılıp, kabul edilip, üstüne seçimler yapılıp, yeni bir Suriye Yönetimi işbaşına geçinceye kadar. Daha doğrusu istikrar gelince bu güvenli bölge işi biter.

Şimdi bütün bu söylenenleri alt alta okuduğumuzda “Suriye’de barış için tünelin ucu göründü” diyebilir miyiz?

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Suriye’de Tarihi Görev

DİĞER YAZI

Trump İçin Ne Kadar Zor?

Politika 'ın son yazıları

NATO’dan İleri

Sonsuz Savaş fikrinin sonsuza uzanan mantığı olan, sürekli yenilenen, bugün yeni bir vizyonu olan NATO örgütünden

Soğuk ve Sıcak

Soğuk Savaş dönemini ve bugünü stratejik ölçekte kıyaslayalım. Dünün politikalarının ve güçlü adımlarının bize öğrettikleri var,