ABD’nin İran Operasyonu mu?

326 Tıklama
9 Dakikalık Okuma
Okuyucu

2021’in ilk önemli olayı İran Operasyonu mu olacak? ABD ve elbette beraberinde İsrail, hazır dünya dertliyken, şu İran’ın nükleer tesislerini vuralım derler mi? Gelişmeler öyle göstermektedir ki bu olasılık her geçen gün artıyor.

İran yönetimi ekonomik açıdan çatırdıyor. İş başına geçecek Joe Biden yönetimine Mart ayından itibaren bir yıllık petrol ihracı için kapılar açık diye mesaj gönderiyor. Bugün IRNA’da buna dair bir haber vardı. İran tarafı ABD ile gelişen işleri karıştıran, ilişkileri bozan, Barack Obama’nın yaptığı 2015 nükleer anlaşmasını 2018’de tek taraflı olarak fesheden, kendilerine ekonomik ambargo uygulayan, tarihin en büyük yaptırım şartını uygulayan (Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Mayıs 2018’de 12 Madde olarak açıklamıştı, bu metin bugünleri anlamak adına önemlidir,) ve üstüne üstlük İran’ın gelecek lideri olarak görülen Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’yi geçen yıl Irak’ta öldüren Donald Trump’ı suçluyor. İran hem yeni ABD Başkanı Biden’ı masaya davet ediyor hem de günah keçisi yapılan Trump üzerinde ABD’ye propaganda yapıyor.

Öte yandan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) yetkililerine dayanılarak verilen haberlerde İran’ın uranyum zenginleştirmede yüzde 20 sınırını aştığı bilgisi var. Bu demek oluyor ki nükleer bomba yapma yolunda İran önemli bir eşiği geçti. Üstelik İran’ın elinde çeşitli füzeler var ve bir nükleer harp başlığını çeşitli menzildeki hedeflere atabilirler. Bölgede kendini bu tür bir tehdide maruz kalabilecek ülkeler sınıfına önce İsrail ve Suudi Arabistan koyuyor. 

Orta Doğu’da nükleer caydırıcılığı olan tek ülke İsrail’dir, İran’ın bu güce ulaşmasını istememektedir. Ayrıma ABD tarafından 2018 Ulusal Güvenlik Strateji dokümanında da yazdığı gibi, nükleer terörizm önemli bir meseledir. ABD ve İsrail, İran uranyumu zenginleştirirse küresel nükleer terör artar diye düşünmektedir.

CNN ve diğer medya kuruluşları ortalığın kızıştığı yönünde haberleri vermeye başladılar bile. Hatta Trump’ın giderayak İran’a yönelik bir planından bahsediyorlar, ABD ve İsrail güçlerinin İran’da nükleer tesislere bir saldırı düzenleyebileceğini işaret ediyorlar. Sosyal medyadan Basra Körfezi ve Suudi Arabistan hava sahasında ABD askeri uçaklarının uçuş bilgileri yayılıyor. Nasıl olsa 2021 yılı ABD savunma bütçesi, her ne kadar Trump veto ettiyse de Temsilciler Meclisi ve Kongre’den geçti, yani harcanacak para da var.

Kötü geçen 2020’den sonra ehvenişer bir 2021’in perdesini açacak olay ABD’nin (İsrail desteği mutlaka olur) İran’a saldırısı mı? Bilindiği gibi Biden seçim kampanyasında İran ile nükleer anlaşma görüşmelerinin tekrar başlayacağını söylemişti. Eğer Trump nükleer tesisleri vurup görevi Biden’a teslim ederse, elbette ki ABD, İran ile görüşme masasına oturur, bundan daha doğal ne olabilir ki?

İtidalli olursak şöyle demeliyiz: Bugünlerde ABD, İran’a karşı bir baskı uyguluyorsa eğer, bazı tavizler için zorlamak mı istiyor, diye sormalıyız. Çünkü bu da ihtimal dahilinde. Biden’ın masaya oturduğunda elinin güçlü olması gerekiyor.

Ancak takvim sıkışık gibi duruyor. Liderler arasında 20 Ocak’ta Beyaz Saray değişimi olacak, şurada az bir süre var. Bu plan uygulanamaz ise Trump hazırlık yapmış ve Biden da bitirmiş olabilir, ne fark eder ki? Aslında Biden’ın odaklanacağı ülke Çin olacak. Bu durumda İran’ın aradan çıkarılması gerekiyor. Bütün yollar Roma’ya çıkar der gibi, ABD açısından İran hedefi pek de yabana atılır cinsten değil hani!

İsrail malum!.. Şahin Netanyahu Hükümeti olsun olmasın, İsrail Devleti, İran’a bir an evvel harekattan yanadır.

Suudi Arabistan kendi topraklarından yapılacak bir İran harekâtına hayır demeyecektir. ABD açısından en pratik çözüm de budur; bir harekatta Suudi Arabistan’daki üslerin kullanılması. Zira Eylül 2019’da Suudi Arabistan’ın Aramco petrol tesislerinin, Yemen’deki Husiler dendi ama her neyse, sonuçta İran’ın verdiği yirmiden fazla füze ile vurulması olayı vardı. (Husilerin saldırıyı gerçekleştirilen yeni UAV-X model Drone’larının yaklaşık 1,500 kilometre menzili olduğunu belirtilmişti.) O dönem bütün taraflar intikam alacağını söylemişti. Hazır Suudiler, İsrail ve ABD ile İbrahim Anlaşması (Abraham Accord, Normalleşme) imzaladılar, her şey müsait. Halen petrol arzının yüzde 30’unun geçtiği Hürmüz Boğazı’nda Tanker Savaşları devam etmekte. Dünya buna bir çözüm bulmalı, öyle değil mi?

Orta Doğu’da İran ile ilgili cari meseleler devam ediyor. Lübnan, Suriye, Irak, Yemen başta olmak üzere İsrail ve AB’nin (hatta Suudi Arabistan’ın) politikalarının karşısında İran ve ona ait Hizbullah gibi güçler var.

Çin, İran ile ilişkilerini sıkı tutuyor. İran’ın en büyük dayanağı Çin’dir. Rusya da belli ölçülerde İran ile beraber dış politika sürdürüyor. Avrupa’nın, özellikle Almanya’nın İran ile ekonomik ilişkileri var.

ABD açısından İran konusu uzun süre sürüncemede kalamaz, bir çözüme ulaşılması gerekiyor. İran Devleti yetkilileri ve dini liderler çözüm arıyorlar ama diğer yandan da Orta Doğu’da agresif politikalarından geri adım atmıyorlar. Bu durum ABD ve İsrail’in işine geliyor. Ortadaki tablo hiç de hoş değil!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Küresel Çatışma Eğilimleri

DİĞER YAZI

Küresel Tehdit Algısında Değişim

Güvenlik 'ın son yazıları

İngiliz Dünyası (Anglospere)

Anglosphere anlaşılmadan küreselleşmeyi, Atlantik’i, NATO’yu, Pasifik’i, jeostratejiyi, küresel güvenliği, silahlanmayı ve hatta AUKUS’u anlamak mümkün olmaz.

11 Eylül’ü Hatırlamak

11 Eylül 2001’deki terör eylemi nedeniyle hayatını kaybeden tüm insanları rahmetle anıyorum.Ancak şu da var, Uzun