Afganistan Stratejisi

126 Tıklama
10 Dakikalık Okuma
Okuyucu

Afganistan’da stratejik boşluğu kim dolduracak? Son günlerde bir yandan ABD, diğer yandan Rusya, Afganistan politikaları gereği trafiği artırıyor. Bunların anlamı ne? Türkiye bu konunun neresinde?

Joe Biden yönetimi Afganistan’dan çekilmek istediğini açıkladı. Bununla birlikte tartışmalar da başladı. Dün ABD Başkanı Biden basına açıklama yaptı. Kabaca şöyle: “Afganistan’da bulunma nedenimiz ülke inşası değildi. El Kaide ortadan kaldırıldı ve ABD’nin görevi o zaman bitti. Afgan halkı kendi ülkesinin geleceğini belirleyebilecek.”

ABD, 20 yıl Afganistan’daydı. Son bir ay içinde Bagram Hava Üssü dahil çeşitli merkezlerden askerini geri çekiyor. Başlangıçta ABD ile beraber koalisyon gücü olarak, daha sonra NATO ile beraber birçok faaliyette bulundu. Burada amaç Kabil merkezli bir yönetim kurmaktı, barışı tesis etmekti, El Kaide unsurlarını yok etmekti. Ancak bir amaç daha vardı, Soğuk Savaş zamanında tam 10 yıl bu ülkenin işgalinde bulunan Rusya’nın boşluğunu doldurmak ABD’nin ilk işi oldu. Bu 20 yılda ülkede altyapı dahil yeniden inşa faaliyetleri gerçekleştirildi. Toplam 144 milyar dolar para bu amaçlar için harcandı. ABD 2.400 kayıp verdi, 20 bin civarında yaralı ve travma geçirmiş asker var. George W. Bush’un başlattığı “Küresel Radikal (İslami) Terörle Savaş” sürecinin bedeli buydu. Bu süreç sonda Joe Biden dördüncü başkandır.

11 Eylül 2001 olayı sonrasında Bush 18 Eylül’de bu savaşı başlattı. 8 Ağustos 2003’te NATO ISAF görevi başladı. Eylül 2005’te ABD, “bu ülkeye demokrasi geldi” dedi. Ancak taşlar bir türlü yerine oturmadı. Barack Obama stratejiyi değiştirdi. Askeri literatürde yeri olan General Petraeus’un “Kontrgerilla Doktrini” burada geliştirildi, zamana adapte edildi. 1 Mayıs 2011’de Afganistan’da El Kaide lideri Usama Bin Ladin öldürüldü. Obama daha 22 Haziran 2011’de asker çekmekten bahsetti. ABD askeri bunun üzerine 10 yıl daha Afganistan’da kalmayı sürdürdü.

Batı dünyası Afganistan için 5 Aralık 2011’de Bon Konferansı düzenledi. Herkese “bu iş bitti” mesajı verildi. Mart 2012’de Taliban’a Katar, Doha’da bir irtibat ofisi açmasına izin verildi. 21 Ağustos 2017’de Donald Trump, Afganistan Savaşı için “sonu gelmeyen savaş” ifadesini kullandı. 2018’de Taliban’ın taarruzları arttı. Ülkeyi yönetmek istediklerini söylüyorlardı ve yönetimi silah zoruyla halkın desteğini alarak ele geçirmek niyetindeydiler.

Afganistan’ın hâkim nüfusundan olan Peştun kökenli, dini medrese eğitimiyle birleşmiş, “İslam Öğrencileri” manasına gelen isimle Taliban, 1999’da da vardı, bugün de var, hem de kuvvetlenmiş biçimde. Hatta bir barış olacaksa bunun anahtarı bugün Taliban’da. Taliban ülkenin yarısından fazlasını (2/3) yönetir hale geldi. Diğer kısmı Kabil yönetimine ait ve birazı da kontrol dışı kabul edilebilir. Bu göstermektedir ki, ABD (ve müttefikleri) tarafından 20 yıldır sürdürülen operasyonlar neticesinde bugün yönetimde sözü geçen taraf Taliban oluverdi!

Dün Biden’a bir gazeteci sordu, “Taliban’a güveniyor musunuz?” diye, “aptalca bir soru,” cevabını verdi, güvendiği kesim Kabil yönetimiydi.

Dün Taliban Moskova’daki heyetiyle bir açıklamada bulundu. Doha’da süren barış görüşmeleri sonuç verirse Kabil yönetimiyle anlaşabileceklerini ifade etti. Taliban’ın bu açıklamaları yaptığı yerin Moskova olması dikkat çekiciydi. Acaba Rusya, Afganistan’da stratejik boşluğunu doldurmak için Taliban ile birlikte daha neler yapacak? Taliban’ın Moskova’da sadece ABD ile ilgili işleri konuşmayacağı, komşu ülkelerin durumunu ve ticaret dahil değişik konuların ele alınmış olunabilceğini hesaba katmamız gerekir.

Rusya, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin bir yenilgi olduğunu ifade etti.

Doha’da Şubat 2019’da barış görüşmeleri başladı. 29 Şubat 2020’de Taliban barış planı imzaladı. Sonra Eşref Gani bu taslak anlaşmayı reddetti. 12 Eylül 2020’de Doha’da bir barış görüşmesi daha yapıldı. 17 Kasım 2020’de ABD, Afganistan’dan asker çekeceğini yineledi. 14 Nisan 2021’de Biden, 11 Eylül’de asker çekilme işlemi bitmiş olacak dedi. Nisan 2021’de Türkiye ev sahipliğinde bir Afganistan toplantısı yapılması önerildi, Taliban bunu reddetti. Taliban, Türkiye’nin Afganistan’daki sürece müdahil olmasını istemediğini defaten ifade etti. 

Brüksel’de 14 Haziran 2021’de NATO zirvesi münasebetiyle Biden ve Erdoğan görüşmesinde Kabil Hava Alanı işletimi konusunun Türkiye tarafından sürdürülmesi planı üzerine görüşüldü. (Bu zirve öncesinde Mayıs ayında Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman Türkiye ziyaretinde bulunmuştu.) 24 Haziranda konu ile ilgili ABD heyeti Türkiye’ye geldi, teknik görüşmeler yapıldı. 

Cenevre’de 15 Haziran’da Biden ve Putin bir zirve gerçekleştirdi ve Afganistan konusunu da görüştü.

Bütün bunlardan ayrı, eski Afganistan lideri Hamid Karzai’nin, Çin’den Afganistan’a tehdit gelmeyeceği, gibi değişik bir ifadesi olmuştu, bunu da aklımızda tutmamız gerekebilir.

Bu durumda ABD askeri çekilince sahada bir boşluk olacak mı? İslami eğitimi tam Taliban’ın yönetimde olması acaba ABD’nin işine gelen bir durum mu? Bu argümanı önümüzdeki çeyrek asırda test edeceğiz gibi geliyor bana. Rusya bu durumu görerek Taliban ile ilişkilerini sıkılaştırma kararı almış olabilir. Rusya, Afganistan’a komşu Tacikistan ve Kırgızistan’a askeri tahkimatını artırdı. ABD askeri çekilince, Rusya destekli, komşu ülkeler Tacikistan ve Kırgızistan ile birlikte Taliban daha da güçlenecek gibi görünüyor. Şimdiden Taliban’ın Tacikistan sınırını kontrol ettiği biliniyor. Son gelişme olarak, Taliban İran sınırını da kontrol etmeye başladı (2 sınır kapısında). Bu demektir ki İran da oyuna katılmış durumdadır. Çin sessiz bekliyor, ama stratejik İpek Yolu yatırımlarıyla sahaya para aktarma önerilerinde bulunuyor. Bu yerel ve bölgesel bir gelişme imkânı olarak görülüyorsa da orta vadede ne tür sorunlara yol açacak bilinmiyor. Savunma Bakanı Hulusi Akar Tacikistan ve Kırgızistan’a bir ziyarette bulundu. Bugün yarın Türkiye Kabil görevi hakkında bir açıklama yapacak diye düşünülebilir.

NOT: Fikri mülkiyet hakları gereği bu bilgileri referans vererek kullanabilirsiniz.

Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

ÖNCEKİ YAZI

Karadeniz’de Rusya-İngiltere Gerginliği

DİĞER YAZI

Siber Tehditleri Politikada Uygulama Dönemi

Güvenlik 'ın son yazıları

Terör ve Propaganda

Temmuz 2021 sonlarından itibaren ülke çapında yangınlar arttı. Bir yandan büyük bir çabayla yangınlar söndürülmeye çalışılıyor,

Beyaz Transit

Yurdun dört bir tarafındaki yangınların söndürüldüğü ve bir kısmıyla da devam edenlerin olduğu bir dönemde, asıl

Savunma ve Türkiye Analizi

Ülkeler savunma ve refah problemlerini çözerek gelişirler ve bir güç mücadelesi içindedirler. Olan kaynakları kullanmanın bir

Savunmada Köklü Değişim

Mevcut anlayışla yürütülen savunmanın inşası ve buna göre büyüme imkanlarının yaratılması konuları hakkında bildiklerimizi açıklayalım. Ancak