Özgüvenle referans olalım… Böyle söylüyorum bir süredir. Bugün benim için önemli günlerden biriydi. Wall Street Journal’ı okurken gördüm, Ukrayna'da Erken Zafer Kazanamayan Rusya, 'B Planı'na Geçiyor Görünüyor (Russia, Failing to Achieve Early Victory in Ukraine, Is Seen Shifting to ‘Plan B’) şeklinde bir makale vardı. Okudum ve gördüm ki anlatılan şu, benim çoktan beri tekrarladığım, yazdığım anlattığım bir konu. Özetle, “Kremlin'in yeni stratejisinin Ukrayna'nın doğusu ve güneyindeki kilit toprak hedeflerini güvence altına almak ve Ukrayna'yı tarafsızlığı kabul etmeye zorlamak,” diyor. Şaşırmadım, üzüldüm! Neden? Bunun böyle olacağını günler öncesi yazdım.
Merkezde duran bir muttaki öğrencisiyim. Etrafımı okuyorum; yazılanları, konuşulanları, verilen dersleri, programları… İki kutuptan yaptığım “okuma” arasındaki benzerliğe şaşırmamak elde değildi. Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Önce verdiğim iki örnek anlatımımı somutlaştırmak içindir. Asıl söylemek istediğim, bizleri “son okumaya” götüren asıl gerçeklerdir. Zor olan da budur! Kolay okumaları bu insanlık binlerce yıldır duymaktadır. İlk Okuma: Cuma Vaazı Mimberden gelen bilgiler şunlardı: “Ey insan, sizin iradeniz var; Meleklerin yok; siz ondan dolayı üstünsünüz…” Cuma günü binlerce kişiye doğrudan, yine binlerce kişiye net üzerinden böyle bilgi veriliyordu. Asıl konu ise “bilim” idi. Allah’ın (cc), Meleklerin ve insanın ilmi farklarını izah etmeye kalkışmış bir