abdnin-post-modern-istihbarat-orgutu
ABD’nin Post-Modern İstihbarat Örgütü

ABD’nin Post-Modern İstihbarat Örgütü

370 Tıklama
7 Dakikalık Okuma
Okuyucu

ABD Başkanı Donald Trump kendisine doğrudan bağlı özel istihbarat birimi mi kuruyor? ABD veya özelde Trump yeni bir şey mi yapıyor? Olan şu: ABD, Atlantik’ten Çin’e kadar ve özellikle Ortadoğu’daki operasyonlarında sonuç odaklı bir oluşuma gidiyor. Ama bu durumun bazı özellikleri ve farklılıkları var. Buna “post-modern istihbarat örgütü” demekteyim. Gelin bunlara bir göz atalım.

Belli coğrafyalarda bazı rejimler endişelenmeli midir? Evet. Bakınız, karşınızda çok başka bir yapı var. Nedir bu? Ortadoğu’yu en az yerel biri kadar bilen, kendine yakın kişi, kurum, örgüt, bürokrasi inşa etmiş, rahatça istihbarat toplayabilen, silah satabilen, hatta istediklerini silahlandırabilen, örtülü operasyon yapabilen, resmi olmayan, şirket gibi çalışan, paradan yana derdi olmayan, bir diplomatik sorun olsa Amerikan Yönetiminin “bana ne kardeşim” diyebileceği; esnek, bağımsız, etkili, güçlü, hızlı hareket edebilen bir “güvenlik operasyonu şirketi”.

Haberlerde Blackwater ve işin başındaki Eric Prince yer almaktadır. Peki, şirketin veya etkinliğin adı değiştirilebilir mi, elbette. Blackwater eski askerlerin, seçkin paralı askerlerin, istihbaratçıların, özel birimlerin profesyonelce iş yapıp para kazandıkları sivil bir yapıdır. Afganistan Savaşı’ndan beri bu bölgededir, tecrübelidir. İyi bildiği ve etkisinin olduğu coğrafya Cebelitarık’tan, Nepal’e kadar her noktadır. Bu coğrafya daha ziyade Müslüman toplumların yaşadığı, kırılgan ve otoriter yönetimlerin bulunduğu bir alanı işaret eder.

Konuyu sadece yukarıda belirtilen bir coğrafyaya kısıtlamak istemediğimi belirtmek isterim. Evet, mevcut tecrübe bize bu alanı çağrıştırıyor ama gelecekte her coğrafyada bu uygulama imkan bulabilecek bir anlayış şeklinde olacaktır. Güney Amerika’da, Afrika’da, Kafkaslar’da, hatta Doğu Asya’da ve Güney Çin Denizi’nde neden olmasın?..

Bu yapı daha belirgin olarak bir misyon üslenecekse belli bir amaçla karşımıza çıkacaktır. Bu amaç, bahsedilen coğrafyalarda Amerikan menfaatlerine göre bir siyasi düzen oluşturmak olabilir. Eğer böyleyse, bu amaçtan dolayı Ortadoğu’daki yönetimler hop oturup hop kalkacaktır! Sürprizler yaşanacaktır. Hiç görülmeyen yöntemlerle ülkelerde ve hatta küresel şirketlerde bazı düzenlemeler gerçekleşecektir.

Operasyonel istihbaratın mevcut istihbarat servisleri içinde belli bir yeri ve saygınlığı vardır. Zaman içinde KGB, CIA, MI6 veya MOSSAD gibi dominant servisler kendi birikimleri ve karakterleri gereği gerçekleştirdikleri operasyonlara sanki imzalarını da atarlar. Bazı hallerde diplomatik risk potansiyeli varsa bazı operasyonlardan vazgeçmek, dondurmak veya yöntem değiştirmek durumunda kalırlar. Bu onların kısıtlamasıdır. Şimdi olacak ne? Bir defa olandan farklı bir imza görülecek. İkincisi ise diplomatik risk Amerikan Devletinin çok da umurunda olmayacak. Daha karmaşık, ucu açık operasyonlar, aldatmaca içerir türden karşımıza çıkabilecek. Hatta buna sanal alemdeki, bilgi harbindeki, psikolojik harekattaki uygulamaları da ekleyerek kapsamlı biçimde görebileceğiz, elbette görülebilirse…

Halen Blackwater bazı taşeron güçler kullanmaktadır. Bazı ülkelerde aynı Blackwater gibi örgütlenmiş ama aslında onların kontrolünde ve koordinesinde olan şirketlerdir bunlar. Yeni durumla birlikte düşünülürse bu taşeronlar Blackwater’ın kontrolünde kendi ağlarını öreceklerdir. O zaman konunun ucunun nerde olduğuna bakacaksınız, eğer istenirse, asla Amerika’yı veya Blackwater’u göremeyeceksiniz bile. Bu dünya güvenlik konseptinde yeni bir yapıdır ve yaşayarak öğreneceğiz, bakalım ne gibi etkileri olacak!

Yardım alacağı ve koordineli çalışacağı kaynaklar ABD örtülü gücüdür, mevcut ve resmi bütün ABD istihbarat kurumlarıdır, ama önemlisi, kendi kazandığı parayı da bu amaca dönük kullanabileceğidir. Bu son kısım ilginçtir: Bazı silah satışlarını ABD bu şirket üzerinden gerçekleştirecek, şimdi yaptığından daha çok miktarda demek istiyorum, ama komisyon içindeki bir miktar fon bu operasyonların kaynağı olarak kullanılacak.

Basına yansıdı ya, Trump’ın şikayet ettiği diye, yani, “Beyaz Saray’a istihbarat akışındaki tıkanıklığı açmak…” bahsi, işte konunun içeriği bu şekilde anlaşılmalıdır.

Peki, soru şu: Bugün Amerika yeni bir güç birimini ve yöntemini devreye koyuyor, diğer güçlü ülkeler bu alanda geri mi duracaklar? Ya diğerleri de benzer yollara başvuracak olurlar ise bu post-modern dünyanın post-modern güvenlik yöntemiyle sıradan insanlar ne yapacaklar? Zaten yakın zamanda IŞİD gibi post-modern küresel terör örgütleri bahsini öğrenmiş idik, şimdi dersimiz bu mu olacak? Türkiye ölçeğindeki ülkelerin resmi istihbarat servisleri bu tür örgütlerle nasıl birlikte çalışacak, söyler misiniz? Haydi hayırlısı…

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

2018’e Doğru

DİĞER YAZI

Zeytin Dalı

Güvenlik 'ın son yazıları

Mimetik Yaklaşım ve Savaş

Günümüzün medya ve siyasetle ilgili sorunlarını mimetik alan etkileşimiyle ele alacağım. Köklü adımların atılmasında geçmişten geleceğe

İstikrarsızlık

Barış Pınarı Operasyonu zamanında yaptığım konuşmalarda defaten ifade ettim, "Terör örgütü PKK, ABD’nin özellikle ikinci Körfez

Akıllı Güç

ABD’nin küresel üstünlüğü tartışılıyordu ve Joseph S. Nye 2005 yılında etraflıca yazdı, Yumuşak Güç (Soft Power)