kripto-para
Kripto Para

Kripto Para

291 Tıklama
14 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Kripto para yaygınlaşıyor. En fazla itibar gören Bitcoin. Başka onlarca kripto para sistemi var. Daha şimdiden resmi işlemler yapılabiliyor. Örneğin bazı ülkeler vergi almaya da başlıyor. Chicago Board Options Exchange (CBOE) Bitcoin’i vadeli işlemler pazarına dahil ettiğini açıkladı. Haftaya Chicago Ticaret Borsası (CME) benzer bir adım atacak. Peki, genel olarak kripto para konusuna nasıl bakılmalı?

Önce en çok kullanılan bir sistemden söz ederek konuyu işlemeye başlayalım. Bitcoin 2009’larda tanınmaya başlamış bir kripto para sistemidir. Bitcoin (BTC) herhangi bir merkez bankasıyla ve resmi kuruluşla ilişiği olmayan elektronik bir para birimidir. Herhangi bir merkezde değil, özellikli bilgisayarı ve interneti olan birinin kendi çabasıyla üretilebileceği Bitcoin, örneğin Bittorent tipi networkte noktadan noktaya kullanılır. “Mining” ile üretilmiş para emisyona sürülür. Bir networkte gerçekleşen ödemeler diğer noktalara anında ulaşır, böylece hangi adresten hangi adrese ödeme yapıldığı kayıtlara geçer. Toplanan kayıtlar “blok” adı verilen yapıların içinde yer almış olur. Her bir blok üzerinde yüksek işlem gerektiren bir “hash” algoritması uygulanarak belli bir sıfır sayısıyla başlayan ifadenin bulunması istenmektedir. Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun hash ifadesini içerir. Sonuçta bir blok zinciri oluşur. Bitcoin’in değerini piyasadaki arz ve talep koşulları belirlemektedir. Talep artınca fiyatı da artmaktadır.

Şimdi genel bakışa geçebiliriz. Neden bu tip bir sisteme ihtiyaç oldu? Şöyle hikâye edelim…

Altın karşılığı para basma işi, yani Bretton Woods sistemi, yine bu “dünyalıların” kararı, ama daha çok kapitali olanların gücüyle, yeniden düşünüldü, altın işinden vaz geçildi. Bu durumda ne yapıldı? Şöyle: İnsanoğlunun bilinen nedenlerle değerli olduğu üzerine mutabık kaldığı, yine insanın en önemli özelliği olan akıl yoluyla değil de bunun yerine kas veya makine gücüyle bulunabilen veya ele geçirilebilen bir madenin, ekonomide eşitlik ve adalet gibi önemli ilkeleri karşılamadığı ve insanlığın yaşam kalitesini motive etmekten yoksun olduğu nedenle terk edildi. Ekonomide altın kullanılmıyor mu? Altın bir emtia olarak değer sisteminde kendi piyasasında kullanılıyor. Hem de güçlü bir takas aracı olma günü koruyor. Ancak rezerv sistemde bunun yerine hesaplanabilir, yani yaratılmış akla dayalı bir değer sistemi olan darphane ürünü para, somut olarak ortak fikirle ABD Doları kabul edilmiştir. Altın yerine dolar dünyada rezerv para konumuna taşınmıştır.

Bunun üzerine Federal Reserve (FED) sorumluluk üstlenmiştir. Şöyle düşünün, bu FED sistemi aslında yine matematiksel birçok denkliği ve hesabı esas alarak çalışır. Küresel finans piyasaları, serbest piyasalar ve bankalar sürekli bu hesabın içindeki aktörlerdir. Bretton Woods anlaşmasının sonucu ortaya çıkarılan Dünya Bankası (WB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) kurumları ABD merkezli ama küresel çaplı fonksiyonlarıyla faaliyetine devam etmektedir. Bu anlaşmanın sonucu olan altın sistemi söndürülmüştür. Hatta şunu da hatırlayalım, 11 Eylül terör saldırısı esnasında New York’taki ikiz kulelerdeki Bretton Woods ofisleri de tarih olmuşlardır. Ayrıca önemli diğer küresel kurumlar da ABD’dedir. Örneğin Birleşmiş Milletler (UN). Şu ortaya çıkıyor, iki dünya savaşından galip çıkmış güçlü yapı kendine bir sistem kuruyor ve buna bir yandan ABD kendi inisiyatifle dünyayı yönetmek için talip oluyor, diğer yandan insanlığın işine böyle geliyor. Beğenelim beğenmeyelim, durum budur.

Şimdi geleceğe bakalım… Bilim ve teknoloji ilerledi. İnsanlık ideali yeni bir sahnede. Arayışları ve yönelimleri var. Bunlardan birkaçına değinelim. Örneğin ABD bundan birkaç yıl önce uzayda koloni kurma ve işletme haklarıyla ilgili bir kanun çıkardı. Somutlaşan projelerden biri Space-x’in 2027’deki uzayda bu amaçla başlatacağı görev planı. İlan edilen durum bu. Belki 2050’lerde uzayda bir koloni olacak. Bu her ne kadar ABD’ninmiş gibi görünse de aslında insanlığın yeni bir kapısı olacak. Peki, bu noktada asıl soru ne? Burada az da olsa bir yaşam başlayacak ve dünya ile de entegre iş yapacak. Burada insanlık hangi para sistemini kullanacak? Gerek var mı demeyelim, anlaşma, emek, üretim-tüketim vs. işler için tanımlı ve bütünü kapsayıcı bir takas ve değer sistemi gerekiyor, değil mi?

İkincisi ne? Yine 2050’lerde dünyada iki tür yaşam biçimi öngörülüyor. Birincisi 250’den fazla küresel mega kent kendi ülke sınırları içinde bir ayrıcalığa sahipken, aynı zamanda diğer eşiti kentlerle de o sınıfa girmeyenlerden farklı bir hukuku, iş tarzı, kültürü, ilişkisi olacak, ki bu da bir ayrıcalık konusudur. Küresel mega kentlerden geri kalan alan ise genel itibarı ile “taşra” kabul edilecek. Lokal idareler klasik arz ve talep dengeleri ile iş yaparken bu 250’den fazla mega yerleşim yeri çok ileri bir yaşam kültürü ile kendine has bir arz-talep dengesi işletecek görünüyor. Hatta uzaydaki kolonilerden gelen malın hesabı da buralarda olacak. Yine insanlık bu noktada yeni bir soru soruyor, küresel mega kentlerde yaşayanlar hangi parayı kullanacak? Bugünkü gibi merkez bankalarına mı tabi olunacak?

Kripto paraya olan ihtiyacı tartışırken bir diğer bakış açısına değinelim. Bu noktayı doğal durum olarak görebiliriz. Ama en kolay anlatım şu olsa gerek, giderek alışveriş sanal aleme kayıyor. Bu alemin kendi dinamikleri oluşuyor. Para dediğimiz zaten bir değer ölçütü, aslında sanal, ama insanın ürettiği ve ihtiyaç duyduğu her ne ise bununla ilgili bir sistemi denkleştirmeye yarıyor. Sanal olanın somut karşılıklara tekabül etmesi bundandır. Sanal olan belli bir matematiğe dayanmalı, içinde akıl olmalı ki insanla ilgili olsun, değil mi?

Bir diğer doğal durum nedir? İnsanlığın nüfusu sürekli artıyor. Bilim ve teknoloji artıyor, ama nüfus da artıyor. O halde bu yükü FED kaldıramaz konumdadır. Küresel düzeneklere bak, hesap yap, dolar bas, diğer merkez bankaları kendi bu rezerve karşılık paralarını bassınlar… Bu sistem dünya ekonomisini belli ölçüde büyütüyor. Eğer 7 milyar insanın yaşadığı gezegende bir açılım gerekiyor ama bu açılımı dolar sistemi ile genişletmekte güçlük çekiliyorsa, o halde örneğin 11 milyar insanın olduğu bu gezegende, hem de 2035’lerden sonra, işleri kavga etmeden nasıl çözeceksiniz? Soru bu!.. Demek ki büyümenin her türlü boyutuna karşılık gelecek yeni, mevcuda alternatif olacak veya mevcudu destekleyecek, belki de gelecekte mevcut sistemden daha değerli görülebilecek bir sistem gerekmektedir.

Şimdi bunları neden anlatıyorum, bu noktaya gelelim. İnsanlık bugün ne seviyedeyse ona ait standartların gereği bir sistemle işini sürdürüyor. Bu ne? Olabildiğince adil, eşitlikçi, anlaşılabilir, şeffaf, ortak değerleri barındıran ve özgür insanın ilerleyişini güçlendiren bir sistemden söz ediliyor. Bu sistem eğer insanlığa yeni ufuklar veriyor ise kabul edilmiş bu yapı işlevini görüyor demektir. İşte, gelecek için de insanlık ihtiyacı olan yeni sistemi tanımlayıp, gerekli hazırlıkları yapmalı, eksiksiz bir yaşam kültürünü tesis etmelidir. Dünya savaşları ve devamında Soğuk Savaş sonrası bu sistem evrim göstermişse, yarın da benzeri gelişme istikametinde somutlaşacak noktalar olacak.

Şimdi söyleyin, bugün neyin denemesi yapılıyor? Kripto para sistemlerinin. Konuya bu açıklamalar çerçevesinde bakmak gerekiyor kanaatindeyim. Tamam, olay bu kadar demeyelim! Elimizdeki kripto para sistemleri çöpe de gidebilir. Ama bir tecrübe oluşuyor. Belki de tam tersine başka bir değer ölçütü yaşama girecek, kim bilir? Bekleyip göreceğiz elbette. Ama aklı çalışanların insanlığa sunduklarıyla ilgilenirsek bizim de bir düşüncemiz olur. Yoksa şikâyet etmeye hakkımız olmaz.

Bitcoin gibi değer sistemlerini artık daha çok konuşacağız. Belki her gün “ben zengin oldum” gibisinden haberler duyacağız. yeni zenginler ve fakirler türeyecek. Sonuçta piyasalar oluşacak. Devlet düzeneklerinin çalışma alanları anlaşılacak. Bütün bunlar insanın öyküsüne dahil olacak konulardır. Araç değişebilir ama eğilim böyle! Buyrun öyleyse…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Türk Ekonomisi Hakkında

DİĞER YAZI

Türkiye’nin 2018 Ekonomik Görünümü

Ekonomi 'ın son yazıları

Küresel Ekonomik Graffiti

Önemli konuları konuşuyoruz, Dijital Çağ, tam küreselleşme, finans teknolojileri, dijital para, yeni Aydınlanma, jeoekonomi gibi, öte

Küresel Krizlerde Ekonomi

2020’de COVID-19 pandemisi ile birlikte küresel çapta önemli bir sosyo-ekonomik sorun gündeme girdi. En başta Amerika

ABD Ekonomisi ve Biden

Joe Biden ABD ekonomisini nasıl canlandıracak, işsizliğe nasıl çare bulacak? Bu sorunun iki yönü var; ilki